Back To Top
Aşırı doz

Aşırı doz

 - Son Güncelleme: 29.09.2019 Pazar 10:00
- A +

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için yapılan 31 Mart seçimlerinde “çaldılar, hile yaptılar, irtibat ve iltisak bulundu” gibi yayınları hatırlıyorsunuz değil mi?

Gizli bir el iktidara karşı komplo kurmuş, sandık kurullarına “kamu görevlisi olmayan” üyeler atamıştı.

Bu üyeler iktidarın oylarını “çalmışlar”, Ekrem İmamoğlu’nu 13 bin oy farkıyla kazandırmışlardı…

Gazeteler, TV’ler günlerce yayın yapmıştı…

“Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, 31 Mart Yerel Seçimlerinde kanun hükümlerine aykırı olarak sandık kurulu görevlendirmeleri yapıldığı iddiası üzerine başlattığı soruşturma kapsamında 10’u İlçe Seçim Kurulu Müdürü olmak üzere 17 kişi hakkında takipsizlik kararı verdi…”

17 kişi, yani ‘şüpheli’ denilerek  soruşturma açılanların tamamı!

SEÇİMLERDE KAMU GÜCÜ

Görüyorsunuz, o iddiaların hepsi boşmuş. Bu hukuken de kanıtlandı.. Ama seçimleri iptal ettirmek için o zaman ihtiyaç duyulan “siyasi atmosfer”in oluşturulmasına katkı sağlamıştı.

Sadece sandık kurulları değil…

Seçime hile karıştırıldığı, oy çalındığı gibi iddialar da boş çıktı.

Büyükçekme’de polis kapı kapı dolaşarak seçmen kontrolü yapmış, “on binlerce sahte seçmen”in nerelerde barındığını araştırmıştı…

Tabii o da boş çıktı.

Hepsi boş çıktı ama Yüksek Seçim Kurulu’nun akıl almaz gerekçelerle seçim sonuçlarını iptal edebilmesini bir ölçüde kolaylaştırdı.

İptal kararı hukuken çok sorunluydu fakat bütün siyasi tartışmaları sona erdiren bir gelişmeye yol açtı: Ekrem İmamoğlu 800 bin oy farkıyla kazandı.

Bu sonuçtaki çeşitli sebeplerden biri, toplumda iktidarın aşırı propagandasına ve kamu gücünü aşırı biçimde kullanmasını karşı oluşan tepkidir.

‘KENDİMİZİ ANLATMAK’

Aşırı propaganda… Büyük kanallar ve gazeteler AK Pati’ye çalıştı… Bu mecralarda muhalefetin sesine ancak çekinerek yer verildi.

“Kendimizi anlatamadık” sözü doğru olabilirim? Daha nasıl yapılabilirdi ki?

Sorun, anlatamamak değildi, anlatılanların yeterince inandırıcı olmamasıydı.

Kamu gücünü aşırı kullanmanın etkilerine gelince…

Ekonomiyi krize sürükleyen sürekli seçim ekonomileri bir kenara…

Türkiye’de 1950’den sonraki hangi seçimlerde polis kapı kapı dolaştırılıp iktidar partisinin iddialarına kanıt aradı?

Savcılar hangi seçimde bu iddialar yönündü soruşturmalar açtı, açıklamalar yaptı?

En krizli zamanlarda bile Türkiye’nin en güvenilir kurumlarından biri olan YSK, ilk defa bu seçimde böylesine tartışılan ve kendi içtihatlarıyla çelişen kararlara imza atmadı mı?

AŞIRI GÜÇ

Amacım geçmiş bir seçimin eleştirisi değil…  Sosyolojik bir tecrübe gibi bakmak iki faktörün önemine dikkat çekmek…

Evvela, iktidar olmanın kazandırdığı aşırı güç ve bunun sağladığı aşırı dozda propaganda. Sürekli etkili olmuyor, bir noktadan itibaren geri tepiyor…

Öyle olmasıydı güçler ve propagandalar ebedi iktidarlar sağlardı.

Hele de yaşanan gerçeklerle propagandada anlatılanlar keskin biçimde çelişiyorsa, bu geri tepki daha belirgin olur…

İstanbul’daki 13 bin oy farkının üç ayda 800 bine çıkmasında bunun etkisi önemli değil mi?

Bugün iktidar “daha fazla özgürlük” dediğinde, yaşanmakta olan gerçekler karşısında bu propaganda konuşmalarının inandırıcı olması beklenebilir mi?

AK Parti geçmiş hiçbir döneminde bugünkü kadar medyaya hakim değildi… Kamu kurumlarını bu derecede kendi iradesine bağlamış da değildi ama bugün bu partinin sorunları daha ağır, itibarı da geçmiş dönemlerdeki düzeyde değil.

KAMU KURUMLARI

İkincisi ve daha önemlisi kamu kurumlarının hükümet politikalarının ötesinde, parti politikaları için kullanılmasıdır. Seçimlerde gördüklerimiz bunun örneklerinden biri…

Kamu sınavlarında liyakat önemsenmedi, “mülakat”lar yoluyla “bizden” isimler atandı.

Yargı çok daha önemli… Bu iktidar dönemindeki sınavlarla göreve alınan ve bu iktidar döneminde oluşturulan HSK’nın denetiminde bulunan ilk derece mahkemelerinin, hatta istinaf mahkemelerinin kararlarına bakın …

Daha kıdemli ve HSK eksinin sınırlı olduğu yüksek yargının “bozma” ve “ihlal” kararlarına bakın…

Aradaki farkın önemli sebeplerinden biri siyasetin yargı üzerindeki etkisidir.

Neticeten, reformist ve kapsayıcı imajıyla 2011 seçimlerinde yüzde 50 oy alan AK Parti, bugün bütün bu kuvvetiyle ve de cumhurbaşkanlığı sisteminde yüzde kaçta?

Demek ki, aşırı doz zararlıdır, “denetim ve denge” zorunludur.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 30 Eylül 2019 22:30
Mezardaki ölüleri çıkartıp AKP'ye oy verin diyen müptezeller, 40 yıl boyunca, Demirel, Ecevit gibi siyasiler tarafından devletin bir çok kademesine yerleştirilirken sesiniz neden çıkmadı? Şimdi devletin bu pisliklerden temizlenmesini mi aşır doz oldu?.
KARAR OKURU 30 Eylül 2019 15:39
Televizyonlarda bir lastik reklamı vardı; "Kontrolsüz güç, güç değildir." diye işte AKP'de olan tamda bu. İnsanların geneli Allah'a İnanır (ondan korkmazlar) korktukları güce taparlar. Sanırım güç AKP'nin elinden kayıyor.
KARAR OKURU 30 Eylül 2019 22:22
1
Ya da AKP, kontrol edenlerin elinden kayıyor...
KARAR OKURU 29 Eylül 2019 23:05
Harika yazı. Özellikle güce tapanlar okusun. AKP deki yalaka sürüsü dağılmalı, yanlışa yanlış diyebilen gerçek aydınlar dinlenmeli, aksi halde yıkım kaçınılmaz olacak. Bülent Arınç gibi bir iki akil insanı kaldı AKP nin, onları da hainlikle suçluyor bu yalaka sürüsü. Bol para ver Kenan Evreni bile alkışlar bu boş kafalı yalakalar. Helal olsun size Taha Bey! Aklınıza, yüreğinize sağlık...
KARAR OKURU 29 Eylül 2019 22:02
BM Kürsüsünde Kudüs ü savunan Reisi Cumhur ne zaman Gazze'ye gidecek acaba?Eyyy Israil demek yeterli mi?ABD YAHUDI temsilcileriyle ne görüstü??? Hep tirübün...
KARAR OKURU 29 Eylül 2019 21:04
Aşırı doz Batıcılık, Osmanlıyı yıktı, Türkiye'yi de mahvetti...
KARAR OKURU 29 Eylül 2019 21:30
0
Evet aşırı doz Ortadoğu almalıydık.
KARAR OKURU 29 Eylül 2019 21:43
1
21.30, Aşırı doz Batıcılık seni de çaresiz yapmış...
KARAR OKURU 30 Eylül 2019 16:55
0
Osmanlı'yı neyin yıktığını öğrenmek için okumak şart. Halil İnalcık, İlber Ortaylı, Kemal Karpat buralardan başlayın neyin aşırısı yıkmış gayet güzel öğrenirsiniz. Bu işler sallamakla olmuyor...
KARAR OKURU 30 Eylül 2019 23:37
1
16.55, Osmanlının yıkılış döneminde İttihad Terakki hakimdi... İttihatçılar bakarak neyin ne olduğunu anlarsın. O saydığın saygın yazarları okuyoruz. Ama senin rüyanda göremeyeceklerini de okuyoruz...
Erdoğan, bugün, ATAK helikopterlerimizi yaptığımız gibi kendi uçağımızı da yapacağız, demiş. İtalyan helikopter tasarım ve üretim şirketi olan AgustaWestland tarafından tasarlanan A129, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarına göre yeniden dizayn edilerek Atak T-129 olmuştur. Helikopterin motoru, Rolls Royce ve Honeywell’un yüzde 50’şer hisse ile ortak oldukları Light Helicopter Turbine Engine Company (LHTEC) şirketi tarafından üretilmektedir.
KARAR OKURU 30 Eylül 2019 17:44
1
19:26, Ne o, o şirketlerin Türkiye temsilcisi gibi yazıyorsun, yani görevini yapıyorsun ama bizimkiler de savunma sanayi alanında yerlilik oranını %70 e çıkardılar. Yoksa o mu sana batıyor ?
KARAR OKURUMürsel 29 Eylül 2019 18:18
Bir şey haddini aşarsa zıddına döner.( zıt etki yapar).
KARAR OKURU 29 Eylül 2019 16:36
Türkiye'de siyaset kamu kaynaklarının paylaşımı için verilen mücadelenin adıdır. İslamcılık, Atatürkçülük ve milliyetçilik ise bu amaca ulaşmak için kullanılan birer araçtır. Sıra Türkiye kurulduğundan beri kamu kaynaklarından mahrum kalan muhafazakarlar/siyasal islamcılara gelmişti, Türkiye son 17 yıldır da bu kesimin çalıştı. Ülkemizdeki mevcut durum, İbni Haldun'un teorisi ile bire bir örtüşüyor. Ayrıca, iktidara yakın kesimlerin nemalanması dışında, iktidara kim gelirse gelsin, %90, geriye kalan %10'a çalışır. Bu da değişmez bir gerçektir. Dokuz kişiye bir, bir kişiye dokuz pay...
KARAR OKURU 29 Eylül 2019 20:02
0
Yanlış. Her siyasi doktrin başlangıçta bir ideale hizmet eder. Bunun makulü vardır, aşırısı vardır. İktidar gücünü eline geçirenler bir taraftan ülkeyi kendi ideallerine doğru dönüştürürken, iktidarın devamlılığı için de yaslandıkları kesimleri desteklemeye çalışır. Skaladaki yerine göre bu ya ihaledir ya sosyal yardımdır. İktidar yozlaşması ise apayrı bir şeydir. Gücün ve zenginliğin tadını alanlar, artık idealden uzaklaşıp vasata yanaşırlar. Dayandıkları idealleri istismar etmeye başlarlar. Türkiye'de olan da budur.
KARAR OKURU 30 Eylül 2019 22:30
0
16:36, peki ondan önceki 80 yılda kimler neleri üleştiler ?
KARAR OKURU 29 Eylül 2019 16:25
Peki, demokrasi tarihine kara leke olarak geçen karara imza atan bu YSK üyeleri hakkında ne işlem yapıldı? Hiç. Utanmadan sıkılmadan maaş almaya devam ediyorlar. Vakti gelince de paşa paşa emekli olacaklar, utanmadan emekli maaşı alacaklar. O rezil kepaze kararı savunmak için ekranlarda kırk takla atan güya "hukukçu kanaat önderleri" hiç utanıp sıkılıyorlar mı? Asla! İşte sorun budur. Akp döneminde hesap vermezlik kurumsallaşmıştır. Utanma rafa kalkmıştır. Ahlak kadük olmuştur. Varsa yoksa bina inşaat, başka da bir şey yok. Bu pisliğin temizlenmesi 2 nesil sürer.
KARAR OKURU 29 Eylül 2019 14:32
Erdoğan’ın dünya lideri olduğundan hiç şüphem kalmadı. Lider demek, rol model demektir. Herkes, lideri taklit etmeye çalışır. Lideri taklit eden, dünyaca meşhur birisi ise, dünyanın en büyük lideri sayılırsın artık. Biliyorsunuz, Erdoğan, ikide bir beka sorunu ilan edip, tarihimizin en tehlikeli döneminde olduğumuzu söyler. Tabi o olmazsa bu dönemi atlatamayacağımızı da ima eder. Trump da dünya liderine öykünmüş, aynı dili kullanıyor : "Ülkemiz daha önce hiç olmadığı kadar tehlikede. Beni durdurmaya çalışıyorlar, çünkü sizin için çalışıyorum.".
KARAR OKURU 29 Eylül 2019 13:24
Takdir, alkış, teşekkür.
Süheyl CALISKANOGLU 29 Eylül 2019 13:22
IBB Meclisi AKP Grup Baskanvekili Tevfik Göksu,E.Imamoglu'nun Istanbul'a hizmet etmemesi,itibar kaybetmesi icin her yolu deniyor. Cok ilginc,Istanbul Belediyesinde,Tevfik Göksu ile ayni 10 kisinin ayni soy ismine sahip oldugu da ortaya cikti.Bu kisiler iyi mevkilerde yer almislar.Tevfik Göksu yakinlarini yerlestirmis,aile fertleri,liyakat kelimesinin ne manaya geldigini bildiklerini sanmiyorum.Aynen FETÖ'de oldugu gibi AKP'de adamlarini yerlestirmis,"köprü baslarina'
KARAR OKURU 29 Eylül 2019 13:17
sayın yazar teşekkürler yazınız için bu yapılan masraf zaman kaybı bu ülkeye yazık oluyor kendi çıkarlarını ülkenin üstünde tutmamalı yönetenler
KARAR OKURU 29 Eylül 2019 13:15
Emeğine yüreğine sağlık...aşırı doz, her zaman zararlıdır
KARAR OKURU 29 Eylül 2019 13:05
Buhale gelmemizde sorumlu kişilerin sorumluluğunu yerine getirmemesinden kaynaklandığını inanıyorum. Sonrada bu denen böyle oldu diye yakınıyoruz.
KARAR OKURU 29 Eylül 2019 12:37
Her şeyin aşırısı tehlikeli ama Batıcılığın aşırısı mübarek..
Kaan 29 Eylül 2019 12:18
Aşırı güç korku oluşturur.korkutur.İnsanlar konuşamaz.Aşırı harcama,bütçeyi delik deşik eder.Sıkıntı yaşatır.Aşırı doz,sakat bırakır,yada hasta eder.İyi gibi görünür ama yolda bırakır.Uzmanlar geri getirebilir mi?İyilikte aşırı doz zaman alır,ama tedavi eder.Kötülükten kim ne kazanmış ki?
KARAR OKURU 29 Eylül 2019 12:19
Bidaki secimde imamoglu yuzde 58 alip sizleri odullendiricek gazeteleriniz kspanicak dini cevreniz varsa uzaklasin sakal basortu bunlardan simdiden uzaklsinki sizi dost edinsin hersey cok guzel olucak sadece biraz daha sabredin bu kadar sabirsiz olmayin
KARAR OKURU 29 Eylül 2019 12:13
Sen dinleme Reis Taha Akyol'u, bu minvalde yazıp çizenleri. Dozu daha da arttırmanı bekliyoruz. Haydi bastır! Bizi senden, senden başkası kurtaramaz. :)
KARAR OKURU 29 Eylül 2019 12:01
İBB seçimleri siyasi İslamın maskesini düşürmüştür. İktidarda kalmak için her şeyi mübah sayan bu zihniyet çoğunluğu garanti olduğu sürece “sandık, sandık” demiş çoğunluğu kaybedince sandığa tekmeyi vurmuştur.
MUHAMMET APAYDIN 29 Eylül 2019 11:18
"Kendimizi Anlatmak" bölümündeki "Ak Pati" tamlaması da iyi yakışmış doğrusu(!)
MİSAFİR 29 Eylül 2019 15:06
1
İSLAMIN MASKESİ OLMAZ. SİYASİ ÇIKAR MENFAAT UĞRUNA İSLAMI MASKE OLARAK KULLANANLAR OLUR.ŞAHISLARI ELEŞTİRİRKEN İSLAM DİNİNİ SUÇLUYMUŞ GİBİ GÖSTERMEK DOĞRU BİR ANLAYIŞ OLAMAZ
ÖTÜKENLİKURT 29 Eylül 2019 11:12
İnternette dolaşıyor, hırsızlık hükümlüsü 2 polisin anasına sövüyor, yerel mahkeme ceza veriyor. İstinaf mahkemesi "hakaret suçunun unsurları oluşmadığı halde ceza verilmesi usulsüzdür" diyerek beraata hükmediyor! Yargı bu hale geldi! Zamanın birinde adam kadıya gitmiş bu adam benim anama sövdü demiş, adam da evet sövdüm deyince kadı 10 mecidiye cezaya karar vermiş. Müşteki kadıya demiş ki, anaya sövmenin cezası 10 mecidiye mi? Evet cevabını alınca masaya 20 mecidiye koymuş ve demiş ki, hem bu herifin anasını, hem de senin ananı!
KARAR OKURU 29 Eylül 2019 11:06
Yalan ve iftiralarla seçim iptal ettirmenin öbür dünyada cezası ne kadardır? Nihat Hatipoğlu bu cezaları açıklasa iyi olur.
Muhtefi. . 29 Eylül 2019 10:58
***Kamu sınavlarında liyakat önemsenmedi, “mülakat”lar yoluyla “bizden” isimler atandı.***...Hangi ozel sektör sadece Ozgecmisine (yaptığı işler ve calıştığı yerler) bakarak işe kabul eder. Etrafımız dolu Sınavlarda Birinci fakat Bakkala, pazara gidemeyen tabir i caizse Gülme becerisi bile olmayan Robot tipler. :))..Ne.yapar bu karakater Kamuda. ?...yazı karışmış Seçimlerdeki bakis açısı başka bu konu vb başkadır. .!..
musto 29 Eylül 2019 10:52
Asliye ceza mahkemeleri,gördüğüm kadarıyla il ve ilçe başkanlıklarına, bağlı onların isteği doğrultusunda karar alan bir kuruma ,dönüştürülmüş İstinaf mahkemeleri 5 yılın altındaki cezaların onay makamı.Esas büyük tehlike Danıştay yerel vergi mahkemelerin verdiği kararlara bakan, dairelere , hakim olmayan kişilerin atanması zamanında fetönünün,kurduğu baskı ile kendisinden olmayan şirketlerin yok edilmesi haraç alınması rıza göstermeyenlere altından kalkamayacağı ağır ekonomik cezaların verilmesi.
Mücahit Azat 29 Eylül 2019 10:40
Taha bey tebrikler. Yine hukuk, demokrasi ve gerçek adaletin ne kadar önemli olduğunu vurguladınız.
Menderes YILDIRIM 29 Eylül 2019 10:14
Taha Bey; İstanbul da OYLAR ÇALINDI demek, FETÖ taktiğiydi. FETÖ cülerle makbuleye kaşık sallayanların, TSK başta olmak üzere devletimizin Temel yapısına yapılan ALIŞILA GELMİŞ KUMPASIN parçasıydı. FETÖ yıllarca olmayan HURAFELER ile insanlarımızı ZEHİRLEDİ, sonra bu zehirlediği insanlarımızı DEVLETMİZE karşı KUMPAS kurmaya itti. FETÖ ile BERABER YOL YÜRÜYENLER Şimdi de Ellerindeki imkanlar gitmesin diye FETÖ TAKTİKLERİNE İFTİRALAR - KUMPASLAR BAŞVURULDU. Önce İFTİRA ATILAR, sonra da HADİ TEMİZLEYİN dediler. 31 Mart ta Olan sadece buydu. Saygılarımla
Menderes YILDIRIM 29 Eylül 2019 10:05
Taha Bey; KPSS nin ACZİYETİ anlatmak istiyorum. Siz kocaman Üniversitelerde, kocaman profesörlerin - doçentlerin EVET BU GENÇ bu mesleği yapabilir diye verdikleri diplomadır. Bu GENÇLERİN DİRSEKLERİNİ ÇÜRÜTEREK HAK ETTİKLERİ, UTANMADAN ve SAKLAMADAN GÖSTEREBİLDİKLERİ DİPLOMALARIDIR. Yetmiyor birileri kendilerini de MEZUN EDEN HOCALARI, YETERSİZ veya EKSİK görüyor, bir de ben MÜLAKAT yapacağım diyor. Ne garip değil mi? Aynı Hocalar kendilerine verdikleri diploma ile orada olduklarını UNUTUYORLAR. Saygılarımla
KARAR OKURU 29 Eylül 2019 09:45
Diline sağlık. Vali sırtında buzdolabı taşıyor oy toplamak için.
KARAR OKURU 29 Eylül 2019 09:13
Adalet hak hukuk geri gelip bize de yerleşmedikçe komünistlerin bir asırdır yaptığı pravda yöntemleri gücü ve kuvveti iktidar için kullanma toplumu algılarlar yönetme Mutlaka birşeyler oldu ama nasıl oldu bilmiyoruz kominizmn propagandasının islamcılık mantığı lakin olmuyor asırlarca beş kıtaya insanlık adına adalet götüren bir topluluğun torunlarına yakışmıyor ancak bu mantıkla sisi kadar yol giderler ve birgün takke düşüyor hak hukuk ve asaletten vazgeçmemeli
Okur ve Sorar 29 Eylül 2019 08:04
İnternetten alıntı : (Makyavelizm İtalyan Makyavelli'nin siyasal amaca ulaşmak için her türlü ahlaksızlığın yapılabileceği görüşüdür. Makyavelli, devleti yaşatmak için her türlü kötülüğün yararlı ve iyi olduğunu ileri sürmüştür. "Bütün büyük işleri sözünde durmayanlar, yalancılar, arkadan vurucular, acıma duymayanlar başarmışlardır" der Makyavelli. Günümüzde de genellikle siyasette ve özellikle her türlü girişimde amaca ulaşmak için bütün araçların meşru olduğu düşüncesi Makyavelizm adıyla anılır.) Peki, Türkiye'de makyavelist var mıdır, kimlerdir?
Cidden mühim şahsiyet 29 Eylül 2019 10:06
0
Makyevelli böylesi iyidir demiyor böyle olagelmiştir diyor sadece durum tesbitinde bulunuyor hakkını yemiş olmayalım mutevvanin
Okur ve Sorar 29 Eylül 2019 21:30
0
Makyavelli, devleti bir hükümdarın şahsında en üstün varlık kabul etmiştir. Makyavelli'ye göre devlet otoritesini elinde bulunduran hükümdar, kadiri mutlak bir otorite olarak her şeye güç yetiren bir kişidir. Makyavelli, hükümdarın düşünmesi gereken tek şeyin iktidarını korumak ve geliştirmek olduğunu söyler. Makyavelli bunun için hükümdarı ahlâki değerlerin dışında ve hukukun üstünde tutar. Makyavelli'ye göre "sonuca giden her yol mübahtır". Kaynak: Siyaset Bilimi kitabı, Anadolu Üniversitesi yayınları, 2013, 2.baskı, sayfa 153.
KARAR OKURUYUM 29 Eylül 2019 08:01
Kamu sınavlarında liyakat önemsenmedi, “mülakat”lar yoluyla “bizden” isimler atandı. FETÖ de soru çaldı kendinden isimler atadı. Allah için söyleyin arada bir fark var mı? Sadece metot farklı fakat sonuç aynı. Gerçek hak sahiplerinin hakkı yeniliyor, kul hakkına giriliyor. FETÖ ile mücadele yetmez, FETÖ cü yöntemlerle de mücadele edilmeli. Yanlış, yanlıştır kim yaparsa yapsın, nasıl yaparsa yapsın. "Hanım kırarsa kaza, hizmetli kırarsa ceza." anlayışı adaletli bir davranış değildir.
KARAR OKURU 29 Eylül 2019 09:06
0
Bugüne kadar soru çalındığı için iptal edilen sınav duydunuzmu yani birşeyler oldu ama bizde bilmiyoruz mantığı yani algı ve kamuyu etkileme sanatı ele geçirilen gücü istediği yönde kullanma ve doğruları tersyüz etme sadece doğu bloku komünistlerin değil batıcı ve amerikancı islamcılarında şiarı olmuş adalet hak hukuk nerelerdesin gel bize de bir selam çak
Menderes YILDIRIM 29 Eylül 2019 10:17
0
08:11 Öncelikle isminizi yazmadığınız için isminizle hitap edemiyorum özür dilerim. "Sadece metot farklı fakat sonuç aynı." demişsiniz. 08:11 : Öncelikle EVET. Bir söz vardır; "SÖYLE ARKADAŞINI - DOSTUNU, SANA KİM OLDUĞUNU SÖYLEYEYİM" Hatırladınız mı? Arkadaşı - Dostu FETÖ olanın YURDUNA HASRET KALDI diye ağıt yakanların Birlikte Yürüdükleri FETÖ olanların FETÖ cülük dışında nasıl davranmaları beklenebilir ki? Saygılarımla
KARAR OKURU 29 Eylül 2019 11:32
0
Dalalet ve sapkın yolları Allah muzaffer kılmaz.Örneğin fetö ve taktikleri- yolları yerle bir oldu.Onların kullandığı soru çalma torpil bölgecilik hemşericilik cematçilik tarafcılık'arkadaşcılık vb.vb.vb... yollar çıkmaz sokaktır.Sonu hüsrandır.
KARAR OKURU 29 Eylül 2019 13:09
0
AKP ile FETÖ arası ilişki usta-çırak ilişkisi. Ustanın kim olduğu konusunda, değişik rivayetler var.
SADECE KARAR OKURU 29 Eylül 2019 15:45
0
09:06 arkadaşım FETO soru çaldı. Daha kötülerini yaptı. Algı operasyonu deyip olayı sulandırma. Senin yaptığın algı operasyonu.
KARAR OKURU 29 Eylül 2019 07:51
Nasıl bir malın veya bir mülkün sahibi olur onu istediği gibi kullanır alır satar ise iş o noktaya geldi ki iktidar da kendini bu ülkenin sahibi ve tek kullanıcısı zannediyor seçim iptal edilecek ettiriyor yok toplantı olacak diyor çağırdık gelmedi diyor elini uzatıyor elini çekiyor eğer bu millet bunlara bir gün el uzatmaz iktidarıi ellerinden çeker alırsa bunlar akıl sağlığını da kaybeder her halde şunu hiç unutmayalım böyle uzun süreli iktidarlar zamanla milleti hakir görmeye başlar
Komplo Teorisi 29 Eylül 2019 07:48
İstanbul seçimlerini koalisyon iktidarı bilerek isteyerek kaybetti. Pontus, mağduriyeti artırdı. Bebek katilinden medet ummak isyan ettirdi. Katilin kardeşini resmi kanalda konuşturmak olayın tuzu biberi oldu. Koalisyon iktidarı güya demokrasi olduğunu hem muhalefete ve hem de dünyaya göstermek istedi. Böylelikle, diktatör söylemlerini yumuşatıp, halkın isyanını zayıflatıp kendi egemenliğinin devamını sağlamaya çalıştı. Sosyolojik bir vaka. Halkın istemediği, karşı çıktığı sembolleri desteklerseniz tam tersi netice alırsınız. Üst akıl tam tersi netice almak istedi ve başardı.
M:Ç 30 Eylül 2019 20:01
0
Umarım ironidir bu yazılanlar.
Davut 29 Eylül 2019 07:42
Hukuk ve hukuk devletinden başka çıkar yol yok.Yoksa kabile toplumunun refleksleriyle yaşayıp o şekilde öleceğiz Taha bey..Bunları siz daha iyi bilirsiniz ama Tr.nin bu noktaya gelmesinde siz gazeteci ve aydınların da cok buyuk vebali var.Kisa dönem çıkarlarınız için yapılan hukuksuzluklara sessiz kaldınız veya sesiniz çok cılız çıktı.Simdi sizi kim dinler kim anlar?
KARAR OKURU 29 Eylül 2019 08:29
7
Boş lakırdı. Yanlış adamlara yazmışsın bunu. Karar yazarları o çıkarları ellerinin tersiyle iten nadir aydınlardandandır. Sen ezberden konuşmuşsun.
Karar Okuru 29 Eylül 2019 10:21
1
Doğru bir yorum, bugüne geldi isek yazar dahil eski destekçilerin, yetmez ama evetçilerin, bu çağ dışı zihniyette saflık ötesi bir öngörüsüzlükle demokrat ilan edenlerin vebali büyüktür. Vesayet kalkacak diye kabile devleti düzeyine inmenin bedeli bir şekilde ödenecek. Yandaşların yorumu doğru, reklam arası bitti yoz, yobaz Osmamlı kalıntısı ortaya çıktı. Kimsenin de beklentisi yok aklı olan yolunu başkayerlere çevirdi bile.
KARAR OKURU 29 Eylül 2019 05:13
Aşırı doz komaya sokar sonra da abbas yolcu...! Gidene dur demek KARAR yazarlarını yordu diye düşünüyorum. Bundan sonra anca gidersin demek gerek. Saygılar!
KARAR OKURU 29 Eylül 2019 01:23
İmam Hatipli olmak da yetmiyor.Eğer aşırı dürüstlük ve adalete değer veren birisi iseniz bürokratlarca boğuluyor,yok ediliyorsunuz.Sesinizi en üste Cumhurbaşkanımıza duyuracak kanallar açık gibi dururken, etrafına demir duvarlar örmüşler.Dilekçeleriniz mektuplarınız belli bürokratların elinde formalite icabı dolanıyor ve süslü kelimelerle olumsuz cevaplar veriliyor.Makama gelenlerin geneli hak-hukuka çok duyarsız ve acımasız.
KARAR OKURU 29 Eylül 2019 01:16
Seçim tekrarı için yanlış hatırlamıyorsam 43 milyon harcanmıştı. İçine giren, vergilerden kesilen kuruşum varsa dâhi helal etmiyorum. Yıldırım beye hakkım helal olmasın.
KARAR OKURU 29 Eylül 2019 10:49
1
Hakkınızı helal etmezseniz cehennemde çayır çayır yanar.Belki başkalarıda ondan ötürü yanar. Üzülmezmisin.
KARAR OKURU 29 Eylül 2019 13:00
0
43 milyon lira, yalnızca YSK'ya aktarılan para. Partilerin yaptığı ve cumhurbaşkanlığı örtülü ödeneğinden yapılan harcamalar ne kadar kim bilir.
KARAR OKURU 29 Eylül 2019 14:42
2
Konunun Yildirim beyle ilgisi
KARAR OKURU 29 Eylül 2019 18:31
0
" olayın Yıldırım beyle ilgisi"... Oyları çaldılar demesinden ötürüdür.
Hersoy 29 Eylül 2019 00:40
Her zaman referans gösterdiğiniz Lord Acton’nın dediği güç bozuyor işte, AKP de bozulmayı yaşıyor, temennimiz sarılamayacak yaralar açılmaması...
KARAR OKURU 29 Eylül 2019 00:25
Hani bir reklamları vardı ya 'yaparsak yine biz yaparız' diye. Aşırılığın aşırılığını da yaparsak biz yaparız dediler.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN