Back To Top
AYM ne diyor?

AYM ne diyor?

 - Son Güncelleme: 02.08.2019 Cuma 08:12
- A +

Anayasa Mahkemesi’nin “akademisyenler bildirisi” hakkında verdiği karar büyük tartışmalar yarattı. Başta AYM Başkanı Zühtü Arslan olmak üzere “ihlal” kararı veren hakimler önce medyada, ardından 1071 imzalı bildiride ağır ifadelerle suçlandı.

“Terörü meşrulaştırmak” ve “terörle mücadeleyi sekteye uğratmak, ülkemizi karalamak” gibi bir bühtana maruz kaldılar.

Mahkemeler de elbette eleştirilir fakat hukuk diliyle ve seviyeli bir üslupla eleştirilmelidir. Siyasetin öfke üslubunu yargıya taşımak da yargıya karşı kullanmak da yanlıştır.

 

KARAR VE TERÖR

PKK “Çözüm Süreci” döneminde kentlerde öyle bir örgütlenme yapmıştır ki, AYM kararına göre, bunu sökmek için:

“En az 532 güvenlik görevlisi şehit olmuş ve 228 sivil vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Sokağa çıkma yasaklarından 1.300.000 kişi doğrudan etkilenmiş, 362.000 öğrenci eğitim hakkından mahrum kalmıştır…”

Terörün “Çözüm Süreci” döneminde bu çapta örgütlenmiş olması karşısında, operasyonların nasıl yapılacağını devlet takdir edecektir. AYM “kamu gücünü kullanan organların takdir yetkisi vardır” diyor, “ancak bu takdir yetkisi AYM’nin denetimindedir” diye de ekliyor.

İşte evrensel hukukun bu ilkelerinden hareketledir ki AYM, bir buçuk yıla yakın süren operasyonların durdurulması için yapılan başvuruları haklı olarak reddetmişti.

AİHM de reddetmişti.

Görülüyor ki hukuk, terörle mücadeleye engel olmamış, AYM “terörü meşrulaştırma” iftirasını hiçbir şekilde hak etmemiştir.

 

HUKUKUN TERÖRLE İMTİHANI

Demokratik devlet terörle mücadelede gereken hukuki yetkilere sahiptir. AYM kararında şöyle deniliyor:

“Terörle etkin mücadele, terörizmin yıkmak istediği demokratik hukuk devletinin temel ilkelerini koruyarak yapılabilir. Bu kapsamda, ne kadar ağır olursa olsun, devletin terörle mücadele politikalarını eleştiren görüş ve düşüncelerden dolayı kişilere yaptırım uygulanmamalıdır.” (Paragraf 105)

Çünkü “ne kadar ağır olursa olsun” yapılan eleştiriler, terörle mücadele eden devleti hukuk içinde kalmak için daha dikkatli olmaya yöneltir.

İmzacı akademisyenlerin PKK’yı hiç eleştirmeyip devleti “katliam”la suçlamasına ne demeli?

AYM şöyle diyor:

“İmza attıkları açıklama gerçekten de toplumun büyük çoğunluğu için kabul edilemez bir içeriğe sahiptir. Ülkenin bir bölgesinde terör örgütü mensuplarınca açılan hendeklere ve silahlanmaya müdahale eden, bu anlamda da terörle mücadele eden devleti halka ‘katliam’, ‘kıyım’ ve ‘işkence’ yapmakla suçlayan bir açıklamaya katılmak elbette mümkün değildir. Bunlar, belki çok küçük bir grup dışında, toplumun kahir ekseriyetini rahatsız eden çok ağır ifadelerdir.” (Paragraf 125)

Bildirinin eksisi bu haksız niteliğinden dolayı marjinal kalmıştır: “Bildirinin internette yayımlanmasının devlet ve toplum hayatında olumsuz sonuçlar doğurduğu, devletin terörle mücadele faaliyetleri üzerinde kayda değer bir etkisi olduğu gösterilememiştir.” (Paragraf 127/b)

 

HUKUK NİYE ÖNEMLİ?

Bu noktada, devletin terörle mücadelede demokratik itibara sahip olmasının önemini hiç akıldan çıkarmamak gerekir. Devlet güç kullanımında hukuk içinde kaldığı sürece, terör örgütünün hukuksuzluk niteliği daha da netleşir.

Nitekim devletin bölgede yaptığı operasyonlarda 1 milyon 300 bin sivil olumsuz etkilendiği halde Türkiye önemli bir diplomatik ve siyasi tepkiyle karşılaşmamıştı. Ama “akademisyenlerin tutuklanması”, ardından da farklı dosyalarda ama yine terörle mücadele gerekçesiyle gazetecilerin tutuklanması Türkiye’nin demokratik itibarını çok zedeledi, terör örgütleri de bunu Türkiye aleyhine propaganda malzemesi yaptı.

AYM kararındaki ifadeyle “çok küçük bir grup” bildiriden etkilenebilecek iken, tutuklanmaları, üniversiteden atılmaları, başka işte çalışmalarının engellenmesi gibi uygulamalar meseleyi fevkalade büyütmüş, Türkiye’nin imajına ciddi zarar vermiştir.

Yargı kararlarını elbette herkes eleştirebilir ama hukukçuların tavrı daha bir önemlidir. Arkadaşımız Elif Çakır’ın iki gün çalışarak yaptığı araştırmaya göre, AYM’yi eleştiriden öte suçlayan son bildiriyi imzalayanlar arasında hukukun herhangi bir dalındaki isimlerin oranı yüzde 1.4’tür, anayasacılardan kimse yoktur.

Hürriyet kavramının temelleri elbette insani ve felsefi yüksek değerlerdir ama dünya tecrübesi göstermiştir ki, huzurun da ekonomik gelişmenin de şartı hukukun üstünlüğüdür.

Terörle mücadele ederken de hukuku üstün tutmalıyız. AYM kararının özü budur.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Muhtefi. . 03 Ağustos 2019 14:40
Valla tamam Hukuk güzel kim karşı çıkar kimse İnsan olan ve değerlerine sahip çıkan.Sadece 1 örnek.Ülkemizde Polis Karakollarimizin etrafi BETON ve TEL BARİYERLERİ ile çevrili.Yazıklar olsun.Yuhlar olsun, yine Yazıklar olsun. Tekrar Yazıklar olsun.niye, niye Benim Karakolumun etrafı Çevrili kimden neden cekiniyoruz!.amasi, maması, lakini,fakati olmaz, olamaz, Sn YAZAR. Unvan ayrıcalık değildir. Evini,Evimizi dusunelim Betonla vb çevirmişiz. Nasıl düşünürüz. !...!..kim saldiriyor. .Barışı istemeyen kim. ?.!..kimler! .
KARAR OKURU 02 Ağustos 2019 21:06
Ülkemizin her mahallesinden şehit varken. Terörle mücadele de nasıl hukukun içinde kalınacak. Terör örgütü askerimizi, polisinizi, masum insanımı ve bebekleri katedecek.. Devlet güvenlik güçleri ile cevap verince, birileri bilir devlet kızın yapıyor diyecek, avrupaya müdahele edin, Turkiyeyi yargılayın diyecek, terör örgütte tek kelime etmeyecek,onu övecek bunun adı özgürlük olcak öyle mi? Hangi avrupa ülkesinde var benzeri bir söyleyin. En basiti ermeni soykırım yok demek suç, suuuçç.
KARAR OKURU 02 Ağustos 2019 20:26
Hakimler baski altinda, devletin birlik ve butunlugunu temsil eden AK parti baskani ve Cumhurbaskaninn yargi bagimsiz ve tarafsizligi ile yargi kararlarina saygi konusunda topluma mesaj vermesi gerekir diye dusunuyorum.
Eleştiri şok edici olabilir.Ama doğru için kaçınılmaz.Bu ülke doğru ve cesur sorularla bir seviye kazanacak.Zamanla şoklar etkisini yitirecek.Köylü algımızdan böyle kurtulacağız.
KARAR OKURU 02 Ağustos 2019 17:24
Sözlü ya da fiziki saldırıda bulunmadıkça, her düşünce rahatça ifade edilebilmelidir. Barış akademisyenlerinin imza attığı bildiriye fikren katılmıyorum ancak bu kişilerin bu bildiriden ötürü cezai veya idari yaptırım tabi tutulmalarını da kesinlikle tasvip etmiyorum. Terörle mücadele etmek, hukukun dışına çıkmak için bir mazeret sayılamaz.
KARAR OKURU 02 Ağustos 2019 16:10
Barış süreci demek meydanı eşkiyaya terk etmek midir. Hendeklere neden olan Sorumlular derhal adli takibata uğramalıdır. Yoksa bu ülkede kimsenin ne yargıya ne de devlete güveni kalmayacak. Kabile devleti değiliz.
İbrahim Erdoğan 02 Ağustos 2019 15:08
Kanaatim şu: AYM bu kararını kolay veremedi, elbet bu açık... Yüksek Mahkeme bu karara gelmesi muhtemel tepkileri de öngördü ve bunlara karşı bazı "esnetici" tamponlar koyarak peşinen bir savunma refleksi içine gime zorunluluğu gösterdi!.. Aksi durumda, yazıda da yer alan "imza attıkları açıklama gerçekten de toplumun büyük çoğunluğu için kabul edilemez bir içeriğe sahiptir" ibaresi, ancak bir iddianame cümlesi olabilecek iken; kararın gerekçesine girmeyi beceremezdi!.. AYM'nin karar vereceği bir konuda bu zorunluluğu hissetmesi övünülecek bir durum olmasa gerek...
garip 02 Ağustos 2019 15:04
Hukukun normlarını üstün tutmalıyız.Terazinin tartısının doğru olması önemlidir.Teraziyi kimin ölçtüğü önemli değildir.Doğruluktan yana olanları tarih hayırla anmaktadır.Kötülükten şimdiye kadar kim ne kazanmış ki,bundan sonra kazansın.
KARAR OKURU 02 Ağustos 2019 15:03
Taha bey ellerinizden opuyorum saygiyla herzaman dogrulari soyledigin icin terore karsiyim teroru destekleyenede Fakat su an ogle bir yerdeyizki fetonun okuluna gidenler vs insallari terore uyelik ten yargiliyorlar hayatta eline silah almamis insanlari
Özay İbrahimbaş 02 Ağustos 2019 14:17
Siz istediğiniz kadar hak, hukuk, demokrasi ve adalet üzerine yazın. Öyle kafalar var ki bu ülkede, beyinleri kör inanç ve ideolojilerle kireçlenmiş, ama kendilerini çok zeki ve her şeyi biliyor zanneden... İşte en vahim örnek, 1065 akademisyen (her türlü sahtekarlıklarına rağmen 1071 malazgirt tutmadı) Onlar güya vatansever, onlar millici, onlar reisçi onlar inaçlı onlar... onlar... İşte bu ülkenin en dramatik ve değişmez gerçeği budur. Her devirde vardılar, her devirde var olacaklar. Ve onlar sayesinde bu ülke, uygarlık ve medeniyetin varoşlarında üçüncü sınıf bir ülke olarak kalac
KARAR OKURU 02 Ağustos 2019 13:13
Selam
2- Ben orta düzey fakat terörle mücadelede tecrübeli ve bilgili bir kamu görevlisi olarak açılım sürecinin yanlış olduğunu ve bir süreliğine terörü durdurur gibi gözükse de neticede toplu şehitler gelecegini çaresizce etrafıma söyledim. Ama nafile, dinleyen olmadi. 10 yil guneydogu ve Karadenizde terörle mucadele ettim. Ama hic bana ne yapalim diye soran olmadi. Geldiğimiz nokta bu. Ne garabet değil mi?
KARAR OKURU 02 Ağustos 2019 11:09
Doğru. Tartışma bitmiştir diyeceğim ama bitmez :)
1-Taha Bey, ya terörle mücadelede tecrübeli ve bilgili bürokrat, akademisyen be siyasetçilerin o kadar uyarmalarina rağmen açılım politikasini başlatan ve yüzlerce şehit verilmesine ve kamu zararı ile insanlarin mağduriyetine sebep olanlara ne demeli? Bunları eleştirmekten herkes korkuyor. Bunlarin siyasi olması sorumlu olmalarını ve yargılanmalarını etlilemez. En azından siyasi ahlâklari varsa istifa etmeleri gerekirdi. Ama maalesef Türkiye'de seçimler ve halki kandırıp arkaya alma suçlari aklar hale geldi. Bu nasil bir garabettir Allah aşkına?
Menderes YILDIRIM 02 Ağustos 2019 10:41
Taha Bey; Yazınızın içerisinde, “En az 532 güvenlik görevlisi şehit olmuş ve 228 sivil vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Sokağa çıkma yasaklarından 1.300.000 kişi doğrudan etkilenmiş, 362.000 öğrenci eğitim hakkından mahrum kalmıştır…” diyorsunuz. Taha Bey; Bu kadar ciddi bir olay olmuş. Bir Vatandaş Yazdığınız Olayların olduğu tarihte yetkili olanların YETKİLERİNİN GEREĞİNİ yapmadıkları konusunda DAVA açsa, AYM Üyeleri O Yetkililer Hakkında Suçlayıcı Tek Bir Kelime Yazabilir mi? Taha Bey, AYM Üyeleri İşte Bu. Saygılarımla
Menderes YILDIRIM 02 Ağustos 2019 10:28
Taha Bey; “ancak bu takdir yetkisi AYM’ nin denetimindedir”. Taha Bey; 17 Senede AKP ve Tayyip Beye OY VERMEDİM - VERMEYECEĞİM. Ama İnşallah AYM yi KAPATIR - BİTİRİR' se Teşekkür edeceğim. Sizlere bir Ör: 2008 Yılında SGK Kanunu TBMM den geçti. SGK' da Kanun - Hak Aynı, Kayıp - Kazanç Aynı ama AYM Sadece 657 Sayılı Devlet Memurları Yönünden ANAYASA' ya aykırı buluyor. Neden mi? Çünkü AYM Üyeleri Kendi MAAŞLARI 657 den olduğu için. AYM Takdir Yetkisinde Karar Vermediğinin Örneği. Günahtır - Kul Hakkı Yemektir. Saygılarımla
Menderes YILDIRIM 02 Ağustos 2019 10:27
Taha Bey; AYM Üyesi, ANAYASAYA AYKIRI SEÇİLMİŞ olduğu AYM tarafından tespit ediliyor. Karar GERİYE işlemiyor diye YANLIŞ görev için devam ediyor. AYM Üyeliği Anayasaya göre SUÇ olan kişi, Karar Geriye İşlemediği için AYM BAŞKANI oluyor. AYM de olmaması gereken kişi kararlara etki etti. Şimdi sorarım AYM yi Ne Diyor? diyorsunuz ya. Bence AYM nin vereceği kararlar için sokaktan gerekli karar sayıda kişi seçilsin, karar vermeleri sağlansın. AYM Üyelerinin Kararlardan Daha Kötü Olmaz Diye DÜŞÜNÜYORUM. Saygılarımla
İbrahim Erdoğan 02 Ağustos 2019 10:23
Sayın Akyol, Siz hukukçusunuz, yazınızı okuyunca aklıma bir çengel gibi takılan soruyu size sormak istiyorum: Yazınızda yer alan ve işlerinden atılıp yargılanan bilim insanlarımızın bildirisi kastedilerek "imza attıkları açıklama gerçekten de toplumun büyük çoğunluğu için kabul edilemez bir içeriğe sahiptir" değerlendimesi, AYM kararında biraz eğreti durmuyor mu?.. AYM böyle bir tespit için anket mi yapmış, yahut dosyada var da bu tespit değerlendirilen delillerden biri mi olmakta?.. Bir yüksek yargı kararı ve gerekçeye giren "iddia" niteliğinde bir ibare, ilginç!..
musto 02 Ağustos 2019 10:11
Aslında iktidara tüm kabahatların sorumlusu sensin diyor sonra çark ederek minnet borcu olarak her ne kadar bildiriye katılmasak'da devlet olarak görevini yapmadın yüzlerce masum insanın ölümüne sebep oldun. Askerin polisin güvenlik güçlerinin elini kolunu bağladın şehirleri kasabaları teröriste teslim ettin halkı orada rehin bıraktın.Senin aldatılmaya uyumaya hakkın yok canımız malımızı sana emanet ettik bu kaçıncı uyuman ve kandırıldık demen suçu kabahati başkalarında arama gereğini yapman lazım. Onu bunu suçlamakla bu vebaldan kurtulamazsınız.
Mevlüt HARMAN 02 Ağustos 2019 10:04
Sıvasız yıkık virane evlerdeki evlatlarımız ölür ölür ölür... özgürlük gariban çocuklarını şehit etmek olmamalı.
KAFKASYALI 02 Ağustos 2019 09:59
Asıl sorun, 8'e 8'de, kararın oluştuğu bu oylamadan bir zafer yada hezimet devşirmeye kalkma hastalığımız, üçüncü dünya halkı olduğumuzun bir diğer tescili. Bana göre Devlet, bu akademisyenlere bu kadar olmadıkları değerler yüklenmelerine neden olmadan, onlara Devletin manevi şahsiyetine hakaretten tazminat davası açmalıydı. Bu sözüm ona hukukçuların "Bu suça.." diyerek, yargısız suçlama yapmak hödüklüğüne "pamuk eller cebe' diye cevap verilseydi çok daha etkili olurdu.
KARAR OKURU SİVAS 02 Ağustos 2019 09:58
Sayın AKYOL; Akademisyenleri savunmak için sözcüklerle oynamanıza gerek yok.Sorun adların Önünde taşıdıkları "prof,Doç,vb" sıfatlarla akademik olarak kaleme aldıkları "bildiri"de kesin HÜKÜMLER içeren bir dil kullanılması.Bir soruna dikkat çekmiyor.DEVLETİ "Katil" Katliam yapan"göç ettiren "yaftasıyla suçlayıp hüküm veriyor
cumhur 02 Ağustos 2019 20:44
0
Devlet ile hükümet çoğu zaman aynıymış gibi algılanır!Hükümet ile devleti birbirinden ayırmak gerekir...
karar okuru 02 Ağustos 2019 09:24
"Ülkenin bir bölgesinde terör örgütü mensuplarınca açılan hendeklere ve silahlanmaya müdahale eden, bu anlamda da terörle mücadele eden devleti halka ‘katliam’, ‘kıyım’ ve ‘işkence’ yapmakla suçlayan bir açıklamaya katılmak elbette mümkün değildir. " diyenlere arka çıkıp birde tazminata hükmedenlere hukukçu diliyle ne denecekti? Devlete "Katliamcı" demek meşru ise diğer karara katılmayan 8 Hukukçu hukuk katliamı mı yapmış oluyor?Hukukçuyu değil Hukuku koruyun sayın yazar.
karar okuru 03 Ağustos 2019 00:15
0
Anayasa nın 90/son maddesi ve de AİHM kararları doğrultusunda mer'i hukuk kuralları uygulandığı görülüyor.zaten AYM üyelerinin görevleri de yürürlükteki hukuku uygulamak.Anayasanın 90/son maddesini AKP iktidarı 2004 yılında anayasaya soktu.halen adalet bakanlığı faşist devlet sözü nü kullananlar hakkında soruşturma izni vermiyor.hatta çok daha ağır söz ve yazılar hakkında bile soruşturma izni vermiyor,ayrıca devletimizin yargı yetkisini kabul ettiği aihm de ifade özgürlüğü kavramını çok geniş tarif edip uyguluyor.
Mustafa Soylutürk 02 Ağustos 2019 09:11
Sayın yazar, Sezar'ın hakkını Sezar'a verecekse sizin çok üzerine titrediğiniz hassas hukuk terziniz ideolojik anayasa üyelerinin ki gibi yanlış tartıyor terazinizin ayarlarını Avrupa da değil de yerli ve milli olan Türk Devletinin ve milletinin vicdanında yaptırsanız. Sonuç şöyle olurdu Terörün ve teröristlerin SUR da açamadıkları gediği Anayasa mahkemesi üyeleri eli ile açamazdılar..
KARAR OKURU 02 Ağustos 2019 08:40
Yazıya ekleyecek, söylenecek tek bir şey var. Yazıyı bir daha okuyunuz diplomalı hukukçular! Yaşam da su ne ifade ediyorsa devlet de hukuk odur.
Murat K. 02 Ağustos 2019 08:33
Kendileri gibi düşünmeyen herkesi terörist diye yaftalayanlar, hatta AYM'yi sırf özgürlükçü yönde karar verdi diye (zorda olsa bu ortamda 6/6 oy oranı ile) yerin dibine hukuken değil baskıcı görüşleri sebebiyle sokanlar daha düne kadar kendi düşünceleri sebebiyle yargılanmadı mı? Tüm alanlar kamusal alan denip yasakçı zihniyetlerce yasaklanmadı mı? Şimdi güç kendilerinde olunca nasıl unuturlar? Görüşleri tasvip edilmez ama düşüncesinden dolayı linç girişimi yapılması doğru mu?
KARAR OKURU 02 Ağustos 2019 06:49
KHK 'ları denetim yetkim yok diyen bir AYM var karşımızda.birde hak ihlali var diyen bir AYM .hak ihlaline birşey diyemem.hukuken tartışılması gerekir.bence ikiside yanlış.amaaan en iyisi bir KHK ile AYM yi kapatmak.nasıl olsa- hop dur bakalım yavaş gel- diyemeyen Bİr AYM var.bizde bize kararlarıyla güven vermeyen bu kurumdan kurtulmuş oluruz
KARAR OKURU 02 Ağustos 2019 01:08
Türkiye ye kimsenin bakış açısı değişmeyecek. Bu ne sayın yazar kimseye kendimizı begendirmek zorunda değiliz. Hukuk diliyle eleştiriye gelince o dili öğretmek size düşüyor.
KARAR OKURU 01 Ağustos 2019 23:54
Yarında bugün AYM yi linç edenler göklere çıkarabilirler....sorunumuz galiba vicdanlarımızda...işimize nasıl geliyorsa...
KARAR OKURU 02 Ağustos 2019 01:34
5
Tam tersi, dün AYM'ye hakaret yağdıranlar bu gün avukatlığını yapıyor.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN