Back To Top
Balkanlardan kalanlar

Balkanlardan kalanlar

 - Son Güncelleme: 23.07.2019 Salı 10:03
- A +

Ohrid’de sıkı bir yağmur yedim, bir yaz yağmuruydu, o kaldı.

En son yediğim sıkı yağmuru Aliya’nın cenazesinden hatırlıyorum.

İlkokulda ve nerdeyse orta-lise öğrenimi boyunca da sınıfın duvarına asılan haritaları hatırlıyor musunuz? Bağlantısız, çevre ülkeleri bile gösterilmeyen, sadece birkaç harfle ifade edilen, adeta uzayda, yalıtılmış bir Türkiye haritası.

19-07/22/ekran-resmi-2019-07-22-232701.png

Balkanlar, Ortadoğu, Kafkas…O haritalarda bu bölgelerle yaşanan kültürel ve siyasî derinliğe ait bir şeyler görmek imkânsızdı.

Sonra bu ülke insanı ticaret başta olmak üzere değişik saiklerle dünyaya açılmaya başladı. Ve gördü ki ülkemizin etrafındaki bir çok şehir Bursa’nın devamı, Konya’nın devamı, Maraş’ın devamı.

19-07/22/ekran-resmi-2019-07-22-232710.png

Yurt dışına çıktıkça çerkes, pomak, arnavut, boşnak yurttaşlarımızın devamını da gördük Balkanlarda, Kafkaslarda, Ortadoğuda hatta Afrikada.

Kafamızda oluşan haritalar değişti elbette.

Mostar Köprüsü’nün girişindeki taşta yazan Unutma! uyarısı trajik bir ihtar.

Bir de Srebrenitsa’nın ağır hüznü Saraybosna’nın neresine gitseniz ay gibi sizinle geliyor.

Sarayevo’daki ay saati kulesi ve bu kulenin altına inşâ edilen Avrupanın ilk tuvaleti.

19-07/22/ekran-resmi-2019-07-22-232720.png

Kekova’daki Harabâti Tekkesi’nin o büyük ve tarihsel bahçesinden yayılan sükûn.

Her yerde soğuk ve gür akan çeşmeler ki İstanbul’daki Kerbelâ sayılabilecek akmayan çeşmesizliklerden sonra iyi geldi.

Tekkelerin hepsi açık ve faal.

TİKA ve Yunus Emre Enstitüleri’nin varlığını Balkanlarda her yerde hissedebiliyorsunuz.

Blagay Tekkesi’ni görmeden ‘tekke gördüm’ dememeli.

Balkanlarda çok sayıda yabancı elin parmakları var ve kurumsal yapılarını görüyorsunuz. Yumuşak güç çalışmalarımızın biraz daha artması gerekiyor.

Dönünce Üsküplü bir dostumla buluştum. Bana dedi ki: “Geçen yıl vefat eden ağabeyim ömrü boyunca kurufasülye, köfte ve börekten başka bir şey yemedi… Üsküp’ten getirdiği ağız tadını hiç ama hiç değiştirmedi.”

Bunu anlayabiliyorum.

Balkanlarda dolaşırken taam ettiğimiz kurufasülye, içtiğimiz soğuk çeşme suları, konuştuğumuz güzelim türkçe…Hepsi birleşip şunu diyor: Sultan Murat Hüdavendigâr’a selam.

Biz ne diyoruz: Aleykümselam.

Yaş al üstü kalsın 

Şimdilerde yaşlandırma programı furyası başladı. Beşikteki bebeden 85 yaşındaki babaanneme kadar 50 yaş yaşlı gösteren bi program. Ben yaptırmadım, düşünmüyorum da. Merak etmiyorum yani. Hem herkesin yaşlandırma programının ismi farklıdır. Kimisi aşk der, kimisi evlilik kimi yalnızlık... öğrenciler sınav der, memurlar maaş sonu, ev hanımları saçını süpürge etmek... Benim programın ismi levhi mahfuz O ne derse o.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
aslan müslüman 23 Temmuz 2019 13:04
Kekova değil Tetova olacak galiba. Tabi Türkçe Kalkandelen demek en doğrusu...
Köroğlu 23 Temmuz 2019 12:39
"İzole Harita" örneği güzel olmuş. Öte yandan izolasyonun sınırlarını genişlettiğinde izolasyon kavramından kurtulmuş olmuyorsun. Neden Balkanlar'da, Kafkasya'da, Suriye'de duralım? Üsküp ile Venedik çok mu kopuktur? Venedik ile Paris? Paris ile Londra? Erzurum ile Moskova? Moskova ile Şian? Mardin ile Lahor? Lahor ile Kampala? Ayrıca uzay-zaman bir bütündür. Mekanda izolasyonu reddettiğimiz gibi zamanda da reddetmeliyiz. 2. Mehmet'in kardeşi Orhan niye Konstantinopolis surlarında savaştı?
Köroğlu 23 Temmuz 2019 12:35
İngiliz edebiyatının başlangıçlarında Chaucer'in Canterbury Tales diye bir kitabı vardır. Bir çok farklı karakter kendi hikayelerini anlatırken bu hikayelerin nasıl birbirine değdiğini ve aynı olayların nasıl farklı algılandıklarını görürüz. Durell'in İskenderiye Dörtlüsü'nü de bu yüzden severim. Aynı olayların farklı kişiler tarafından nasıl farklı hikayelere dönüştüğünü gösterir. Bir de zamanın etkisini. Ben Sokollu Mehmet Paşa'nın, İslamı reddeden kardeşinin hikayesini duymak isterdim mesala. Bizde, aynı olayın farklı hikayelere dönüşmesi teması kullanılmadı.
KARAR OKURU 23 Temmuz 2019 12:22
Avrupa'nın ilk tuvaleti? Yunan polislerinin hepsinde tuvalet vardı. Muhtemelen daha önce de vardı. İslamcılar sallamaya ve medeniyeti islama bağlamaya ne meraklı. Medeniyet tüm insanlığındır müslüman arkadaşlar.
Mehmet Aktaş 24 Temmuz 2019 09:11
1
Sanki bir frenke hitap ediyor gibi konuşuyorsun. Sen müslüman değil misin yoksa? Elbette dünya, medeniyeti İslam'a borçludur. İnanmazsan aç insanlık tarihine bir bak.
KARAR OKURU 23 Temmuz 2019 00:37
Selam doğru yoldakilerin üzerine olsun.Sayın yazar gezip gördüğünüz yerlerdeki ufka, doğaya, geleceğe, tarihe, güzelliklere ve bunlara bakışınızı yüklediğiniz anlatımınızı döktüğümüz bu yazınızdan dolayı size de tekrar selam olsun.Esenlikler sizinle olsun.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN