Back To Top
Demokrasi değilse ne?

Demokrasi değilse ne?

 - Son Güncelleme: 16.04.2019 Salı 08:21
- A +

Demokrasiyi daraltmayı savunan, hatta reddeden görüşler son yıllarda daha bir seslendiriliyor. Kuvvetler ayrılığı kavramını çoktan unutmuştuk, şimdi Cumhurbaşkanının rektörler gibi bazı belediye başkanlarını da ataması isteniyor, tabii güvenlik gerekçesiyle.

İlçe belediye başkanlarının Büyükşehir Belediye başkanı tarafından belirlenmesi de önerildi.

Meclis’te anayasa komisyonu varken Anayasa Mahkemesine lüzum olmadığı da söylenmişti.

Bir de “bekamızı demokrasiye feda etmemek” tezi var!

En önemlisi, bazı kimselerin demokrasiyi İslam adına reddetmesidir.

 

Demokrasi ve İslam

Muhafazakâr camiada önemli bir ağırlığı bulunan Sayın Hayrettin Karaman şöyle diyor:

“Felsefesi ve tekniği ile, demokrasi Müslümanların siyasi sistemi olamaz. Ancak demokratik mekanizma, İslâm ve siyaset teorisinin ilkeleri doğrultusunda -daha iyisini buluncaya kadar- kullanılabilir...” (Yeni Şafak, 29.5.2014)

Karaman, demokrasinin temelindeki “eşitlik” ilkesine de karşı. Çünkü fıkıhta “mümine, münafıka, fâsıka, kâfire ve müşrike karşı birtakım davranışlar sergilenmiş, hükümler konmuş”tur, demokrasi ise herkesin hak eşitliğini kabul eder.

Temel sorun şudur: Hak ve yükümlülükler insanların dini inançlarına göre mi, “eşit vatandaşlık” ilkesine göre mi belirlenmelidir?

Meşrutiyet devri İslamcılarının tamamı, hatta Şeyhülislam Mustafa Sabri gibi bir isim bile, insanların inancı ne olursa olsun kanun önünde eşit olduğunu, dinî hususların öbür dünyayla ilgili olduğunu yazmış, modern vatandaşlık kavramını savunmuştu.

Dönemin önde gelen İslamcılarından Said Nursi de “müsavat fazilet ve şerefte değildir, hukuktadır” diyerek Rum ve Ermeni vatandaşların da hukuken eşit olduğunu yazıyordu,  “Münazarat” kitabına bakabilirsiniz.

Yüz yılda nereden nereye, hayret doğrusu.

 

Temel siyasi değerler

Demokrasinin temellerinde eşitlik, seçme ve seçilme hakkı, kuvvetler ayrılığı, fikir ve ifade hürriyeti gibi değerler vardır.

Peki, “demokrasi Müslümanların siyasi sistemi olamaz” ise, İslam toplumlarında “eşitlik, seçme ve seçilme hakkı, kuvvetler ayrılığı, fikir ve ifade hürriyeti” gibi temel değerlerin hangisinden vaz geçeceğiz?!.

Demokrasinin Müslümanların rejimi olmayacağını söyleyerek İslam toplumlarında bu temel değerler nasıl gelişir? Bu değerler gelişmeden istikrarlı ve yönetebilir demokratik rejimler kurulabilir mi?

İslam dünyasına bakın, bu soruların cevabı bellidir!

Meşrutiyet İslamcıları reel sorunların içinde yaşayarak çözümler düşünüyorlardı. Hürriyet, eşitlik, vatandaşlık, kuvvetler ayrılığı gibi modern değerlerin zorunlu olduğunu görüyorlardı.

Bugün ise hepsi değil ama bir kısım İslamcılar muhayyel kurgularla ideoloji yapıyorlar. Kurgularını tarih laboratuvarında test etmiyorlar; mesela hilafetin sadece çeyrek asır devam edip ondan sonra istibdada dönüşmesini tahlil etmiyorlar…

Kurgularının çağımızda ne tür uygulamalar ortaya çıkardığını da araştırmıyorlar.

 

Beka meselesi

Bekamızı demokrasiye feda etmeyelim!   

Demokrasiyi önemsizleştirmek için söylenen bu söz bana, eski Anayasa Mahkemesi’nin bir kararını hatırlattı. AYM, türban yasağıyla eğitim ve çalışma özgürlüğünü kısıtlayan ünlü kararını “laikliği özgürlüğe kıydırmamak” gerekçesine dayandırmıştı. (Karar no: 1989/12)

Niye laiklik ve özgürlük birbirini bütünleyen değil de birbiriyle çatışan değerlerdir?!

Bugün de bekamızı demokrasiye feda etmemek deniliyor; aynı otoriter madalyonun iki yüzü.

Ya bekamız demokrasimizin gelişmesini gerektiriyorsa; niye bu akla gelmiyor?

Sorunlara nasıl bir çözüm?  “Kodumu mu oturtarak” mı, ortak akılla rasyonel çözümler mi?

Mart 1925, Şeyh Sait isyanı üzerine haklı olarak ilan edilen sıkıyönetim yeterli mi, yoksa daha “şiddetli” tedbirler mi alınmalıydı?

2 Mart günlü Tek Parti grup toplantısında Recep Peker, beka için “şiddet şarttır” diye konuşuyor, 

“Almanya içeride şiddetli tedbirler almadığı için harbi kaybetti” diyor.

Liberal Başbakan Fethi Bey kürsüden cevap veriyor:

“İngilizlerle Fransızlar aynı harp senelerinde hiçbir şiddet göstermeden, hatta memleketlerindeki gazeteleri bile geniş bir hürriyet ve serbesti içinde bıraktıkları halde niçin galip geldiler? Arkadaşlar, esasen Recep Bey’in bu husustaki itirazlarına hayret ediyorum.”

94 yıl geçti, 21. yüzyıldayız, hayretimiz bitmiyor; hayret doğrusu.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 28 Nisan 2019 18:28
Bediuzzaman said nursinin başta munazarat eserini tüm siyasetçiler okumali uygulamali ve basucu eseri yapmalıdır
KARAR OKURU 19 Nisan 2019 22:03
Harika bir yazı. Meşrutiyet döneminde said nursinin de gayretiyle dinen mal edindigimiz bu demokrasi maalesef bu islamciyiz diyenlerce istibdat karşılığında dinden atıldı. Bunlar dini istibdata müsait hürriyeti dine muhalif zannediyorlar. Sıradan bir akıl bile bunu kabul etmezken bunlara bu cağda hayret doğrusu. Sayın Karamana gelince sıradan bir papağan olsa yine iyi. Bu muharref bir papağan. Böyle papağana da hayret doğrusu.
KARAR OKURU 18 Nisan 2019 19:23
Tebrikler... Dolu dolu bir yazı... Yüreginize ve cesaretinize sağlik...
Necati Ceylan 17 Nisan 2019 12:47
Muhterem hocam, demokrasi, hak hukuk, adalet, kânun karşısında eşitlik gibi kavramlar hiç bir zaman İslamiyete zıd kavramlar değildir, olamaz. Bir karıncanın bile hakkını gözeten şefkat ve merhamet dini olan İslamiyet, insanların başta hayat hakkı olmak üzere bütün haklarını adalet ve eşitlik ekseninde korur. Yaratılmış olmak noktasında hiç kimsenin kimseye üstünlüğü yoktur. Yazınızda bahsettiğiniz Said Nursi bu konuyu neredeyse tüm yönleriyle çok harika ve veciz bir şekilde izah ve ispat etmiştir. Onun eserlerinden tüm insanlık istifade etmel
KARAR OKURU 17 Nisan 2019 11:29
Vicdanlı ve dürüst bir aydın olduğunuzu gösteren bir makale daha yazmışsınız. Tebrik ederim.
Yeni Asya okuru 17 Nisan 2019 10:32
Said Nursi 100 yıl önce padişahlığın İslami olmadığını demokrasinin 4 mezhebe göre İslam'a uygunluğunu ispata hazır olduğunu söylüyor. Ayrıca "eski hal muhal, ya yeni hal ya izmihlal" diyerek tek adamlığı reddetmiş. Bu gün de aynı mücadeleyi Nurcular yapıyor. Değerli hocam sizden konunun yeterince sahiplenilmemesinin nedenleri üzerine de bir çalışma bekliyoruz. Madalyonun diğer tarafı da bu.
KARAR OKURU 17 Nisan 2019 18:53
0
Demokrasi ve Meşrutiyet-i meşrûa aynı şey değil
harika bir yazı. çok istifade ettim. Allah razı olsun
karar okur 16 Nisan 2019 23:48
Hâlâ nasıl bu cevaplar veriliyor ben de onu anlamıyorum. Eşitlik, adalet, özgürlük, insanın ne'liği hakkında kafa patlatıp yazı yazan 875464 insan geldi geçti şimdiye kadar. Buna rağmen bize insanın televizyon reklamlarındaki kadar basit bir varlık olduğunu mu anlatıyorsunuz? Herkes birer oy vermiş, birini başa seçmiş, beğenmediğinde değiştirmiş, mutlu mutlu yaşamışlar... İnsanların çoğu bu masala inanabilir ama biz doyduk Elhamdülillah. "Değilse ne?" sorusuna gelince; bütün taassupları bırakıp(demokrasi dahil) üzerinde düşünmeye değer bir soru.
ali namlı 16 Nisan 2019 23:38
Hocam ,her zamanki gibi çok güzel ve analitik bir yazı yazmışsınız ,sağolun .Ancak gayet tabii ki konu çok derin ,bu köşe yetmiyor.Hayrettin Hocam o zaman islamiyetle bağdaşan bir sistem söylesin,o da yok;peki ne olacak ! Peygamberimizin hayatı boyunca nasıl demokratik bir yönetim sergilediği , onu tanıyan herkesin malumudur,başka söze bence gerek yok !
KARAR OKURU fransa 16 Nisan 2019 22:41
Slm zaman gosterdiki iktidar guc hirs insanlari degistiriyormus hayretimiz bi kat daha artti neydi o eski halleri hak hukuk adelet kollektif suur gelinen noktadaki uslub sa aman allahim yok yok normal degil allah izan ver hurmetler
KARAR OKURU 16 Nisan 2019 22:05
Milleti yaşat ki devlet yaşasın diyorduk hani?
KARAR OKURU 16 Nisan 2019 22:01
Hocam yazılarınız tarafsız değil. Tarafsınız
Hasan 16 Nisan 2019 18:52
Bir devlet kendi vatandaşlarının çıkarlarını ve haklarını koruduğu sürece, onlar için insanca bir yaşamın olanaklarını hazırladığı sürece onların devleti olur aksi halde onlar için bir yük haline gelir ki bi de onu tekrar kendi mecrasına koymak için yıllarca uğraşmalalılar. Yönetim her hangi bir ideolojinin hakim kılınması için değil, eşit hizmet için vardır ve elden ele dolaşımı ise ancak demokrasi ile olur. Halka hizmet adı altında efendilik yapmayı hedefleyenler tabi ki iş başına geldikten sonra gitmemek için direneceklerdir.
yolcu 16 Nisan 2019 18:29
Bu konu çok su götürür de. farklı bir açıdan bakacak olursak, bunlara göre Allah'a inanmayan ve isyankarlara neden yaşama hakkı tanıyalım gibi bir şey oluyor. yani Allah insanlara yaşama hakkı ve özgürlük veriyor, kendini akıllı gören İslam uleması bunu red ediyor. tamam da akp demokrasi sayesinde iktidar olmadı mı?
GİRESİNLİ 16 Nisan 2019 18:25
Sağduyunun ,tarih bilincinin sesi olmuşsunuz yine .İslami klasikleri ezberleyip pratik hayatta yaşanılması için toplumu ve insan psikolojisi ile toplum bilimi/sosyoloji mahrum zavallılar ne yazık ki cehaletleri ile İslamı da yaşanmaz kıldıklarının farkında değiller.
Şerif 16 Nisan 2019 17:21
Emeklerinize teşekkürler sayın Akyol. Eski(!) Türkiye de bir takım dayatmacı zorbalar vardı. Yeni Türkiye de de bir başka zorbalar. Tıpkı cumhuriyetin kuruluşundan 1945 lere kadar CHP nin içindeki bazı akılsız uygulamalara karşı. 1950 den sonra demokratlık adına gelerek inat ve intikam adına yapılan karşı zorbalıklar. Orta yoldan, evrensel tecrübelerin, ilimin , bilimin gösterdiği yoldan gitmek isteyen yok.Ne yazıkki. Ve toplumumuzun en büyük sermayesi de YALAN.
KARAR OKURU 16 Nisan 2019 16:21
"Niye laiklik ve özgürlük birbiriyle çatışan değerdir "demissiniz..!!! Son derece yaman bir çelişki, çünkü bir yasağı yerine getirmek özgürlük değildir; türban özgür iradeyle alınmış bir karar değildir ,bir yasağı yerine getirmektir ; özgürlükleri ortadan kaldıracağım demek ve " haddini bildirecegim" demek özgürlük değildir.
Deli Emin 16 Nisan 2019 16:02
"Ulusların kaderini/geleceğini yönlendiren siyasi liderler arasında DOĞAL YASALARIN Kararnamelerle değiştirilebileceği kanısında olan bir çok DAR GÖRÜŞLÜ ZEKALAR vardır. Olabiliri imkansız olandan ayırma sezgi ve zekasına sahip olan ve akış yolunu değiştirmek iddiasında bulunmaksızın OLAYLARIN GİDİŞİNE YÖN VERMEKLE yetinen gözlemci zekalar enderdir" der,G.Le BON. Bizim siyasiler olayları değil, insanları korku,tehdit,ajite,rüşvet ve hamaset ile yönlendirme derdindeler,hayatın gerçeklerine çarpana kadar! Hala bildik yol ve yöntemle israr ediyorlar.
Turgay Namdar 16 Nisan 2019 15:55
Said Nursi referansı çok önemli. Çünkü Said Nursi; dinî dayanaklarına vurgu yaparak demokrasiyi hayatı boyunca savunan yegâne din alimidir. Yazıda bahsi geçen "münazarat" eseri de masa başında kaleme alınmış bir eser değil, o günün şartlarında doğunun aşiretlerini dolaşarak, demokrasi hakkındaki sorularına verdiği cevaplardan oluşur. Herkesin okuması gereken bir eser.
KARAR OKURU 16 Nisan 2019 15:45
Cok guzel yazmissiniz. Malesef geri kalmisligmiz dinimizin geregi olmus ner3deyse. Neden islam dunyasi geri diyorsun. Biz cihaddayiz dunyayla savasiyoruz diyor. Sorarsan Bugun ki sorunlarimizin kaynagu da Amerikaya karsi dik durusumuz mesela. Biz geri kalmadik. Biz bunu sectik diyor islamcilar. Darul harptayiz biz o yuzden kafada keseriz, ahlakimizida bir kenera koyariz. Mucahitiz biz 20 kadinla evleniriz, sonra istersek sokaga atariz o kadinlari. Bizim irkimiz dinimiz yeter. Bizim bisey ispat etmeye ihtiyacimiz yok. Zaten avrupa bizim bilimimizi caldi.
KARAR OKURU 16 Nisan 2019 15:46
Taha bey,Mahmut Muhammmed TAHA (Sudan),Cevdet SAİD(Suriye),Malik Bin NEBİ(Cezayir) fikir,düşünce adamları yerine Mevdudi,Seyyid KUTUP (Allah merhamet etsin hepsine) meşrebi,anlayışı hakim olunca İslam coğrafyasının hali ortada..Hep merak etmişimdir,Tercüme hareketlerinde neden bu insanlar ülkemizde revaç buldu,bu tercih kimin!".. Başınıza gelen belalar,kendi (tecih,irade ve) eylemlerinizin karşılığıdır."(Ali İmran/165). H.Karaman beslendiği ekol,meşrep nere.Suriye olayları başladığında Cevdet SAİD ile dalga geçmişti.Çatışya karşı olduğu için!Eseri
A. Kar 16 Nisan 2019 15:38
Türkiyedeki tartışmalar yeni Bizanslılar ile yeni Emevilerin bakış açıları arasında. Bu oyun epey zamandır böyle, aktörler değişiyor.
Omer nuri caglar 16 Nisan 2019 14:50
Sevgili Taha ağabey makalesini okudum sonunda gözlerim yaşardı insanlığın ulaştığı temel insanı değerler hukukun üstünlüğü demokrasi asla gerçek İslam'a çelişmez bilakis insanlığın huzuru adalet içinde yaşaması temel kabuludur diktacı baskıcı tek tıpçı anlayışlara yer yoktur birlikte huzur içinde yasamaçtan başka yolan yoktur
Hüseyin Can 16 Nisan 2019 14:47
Sayın yazar lütfen kavramlarla oynamayınız. Haksızlığa uğrayan birisi elbetteki hakkını alma ve isteme konusunda farklı inanç sahipleri ile aynı haklara sahiptir. Mazlumun dinine bakılmaz ilkesi asıldır. Aynı zamanda zaliminde inancına bakılmaz. Zalim her halükarda zalimdir. Bahsettiğiniz eşit vatandaşlık ilkesi ile yargı karşısında adalet önündeki eşitlik birbirinden farklı şeylerdir. Bunları bilemeyecek bir insan değilsiniz.
Ahmed R. 16 Nisan 2019 14:19
Taha Bey merhabalar. Belki bilginiz var zaten fakat yine de kafanızdaki soru işaretleri için size Muhammed Esed'in İslam'da Yönetim Biçimi kitabını tavsiye ederim. Şuan ortada bir İslam düzeni olmadığı için verilen örnekler maksadı anlatmıyor. Demokrasi ile İslam'ın farkını, hatta sosyalizm ve liberalizm ile olan farkını da anlatıyor..
Muhtefi. .. 16 Nisan 2019 13:20
**baskası olma kendin ol böyle çok daha güzelsin ya gel bana sahici sahici ya da anca gidersin,...**.güzel demişler. .:)))..Demokrasi kendin olmaktır. İradeli ve özgür bir Ruh. .kimseden fikir dilenmez. Araştırır. Sorusturur, Çağın gerekliliklerine Milli ve Manevi Şuur ile donanir,,Tarihteki ataların Bilek gücündeki O.Ruh ile yürür korkusuzca sadece Yaradanina boyun eğer Sevgili Peygamberimizin izi, izimizdir yegane ulu yoldur. .gerisi zırva kemik kavgası. !..
KARAR OKURU 16 Nisan 2019 12:56
Demokrasi tramvayda bir bilet olarak gecerse hepiöiz demokrat oluruz
KARAR OKURU 16 Nisan 2019 17:47
0
Bilet kontrooolll:))
Hasan Gürcan 16 Nisan 2019 18:01
0
Taha bey, örnekleri ile birlikte çok güzel demokrasi dersi vermişsiniz. Şu geldiğimiz çağda, demokrasi dışında medet ummak, zihni karanlıkda debelenmeyi anlamak ne mümkün...
E.K 16 Nisan 2019 12:30
Sn Akyol'dan yine ufuk acici bir yazi. Tesekur ederiz. Kim ne derse desin. Evrensel olceklerde esitlik, vatandaslik, hukuk. Nokta. Sn Karaman'in bazi kesimler uzerinde tesiri olabilir. Ancak, Turkiye ileriye bakmak, uluslararasi camianin saygin bir ulkesi olmak istiyorsa, evrensel olceklerden sasmayacak. Sn Karaman'in gorusleri bizi geri goturur...Muslumanlar kendi sistemlerini gelistirene kadar mevcudu kullanabilir diyor, buyuk mucdehidimiz, Karaman. Iyide, neden 1500 yildir bu sistem gelistirilememis? Evet yazarinda dedigi gibi hayret..! En iyisi bu tipleri ciddiye almamak..
KARAR OKURU 16 Nisan 2019 12:11
din üzerinde menfaat sağlayan güruhtan demokrasi beklemek saflıktır
KARAR OKURU 16 Nisan 2019 12:10
Demokrasinin birincil gücünün kendisi olduğuna inanmayan topluma demokrasi bir hayli uzak.Sorun bilinçli birey,bunları putlaştıranda o bireyler.İnsana hizmeti esas almayan politikacıyı azletme yetkisinin kendinde olduğunun farkında değil.Kul olduğuna inanmış.
KARAR OKURU 16 Nisan 2019 11:47
"Demokrasi degilse ne?" sorusunun cevabi otokrasi/diktatorluk. One surulen "cozum" onerileri bunu gosteriyor. Onemli olcude de uygulamaya konuldu zaten...
Kemal Kaçar 16 Nisan 2019 11:24
Siyaset siyasi dincilerde şahsiyet sorunu oluşturdu. Dünyevi nimetlerden zevk almalarını ve kaybetmemek için gereken yapılmalı şuurunu kazandırdı.. Bu sebepten şahsiyetlerini kaybettiler. Dikkatli bakarsanız olayın zeka değil, şahsiyet sorunu olduğunu anlarsınız.
Siyai İslam kavramında takılan Karaman'a sormak lazım; akıl hocalığında yürüyen 17 senede, buyurduğun yolda hangi mesafeyi aldınız.27 geçse ne değişecek.ya istibdat ya kaos ya hukuk ve hürriyet.4. yol var mı? o zaman 3.yolu iman islam temelinde gelişmiş demokrasi tekniğini kullanarak geliştirmekten başka yol ne? Üstad Nursi' yi ön yargısız bir daha okumaktan başka yolun yok muhterem Karaman.
Mehmet Ali Kara 16 Nisan 2019 11:02
''Bu gün hepsi değil ama bir kısım İslamcılar'' derken biraz azımsar ifade kullanmışsınız.Bir bilemediniz iki grub(tarikat,cemaat) çıkarırsanız İslamcıların tamamı sadece demokrasiye değil bazı teknolojik gelişmelere bile karşı.Bu kör taassub maalesef her yanımızı öyle sarmış ki daha düne kadar bazı sorular soran bir akrabam bir tarikata dahil olmuş.Oradan öğrendiklerinin imanın bir cüz'ü olmadığını dünyaya ait olduğunu ve burada tasarruf hakkının insanda olduğunu söylediğimde bana ''imanını kontrol et, sen yoldan çıkmışsın'' dedi.Şimd
hüseyin 16 Nisan 2019 10:36
islamda belli bir yönetim biçimi yoktur ancak ilkeler vardır. meşveret, adalet, işi ehline verme. geçmiş dönemler krallık padişahlık gibi monarşi saltanat rejimleri var iken günümüzde cumhuriyet demokrasi tecrübi olarak gelişmiş yönetim biçimleridir. biz de adalet gibi kuran ilkelerini en iyi uygulayıp dindar cumhuriyeti, meclisi layıkıyla çalıştırıp meşvereti en iyi uygulayabilirsek...mesele kalmaz en iyi rejime ulaşırız
Öztürk Aydın 16 Nisan 2019 10:21
Tebrik ederim, yazılarınızı okuyunca insanın ufku açılıyor.
Homeros 16 Nisan 2019 10:17
Ekonomik altyapı değişmeden üstyapı değişmez. O da yavaş yavaş değişiyor. Özal zamanında faz değişikliği başladı. 3-4 nesil kaldı tamamen yeni faza geçmemize. İslamcılık diye de bir akım yok zaten. Yüzlerce farklı - bazısı birbirine zıt - İslam'ı baz alan akım var. Kahraman, İhvan çizgisinde. Miadı dolmuş akımlar bunlar. Günlük hayatın somut gerçeklerine uyum sağlamak zorunda kalır sonuçta herkes.
B 16 Nisan 2019 10:16
Sayın yazar olayların ince ayrıntılarını bildiğinizi sanmıyorum. Bir kere İngiltere ve Fransa savaşı kazanmadı. Almanya'ya karşı ABD, Kanada ve Rusya hep birlikte Almanya'ya yüklenerek savaşı kazanabildiler. Dolayısıyla buradan tek adam iktidarının militarizmle birleşince ne kadar güçlü bir hale gelebileceğini hissedebilirsiniz. İkincisi beka ile kastedilen şudur. Pkk sempatizanlarının desteğini aldığı ve birtakım tavizler beklediği Millet ittifakının Türkiye'de hayırlı bir iş yapma ihtimali ne kadardır. Tam ifade etmekte güçlük çekiyorum. Yer kı
C 16 Nisan 2019 11:32
1
Önce yazılanı doğru okuyun lütfen. Sözü edilen tarih 1925. Söz konusu savaşta Birinci Cihan Harbi.
Özay İbrahimbaş 16 Nisan 2019 09:59
Mondros Mütarekesi sonrası Fransız başbakanı Clemenceau; "Türklerin yönetimde kabiliyetsiz bir millet" olduğunu söyleyerek "...., hakim olduğu hiç bir yerde medeniyetin yeşermesine izin vermemiş..." şeklinde ifadeler kullanmış ve devamla "Türk kavmi idari işlerde şimdiye kadar maharet gösterememiş ve başarı sağlayamamıştır. Avrupa'da, Asya'da, Afrika'da Türkün fethettiği hiç bir yer yoktur ki, orada maddi mamuriyet durumunun eksildiği, medeni seviyenin düştüğü görülmesin. ...Türk kavminin idare kabiliyeti yoktur...." Sayın Akyol, "Ama Hang
Abdulah 16 Nisan 2019 09:50
Demokrasi sadece seçimle iş başına geldikten sonra astığım astık kestiğim kestik mantığıyla anlaşılıyorsa elbette sorunludur ve ret edilmesi gereken bir sistem olarak düşünülür.Ülkemizde güçler ayrılığı tam manasıyla işlemediğinden; seçimle iş başına gelenler adeta devleti ele geçirdikten sonra milleti rehin almaya çalışmışlardır. Eğer bir sistem adaleti tam manasıyla sağlamıyorsa isminin hiçbir önemi yoktur, Kötüdür.Ülkemizde belli çevreler elde ettikleri imtiyazları ellerinden kaçırmamak için demokrasiyi eleştirdiklerini düşünüyor
Karar okuru 16 Nisan 2019 09:40
Aklı çok ama çok gerilerde kalmış, çağı ve geleceği doğru okuyamayan ve devleti, demokrasi olmadan yönetmeye talip olan birisi eğitimli insan mı, eğitimsiz insan mı ister?. Beyin gücü mü, kas gücü mü ister? Varlıklı insan mı, yoksul insan mı ister? Sorgulayan insan mı, kutsayan insan mı ister? Tam olarak nasıl bir insan ister onlar?
Karar Okuru 16 Nisan 2019 09:39
Bir zamanlar bu zihniyete destek veren yazarların şimdi yukarıdaki hayretlerine de hayret etmemek elde değil. Ne bekliyordunuz ne umuyordunuz. Son pişmanlık fayda etmez
KARAR OKURU 16 Nisan 2019 09:22
Demek ki Hayrettin Karaman, Şeyhülislam Mustafa Sabri'den fikir olarak çok daha geride. Gerçi bir siyasiyi oy vererek desteklemenin farz-ı ayn olduğuna dair fetva verenden daha ne beklenir ki?
KARAR OKURU 16 Nisan 2019 08:54
Bir amca bankaya para çekmeye gitmiş veznedeki bayan işlemi yaparken sol eliyle su içmiş. Bunu gören amca " kızım sol el ile su içmek haramdır." demiş. Bayan da amcaya " amca senin faizdeki parandan da mı haram" demiş. Demokrasi işlerine gelmeyince böyle oldu şimdi.
KARAR OKURU 16 Nisan 2019 16:49
0
08:54 senin yorumun doktora tezi olur, sen zannetme ki amcada cevap yok ; aynen şöyle dedi : kızım o faizle bizim fakirleri besliyorum. Bulunur elbet bir yol ; haramı helal etmek için..bunlar Adem babaya da o ilk insan değildi diyorlar; yaptığı neyden utaniyorlarsa!!!!???bı tarafta maymun,bı tarafta Adem baba; ahlak ortada
Ben 16 Nisan 2019 08:33
İslamcı denilen tiplerin dediklerinin maalesef bir değeri kalmadı. Her türlü sınavdan başarısızlıkla çıktılar. Eğer onları dinleyen varsa onların aklından şüphe etmeli. Türkiye yönünü, sistemini, bu tür islamcılarla belirleyecek olursa felakete gider. Zaten öyle de olmayacak. Boş boş konuşup duruyorlar işte.
KARAR OKURU 16 Nisan 2019 08:09
Akp Büyükşehirlerde eskimiş isimleri, yeni lider yetişmesin diye öne sürdü. Berat’a ilerde potansiyel rakip çıkmasın. Ekrem İmamoğlu’na yaz çizmeleri ondandır.
KARAR OKURU 16 Nisan 2019 07:27
Sosyal Demokrat bir partinin lideri ve Anayasa Başkanlığı yapmış kişinin Cumhurbaşkanı olduğu zamanlarda bile bu ülkede Demokrasi olmadı ? Neyin hesabını yapıyorsunuz.
KARAR OKURU 16 Nisan 2019 22:37
0
Onların zamanında Türkiye de bugunkunun 10 katı demokrasi vardı
KARAR OKURU 16 Nisan 2019 07:25
Abdülhamit’i değil, asıl Tanzimat fermanını düşünen ve uygulayan 2. Mahmut, Abdülmecid ve Abdülaziz’i anlatın. Onların vizyonu Osmanlı aydınlanmasında önemlidir.
KARAR OKURU 16 Nisan 2019 06:50
İslama karsi islamcilik.islamcilik bir islam hastaligidir.Bu sozlerin sahibi Garaudy ne demek istiyor acaba?
KARAR OKURU 16 Nisan 2019 02:08
Ülke olarak her açıdan en kısır olduğumuz dönemden geçiyoruz.
KARAR OKURU 16 Nisan 2019 05:41
1
Iktidar kendi içinden sadece hakikati haykıracak medyayı çıkarmalıdır. Aksi takdirde izleyiciler diğer mecralara kaymaktadir
Hersoy 16 Nisan 2019 02:09
Mesrutiyet dönemi islamcilari her ne hikmetse islamci halife Abdülhamit’le ters düsmüslerdi; halife özgürlükleri devletin bekasi için törpülemisti çünkü..Akif’in dedigi gibi, ders almadigimiz için tekerrür ediyor tarih.
KARAR OKURU 16 Nisan 2019 01:43
Soğuk kış günü paltolu, çizmeli bir çocuk dışarıda dolaşıyor. Kışlık giysisi olmayan başka bir çocuk da dışarıya çıkartılmıyor... İkinci çocuğun dışarıya çıkartılması hürriyet eşitlik midir?
Adım Soyadım 16 Nisan 2019 09:57
1
Eğer çocuk soğuğa rağmen dışarı çıkmak istiyorsa çıkarılmalıdır. Ne bir çocuğu ne bir ülkeyi kendi rızası olmadan "korumaya" çalışmamalısınız.
KARAR OKURU 16 Nisan 2019 01:25
Demokrasi insanın psikoloji toplumun sosyolojik tekamülü ile orantılı olarak daha gelişmiş olarak tüm kuralları ile gelecektede tüm dünyada uygulanacaktır dünyadaki insanlar İnternet ve iletişim teknolojilerindeki ilerlemelere baglı olarak ilerde belkide referandumlara evinden bilgisayar üzerinden katılacak demokrasi dahada gellşecektir sosyal ve teknolojil gelişmeye karşı gelinemez k. İnceçayır
İslam, kısaca "her meselede Tanrıyı hesaba katmaktır". Demokrasi bu durumdan rahatsız değilse, Müslümanlar da demokrasiden rahatsız olmaz...
KARAR OKURU 16 Nisan 2019 08:52
1
Her meselede Allah'ın buyruklarını hesaba katılsın, eyvallah.. Lakin islam dünyasında herkes Allah'ın buyruklarını farklı farklı yorumluyor, onca mezhep, cemaat, tarikat.. hepsi en doğrusunu kendisinin uyguladığı, diğerlerinin kafir olduğu iddiasında.. Peki, dinin buyruklarını hesaba katarken, hangisi uygulanacak?
KARAR OKURU 16 Nisan 2019 09:28
1
Geciniz bunlari bir kalem, Muslumanlar demokrasiden rahatsiz olsalardi neredeyse tamami daha iyi, guvenli ve ozgur bir hayat icin demokrasi ile idare edilen gayrimuslim ulkelere kapagi atabilme pesinde olmazlardi... Maalesef savundugunuz tezin hayatin gercekleriyle ilgisi yok, ki bu Islamci siyasetin butun dunya Muslumanlarinin basina bela haline gelmesinin en buyuk sebebidir, gerceklerden kopuk, hayal dunyasinda gezen, utopik bir ideoloji olmasi... Sonuc olarak, utopik bir ideoloji olan komunizm nasil iktidara geldigi toplumlari batirdiysa, Islamcilik da ayni sonuca yol aciyor... Bu arada, de
KARAR OKURU 16 Nisan 2019 12:35
0
08:52, bunu bilmeyecek ne var; tabii ki 01:25'in dini. :))
[ "Demokrasi", herkesin çok kolay kullandığı, çok geniş mutabakat sağlamış bir kelime. "Demokrat" da öyle. Her zaman olumlu bir değer atfediliyor. Ancak sıklıkla herkesin aynı şeyi kastetmediğine tanık oluyoruz. Bütün dünyada olup bitenler düşünülürse siyaset ve hukuk alanında demokrasi adına vahim bir durum ortaya çıkıyor. ] Bu yazdıklarım "Demokrasi ne alemde?" isimli kitabın tanıtım yazısından alıntıdır. Sayın Akyol bu kitabı okumadıysanız okuyun lütfen.
İbrahim DİRİ 16 Nisan 2019 01:13
Said nursi örneği olmamış "Mürted kafirden beterdir,hakkı ölümdür" anlayışı ve islamın hükümleri ile insanlığın ürettiği değerler çatıştığında ne olmalı ya cevab vermeden demokrasi yi anlatmaya çalışmak nafile.Akıntıya kürek çekiyoruz
Turgay Namdar 16 Nisan 2019 22:16
1
Said Nursi nin görüşleri evlere şenliktir. Bu konuda hiç bahsi gecmese yeridir. Üstelik Fetö nün fikir babasıdır.
KARAR OKURU 16 Nisan 2019 01:10
Euro News'de bir program izledim.Finlandiya'da ilkokullarda demokrasi eğitiminden bahsediyordu.Oğretmen sınıfta bulunan talebelere müzik dinlemek ister misiniz diye soruyor öğrenciler el kaldırıyor oylama yapılıyor çoğunluk isterse muzik dinleniyor .Nitekim istendi müzik hep beraber dinlendi.Diyeceğim Finlandiya demokrasi bilincini küçük yaştaki çocuklara aşılıyor. Demokrasiyi toplumun kılcal damarlarına zerk ediyor.Bizim bazı siyasilerimiz ise büyük şehir belediye başkanlarını halk seçsin ilçe belediye baskanlarini da büyükşehir belediye başkanı seçsin
Samsunlu 16 Nisan 2019 01:00
Bir üstün / üstünün olmadığı ve bunun da adil olmadığı hiçbir toplum asla varlığını sürdüremez.Hayrettin Karaman'i anlamaya çalışmak gerek.
KARAR OKURU 16 Nisan 2019 16:36
0
Planton'un "filozof kral" teorisi... Sorun su ki, Platon'dan beri aranan "filozof kral" hala bulunamadi... :)))
KARAR OKURU 16 Nisan 2019 18:31
0
16.36, Samsunlu bunu ne niyetle söyledi bilmiyorum. Ama bu sözlerin Paltonla alakası yok. Daha çok Danel Bensaid'in "İnsanları yönetecek kuralları, insanların hırslarını bilecek ama onlara yenilmeyecek bir üstün zeka koyabilir" görüşüne benziyor... Yani öyle köyün muhtarından daha az yetkisi olan bir Tanrı anlayışıyla ancak emperyalizme meze olunur...
KARAR OKURU 16 Nisan 2019 00:34
Demokrasiye karsi cikan siyasal islamcilarin kamu yonetimi ve siyaset bilimi konularinda en temel bilgilerden yoksun olduklari goruluyor. Kaliteli kamu yonetimi nasil kurulur ve calisir, siyasal sistem nedir ve iyi isleyen bir siyasal sistem nasil kurulur gibi felsefenin, siyaset biliminin, kamu yonetimi biliminin en temel bilgilerinden bihaberler. Demokrasiyi ve hukuk devletini bilgi temelinde degil anti-bati duygu temelinde reddediyorlar. 100 yil onceki osmanli islamcilarinin cok cok gerisindeler. Bugun Turkiye' nin temel sorunu siyasal islamcilarin zihinsel dunyasinin guncellenmesidir...
KARAR OKURU 16 Nisan 2019 02:07
22
AKP'nin Siyasal İslamla alakası yoktur. Tam aksine Siyasal İslam'dan vaz geçerek iktidar olmuştur. Bu ülkede Siyasal İslamın tek temsilcisi merhum Erbakan'dı. Kemalistler Ay'a gitti de Siyasal İslamcılar mı mani oldu?
KARAR OKURU 16 Nisan 2019 10:48
0
Akp islamcılığı bir vitrin olarak kullandı. Akp nin tek ideolojisi iktidardır.
KARAR OKURU 16 Nisan 2019 16:20
0
11.40 Belli ki Kemalist de değilsen, İslamcı da değilsin. Pek hiç düşündün mü bu ülkede sen nesin?
KARAR OKURU 16 Nisan 2019 11:40
1
02.07'ye: AKP li olmayan siyasal islamcilar da demokrasiye karsilar. Ben Kemalist degilim, ama cumhuriyet kuruldugunda ulke savaslardan yanmis kul olmustu, fabrika yoktu, toplu igne bile yapilamiyordu ulkede. AKP iktidara geldiginde ise Turkiye dunyanin 17 inci buyuk ekonomisi idi, bugun 20 inci siraya dustu.
Ali baba 16 Nisan 2019 00:30
Mehter esliginde ,Devsirme millet bir sey ûretmemiski, uretmeyip hep tûketenden ne beklenir, bir sudan milleti kadar olamadi,
musto 16 Nisan 2019 00:14
Şeyh uçmaz müritler uçurur her ne kadar kalıplı cüsseli'de olsa bazı insanlar cücedir yaptığı her işte bir keramet aranır taraftarları tarafından kerametleri dalga dalga yayılır.
KARAR OKURU 16 Nisan 2019 10:27
0
Şu ana kadar yaşadıklarımız şunu gösteriyor. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Gücü eline geçiren, islamcılığı, laikliği ve demokratlığı kullanmıştır ve kullanmaya devam etmektedir. Rahmet peygamberi Mekke'nin fethinde güç elinde olduğu halde iki büklüm girmiştir. Bu güzel davranış uygulansın diye var. Veda hutbesinde sırtını açıp, Ukkaşeye hakkın varsa vur diyor. Bu davranışlar uygulansın diye var. Uygulama olmadıktan sonra gerisi boş. Tesir etmiyor bu yüzden. Boş konuşmalala birbirimizı kandırıyoruz. Komşusu açken tok yatan bizden de
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN