Back To Top
Biraz beyin

Biraz beyin

 - Son Güncelleme: 12.09.2019 Perşembe 12:27
- A +

Gecenin on ikisi, bir ahbapla laflıyoruz.

İnceden üşüten rüzgârlara karşı çay bardaklarından  bir savunma hattı kurmuşuz, konuşuyoruz.

Dijital dünyanın birkaç aparatının hem politik hem kişisel düzeydeki etkinliğinden söz açıldı. Birkaç bin kişilik bir etki ağının sosyal ve politik alanı nasıl kaplayıp yönlendirdiğini;

Yerel, bölgesel ya da küresel algı dalgaları, linçler, savunulan ya da saldırılan odaklar ve karşı odaklar…

Konvansiyonel akıl sınırları içinde kalınmalı mı, dijital aklın mantığını içselleştirip yola orada mı devam etmeli?

Artık hiçbir şekilde ulaşılamadığı düşünülen ve akıntının içinde sürüklendiği varsayılan genç varoluşlar sorunsalı.

Giderek herhangi bir değeri savunmanın zorluğu veya temel bir insani değere  saldırıldığındaki korunaklar, şemsiyeler? “Ama zaten bu dijital alanda yeldeğirmenlerine karşı savaştan başka bir şey var mı?” sorusu.

Bir de şu mu var: Diyelim microsoft bir ülkenin işletim sisteminin fişini çekti!

Veya başkaca dijital platformların birden yok oluşu! Kaos mu doğar, bir ferahlama mı çıkar, ne olur?

Bir câmi bahçesinde başına turuncu bir şapka takmış duvar ustasının sıva çalışmalarını izlerken yeniden düşündüm bu soruları.

Eylül ayı geçiyor ama eskisi gibi mi? Bir Eylül iki defa geçebilir mi hayatımızdan, ya da biz onun içinden iki defa geçebilir miyiz? Zor, çok zor.

Gecenin üçü! En uygun zaman mıydı sahiden?

Sonra başını yastığa kor komaz uyuyan bir arkadaştan kafasını istedim: Ver biraz da biz uyuyalım.

Bir arkadaş vardı, bahçesine her mevsimde açan farklı çiçeklerden dikmişti.

Bulmalı onu, bakmalı açan çiçeklere.

Bir kahve içelim dedik

Osmanlı kahvesi en güzel burada içilir iddiasını görünce girelim dedik, kendini öven kafeye. Şimdilik her şey olması gerektiği gibi hoş geldiniz buyrun menümüz. Menü sayfa bir; ‘’Deconstructed latte’’ yok bu kahve olmaz okuyamadım bile! Sayfa iki; ‘Espresso’ bunu da geç evde bedavaya mal ederim. O zaman sayfa çevrilsin, türkçeye değil diğer sayfaya geçelim yani. ‘Ristretto Bianco’ neymiş neymiş ristritto bi...  nys. Kurban olduğum Türk kahvesi sayfası nerede acaba. Çevir sayfayı kahve taşmasın ohoo. Aaaa bak şu kahve de güzele benziyor tamam ben bundan isteyeceğim dedi biri. Herkes kararlı bir şekilde kafa salladı ve garsonu çağırma kararı alındı. Birinci sipariş yüksek sesle vayt çaklıt moka oldu yüzlerimizde arkadaşımızın kahveyi doğru telaffuz etmesinin gururlu ifadesi var. Garson Vayt çaklıtçının yanındakine siz ne alırdınız diye sordu. Aynısından deyip rahat bir nefes alarak arkasına yaslandı. Alınlarda pıtır pıtır terler.... Siz hanımefendi? Ben de şundan alacağım şu işte fotoğraftaki ne kardeşim sen bana onu söyle? Caramel Macchiato efendim. Tamam ben de karamel mokii... (ses sonlara doğru kısıldı) ondan işte!

Sonra Siparişler geldi. geldi de gele gele kahvesi dibine çökmüş süt üstünde de köpük mü geldi insan şu isimleri görünce bardakta yerçekimine meydan okuyan kahve falan bekliyor. Neyse biz Türk kahvesi içecektik konu ne ara buralara geldi.

Başka bakış

Bir arkadaşım zaman zaman çeşitli mezarlıklarda uzun gezintilere çıkıyor ve şöyle diyor:

“Sık sık mezarlara gidiyor ve geziyorum. Pasaport ve vize istenmeden uzun yolculuklara çıktığımı düşünüyorum. Bir ülkede yaptığım gezintide gördüğüm şeylerden daha fazla şey görmesem bile daha çok şey hissediyorum.

Eve, uzun bir yolculuktan dönmüş gibi dönüyorum.

Yaşadığımız hayatın içi, bir mezarlığın içinden daha sönük gözüküyor.”

19-09/11/ekran-resmi-2019-09-11-234042.png

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Mehmet Aktaş 12 Eylül 2019 13:15
Mezarlıkların insan ruhuna kazandırdığı dinginliği keşke herkes keşfedebilse. Özellikle sabahın erken saatiyle akşam gün batımı vakti.
KARAR OKURU 12 Eylül 2019 09:53
...varoluşlar sorunsalı... ndan mokkaya yolculuk diyorsun. Bu yazıyla bizi yoruyorsun. Zaten bunalım biz böyle yazılar almayalım. Sağlıcakla kalalım.
ramazan gün... 12 Eylül 2019 07:38
bende içmiştim vayt çaklıt mokadan.. ama sen sırrını bilememişsin usta. böyle bir yere düşerse yolum garson kıza sorarım (sordum) sence en güzel ne ise ondan ver. kız otomatiğe bağlar; kapuçini spinzo güzel ama vayt çaklıt moka vit orınç'ben daha çok seviyom.. peki, bir vayt çaklık moka vit orınç ver o zaman.. başka bir isteğiniz var mı? yok kızım canının sağlığı sağol. (artık 'kızım' diyorum, arkadaşlar gülüyor) benimse hoşuma mı gidiyor ne; hep kızım demeyi istemişim gibi.. bu içtiğim soğuk kahve, soğuk kahvemi olur emre ya!.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN