Back To Top
Yaygın ve düşüncesiz konfor

Yaygın ve düşüncesiz konfor

 - Son Güncelleme: 16.11.2019 Cumartesi 10:19
- A +

Çocuklardan ne istiyoruz?

O kadar çok şey istiyoruz ki, durup düşünsek şaşırmamak mümkün değil.

Sabah erkenden kalkıp okula gitmelerini istiyoruz.

Bütün derslerde başarılı olmalarını istiyoruz.

Okulda uslu uslu durmalarını istiyoruz.

Eve zamanında gelmelerini, verilen ödevleri yapmalarını, ev işlerinden bazılarına yardım etmelerini istiyoruz.

Erkenden uyumalarını ve uyumadan önce dişlerini fırçalamalarını istiyoruz.

Abur cubur yememelerini, arkadaşlarıyla kavga etmemelerini;

Kimseye yalan söylememelerini,

Arkadaşları için iyi bir örnek olmalarını…

Sürekli kitap okumalarını, bilgisayarla çok vakit geçirmemelerini, öğretmeni dikkatlice dinlemelerini, bir yabancı dili iyi derecede öğrenmelerini istiyoruz.

Büyüklere saygılı ve küçüklere sevgili olmalarını, başkasına ait eşyaları izinsiz asla kullanmamalarını, hata yapınca özür dilemeyi ve trafik kurallarına uymalarını istiyoruz.

Ayakkabılarının boyalı olmasını, elbiselerinin hep temiz olmasını, çantalarının düzenli, yataklarının toplanmış olmasını…

Bitti mi? Bitmedi.

Bitmez de.

Ama nedense şunu hiç düşünmüyoruz?

Çocuklarımızdan istediğimiz bu şeyleri biz yapıyor muyuz gerçekten?

Yoksa sadece istiyor, istiyor, istiyor muyuz?

Çocuk, kendisinden istediklerimizi bizim yapmadığımızı görünce ne hissedecek?

Çocuk bizim, okulun ve toplumun istediklerini yapmaktan, kendisi olmaya ne zaman vakit ayıracak?

Çocuk ne zaman nefes alacak?

Çocuğu çoğu zaman sonu gelmeyen isteklerle boğuyor boğuyoruz.

Neden?

Neden zaten yer yer bir cehenneme dönüşen dünyada, çocuk için bir pencere olmayı değil de tersini istiyoruz?

Fransa’da Millî Dil Konusu

13 Mayıs’ta Fransız Ulusal Meclisi, anayasanın 2. maddesi olan “Cumhuriyetin dili Fransızcadır” maddesini müzakere etti. Bu arada, maliye komisyonu üyesi M. Alphandery, bazı kamu kuruluşlarının özellikle bankaların snobizme kapılarak ingilizceyi aşırı kullanmalarının, çok can sıkıcı olduğunu belirtti. Bazı milletvekilleri, mahallî dil taraftarlarına bu maddenin ilhamlar verebileceğini ileri sürdüler. M. Vauzella, “Mahallî diller bizim millî değerlerimizdendir. Bu madde , mahallî kültürlere duyulan sevgiyi zedelemeyecektir.” şeklinde teminat verince, oybirliği ile anlaşmaya varıldı. (Le Monde, 14 Mayıs 1992) Hüsrev Hatemi- Kelimeler Kitabı- Dergâh Yayınları.

Amerika’da ne yapsaydık mutlu olurdunuz?

Diplomatik ve siyasi açıdan herkesin başarılı olduğunu kabul ettiği Amerika ziyareti, bir tek içerideki muhalifleri memnun etmiyor.

Şimdi sormak lâzım Sayın Kılıçdaroğlu’na ve diğer müzmin muhaliflere: Kardeş, Cumhurbaşkanımız sizi memnun ve iknâ etmek için ne yapsaydı, Trump’ı mı bıçaklasaydı!

Aaa, üstüme iyilik sağlık valla.

19-11/15/ekran-resmi-2019-11-15-233829.png

Amerika bir süpermarkettir.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Karar Okuru 16 Kasım 2019 08:49
Adamın hakaret dolu mektup(ları) Güya iade edilmiş, anlaşılan liderler arka kapıdan damatlar aracılığı ile birbirine siyasi rüşvet verip kamuyu oyalıyor. Göstermelik Harekat birkaç günde durdu? Kişisel servet üzerine filan yaptırımlar ve S 400 meselesi yeniden masada. Onca hakaretten sonra sarmaş dolaş ilginç! Güzel olan Trump’ın bizim gazeteciye “sen hükümet adına çalışıyor olmayasın?” Diyerek rezaleti yüzümüze vurması oldu daha da ilginç konu yazar bunu espri sanmış. Sonuç Amerika tamam yağmaya devam!
KARAR OKURU 16 Kasım 2019 03:58
Enes b. Malik Resulullah'a hizmet ettiği yıllar boyunca kendisini bir kez olsun 'niye böyle yaptın yahut yapmadın' diye azarlamadığını söyler. Müslümanlar okul konusunda hala MEB'den girip müfredattan çıkıyorlar. Halbuki şu okul işkencesi nereden bela oldu başımıza diye sormuyorlar. Ama o noktaya da gelecekler muhakkak. Eğitim meselesinin çok kolay bir çözümü var: çocuklarını okuldan uzak tutmak, kendin yetiştirmek. Bunun zor tarafı şu: bunun için kendini yetiştirmen gerek. Ama zaten insansak amacımız bu değil mi? Neyi becerecekmişiz şu dünyada kendimizi ve evlatlarımızı yetiştiremeyeceksek?
KARAR OKURU 16 Kasım 2019 11:23
1
Güzel ama pek az kişinin çocuk yetiştirme derdi var. Veliler çocukları televizyonlara ve tabletlere/telefonlara teslim edip kafa dinliyor, sonra da okuldan çocuğunu terbiye etmesini bekliyor. Böyle bir şey olmuyor tabii. Çoğu öğretmen de pedagojik formasyondan yoksun, çocukları aşağılayıp kendini tatmin etmekle meşgul. Bu çocukların çoğu bir baltaya sap olamayacak. Haliyle memlekete de faydaları dokunamayacak.
KARAR OKURU 16 Kasım 2019 18:16
0
Doğru, çoğu insan uyurgezer gibi yaşamak istiyor. Ama dertli ve samimi insanlar da var birşeylerin kökten yanlış olduğunu sezen. Ancak akıntının tersine gitmeyi düşünmek kolay değil. Sorun bir yandan örnek eksikliğidir. Kendi ebeveyninden böyle gördükleri gibi, toplumda da böyle bir misal, hatta ses yok. Ama başka yolu da yok. Şunu anlamalıyız artık: okul insanlığı yetimleştirme ve öğütme projesidir. Yetimliğin en kötüsü de yetim olduğunu bilmemek olsa gerek. Bunun için bu duruma uyanmak en zoru. Ama ruhumuzun şifaı için tek yol kendimizi ve evlatlarımızı yetiştirmek. İkisi birbirinden ayrılam
KARAR OKURU 16 Kasım 2019 01:32
muhaliflere çok zekice çakmışsınız. tebrikler... reise selam yanlamaya devam!
KARAR OKURU 16 Kasım 2019 09:16
0
İçiyorsan güzelsin, yanlıyorsan(*) özelsin. Modifiyé Şahin arkası yazisi. (*) drift yapmak
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN