Back To Top
AYM’nin iki kararı

AYM’nin iki kararı

 - Son Güncelleme: 13.09.2019 Cuma 07:31
- A +

Anayasa Mahkemesi’nin iki kararı 11 Eylül günü Resmi Gazete’de yayınlandı. OHAL dönemlerinde bile somut delil olmadan insanları tutuklamanın “hak ihlali” olduğunu tespit ediyor.

Daha önemlisi “somut delil” kavramının ne olduğunu hatırlatıyor: MİT’nin, Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun, diğer idari makamların raporları, kararları, bazı tanıkların “bu adam şucudur, bucudur” tarzındaki beyanları “delil” sayılamaz!

Bunlar “kanaat”tir, “delil” değildir.

Anayasa Mahkemesi’nin dört yıl önceki bir kararı şöyledir:

“MİT’e yetki sadece önleyici istihbarat elde etmek ve analiz yapabilmek amacıyla verildiğinden bu yetkinin kullanılması sonucu elde edilen bilgilerin anılan amaç dışında kullanılması, örneğin adli soruşturma ve kovuşturmalarda kullanılması mümkün değildir.” (Gün 30.12.2015, K: 2015/123)

Hukuk devletinde böyledir…

 

POLİS DEVLETİNDE ‘DELİL’

Devlet makamlarının “kanaat”leri ancak polis devletinde “delil” sayılır. Hatta otoriter rejimlerde adalet, polisin denetiminde ve gözetimindedir. Polis raporlarına göre hüküm verilir.

Tabii polis de siyasetin emrinde…

Hukuk devleti ise “kanaat” ile “delil”i ayıran, bu konuda kılı kırk yaran devlettir.

Çünkü hukuk devletinde kuvvetler ayrılığı en esaslı ilkelerden biridir. Siyasi organ olan yürütme, siyaset dışı organ olan yargıya karışamaz, hatta etkileyemez..

Ülkemizde bu bilincin gelişmesi, hukuk kültürünün ve yargı üzerinde kamu denetiminin güçlenmesi için bu konuları işlemek gerekir.

Bu yöndeki önemli yargı kararlarını da kamuoyuna iletmek lazımdır.

AYM’nin bahsettiğim kararı bu niteliktedir. Keşke OHAL dönemindeki çekingenliğini tamamen atabilse, bütün kararları böyle olsa.

 

HUKUK DEVLETİNDE ‘DELİL’

AYM’nin söz konusu kararları, FETÖ suçlamasıyla tutuklanan iki savcı hakkında… O zamanki HSYK bu iki savcıyı bu gerekçeyle ihraç etmiş… Mahkeme de bunu delil sayarak iki savcıyı tutuklamış!

Dosyalarında “Fetöcülerle samimiydi” veya “fetöcü olduğunu biliyorum” gibi soyut tanık ifadeleri de var…

Sonunda beraat etmişler ama uzun süre hapis yatmak ve “meslekten ihraç” edilmiş olmak gibi çok ağır mağduriyetlere maruz kalmışlardır.

AYM ilkel bir mantıkla “beraat ettiniz, daha ne!” diye düşünmedi, haksız tutuklama mağduriyetini bu iki kararla hukuken hükme bağladı.

AYM’ye göre, MİT ve HSYK gibi resmi (ve de siyasi) makamların raporları ve kararları “somut delil” sayılamaz. “Bu adam şöyledir, böyledir” gibi soyut tanıklıklar da delil sayılamaz.

Deliller “somut ve olgusal” yani olaylarla ilgili olmalıdır.

AYM’nin en önemli vurgusu, hukuk devletinin OHAL şartlarında bile “hak ihlali” yapamayacağıdır:

“Olağanüstü yönetim usullerinin uygulandığı dönemlerde de kişilerin suç işlediğine dair belirti bulunmadan tutuklanmaları, durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir olarak kabul edilemez.” (B. No: 2016/78293, Paragraf 65)

Hukuk devletinin temel ilkelerinden biridir bu.

 

TUTUKSUZ YARGILAMA

Ama Türkiye’nin hukuki evrimi geciktiği için bu ilke tam yerleşmediği gibi 15 Temmuz faciası çok vahim, çok kaotik ortamlar yarattı. Öyle bir ortamda “at izi it izine” karıştı, kurular yanında pek çok yaş da yandı.

HSYK üyesi olarak özel anayasal hükümlere tabi olması gereken İbrahim Okur da sadece “HSYK’dan gelen listede adın var” diye tutuklanmıştır. Hatta tutuklayan hakim “dosyada bu rapor yok, ben nasıl karar vereceğim” diyerek tereddüt ve ızdırap ifade etmiştir ama üç yıldır hala tutukludur!

İbrahim Okur, Yargıtay’a yapılacak atamalar konusunda, evet, o zaman “cemaatçi” denilen hakimlerle müzakereler yapmış. Fakat dosyada açıkça görülüyor ki, bu müzakereleri hükümet tarafı olarak yapmıştır. Dönem “ne istedilerse verdik” dönemidir, Okur onların istediği üyelik sayısını çok bulmuş, reddetmiştir.

17/25 Aralık sürecinde de Okur, cemaatçi hakim ve savcıları görevden uzaklaştırarak yine hükümet tarafında yer almıştı.

Darbe teşebbüsünün ilk aylarında özensiz ve yaygın tutuklamaları anlamak mümkündür fakat Türkiye evrensel olağan hukuka geçişte çok gecikmiştir, Adalet Bakanı Gül’ün de dile getirdiği ciddi sorunlar hâlâ mevcuttur.

AYM kararı emsal alınarak, silah kullanmayan, emir ve talimat vermeyen, bireysel eylemi suç oluşturmayan herkes yargılanacaksa tutuksuz yargılanmalı.

Cumhuriyet davası konusunda Yargıtay’ın yüzde yüz isabetli kararını ayrıca yazacağım.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Ali Kumaş 14 Eylül 2019 10:56
Gül'ün dikeni..!
KARAR OKURU 13 Eylül 2019 22:52
Anayasa Mahkemesi bu gibi delilsiz davaların yarın başına iş açacağını ve AİHM tarafından da yapılan yargılamanın hukuki olmayacağını bildiğinden tırstığını düşünüyorum. Haksız, hukuksuzluk, delilsiz ve suçsuz yere, mağduriyet yaşayan masumların Cenab-ı Allah yar ve yardımcıları olsun. Amin. Allah vatanımızı, devletimizi, milletimizi her türlü tehlikelerden muhafaza etsin. O ne güzel vekildir.
KARAR OKURU 13 Eylül 2019 19:43
Tabiki de feto mağduru olan bizlerin hukukunu arayacak hukukçu yok. Çok Üzgünüm. Bizler ayrı bir grubuz herhalde devlet ayrı fetoculer ayrı tehdit ediyor.
Deli Emin 13 Eylül 2019 16:19
TARZAN ZORDA Tek adam,hanedan, saltanat düzeni için yargı , siyaset, din kurumlarını, terör, tehdit, şantaj yöntemlerini kullandı. İnsanlara meşru mücadele alanı bırakmadı. Ne oldu? BM Medeni ve Siyasii Haklar Komitesi, 29 mayıs 2019 günü MİT, HSK ortak yapımı mizansen ile Fetö cü diye Malezya'dan tutuklayıp getirilen kişileri. 180 gün içimde serbest bırak dedi. AİHM de ardından hak ihlallerini gider diye güzel ülkeme fırça kaydı.Besleme basın sakladı bunları. Bu gün AYM, Babacan, Davutoğlu bu gelişmeler ve 31 Mart seçim sonucundan cesaret aldı Tarzan düzenine karşı bayrak açtılar.
Ayrıca darbe sürecindn sonra,keşke aklı selim harekt edilsydi de insanlar bir gecede aşındn,ekmeğnden,sağlık güvencesndn olmasydı. Çoluk çock , evsiz barksz duruma dusurulmesydi.Cumhurbaşkanımız o dönm valiler toplantısnda uyarmıştı sen şu kadar adam attın ben bu kadar adamı işten çıkrdım yarışna girmeyin, hakkaniyetli olun demişti. Ama nerde maalesef at izi it izi birbirine girdi. Keşke gerçek hainler, devlet düşmanları adam gibi cezalandırılsydi da masum,mağdur kitlesi olusmasydi.Hainler cezalandırılrken,keşke bunların ailesine sahip cikabilseydik.Söz çok, Allah'ım memlekte dirlikdüzenversin
KARAR OKURU 13 Eylül 2019 23:30
3
Ne yazık ki bütün haksızlıklar senin cumhurbaşkanından korkulduğu için yapıldı
kaan 13 Eylül 2019 14:51
Süpürme balık ağı nasıl bütün balıkların üremesi dahil yok ediyorsa,herşey açık olmasına rağmen yasal çözümcüler zamanı boşa harcayarak sil süpür yaptılar.Beş dakikalık çözümü uzay boşluğuna atarak çözümsüzlük ürettiler.Herkes konuşuyor,konuşuyor aynı nakarattır.Artık insanlarımız yoruldu nasıl ölçecekseniz,tartacaksanız tartında insanlarımız nefes alsın dinlensin,üretim yapsınlar.Çoluk cocuğuyla ilgilensinler.
Karar tam kararında karar.Tebrikler
AKP başkanı, Beştepe'de topladığı belediye başkanlarına “Sendika değiştirme baskısından işten atmalara pek çok vicdan yaralayıcı habere rastlıyoruz. Belediye başkanlarının kurumlarını yönetme tasarrufu, ekmek paralarını kazanma peşindeki insanlarının hayatlarını altüst edebilecekleri anlamına gelmiyor. AHI OLAN İNSANLARIN ÜZERİNE NE SİYASET NE HİZMET İNŞA EDİLEBİLİR.” dedi. Sakın ha, siz bunu kendisine söyleme kalkmayın ya FETÖ’cü olursunuz ya da terörist.
KARAR OKURU 13 Eylül 2019 12:31
Peki devlette Fetö yapılanmasını nasıl çözeceksiniz? Mesela ergenekon, balyoz vb davalara bakmış savcı ve hakimleri devletten nasıl ayıklayacaksınız? Bu adamların meşrebi belli, illa eline silah mı alması gerekiyor. Bundan sonra nasıl güveneceksiniz de bu adamlara adaleti teslim edeceksiniz? Ya polis,ya asker? Nasıl yapacaksınız? Olağanüstü hal rejimi neye yarar o zaman?
KARAR OKURU-4 13 Eylül 2019 12:01
Evet yil 2019 , ortacag karanlığının tirajikomedisi HUKUK DEVLETİ iddiasındaki AB adayı Türkiyesinde hala devam etmesi dehset verici! Bu zihniyet halen yargida ve devlette etkili yani. barolar, yargi, hsyk, Bürokrasiden arındırılmış ETKİLİ DEVLET DENETLEME/ULAŞMA BİRİMİ vs ozel ihbar ve iletisim kanali olsa, bunlarin bireysel hukuki-cezai yaptirimi olsa, AYM den hukmolulunacak tazminatlari musterek muteselsil sorumlulugu olcusunde odeseler, odul gibi atamalar ve emekliliklerle kurtulamasalar, ulke daha adil,onurlu ve yasanir olurdu. yaygin 657 zihniyeti her yerde sorun, adalette daha buyuk!
metn 13 Eylül 2019 11:57
sadece kanaatle on binler çoluk çocuk açlığa mahkum edildiler. Hukuk devletinde o kanaatte bulunanların ne kadarı isabetli, ne kadarı iftira veya şahsi husumetle hareket ettiler? Hiç bunları sormak, sorgulamak kimsenin aklına gelmiyor mu? Bu kanaatleri yapanların fetöcü olmadıklarından ne kadar eminler?
KARAR OKURU-3 13 Eylül 2019 11:55
Adalet sadece ceza davalari için mi, bunlardan mi ibarettir? Hukuk davalarındaki adaletsizlik? bir hukukcu olarak su anda 10 civarindaki ticari/hukuk davasiyla 16 seneden beri mücadele ediyorum. ustelik medyatik linc yapilirak, hepinizin! orada oldugu sirada acilan davalar. Isin trajikomik yani "hic olmayan zarar/imkansız ispata" ragmen! Saygın Hukuk hocasi b.kisi bunlari "Kafkanin DAVAsina benzettigini" raporunda açıkça yazdi.AYNI komedi adalet derdi olmayan "memur zihniyeti" ile devam ediyor:) Bakanlığın hedef sure ve yargı reformu cok iyi niyetli baslangic 2019 da bile olsa!
Menderes YILDIRIM 13 Eylül 2019 11:39
Taha Bey; Ülkemiz de TUTUKLAMA artık NORMAL hale geldi. TV de dikkat ediyorum, göz altına alınanlar, evlerinden çıkarken ELLERİNDE Kişisel eşyaları ile çıkıyorlar. Çünkü SOMUT DELİL var mı? Yok mu? bakılmadan Nasıl Olsa TUTUKLANACAĞIM diye kişisel eşyaları ile evlerinden çıkıyorlar. Ayrıca göz altına alınan insanlara bakıyorum sanki SUÇLUYMUŞ gibi elleri kelepçeli. Bekleyin, suçlansın, karar onansın, eyvallah hatta o zaman ayaklarına da bağlayın. Bu acele niye? AKP döneminde TUTUKLAMALAR Keyfi Hale getirildiğine artık inanıyorum. Saygılarımla
KARAR OKURU-1 13 Eylül 2019 11:38
"Çünkü hukuk devletinde kuvvetler ayrılığı en esaslı ilkelerden biridir. Siyasi organ olan yürütme, siyaset dışı organ olan yargıya karışamaz, hatta etkileyemez.." doğru. ANCAK, bu ülkede teleşnikov ve galeşnikov olarak herr türlü itibar suikastı ve YARGIYI EN ÇOK ETKİLEME ARACI OLARAK "MEDYANIN" kendisini kuvvetler ayrılığı kuralıyla bağlı hissetmeyen 1.MUTLAK GÜÇ OLARAK bu ülkenin bugünkü şikayet edilen konularının kangrenleşmesindeki günahı ve sorumluluğu unutulmayacak ve unutturulmayacak önemdedir. Medyadaki tetikçiler de aynı şekilde!
KARAR OKURU 13 Eylül 2019 11:32
Yahu hukuktan zaten vazgeçtik hukuk nere bugünkü yargı nere kanunları uyguladılar yeter raziyiz
Menderes YILDIRIM 13 Eylül 2019 11:16
Taha Bey; Gazeteciler içeriye atılınca MAHKEME karar verdi diyor OY ALIYORLAR. Gazeteciler Serbest kalınca, DEMOKRATİK Hale getirdik diyor OY ALIYORLAR. FETÖ ye TBMM de övgüler düzüp, DÖN VATANINA HASRET KALDIN diyerek Tasası kendilerine düşmüş gibi DAVET yapıyorlar OY ALIYORLAR. FETÖ ile MÜCADELE yapıyoruz diye yine OY ALIYORLAR. Anayasa oylamasında BERABER YÜRÜDÜLER + 28.02.2015 tarihinde Dolmabahçe de HDP ile Anlaşma imzalayarak OY ALIYORLAR. Şimdi HDP ya LAF söylüyorlar yine OY ALIYORLAR. Taha Bey Bu Nasıl iş? Saygılarımla
musto 13 Eylül 2019 10:57
Anlaşılan Yargıtay ve Anayasa mahkemesine tam hakim olunamamış.Yargıtayın,yükü hafiflesin diye kurulan İstinaf mahkemeleri tam bir iktidarın terbiye mahkemesi alt mahkemenin 5 senenin altında verdiği cezayı onaylama makamı.
KARAR KURUMSAL 13 Eylül 2019 10:32
Değerli KARAR.COM okurları... KARAR TV yayın hayatına başladı. Yayınlarımızı youtube.com/karartv adresinden izleyebilir KARARTV'yi takip edebilirsiniz. Türkiye'nin en güçlü yazar kadrosunun gündemi yorumladığı canlı yayınlarını izleyebilir, canlı sohbet penceresinden yorum yapabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için önemli. Görüş ve önerilerinizi bu mesajın altına bekliyoruz.
Okur ve Sorar 13 Eylül 2019 12:14
0
Kaba tabirle,sağ görüşlü birisi olarak acizane önerim : Karar TV'de soru soran ve görüş bildiren olarak her düşünceden, her siyasi akımdan kişilerin konuşturulmasını temenni ederim. Daha önemlisi; Karar TV'de her türlü kültürel zenginliklerimizin anlatılmasını, gösterilmesini isterim. Özellikle, gençlerimize yönelik etkili programların yapılması kanaatimce çok önemlidir.
karar okuyucusu 13 Eylül 2019 15:33
0
Konuşma sürelerinin daha kısa olursa güzel olur...ayrıca arka fon parlak olsa.teşekkür ederiz
KARAR OKURU 13 Eylül 2019 10:15
27 Mayıs 'ta idam edilenler şimdi saygı ve rahmetle anılıyor. 12 Eylül' de tutuklananlar, işkence görenler, hayatını kaybedenler şimdi saygıyla yad ediliyor. Aynısını 15 Temmuz sonrası haksız yere mağdur edilenler için de yaşayacağız. Hatta şimdiden toplumda "yav bu kadar da olmaz ki!" sesleri yükselmeye başladı. Devleti yönetenlerin en kısa zamanda suçsuzların mağduriyetini gidermesi, devlet aklının gereği olur. Unutmayalım ki, mazlumun ahı indirir şahı.
Üzerinden 3 yıl geçmiş insanlar beraat etmiş,takipsizlik almış, hiç soruşturma geçirmemiş ama işine halen dönmemiş.Devletin o gün izin verdiği yasal işlemler (banka,sendika,okul vs) geriye işletilip suç sayılmaktsadır. İnsanlar hakkını istiyor,fazla birşey istemiyor...Teşekkürler Taha bey...
Muhalif 13 Eylül 2019 09:13
Adalet ve Kalkınma Partisinde adalet ve kalkınma yok Cumhuriyet Halk Partisinde halk yok Milliyetçi Hareket Partisinde herhangi bir hareket yok Halkların Demokrasi Partisinde Demokrasi yok,Halkların bir kısmı yok Saadet Partisinde seçmen yok Galiba partiler kurulurken herkes kendisinin yapmayacaklarını isim olarak seçiyor :)
KARAR OKURU 13 Eylül 2019 08:59
Evet MİT raporlarıyla yüzbinler işinden ve aşından atılırken bu ülkenin anayasa mahkemesi ve yüksek yargısı neişle meşguldü 20 temmuzdan sonra 1 eylüle kadar devletten atılanların tamamı hiçbir idari soruşturma geçirmeden işinden ve aşından atılmış üçyıldır buna kılıf arıyorlar ve buna uygun kılıf bulamıyorlar mahkemelere polise talimatla kılf bulmalarını söylüyorlar bula bula bir sarhoş ve ayyaşın şikayetini bulmuşlar bakalım komedi nereye kadar bizde kainatın ve mevcudatın sahibine teslim olduk içimizi ona halimizi halikımıza arzediyoruz bakalım kim kazanacak
KARAR OKURU 13 Eylül 2019 08:50
Yüksek yargı neyi bekliyor adalet yerde sürünüyor güven bitmiş ülkenin daha çok kaosa düşmesini ve adaletin mafyanın eline düşmesinimi bekliyor Bütün dünya hak hukuk ve adalet insan hakları demokrasi çıtasını yükseltıyor biz nereye gidiyoruz
3 yıl geçtikten sonra bile insanlar asılsız ihbarlarla gözaltına alınmaktadırlar. Hapishanelerdeki durum vahim. KHK mağdurları her an Allah'a dert yanmakta.Parası olan adamını da buluyor, rahatlıyor da. Ya ağaç kökü kemirenler ne yapsınlar ? Yazar da çıkmış hukuk devletinden bahsetmekte! Geçiniz efendim, geçiniz. Adaletin taksimi, suçluların ve suçsuzların tespiti Allah'a kaldı. Allah herşeyi görendir, bilendir, hesap gününün sahibi O dur.
KARAR OKURU 13 Eylül 2019 04:46
Adâlet Bakanı sadece tesbit değil çözüm makamı. Çok yavaş
KARAR OKURU 13 Eylül 2019 04:44
Hocam iyi varsınız hukuk adamı kimliğinizle çok büyüksünüz. Teşekkürler!
KARAR OKURU 13 Eylül 2019 01:40
Sayın Akyol çok güzel bir yazı kaleme almışsiniz yine. Son paragrafta bahsettiğiniz hususa darbe gecesi otobüslere bindirilen erler ve askeri öğrencilerin durumu uymaktadır. Hiçbir şeyden habersiz oldukları ispatlandigi halde sadece kanaatla müebbet hapis cezası aldılar ve 3 yılı aşkın süredir cezaevinde tutuklu bulunuyorlar. Annelerinin feryadını hemen her gün sosyal medyada görmek mümkün ama adalet bir türlü gelmiyor. Modern hukuk sistemine inancı olmayan yöneticiler nasıl reform yapacaklar doğrusu merak konusu. Editör lütfen bu sefer annelerin çığlıklarını sen de duy.
KARAR OKURU 13 Eylül 2019 00:58
Adalet Bakanı'nın ciddi sorunların hâlâ mevcut olduğunu dile getirmesinde bir mahsur yok bence. Gerçek çözümleri uygulamaya kalkışmadıktan sonra makamında kalır.
KARAR OKURU 13 Eylül 2019 16:00
1
Bu bakanları eski bakanlar ile karıştırmayın sadece adları aynı. Eskiden bakanlar kabinede ortak sorumluluk sahibiydi yani bir bakanın imzalamadığı karar bakanlalar kurulundan çıkmazdı. Şimdiki bu bakanları ise daha çok ABD'de kabine üyesi olan ve Secretary olarak anılan ( secretary of state, secretary of energy v.b.) türden atanmış memurlara benzetmek daha doğru. Yani herhangi bir karar yetkisi olmayan sadece başkanın verdiği emirleri uygulayan kişiler. Eskinin müsteşarlarına benzetmek daha doğru.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN