Devşirme yandaşlık ve dindarların vicdanı

7 Haziran seçimlerinden AK Parti’nin tek başına iktidarı kaybederek çıkması bazı kesimleri abartılı bir mutluluğa sevk ederken, bazı kesimleri de derin bir hüzne ve mutsuzluğa gark etmiş görünüyor.

Bir kere iki durum da tam olarak seçimin sonucunu yansıtmıyor. Evet AK Parti tek başına iktidarı kaybetti ama mahzun olmasını gerektirecek bir durum yok ortada. Zira yüzde 41 oy dünyanın bütün demokrasilerinde yüksek bir orandır. Ayrıca da kendisine en yakın muhalefet partisi CHP’den tam 16 puan öndedir.

Eğer bu bir başarısızlıksa, o zaman oturup başarıyı yeniden tarif etmemiz gerekecek demektir. Bu seçimin en bariz özelliği, seçmenin sandıkta AK Parti’ye bir iç muhasebe yapma, kendisini yeniden gözden geçirme ödevi vermiş olmasıdır.

Nitekim Başbakan Ahmet Davutoğlu da seçimden sonra yaptığı tüm açıklamalarda milletin verdiği mesajı aldıklarını ve gereğini yapacaklarını açıkça ifade etti. Bu doğrultudaki geniş kapsamlı istişarelerine de zaten devam ediyor.

Kuşkusuz AK Parti kendisini bugünlere getiren misyonun derinliğinde kendi muhasebesini yaparak yeni bir hamleyle buradan çıkmayı da başaracaktır.

Ancak son dönemde AK Parti etrafında kümelenen kimi ‘devşirme yandaşlar’ ve ‘paralı ölü evi ağlayacıları’ sanki ortada gerçekten vahim bir tablo varmış gibi bir taraftan profesyonel ağlamalarını sürdürürken, bir taraftan da AK Parti’nin kendini gözden geçirme süreci üzerinden başka hesaplar görmeye heveslenmiş bulunuyorlar.

Evet AK Parti muhasebe yapmalı, nerede hata yaptığını, milletle arasındaki gönül bağında bir zaaf noktası oluşup oluşmadığını bütün yönleriyle sorgulamalı, sorguluyor da zaten... Ama bu, yalakalıkta zirve yapan devşirmelerin işi değil.

Hele hele edep ve adaptan yoksun çakma dervişlerin, AK Parti adına etrafa parmak sallayan, Tayyip Erdoğan’ın inanç ve gönül iklimiyle uzaktan yakından bir akrabalığı olmadığı halde onun adına birilerine ayar vermeye çalışan, edep sınırlarını aşan üsluplarıyla Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu sigaya çektiğini sanan şuursuzların işi hiç değil.

Kusura bakmayın da siz kimsiniz Allah aşkına? Hangi arada AK Parti misyonunun ve muhafazakar dünyanın öncü kuvveti oldunuz?
Yoksa birileri size AK Parti’nin zaptiyelik görevini mi verdi?

Gerçi okuma yazmanız kıt olduğu için başka bir şey de gelmez elinizden ama, en azından kendi zeka sınırlarınıza çekilebilirsiniz.
Hakkaniyetli olmak lazım, “Neden AK Parti konforlu çoğunluktan yüzde 41’lere düştü” muhasebesi yaparken, öncelikle bu ‘paralı devşirmelerin’ esaslı bir sorgulamasının da yapılması gerekiyor.

Zira AK Parti’nin özünü oluşturan misyonun hiçbir yerinde kendini bilmezliğin, seviyesizliğin ve kabalığın baş tacı edildiği böylesine utanç verici bir hal olmamıştır.

Karşı karşıya olduğumuz ‘devşirme yandaşlığın’ vahametini anlayabilmek için bir noktanın altını özellikle çizmekte yarar var. Maalesef, Rıza Sarraf’a ödül verilmesindeki rahatsız edici görüntüyü yeterince savunmuyorlar diye AK Parti yönetimine akıl vermeye kalkan zihnen arızalı bir güruh var ve bunlar kendini AK Partili sanıyor...

İşte mütedeyyin insanların, hakkaniyet sahiplerinin yüreğini esas burkan, vicdanını yaralayan da budur...

YORUMLAR (1)
YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
1 Yorum