AB’nin yeni ittifak arayışları

Dünyada olup bitenlerin ancak Türkiye’deki iktidar mücadelesinde anlık fayda sağlayıp sağlamaması üzerinden değerlendiriyoruz. Bundan dolayı dünyada, bizi orta ve uzun vadede etkileyecek dönüşümleri, öncesinden değil ancak bu dönüşümlere maruz kaldığımız anlarda gerçekleştirmek zorunda kalıyoruz.

Bu gecikmenin yol açtığı telaş ve gerilim Türkiye’deki dalgalı siyasi atmosferin en önemli nedenlerinden birisi.

Trump’ın ABD Başkanı olmasıyla dinamikleri bir anda değişen Batı ittifakı, etkileri kalıcı olacak çok önemli dönüşümlere sahne oluyor. Trump’ın vergi ve yaptırımlarla hizaya getirmeye çalıştığı Avrupa rotayı doğuya çevirmiş durumda. Kanada Başbakanı Mark Carney’in Davos’da yaptığı ünlü konuşmada kullandığı “... dünya bir geçişte değil kopuşun eşiğinde. Masada değilseniz menüdesiniz” ifadeleri, Avrupa’nın Trump’ın kurduğu masada menü olmama yönündeki hamlelerini açıklıyor.

Avrupa bir yandan Trump’ı kışkırtmak istemiyor öte yandan yeni dönemin kendisini zorladığı ittifaklara yöneliyor. AB ile Hindistan arasında yapılan yeni ticaret anlaşması, Avrupa’nın ABD hamiliği olmadan, gücünü tesis etmeye çalıştığı önemli adımlardan birisi.

AB-Hindistan ticaret anlaşması, özellikle otomotiv, makine, kimyasal ve ilaç sektörlerinde karşılıklı gümrük vergilerini düşürerek Avrupa’nın Hindistan pazarına erişimini artırmayı hedefliyor. AB Hindistan’a yaptığı ihracatı 2032 yılına kadar iki katına çıkarmaya hedefliyor. Öngörülen bu ticaret hacmi sağlanırsa, bunun mutlaka siyasi sonuçları da olacak.

AB aynı anlaşmayı Latin Amerika ülkeleri ile de yapmak istiyor. Latin Amerika bölgesi, 2024 yılı itibarıyla 6,1 trilyon dolarlık Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) ile dünya ekonomisinin yaklaşık %5 ila %6’sını elinde bulunduruyor. Bölgeye Çin’in ilgisi de hesaba katılırsa Latin Amerika’da ilginç ortaklıklar ve buna bağlı gerilimlerin yaşanması muhtemel görünüyor.

Avrupa henüz Hindistan’la yaptığı anlaşmanın benzerini Çin ile yapmaktan uzak. Ancak Çin’in ABD’siz Battı ittifakı için merkezi bir önemi var. Kanada Başbakanı Mark Carney, ocak ayında Çin’i ziyaret ederek Devlet Başkanı Şi Cinping’le görüştü. Şi Çinping’in ziyaretçileri arasında İngiltere Başbakanı Keir Starmer de vardı.

Şubat ayında Almanya Başbakanı Friedrich Merz de Şi Cinping’i ziyaret eden Batılı liderler arasına girecek. Bu ziyaretlerin amacı, sadece ticari ilişkilerin geliştirilmesi değil, batı ülkelerinin daha önce “sistem rakibi‘“ olarak gördükleri Çin’le stratejik işbirlikleri tesis etmek. İçinde ABD, AB ve Çin’in bulunduğu esas kavgalar da söz konusu stratejik işbirlikleri oluşunca yaşanacak.

Kanada’nın Çin malı elektro araçlarının ithalatını serbest bırakması Batı ülkelerinin Çin’le olan ticarette bu zamana kadar hem siyasi hem de ekonomik olarak tabu kabul edilen hamleleri de atmaya hazır olduğunu gösteriyor.

ABD dünya ticaretinin yüzde 15’lik bölümüne hakim. Bu oran diğer ülkelere de yeteri kadar hareket alanı sağlıyor. ABD’nin Dünya Ticaret Örgütü’nün (WTO) uzlaşma faaliyetlerini kısıtlamasına karşı da üye ülkeler tarafından Multi Party Interim Arrangement (Çok Taraflı Geçici Temyiz Tahkim Düzenlemesi- MPIA) kuruldu. Yani ABD’nin bloke ettiği, engellediği ya da terk ettiği tüm kurumlar için muadil kurumlar oluşturuluyor. Bu şekilde kurumlardaki ABD’ye bağımlılık da engellenmiş oluyor.

Bu yılın kasım ayında AB’nin ABD’ye yaptığı ihracat, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 20 düşüş gösterdi. Bu aslında adı konulmamış ticari bir kriz ve AB’nin bunun alternatiflerini bulması da kaçınılmazdı.

AB’nin bu noktada en önemli ticari hedefi Çin. Çin’le yapılacak ticarette yüksek teknolojik ürünler ve çip teknolojileri de en önemli kalem olarak masada. ABD ile Avrupa arasında bu noktada gerilimler kaçınılmaz olacak.

Trump tarafından başlatılan ve sadece ABD’nin öncelendiği yeni dönem, AB ve Kanada açısından sürdürülebilir değil. Henüz ciddi gerilimler yaşanmıyor ama AB’nin Hindistan sonrasında Latin Amerika ve Çin’i de serbest ticaret halkasına dahil etmesi durumunda ortaya çıkacak muhtemel gerilimler, dünyada çok şeyi değiştirebilir.

YORUMLAR (1)
1 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.