İyimser olmak için birkaç neden...

2018 Türkiye için zor bir yıldı. Pek çok krizi aynı anda yaşadık. İçte de, dışta da sarsıntılı bir dönem geçirdik. Demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü gibi konularda da performansımız ne yazık ki iyi değildi. Ancak sorunlarımızı yönetebildik, özellikle de dış ve güvenlik politikasında önemli açılımlar gerçekleştirdik. AB ülkeleriyle olan ilişkilerimizi normalleştirdik, ABD ile yeni bir modus vivendi yakaladık.

Evet, henüz ABD Suriye’den askerlerini çekmedi, dağıttığı silahlarını toplayıp toplamayacağına karar vermedi, hatta Trump’ın fikrini değiştirme olasılığı bile mevcut. Ama en azından PYD/PKK’yı tartışmasız müttefik olarak gören, IŞİD’e karşı savaşta ve İran ile Rusya’nın bu bölgedeki nüfusunu kırmada önceleyen iki önemli isim istifa etti. Hepsinden önemlisi de Türkiye PKK’nın Rojava hayaline Trump’ı ikna ederek bir büyük darbe daha vurdu.

***

Bu yıl da Türkiye’nin gündeminde Suriye olacak. Belki yakında sınırlı da olsa bir müdahale gerçekleştirecek. Fakat belli ki Suriye’de ABD, Rusya ya da İran’ı karşısına almayacak, Astana sürecini akamete uğratmayacak, yani Türkiye pek çoklarının beklediği tuzağa düşmeyecek. Askeri gücüyle desteklediği diplomasisiyle istediklerini elde etmeyi sürdürecek. Hem sahada, hem de masada olacak. Hedefine kilitlenerek makul, rasyonel ve sürdürülebilir bir strateji izleyecek.

Yanlış anlaşılmasın sorunların biteceğini, ABD’nin ya da AB’nin veya Rusya’nın Türkiye’nin bir dediğini iki etmeyeceğini söylemiyorum. Sorunlar tabii ki olacak ve muhtemelen de çoğalacak. Gerginlikler de yaşanacak. Vurgulamaya çalıştığım Türkiye’nin büyük bir devleti karşısına alarak siyasi-askeri krize sürüklenmesi olasılığının geçtiğimiz yıl ya da yıllara oranlara daha azaldığı, sorunlarını yönetebilme kapasitesinin arttığı.

Türkiye Rahip Brunson’u serbest bırakarak, Kaşıkçı cinayeti sonrasındaki süreci doğru yöneterek ve kabul edelim ki Rusya’ya yakınlaşarak ABD’yi tercih yapmaya, kendisine daha fazla önem vermeye, çıkarlarını dikkate almaya zorladı. Bunu yaparken de Rusya’yı araçsallaştırdığı izlenimi vermekten kaçındı, Rusya ile olan ilişkilerini Ukrayna ile olanlardan dahi ayrı tutmayı başardı. AB’nin en sorunlu ülkeleriyle ortak çıkarlar üstünden anlayış birliği geliştirdi.

***

2019 başı itibariyle Türkiye AB ile gümrük birliğini güncellemeye ve vize serbestisini gerçekleştirmeye, ABD ile askerlerinin Suriye’den çekilişini koordine etmeye, doğabilecek güvenlik boşluklarını dolduracak tedbirler almaya çalışıyor. Rusya ile konuşuyor. Suriye yönetimine amacının işgal değil tam tersine ülkenin toprak bütünlüğünü korumak olduğu mesajını veriyor. Elinde de mültecilerden boğazlara kadar geniş bir yelpazede kozlar var.

Ben Türkiye’nin bu kozlarını ve bir önceki yılda elde ettiklerini bundan önce olduğu gibi bundan sonra da etkin şekilde kullanacağına, sorunlarını yönetmek ve çözmek için koşullara en uygun politikaları benimseyeceğine inanıyorum. Umudum kendi içinde yaşadığı sorunları da en kısa sürede aşacağı, bize hiçbir anlamda yakışmayan hukukun üstünlüğüne ilişkin tartışmalardan kurtulacağı, AİHM içtihatlarına ve sözleşme yükümlülüklerine uyacağı yönünde…

YORUMLAR (2)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
2 Yorum