Back To Top
En, en, en… Önemli sorun

En, en, en… Önemli sorun

 - Son Güncelleme: 20.08.2019 Salı 08:33
- A +

İlahiyatçı ve bilim tarihçisi Prof. Bekir Karlığa hocamız, dünkü Karar’da yayınlanan açıklamalarında İslam’ın yükselme çağında antik Yunan, Fars ve Hint kültürlerinden yapılan tercümelerin ufuk açıcı niteliğini belirterek şöyle diyordu:

“Varlığı bir bütün halinde algılayıp yorumlamanın en önemli araçlarından birisi olan felsefe, elbette ki önemli ve lüzumludur.  Çünkü felsefe bize doğru, sağlıklı, tutarlı ve yeterli düşünmenin yolunu ve yöntemini gösterir.”

Şimdi başka bir ilahiyatçı ve tarihçi hocamız Prof. İhsan Süreyya Sırma’nın şu satırlarına bakalım:

“Abbasiler döneminde başlamış olan tercüme faaliyetlerinin faydadan ziyade zararları olmuştur. İslam bilginleri yani filozoflar yüzyıllarca ‘akl-ı evvel’ nedir, ‘akl-ı sani nedir gibi boş ve hiç kimseye yarar sağlamayacak olan felsefi problemlerle vakitlerini öldürmüşlerdir…

Daha önce Müslümanlarda olmayan ‘felsefe hastalığı’ Abbasilerin hediyesi olarak Müslümanlar arasına girmiştir…” (Müslümanların Tarihi, Beyan Yay. cilt 4, s. 49)

 

HANGİSİ DOĞRU?

Bu noktada benim “en, en, önemli sorun” dediğim mesele karşımıza çıkıyor: Metodoloji…

Bilinmeyen konularda doğru bilgiye ulaşmanın yöntemi…

Prof. Sırma’nın eserini bilhassa Dört Halifeler dönemi ve onu izleyen Emevi istibdadı konusunda tavsiye ederim. Geleneksel anlatımı aşan, sorgulayıcı bir yaklaşımı var. Fakat Sırma Hoca felsefe hakkındaki kanaatini yazarken, tek kaynak göstermemiş, tercümelerin ve teolojik-felsefi tartışmaların ne gibi zararlar doğurduğuna dair tarihten hiç örnek vermemiştir.

Felsefe zararlıdır derken tarihi gerçeği değil, kendi zihninin içindeki kanaati yazmıştır.

Nitekim Sırma’nın kitabı siyasi tarihtir, Müslüman filozoflar Harizmi, El Kindi, Farabi, Biruni, İbni Sina, İbni Rüşd gibi alim ve filozofların adları bile geçmiyor.

Sırma Hocanın “faydasız” dediği tartışmalar evet bütün o çağlarda teolojik-felsefi  spekülasyonlardı ama bu tartışmalar insanlarda meraklar uyandırarak zihinleri açmıştı. Popüler bilim tarihçisi Salim AL Hassani’nin “1001 İcat” adlı eserinde ismi geçen Müslüman alim ve filozofların sayısı 115’tir. Bunlardan 88’i 12. Yüzyılın sonuna kadar olanlardır. Kalan 27 tanesi 17. Yüzyıla kadardır, sonra hiç yoktur.

Artık çıkacak bütün isimler Avrupa’dandır.

 

TARİH LABORATUVARI

Elbette zihnimizin içinde kanaatlerimiz olur ama tarihe ve tabiata dair gerçekler zihnimizin dışındadır, metodolojik araştırmalarla bunlara ulaşmaya çalışırız.

Prof. Bekir Karlığa’nın da bir akademisyen ve bir Müslüman olarak elbette kanaatleri var. Ama kitaplarında Türkçe’den başka Arapça, Fransızca, İngilizce, Latince orijinal kaynaklara giderek tarihte neler olduğunu araştırmıştır. İslam medeniyetinin yükselme çağlarında felsefi tartışmaların zihin açıcı rolünü tarihteki olgularla ortaya koymuş, sonra aynı faktörü Batı Rönesans’ında takip ederek anlatmıştır.

İşte, Prof. Karlığa’nın Osmanlı ve Avrupa kütüphanelerinde yaptığı araştırmalardan öğreniyoruz ki, Osmanlı kütüphanelerinde İbn Rüşd’ün felsefeyi savunan eserinden sadece 4 nüsha el yazması vardı… Avrupa’da ise 15. Yüzyılda tam 17 defa matbaada basılarak yayılmış, derin tartışmalara konu olmuştu. Bu tartışmalar Rönesans’ın büyük gıda kaynaklarından biri olacaktı.

 

YENİ BİR AYDINLANMA

Önemle dikkat çekmek isterim: Felsefe dışında, fıkıh ve Kelam konusundaki büyük isimler de yoğun felsefi tartışmaların olduğu o çağlarda yetişmiştir. Zihinleri felsefeye kapatmak, uzun asırlarda oksijensizlik etkisi yaratarak fıkıh ve kelamda da zihinleri dondurmuştur.

Felsefesiz zihinlerin durgunlaştığı asırlarda Farabi ve İbn Rüşd yoktur, ama Ebu Hanife ve Gazali de yoktur!
Bizde aydınlanmanın öncü isimlerinden 17. asırda Katip Çelebi, “felsefiyattır” diye suçlanarak “akli ilimler”in medreseden çıkarılmasını büyük esefle anlatır.

Osmanlı’nın zaferleriyle coşarken, gerilemişindeki en önemli sebeplerden birinin bu zihnî içe kapanma olduğunu hiç unutmamalıyız.

Müslümanların da 21. Yüzyılın ihtiyaçlarına göre bir rönesans gerçekleştirmesini istiyorsak, bunun yolu siyaset ve güç kavgası değil, düşüncelerimizi “zihnimizin dışındaki” gerçeklere açmaktır.

Siyasi düzende demokratik özgürlükler, bireysel beyinlerde hür düşünce olmadan bu olmuyor. En, en, en önemli sorunumuz bu değil mi?

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 21 Ağustos 2019 01:13
Müslümanların teori bazında sorunu yoktur. Çünkü teoride müslümanlar kardeştir. Ama pratikte temel 2 sorunu vardır ki, sadece Müslüman(ların) coğrafyasına (dünyasına) değil, İslamiyet'e de zarar veriyor ve dolayısıyla müslümanların ahiretini de mahvediyor. Bunlardan birincisi; kendinden olmayan ve kendisi gibi düşünmeyenleri, düşman, hain veya dinsiz olarak algılamasıdır. (Bu, popülizm ve bencilliğin göstergesidir.) İkincisi ise; düşman, hain veya dinsiz olarak tanımladığı (esasen din kardeşi olduğu) kişilere karşı hemen kavgaya yönelmesi. (Buda cihad kavramının yanlış yorumlanmasındandır.)
KARAR OKURU 20 Ağustos 2019 23:32
20:29: Sadec dünyayı gören bir gözün var, onuda nasıl gördüğün belli değil.Sen müslüman olarak Bediüzzaman'ın eserinden olsun birisini okuyup tahlil ettin mi? Oku, araştır ve ondan sonra varsa fikrin beyan et.
İhsan Süreyya Sırma 20 Ağustos 2019 22:14
Taha Bey, Güzel yazınızı dikkatle okudum. Sağ olun, var olun. Saydığınız Müslüman filozoflar keşfiyatta bulundular, fen ilminde ne yaptılar. Abbasilerin o ilk felsefe akımlarından sonraki "ilim asrı"dır ki tıpta, astronomide, matematikte vs. gibi ilimlerde Müslümanlar kendilerini gösterdiler. Ama ne zamanki felsefe-tasavvuf kavgası başladı; işte o zaman Müslümanlar o lüzumsuz felsefi münakaşalarda devam edip birbirlerini suçladılar. "Müslüman filozoflar" insanların yararına neyi keşfettiler? Bilakis onları,Kur'an ve Sünnet'le çelişen lüzumsuz kaziyelerle meşgul ettiler. Saygılarımla. İ.S.Sır
KARAR OKURU 22 Ağustos 2019 19:36
0
Hocam İbni Sina devrinin en büyük tıpçılarından değil miydi, Kindi Öklid ve Batlamyus üzerine önemli astronomi ve geometri çalışmaları yapılmasının önünü açan adam değil miydi, Biruni trigonometride ve daha birçok bilimde önemli eserler vermedi mi, Heysem bilimsel metod üzerine düşünürken felsefe yapıp camera obscurayı bulurken de bilim yapmadı mı... Filozoflara fazla haksızlık yapmadınız mı bu yorumda sizce de? Kaldı ki Harezmi, Tusi gibi hem matrmatik, hem felsefe hem de din ilimlerinde önemli görüşleri olan insanlar da felsefenin düşünce ortamından beslendi. Yani bana sorarsanız çok olumlu
Murat124 20 Ağustos 2019 20:18
Taha Bey, sizin için de ilginç mi yorumları okumak? Hiç eski kuşakların düşüncelerine benzemiyor, değil mi.
KARAR OKURU 20 Ağustos 2019 18:42
Yaradanı devre dışı bırakmayan felsefeye karşı değiliz.Gelişmek için elbetteki felsefe gerekli.Felsefeyi vahiy ile desteklemek ve güçlendirmek fenamı olur? Materyalist filozoflar niçin Allah ile azamet ve kibriya yarışına girme cüreti gösterirler?Niçin kendilerininde Allah'a muhtaç oldukları akıllarına gelmez? Azamet ve kibriya Allah'a mahsustur."Her şeyi madde de arayanların akılları gözlerindedir. Akıl ise maneviyatta kördür." (Bediüzzaman Said-i Nursi) Gönül gözü kör olana hakikati anlatmak ve kabul ettirmek ise, deveye hendek atlatmaktan daha zordur.Sadece dünyayı gören göz şaşıdır.
KARAR OKURU 20 Ağustos 2019 20:29
3
Senin bir yaradanın olduğu gibi başka dinlerinde kendine göre bir yaradanı var. Sen o ülkelerde doğsaydın onların dinini savunuyor olacaktın. Lider seçtiğin kişi o zaman Bediüzzaman olmayıp bambaşka birisi olacaktı. Senin doğru olduğunun bir ispatı var mı? Ayrıca Bediüzzamanın insanlığa vereceği yararlı bir şeyi olsa idi Batı onu çoktan keşfetmişti.
KARAR OKURU 21 Ağustos 2019 16:04
1
(20.29 yorumcusuna) Peygamberimiz iki dünya saadetini getirmiş batı kurumsal olarak kabul etmedi etmiyor. Yani haşa insanlığa faydalı bişey getirmemiş mi acaba? Bu bakış açısı dünyaya makyavelist gözle bakan batılı bakış açısıdır. Zihinler bu derece işgale uğramış maalesef, batı almışsa hak değilse batıl öyle mi? Yazık... Bence Bediüzzaman faydalı bişey yazmış mı kendin incele aklını kiraya verme...
Hasan 20 Ağustos 2019 18:37
Cuma cemaati Razi’nin hutblerindeki değişikliği fark edip merakla, Hocamız acaba onlar hakkında yeni bir kanıya mı vardı diye sorunca o da şöyel der: Evet onların kanıtları var hem de çok keskin! Kıssadan hisse: Akıllar, düşünceler çatışırsa insanın başı kesilmez, zayıf düşüncenin başı kesilir; ayaklar baş ve başlar ayak olmaz.
Hasan 20 Ağustos 2019 18:33
Müslüman düşünür Fahrettin Razi, hutbelerinde Hasan Sabbah’ın fikirlerini eleştiriyordu. Günün birinde Sabbah, bir fedaisini yanına çağırarak ona, “Git şuna bir ders ver ki artık haddini bilsin” der. Fedai gelir Razi’nin talebesi olur ve uygun fırsatı bekler. Bir gün Razi’nin ıssız bir yerde namaz kıldığını görür. Namazı bitirdikten sonra Razi’yi yere serer ve hançeri boğazına dayatarak “Bir deha hutbelerde bizlere ilişecek misin?” der. Razi de hayır, der ve mesele biter.
KARAR OKURU 20 Ağustos 2019 18:03
Bir kutsal kitaptan milyar tane farklı anlam çıkarılabilinir. Bu tamamen hangi kafaların yorumladığıyla ilgili. İstediğin cümleleri görürsün, istediğini abartırsın, istemediklerini arka plana itersin, yazmadığı halde ilave anlamlar yüklersin, ya da tam tersi anlamda yorumlarsın. Kalbin güzelliği ve aklın rasyosu ile ilgili işler bunlar. Dinde suç yok, yorumlayanlarda suç. Kuran, Arap yerine Alman tarafından ele alınsaydı, bambaşka şekilde yer alırdı. Sonuçta Arap mentalitesi, dinimizi 1500 yıldır dünya nüfusunun %23'ünün beğendiği bir yerden daha ileri götüremedi.
Hasan 20 Ağustos 2019 23:12
0
Ve ayrıca, her yorumcu kendi yorumunu vahy-i münzel talakii ettiğinden, kendi anladığını dinle özdeşleştirip kutsallaştırdığından dolayı asla eleştiriyi tahammül etmez, vahyin kutsallağını kendi yorumuna sırayet ettirerek kendi zaaflarını dokunulmaz kılar, eleştirenleri Allah’a savaş açmak gibi türlü ithamlarla susturmaya çalışır. Oysa Allah’ın kendisi kutsaldır (eksiklikten beridir) ama onun insan zihnindeki tasavvuru beşeridir. Vahyin kendisi kutsaldır ama yorumlar beşeridir. Kimse beşerilikten ve dolaysıyla şaşmaktan kurtulamaz...
Hasan 20 Ağustos 2019 23:13
0
Onun için zihinlerimizi, yorumlarımızı, teorik ve prarik hayatımızı hatalardan arındırmak için sürekli eleştiri eleğinden geçirmeye ihtiyaç vardır. Bir düşünce eleştirildikçe güçleniyorsa bu onun haklılığını gösterir ama eleştirildikçe zayıflıyorsa onun hatalı olduğuna işaret eder...
KARAR OKURU 20 Ağustos 2019 16:14
bırakın artık islam felsefesi vs. geyiklerden medet ummayı. bataklıkta debeleniyoruz.
KARAR OKURU 20 Ağustos 2019 18:24
3
Geyiği sen yapıyorsun fikrin varsa şöyle. Laga lugaya gerek var mi
KARAR OKURU 20 Ağustos 2019 14:47
Tek gayesi şu fani dünyayı kazanıpta, ahireti hiç hatırlamayanların ve hatırlatmayanların vay haline.Orada kendilerini nasıl savunacaklar, nasıl kurtaracaklar bilinmez.Felsefe Vahiy hakikati ile çatışmıyorsa, faydalı bir yoldur. Buna itirazımız olamaz. Bir çok bilim dalı felsefe sayesinde ortaya çıkmıştır.Sanki İslâm çalışmayı ve çabalamayı, araştırmayı, hür düşünceyi engelliyormuş intibaı vermek çok yanlış.
Hasan 20 Ağustos 2019 17:42
2
Sayın Karar Okuru, insanın dünyasını de ahiretini de belirleyen (cevanî ve cevarihî) amelleridir ve kimin hayır amelleri şer amellerinden fazla ise ahireti de ona göre şekillenecektir: Men ya’mel miskale zerretin hayren yarah ve men ...ila ahirihi. Onun için gerçekten dareynin (dünya ve ahiretin) kaygısını taşıyanlar dareyne değil (çünkü her ikisi de sonuçtur sebep değil), dareynini şekillendiren amellere odaklanırlar. Vahiy akla yardım etmek için gelmiştir. Vahyin beşeri yorumu akılla çelişebilir ama kendisi asla çelişmez...
Hasan 20 Ağustos 2019 18:45
2
Aziz Karar Okuru, insanın dünyasını de ahiretini de belirleyen (cevanî ve cevarihî) amelleridir ve kimin hayır amelleri şer amellerinden fazla ise ahireti de ona göre şekillenecektir: Men ya’mel miskale zerretin hayren yarah ve men ...ila ahirihi. Onun için gerçekten dareynin (dünya ve ahiretin) kaygısını taşıyanlar dareyne değil (çünkü her ikisi de sonuçtur sebep değil), dareyni şekillendiren amellere odaklanırlar. Vahiy akla yardım etmek için gelmiştir. Vahyin beşeri yorumu akılla çelişebilir ama kendisi asla akılla çelişmez..
Hasan 20 Ağustos 2019 18:47
2
Çelişmesi her ikisini nasıl yorumlayıp konumlandırdığımıza bağlıdır. Vahiy akla geldiğine göre makul olmak zorundadır. Makul olmuyorsa yani anlaşılmıyor demektir ve anlaşılmadığı sürece sıra imana gelmez. Çünkü İslam’da önce anlamak sonra iman etmek gelir. Hıristiyanlık’ta ise önce iman sonra anlamak gelir. Bir Müslüman ‘ben anlıyorum onun için iman ediyorum’ derken bir Hıristiyan, ‘ben iman ediyorum onun için anlıyorum’ der. O halde önce aklın hakkını vermeliyiz sonra imanın hakkını. Aksi durumda imanın da hakkını veremeyiz...
Hasan 20 Ağustos 2019 14:14
Bu günkü bilimlerin çoğu felsefenin ana rahmindeydi. Sonra felsefe geliştikçe ana rahminden birer birer doğup bağımsız bilim haline geldiler hernekadar bazı açılardan felsefeye hala muhtaçlar. Müslümanlar felsefeyi geliştirdiler. Tam meyve verme nokasına geliyordu ki onu yasakladılar, Batı’ya kovdular ve sadece İslam dünyasını değil, bütün dünyayı temelden sarsacak olan o medeniyet hamlesinin öznesi olmaktan kendilerini mahrum ettiler. Belki İstanbul’un fethi gibi hadisler de o hamle de etkili olmuş olabilir ama onlar tali etkenlerdir...
Hasan 20 Ağustos 2019 16:00
0
Eğer Osmanlı yanı başındaki İtalya, Fransa vs yerlerdeki ilk gelişmeleri adım adım takip etseydi, bu gelişmelerin nereye varacağını öngörseydi her halde ölümü beklmeyecek ve toplar, tanklar İstanbul’a dayanmadan bir şeyler yapacaktı. Ama ön göremedi ta ki iş işten geçtikten sonra ve araya büyük bir mesafe girene kadar. Rasyonal bir akılla, kapsamlı bir metodolojiyle tarin akışını, değişime hakim nevamisi (ilkeler bütününü) anlamayanlar tarihi gelişmelere öncülük yapamazlar.
KARAR OKURU 20 Ağustos 2019 13:43
İslam'ın bilimdeki altın çağı Abbasilerin en güçlü devrinde kapalı din anlayışının dışında özgürlükçü bir iklimde doğmuş ve sadece 150 yıl sürmüş. Farabi, Biruni, İbn Sina, Ömer Hayyam gibi temsilcililerine geleneksel İslam'da hiç de hoş gözle bakılmaz. Hep mezhepsiz, zındık olmakla suçlanırlar. Ahirette fizik kimya mı soracaklar diyenlerin baş tacı Gazali'dir. Bin yıl sonra tekrar bir medeniyet kurmaya Müslümanların maddi manevi gücü var mı sizce?
KARAR OKURU 20 Ağustos 2019 18:22
1
Doğru. Ancak bu çağda medeniyeti dinler kurmuyor, milletler (bilim akıl ve teknoloji ile) kuruyor. Uygar hayat yaşamamızı sağlayan her şey, ya Budist Çinliler'in, ya Hristiyan ülkelerin, ya ateist bilim adamlarının bize hediyesi. Avrupa’ya atıp tutuyoruz ama Avrupa Birliği'nden uyarladığımız regülasyonlarla insan gibi uygarca yaşıyoruz. İslam takvimi kullanan gördünüz mü? Her yıl 13 gün kayan bir takvimi kim ne yapsın?
KARAR OKURU 20 Ağustos 2019 12:36
Felsefenin ölmesiyle sorgulayan, araştıran beyinler öldü. Akılcılar değil nakilciler kazandı. Felsefe olmazsa kurtuluşa giden yol açılmaz.
KARAR OKURU 20 Ağustos 2019 23:20
0
Her yıl 11 gün farklı bitmesi üzerinde bir fikriniz var mı
KARAR OKURUMürsel 20 Ağustos 2019 12:02
Risâle-i Nur’un şiddetle tokat vurduğu ve hücum ettiği felsefe ise, mutlak değildir, belki muzır kısmınadır. Çünkü, felsefenin hayat-ı içtimaiye-i beşeriyeye ve ahlâk ve kemâlât-ı insaniyeye ve sanatın terakkiyatına hizmet eden felsefe ve hikmet kısmı ise, Kur’ân ile barışıktır. Belki Kur’ân’ın hikmetine hadimdir, muaraza edemez. Bu kısma Risâle-i Nur ilişmiyor.
KARAROKURU Mürsel 20 Ağustos 2019 11:55
Fakat Nursî’nin açıklamak zorunda kaldığı felsefenin diğer bir kolu var ki, “dalalet, ilhad, tabiat, sefahat, lehviyat, gaflet, sihir, v.b.” özellikleri ile iştihar etmiştir. Şeytan, nefis, ve hevanın kumandasındaki bu felsefe, hikmetten kopuk olup, Kur’ân hakikatleri ile muaraza etmektedir. Nursî, Risâle-i Nur’un bu felsefeye şiddetle tokat vurduğunu söylüyor.
İbrahim Erdoğan 20 Ağustos 2019 11:42
Evet hocam. Tam da öyledir... Yani başta gelen sorunumuz "hür düşünce" ve düşünceyi ifade önündeki bariyerlerin kaldırılmasıdır!.. Bu ise, her dönemde anlık siyasi çıkarlarını kollayan muktedirlerin işine gelmiyor... Bir de bu siyasal kadrolara kene gibi yapışan ve onların özgürlüklere gem vuran her icraatında "hınk" deyicileri olan yalaka dalkavukların!..
KARAR OKURU 20 Ağustos 2019 10:58
Temeliniz yanlış ise işin içinden çıkamazsınız hocam. İsrail'de bilim teknoloji var; (işgal yerlerini hariç tutar isek) kendi içinde bir demokrasisi var; ama din devleti olduklarını kendileri ilan etti. Çin'de bilim teknoloji var; (size göre doğru düşünmüş olması gereken) bir filozofun fikirlerini temel alan yönetim var; ama demokrasi yok. Totaliter sistemler de filozofların doğru(!) düşüncelerinden esinlenmişlerdi. Ayrıca Avrupa'da fakirleşen ülkeler de var. Kalıpları kırıp, en azından daha ayrıntılı düşünmek gerekiyor hocam.
Okur 20 Ağustos 2019 10:32
Felsefenin vahiy bilgisi ile çelişeceğini düşünenler ki, bu elma ile armudun karıştırılmasından öte bir anlam ifade etmez, gözardı edemeyeceği bir gerçek var. Ulaşılan bir düşünsel nokta görmezden gelinerek aşılamaz. Vahyin evrensel olduğunu iddia ediyorsak, bütün düşünsel meydan okumalarla yüzleşmek durumundayız. Dünya tarihi bu meydan okumalara cevap veremeyip, tarih sahnesinden silinen sayısız örneklerle dolu.
Alay 20 Ağustos 2019 09:56
Ülke gündemi ne siz neyi anlatıyorsunuz.Böyle zamanlarda bir aydın olarak çıkıp düşüncelerinizi yazmayacaksanız da ne zaman yazacaksınız.
Kaan 20 Ağustos 2019 09:38
En önemli şey şeffaflık.Şeffaf görünen olayı adil uygulama ile çalıştırıp,adil adaletle tartarsak kimse ben ben diye kızmaz,küsmez,darılmaz hakkına razı olur.Fazla kafa karışıklığına gerek yok.
KARAR OKURU 20 Ağustos 2019 09:40
Japonya’da bir kişi yılda 25 kitap okur bizde 6 kişi bir kitap okur. Bu konuda yerimiz Dünyada 86. Yüksek okul mezunlarının oranı 1965’e göre 14 kat arttı ama okuma oranı 1965’e göre azaldı. Bu arada ülkemizde okul sayısı 68 bin cami sayısı 88 bin. Kişi başına en fazla cami bizde var. Geri kalmak istiyorsan bu Dünyanın işlerini bırakıp öbür Dünya için yaşayacaksın. Bazen insan bunun arkasında bir komplo mu var, acaba Batı’mı bu ülkeleri böyle yaptı diye düşünmeden de edemiyor.
Zülfiye 20 Ağustos 2019 21:01
0
Ahiret için yaşamak lazım. Ama bu ne demek? Ahiret için yaşamak, bu dünyada iyi insan olmak demek, çalmayı kitabına uydurmamak, hangi dinden olursa olsun herkese hatta dinsize de yardım etmek demek. Ahiret için yaşamak demek, gerçeği saptırmamak, doğruyu eğip bükmemek demek. Velhasıl, bu dünyada doğru yaşarsan, ahirette de boynun eğilmez.
Ebu Meryem 20 Ağustos 2019 21:11
0
Doğru. Okuduğunu da anlamak lazım. Taha Akyol'a tamamen katılıyorum.
KARAR OKURU 20 Ağustos 2019 09:37
Sizi düzenli olarak okumaya ve anlamaya gayret ediyorum. Ve sonunda bazen de yorumları da okuyorum. Yorumlar durumumuzu özetlemiş yine... Sorgulayanları hemen cehenneme göndermeye hazırlanıyor gibiler:((
KARAR OKURU 20 Ağustos 2019 09:34
Din iman olmayınca kuru bilgi neye yarar
Joseph Beuys 20 Ağustos 2019 21:13
0
Haklısınız. Dini imanı para olana bilgi kuru geliyor.
KARAR OKURU 20 Ağustos 2019 09:09
Arap medeniyetinin kendini izole etmesinin en bariz örneği yabancı dilden Arapçaya çevrilen kitap sayısının azlığıdır. Bir yılda Yunancaya çevrilen kitap sayısı Arapçaya çevrilenden daha fazladır. Yunan nüfusu 10 milyon Arap nüfusu 400 milyon.
Ebu Meryem 20 Ağustos 2019 21:16
0
Maalesef gogru.
KARAR OKURU 20 Ağustos 2019 08:50
Muhterem hocam:Allah'ı ve vahyi dışlayan felsefe ve gelişmeler, benim fani dünyamı cennete çeviripte, ahiretimi cehenneme çevirecekse, böyle bir felsefeyi, gelişmeyi ve yükselmeyi neyleyeyim. Dünya hayatı ne kadar sıkıntılı geçerse geçsin fani ve geçicidir. Dünyamız ağlasa da, ahiriretimiz ağlamasın. Asıl varış yerimiz orasıdır. Ebedi hayatımızı kazanmak ve kurtarmak en büyük derdimiz ve davamız olmalı. Böyle olursa dünyamızı da kurtarma ihtimali yüksektir. Bütün bunların formul'ü Kur'an ve Sünnet'te vardır. Aklımızı da yanımıza alarak, gönül gözüyle bakmak yeterli. Selâm ve dua ile.
KARAR OKURU 20 Ağustos 2019 09:58
4
Çok haklısın, otur ibadetini yap. Nasıl olsa ebedi cehennemlik kafirler her şeyi icat edip satıyor. Parasını ödedikten sonra ilaç, silah, yüksek teknoloji hepsi emrinde. Petrol kuyuların yoksa karşılığında neyini satarsın bilmem.
KARAR OKURU 20 Ağustos 2019 11:13
3
Felsefe niçin hayatinizi cehenneme çevirsin ki? Felsefe demek vahyin hakikatinin özünü anlamak, varligin varoluş nedenini anlamak, dünyanın olgu ve olaylarini anlayarak hakikate (gerçeğe) ulaşmak demektir. Vahiy açıksa buna gerek yoktur. Ancak acik değil ve devirler değiştikçe anlasilmiyorsa onu anlamak için çalışıp çabalamak ibadettir. Filozoflardan sapitanlar yok mu? Elbette var ama doğru olanlar da var. Bunlar her zaman olacaktir.
masum turkel 20 Ağustos 2019 08:43
Sn Akyol müslüman felsefesi diye bir şey olmaz. Batı ile aramızdaki farkı yaratan pozitif bilimler ve uygulamasındaki fark ve yağma kültürüdür. Bedavadan yaşamak, başkalarından,devletten çalmak gibi ahlaki ve zihniyet sorunumuz var. 800 yıl evvel yaşamış ibni rüşt ü anlamaya çalışarak çok geriye gitmiş oluruz. Şimdi anlamamız gereken teknoloji 4.0, makinaların interneti, biyoteknoloji, çocuklar neden kanser oluyor vb değer yaratacak pozitif bilimler. Çok çalışırsanız çok üretirseniz, varlığın kıymetini bilir, zengin, vicdanlı ve ahlaklı olabilirsiniz. Yoksa her işiniz yalan dolan..
Kazim Baki 20 Ağustos 2019 09:41
0
"Teknoloji 4.0, makinaların interneti, biyoteknoloji, çocuklar neden kanser oluyor vb değer yaratacak pozitif bilimler" dediğiniz pozitif bilimlerin geçmişteki dayanağını (yani Felsefe, Geometri,Cebir ve Sanatın tarihini)bilmeden yapabileceğiniz kısır yorumlar, sizi Avrupa'nın 9. yüzyıldan 12.yüzyıla kadar yaşadığı karanlık çağın daha karanlığına götürecektir.Bunun için yeni bilim ve teknoloji kendi tarihiyle yorumlanmalıdır.
masum turkel 20 Ağustos 2019 13:58
0
O kadar geriye gitmeye gerek yok diyorum. Bahsettiğiniz çağlardaki bilim ve felsefe, dünyanın düz, güneşin dünyanın etrafında döndüğüne inanılan dönemlerdi. Kaynak, İbni Rüşt ün 'tutarsızlığı tutarsızlığı' eseri. 1960 tan sonraki 30 yıldaki keşifler insanoğlunun 3000 yılda bulduklarından kat be kat fazladır. Mesele her alanda akılcılıktan, sorgulamadan ayrılmamak ve pozitif bilimlerde çağdaş dünyaya yetişebilmektedir. Amerikayı (aydınlanmayı) yeniden keşfetmek değil.. Biz halen, adalet, eşitlik, kardeşlik, refah gibi kendi tarihi mirasımızı bile tükettik.
KARAR OKURU 20 Ağustos 2019 08:39
Muhterem hocam:"Dünya ahiretin tarlasıdır."Fani ve geçici Dünya yı kazanıp, ahiret diyarını ebediyyen ve sonsuza kadar kaybetmek kârlı ve kazançlı bir yol mudur? Muhakkak İbn-i Sina ve Farabi ve diğerleri alanlarında insanlığa büyük katkılar sağlayan âlimlerdir. Lâkin İbn-i Sina ve Farabi felsefi konularda vahyin sınırlarını zorkadıkları için, İmam-ı Gazali gibi âlimlerden eleştirilmişlerdir,bildiğim kadarıyla. Allah'ı ve vahiy hakikatını hesaba katmadan yol almak imkânsızdır. Binlerce kilometre yol alınsa da en son varacağı yer çukur(cehennem)'dur. Vahyin ışığında felsefe hikmettir.
KARAR OKURU 20 Ağustos 2019 08:41
En büyük sorun hadini bilmemek haddinizi bilin.
KARAR OKURU 20 Ağustos 2019 08:30
Muhterem hocam:Her şeyin hakikatını en iyi bilen elbetteki onu yoktan yaratan Yüce Allah'tır. "Yapan bilir, bilen konuşur. Elbette konuşmasını bilenlerle konuşacak ve konuşmuş. Resul yapacak ve yapmıştır." (Bediüzzaman).Aklı yaratan, aklımızı nasıl kullanacağımızı bilmekten aciz midir? Vahiy sönmez ve söndürülemez, batmaz ve batırılamaz bir güneştir."Gözünü kapamakla gündüz geceye kalbolmaz. Gözünü kapayan, sadece kendine gece yapar."(Bediüzzaman).Hocam Vahyin aydınlığında felsefe hikmettir.Dalabildiğin kadar dal. Gidebildiğin kadar git.Yükselebildiğin kadar yüksel. Uçabildiğin kadar uç.
KARAR OKURU 20 Ağustos 2019 08:06
"Siyasi düzende demokratik özgürlükler, bireysel beyinlerde hür düşünce olmadan bu olmuyor. En, en, en önemli sorunumuz bu değil mi?" Evet, en önemli, en önemli, en önemli sorunumuz bu. Eğer bireysel beyinlerimizde hür düşünce olsaydı, sümüklü bir vaiz, peşine yüz binleri takabilir miydi; Bahçeli parti lideri seçilebilir miydi; Erdoğan başkan olabilir miydi; Türkiye bu üçünün sebep olduğu beka sorununu yaşar mıydı ?
Laftan anlamayan "metal yorgunlari"na aceba başka bir metod mu denense sayin Akyol? Bunlar Islamci olduklarini "dava"ları olduğunu söylüyorlar ya, Islâm'dan mi girsek konuya? Islâm'ı kaynaklarindan iyi öğrenerek kaynak göstermek suretiyle yaptiklarinin yanlış olduğunu Islamin hukukuna, yönetimine, siyasetine, ekonomisine vs aykırı olduğunu ispatlasak vazgecerler mi yollarından? Ne dersiniz? Meselâ "Hiç düşünmez misiniz", "akletmez misiniz" gibi ayetlerden başlasak, fesefe yapmanın farkli bir şey olduğunu zannediyor bazıları da o yüzden. Saygılar.
KARAR OKURU 20 Ağustos 2019 07:58
Ülkemizde ve doğu aleminde iktidar sahipleri topluma at gözlüğü dayatıyor ve mutlak itaat istiyor. Erdoğan neden AB reformlarından vazgeçip Rusya ve Çin 'e yanaştı? AB özgür düşünce ve demokrasi demek, halbuki Rusya ve Çin, vatandaşlarını biat etmeye mecbur bırakan ülkeler.
Çerkez Ethem 20 Ağustos 2019 06:48
En en en önemli sorunumuz bu değil ! En önemli sorun, Hayatlarımızı alt üst eden, yıkan, adaletsiz, çürük sistem ve bizleri uyutan, bizlerden çalan sistemin sihirbazları elit ve politikacılarıdır ! Sanki hayatlarımızda felsefe eksikdide bu sistem düzelmedi ! Bize basitçe, Adaletli düzen gerek !
KARAR OKURU 20 Ağustos 2019 03:13
Sorun/sorunlar bellide sizce, bizce. Ya diğerlerince! Cehalet ilim olmuş bu sistemde nasıl felsefi tartışmalarla kıvılcım çakacak bu ülkede! Zor, benim yaşımdakiler görmezler. İnşallah nasip torunlara. Yazık, gelen gideni aratıyormuş meğer, gerçekten.
Karar Okuru 20 Ağustos 2019 07:53
2
Amiyane tabirle bu coğrafyadan bir cacık olmaz. Yetenek ve imkanı olan da durmuyor buralarda. Haklılarda!
DoğrucuDavut 20 Ağustos 2019 02:29
İslamın altın çağını yazarken felsefeden bahsetmişsiniz ama matematik, kimya, fizik ve astronomiden bahsetmemişsiniz. Altın çağ olmasını sağlayan bunlardır: matematikçi Ömer Hayyam, Harezmi, modern tıbbın babası İbni Sina, fizikçi optikçi ve tıp adamı İbni Heysem. Yüzlercesi. Bunlar insanlığa katkı sağlamış. Zaten şunu şiar edinirsek : En iyi Müslüman, insanlığa en fazla katkı sağlayandır. En iyi milliyetçi, insanlığa en fazla katkı sağlayandır. Alman bir arkadaşım demişti, "En milliyetçi iki Alman, Otto ve Dizel'dir. İnsanlığa benzin ve dizel motorları armağan ettiler."
KARAR OKURU 20 Ağustos 2019 02:22
Hocam, her şeye müslümanlık perspektifinden bakarsanız felsefe falan olmaz. Avrupa’daki filozoflar hristiyanlık elbiselerini atıp felsefeye girmişlerdir. Sizin yaptığınız müslüman milliyetçiliği. Felsefe bütün insanlık için yapılır.
musto 20 Ağustos 2019 02:14
Maalesef gençliği bitirmişiz liseli gençleri çalıştırdım kafalarında iyi bir telefon pompalı veya kuru sıkı tabanca düğünlerde sıkacak kasabaya gidip başka gençlerle kavga edecek nasıl olsa hakim ceza vermiyor hiç birinde gelecek hayalleri yok.Kuran kurslarının yetiştirmiş oldukları genç kız ve erkekler her şeyi çula çaputa ve belden aşağıya bağlamışlar o günah bu günah anlaşılan geleceğide kaybetmişiz.
Muhtefi. . 20 Ağustos 2019 01:42
Ben AJAN olsam ve Bu ülkeye Kötülük yapmak istesem ve en az para, adam ve zamanla. Bol Bol Kuran Kurslari açarım. Ama sadece ve sadece Kur'an Eğitimi verdiririm/verilirse En büyük Sevabtir . (08/18 yaş arasina ) diye de.propoganda yaparim.Boş zamanlarda Bilgisayarda Oyun olabilir.kacmasinlar diye.!.Asla Sanat,beceri sahibi olmasınlar, Muspet ilimler Matematik,Fizik vb ilimlere Gunah,Haram Diye Karşı çıkarım, yaptırmam. !..çivi bile cakacak beceriye engel olurum. :))..tamamen muhtaç (zihnen kole) olsunlar diye. !
KARAR OKURU 20 Ağustos 2019 11:00
1
Moğol ajanı Rumi, Fetullahçıların Kuran kursundan; Yunus ile Hacı Bektaş 28 Şubat laikçilerinin dönemi Kuran kurslarından; Edebali'yle, Endülüslü de Diyanetin Kuran kurslarından mezun gibime geliyor, Muhtefi. Ne dersin ? :))
Muhtefi. . 20 Ağustos 2019 16:24
0
Hz Pir, Şeyh ul Ekber, Yunus Emremiz vd TURK İSLAM ALEMİNİN birkaç Onderinden biri. Horasandan Hz Ahmed Yesevi, Haci Bektaslar,Hepsi HANEDANI EHL I BEYTI MUSTAFA s.a.v..Nurundan Kana, Kana içip DUNYA TARIHINE oyle Çıktık. izimiz,yolumuz,Biatimizdir .Dönmeyiz bu yoldan,Gez istanhulu bak Kaç kişiyiz. !..Hz Niyazı Misriler,Ummi Sinanlar,,Merkez Efendiler vd..40 kişi oldukmu Tekrar Tarihdeyiz. .çorbacı. !.Sen oyna,Takıl Vehhabiler ile..:))..Sana her zaman Çorbamiz var.
KARAR OKURU 20 Ağustos 2019 01:41
Bence temel sorun dinciler Çünkü çok bağnazlar hiçbir zaman okumuyorlar araştırıyorlar Kulak'tan doğuma şeylerle hareket ediyorlar özellikle AKP seçmeni 24 saat Kanal A izlemekten beyinleri bilimsel Hocama dönmüş bir kitle ile karşı karşıyayız özellikle dincilerden yani din bazlardan tarikatçılar bu ülkeye ve dünyaya hiçbir Hayır gelmeyeceğini İyi bilin
Karar Okuru 20 Ağustos 2019 01:40
Hic bir uretkenligin cezasiz birkilmadigi bir ortamda neyin felsefesini nasil yapacaksiniz? Demokrasinin icinde inanc ozgurlugune yer var. Inanc dunyasinin icinde dusunsel ozgurluge yer var mi? 'Yer acarlarsa var olabilirler mi ' korkusundan kurtulabilirler mi?
KARAR OKURU 20 Ağustos 2019 01:34
Felsefeden mi bahsediyorsunuz, bilim ve teknolojiden mi? Reformdan mı bahsediyorsunuz, rönesansdan mı? Yükseliş abbaside oldu da -felsefe yok diye- dört halife ve emevide olmamış mıydı? Felsefe doğru düşünmekse, filozoflarda bu kadar çelişki ne? Derdimiz aydınlanma mı, ekonomik ve bilimsel ilerleme mi, demokrasi mi? Ne varsa doldurmuşsunuz be hocam.
KARAR OKURU 20 Ağustos 2019 01:34
İnsanımız ne zaman ehli sünnet çizgisine dönerse yeni bir vizyon yakalar.yoksa emanet medeniyetler bizi bir yere taşımıyor. Bırakalim derin derin mevzuları. Anadolu Moğol istilasindan hangi derinlikte kurtulmuş bulsak yeter. Biz türküz muhtaç olduğumuz kudret bizde var. Muhim olan dokunabilmek tir. Sığ düşüncelerden yorulduk.nererede yunusların mevlanalarin aslan babaların bektasilerin öğretileri. Dede korkutlar pentnameler siyasetnameler.
.....bakış..... 20 Ağustos 2019 01:11
son 500 yıldır islam dini içinde olmayan düşün insanlarıdır yukarıdaki isimler...bu anlatılan reformist, akıl bilimci, felsefiyatçı ve düşünce sorgulayıcı filozof Müslümanlar, günümüzdeki dincilere hiç benzemiyorlar değil mi sn. akyol ? bireysel beyinlerdeki özgür sorgulamalar bizi biz yapıyor...ha gayret beyefendi , doğruya çok yaklaştınız, belki de buldunuz...
KARAR OKURU 20 Ağustos 2019 00:58
Neyi düşünüyorsanız özgürce yazıp çıkıyorsunuz. Birilerinin özgürlük alanına hakaret eden yazar çizerler ı savunuyorsaniz sizin sorununuz.
KARAR OKURU 20 Ağustos 2019 00:47
Temel sorun bu: bati bilimsel metodlarla bilgi ve teknoloji ureterek diger ulkeleri geride birakti. Muslumanlar ise bilimsel methodlara zihinlerini kapatarak yaya kaldi, hala da kalmaya devan ediyor...
Karar Okuru 20 Ağustos 2019 00:13
Bu coğrafya ve onun genel yapısı içinde gençler için özellikle imkan ve kapasitesi olanlar için daha medeni bir dünya arayışı artıyor. Yargı, güvenlik, ekonomi kurumları tek adam yönetimine uygun olarak yeteneksiz yöneticiler ile robotlaştı. İnsiyatif kullanabilecek kimse yok. Nerede ise seçimler askıya alınmış gibi. Bu anlayışı tedavi edemeyen yıkılmamış devlet yok. Buna bir zamanların süper gücü Sovyetler de dahil. Ne yazık ki içlerinde yazarın da bulunduğu bir gurup liberal, sol eskisi entel, vb. Bu zeminin oluşmasına yol verdiler ve sorumludurlar. Devlet tahrip oldu onun yerine hiç kondu.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN