Back To Top
Fatih, bilim ve Konstantinopol

Fatih, bilim ve Konstantinopol

 - Son Güncelleme: 04.06.2019 Salı 08:31
- A +

İstanbul’un fethini ve en büyük devlet adamlarımızdan Fatih Sultan Mehmet’i artık sadece zaferleriyle değil, hatta daha çok onun bilim ve felsefeye duyduğu ilgiyle anmalıyız.

21. yüzyıl Türkiye’sinde hâlâ bilimin önemini anlatmaya ihtiyacımız var çünkü.

Bunu aşağıda yazacağım; önce şu abes “Konstantinopol” meselesi…

Yunan tarihçi Dimitri Pentzopoulos da Yunan toplumunda bir Bizans nostaljisi olduğunu yazıyor. Bizim “cihan devleti” nostaljimiz gibi…

 

MÜTAREKE’DE BİLE

Fakat bu, Türkiye’nin Rumeli’yi, 7-8 milyonluk Yunanistan’ın da 15 milyon nüfuslu İstanbul’u almaya kalkacağını göstermez.

Abdülhamid, o zaman Osmanlı coğrafyasında büyük bir nüfusa ve çok daha büyük ekonomik güce sahip olan Rumlardaki Yunan milliyetçiliğini körüklemesinden çekindiği için Fetih kutlamalarını yasaklamıştı. Bu bir tedbirdi.

Fakat İstanbul, işgal edildiği Mondros mütarekesi döneminde bile Konstantinopol yapılamadı. Mütareke döneminde Fatih’in türbesi ziyaret edilerek fethin yıldönümü kutlandı. İşte 13 Haziran 1919 günlü gazete manşeti:

19-06/03/3.png

Tasvir-i Efkâr gazetesi, aynı sayısında şair Abdülhak Hamit’in “Merkad-i Fatih’i Ziyaret” şiirini de yayınlıyordu.

 

FATİH VE MEDRESE

Bugün Türkiye’nin güçlü olmasının yolu, bugünkü vatan sınırları içinde bilim, hukuk ve ekonomide gelişmiş ülkeler düzeyine çıkabilmektir.

Atatürk ve Venizelos’un faşist İtalyan tehdidine karşı Balkan paktını kurmaları tam bir rasyonel diplomasi örneğiydi.

Bugün Yunanistan’la aramızdaki Ege ve Kıbrıs sorunlarında güçlü olmamızın da yolu hukukta ilerleyip dünyada itibar kazanmak, bilimde ilerleyip güç kazanmaktır.

Tarihimizin en saygın simalarından Fatih’i bilim tarihi açısından anmak böyle bir bilincin gelişmesi için çok önemlidir.

Selçuklu Nizamiye medreseleri devlete hukukçu (fakih) yetiştirmek ve Sünni inancı güçlendirerek o çağın anlayışında itikadî anarşiyi gidermekti.

Fatih, “aklî ilimler”i medreseye sokan ilk hükümdardır.

Bilim tarihçisi Ekmeleddin İhsanoğlu, Fatih’ten önceki medrese vakfiyelerinde sadece dinî ilimlere yer verildiğini, ilk defa Fatih’in kurduğu Sahn medreselerinde “aklî ve naklî ilimler”i ders olarak koyduğunu belirtiyor. O zamanki deyişle “fünun-ı mâkule ve menkule…”

İhsanoğlu, Fatih’in önce “aklî ilimler”i zikrettiğini dikkat çekiyor. (Osmanlı Bilim Mirası, Yapı Kredi Yay. I, s. 117-120)

Fatih’in Gazali ile İbn Rüşd arasındaki felsefe tartışmasını canlandırmak istediğini, Rönesans sanatına ilgi duyduğunu da biliyoruz.

 

MEDRESE’DEN MODERN BİLİME

Prof. Fahri Unan, Fatih’in Sahn medreselerini kurmasından sonra Osmanlı ulamasının “her bakımdan bir hayli yüksek” eserler verdiğini fakat sonra gerilediğini anlatır: 1470-1600 arasındaki 130 senede Osmanlı ulamasının yazdığı “telif” eser sayısı 189’dur.

Fakat, 1600’lü ve 1700’lü yıllarda Osmanlı ulemasının “telif” eser sayısı 32’ye düşecektir! Ulema sayısı arttığı halde…

Aklî ilimler yetersizdi, tamamen unutulacaktır.

Bozulma konusunda Gelibolulu Mustafa Âli, Koçi Bey ve Katip Çelebi birince el kaynaklardır. Gelibolulu şöyle yazıyordu:

“Müderris vardı ki, ayda bir kerre derse varmaz, nice varsun ki okutacak talebe bulunmaz ve bulunsa da kendüsi ders virmeğe kadir olmaz...”

Aynı asırlarda Batı’da bilim devrimi başlamıştı! Batı’daki bilim devrimi devletlerin bilim politikalarının eseri değildi. Sosyal hareketlilik tabuları kırarak zihinleri açmış, Kopernik’ler, Galieo’lar böyle orta çıkmıştı.

Bizde modern bilime ilginin işaretleri 18. Yüzyılda başlamışsa da Tanzimat ve Abdülhamid zamanındaki modern okullar medrese zihniyetinin dışında nesiller yetiştirdi; Milli Mücadele’ye Cumhuriyet’e giden yol böyle oluştu.

Bilim verilerinde hâlâ epey gerilerindeyiz.  Bilimin ve hukukun önemini toplumsal hafızaya yerleştirmek bütün siyasi ideolojilerden daha önemli, daha değerli, daha üstün, daha âcil bir ihtiyaçtır.

Okurlarımın Ramazan bayramını kutlar, sağlık ve mutluluklar dilerim.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 05 Haziran 2019 19:49
Dünya da dâlalet ehli mutlak adalet beklentisinde olur.Oda göstermeliktir.Bu konuda samimi değillerdir.Burası imtihan diyarıdır.Hayırda var,şerde var.Herkes öteki alemde ettiklerinin karşılığını tam ve eksiksiz alacaktır.Hikmet-i İkahi imtihanın gereği olarak kullar üzerinde mutlak adaletini tecelli ettirmiyor ki,nefsine uyan yada uymayanlar belli olsun.Bu gün yaşadığımız sıkıntılarda bizim payımız var mı?Var! İslâm düşmanları müslümanları dinlerinden uzaklaştırmak için,bin sene boyunca sistemli bir şekilde içimizdeki münafıklarla işbirliği yaparak,bizim bu hale gelmemize yol açmışlar.
KARAR OKURU 05 Haziran 2019 19:38
Kendimizi aşağılamaktan ne zaman vaz geçeceğiz?Biz ki İslâm ile şereflendikten sonra,üç kıtada adaletle hükmeden bir milletin torunlarıyız.İnancımıza göre iyi insan kimdir?İyi insan, iyilik tarafı,kötülük tarafından daha fazla olan insandır.Fert bazında böyle olduğu gibi,her hangi bir zümre veya toplum ve medeniyetler içinde bu böyledir.Türk Milleti İslâm öncesindede Töre gereği üstün meziyetlere sahipti.İslâm ile birlikte üstün meziyetleri zirve yaptı.Eksik ve hatalar var mıydı? Elbetteki vardı.Lâkin iyilikler fazla olduğundan,eksik ve hataları tolere ediliyordu.
KARAR OKURU 15 Haziran 2019 12:53
0
Tarih ders alındığı sürece yarar sağlar. Tarihe, geçmişe takılıp kalmamak lazım diye düşünüyorum. Tarihimizden güç alıp bugünümüzü sağlıklı bir biçimde inşa etmeliyiz. Ayrıca tarihi sadece hamaset destanlarıyla sınırlandırmamak lazım, tarihteki hatalara kulak vermemiz gerekir.
KARAR OKURU 05 Haziran 2019 17:57
Evrensel hukuk kurallarına göre istiklâl mahkemesinde yargılanıp idam edilenler tekrar bu gün yargılansa sonuç nasıl olur.Bana o günün şartları,şurtları,zartları,zurtları nakaratıyla gelmeyin.Herkes her dönemde şartlar ne olursa olsun adil olmakla mükelleftir.Yargılananların masumiyeti karar altına alınırsa,idamın altına imza atanların durumu ne olur?
KARAR OKURU 05 Haziran 2019 17:47
Yaklaşık bir asırdır bu ülkede lâik bir yönetim hakim.Avrupa ise burnumuzun dibinde.İslâm dini bu topraklarda kısmen veya tamamen mahkumken (resmi ideolojide),sarıklı mollalarmı bilim ve teknolojiye engel oldu?Zaten birilerinin tabiriyle gerici ve yobaz hocalar ipe çekilmişti.Tamamen uydurma hukuki gerekçelerle.İdam olmayı hak edecek ne yapmıştı bu garipler.Sürgün edilebilir,hapis edilebilirlerdi.İllada niye idam.Sol zihniyet idamın insan haklarına aykırı olduğunu dillendirir. Bu konuda ne hikmetse idama onay verir.Çifte standart.
KARAR OKURU 04 Haziran 2019 23:05
Faydalı ilim ve faydasız ilim konusunu bir yazınızda işleseniz müstefid oluruz. Zira bir zamanlar çalıştığım okulda bazı muteber hocalar faydasız ilimden Allah'a sığınırım derlerdi. Faydasız ilim dediklerini bir türlü anlamazdım.
KARAR OKURU 04 Haziran 2019 14:18
İHL ve Anadolu Liseleri arasındaki ödenek eşitsizliği bitirilsin.
E.K 04 Haziran 2019 12:52
Osmanlinin cokusunu hazirlayan zihniyete geri donuyoruz..."zorunlu fizik, kimya, matematik tartisilmaz ama zorunlu din dersi tartisiliyor" diyen zihniyetin yonettigi ulkedeki okullar medreselesiyor...Egitimdede dundyadaki yerimiz belli..Uversiteler siralamasinda ilk 500'de sadece 2 (iki) ozel universitemiz var..Okullarda kutuphane ve labaratuvar yok.
KARAR OKURU 04 Haziran 2019 12:22
Zor be Taha bey, bu toplumda zor.
Karar Okuru 04 Haziran 2019 10:54
Her yönüyle çürümeye mahkum geri kalmış coğrafyamızın geri kalmış topluluklarına iyice dahil olduk. Bu da dışarıda toplumumuza bakınca aslında gerçek yerimizin burası olduğu gerçeğini yüzümüze vuruyor.
metn 04 Haziran 2019 10:23
Akli ilimlerin medreselerden kovulması ile gerileme hızlanmıştır.Halbuki yine İslami referansla, "Kainatta hiçbir şey yoktur ki hamd ile Allah'ı tespih etmesin" ayeti görmezden gelinmektedir.Pozitif bilimlerin de dini bilimler kadar değerli olduğunu söyleyen ayet.
Heredot 04 Haziran 2019 09:52
Mondros mütarekesi döneminde şehrin adı Konstantinopol/Konstantiniyye idi. Konstantinopol 1933 yılında bir yasa ile İstanbul oldu. İstanpoli ismi daha önce de kullanılıyordu ama çok seyrek. Daha çok şehirli Rumların kullandığı bir isimdi.
Heredot 04 Haziran 2019 17:44
0
İstanpoli değil istinpoli(n) olacaktı.
Heredot 04 Haziran 2019 20:14
0
Şu 1933 yaş çıktı. Aklımda öyle kalmış ama yanlış. Şöyle bir baktım 1923, 1928, 1930 tarihleri var. 1930'dan sonra İstanbul yazmayan posta kabul edilmemiş. Özür dilerim.
Thales 04 Haziran 2019 09:42
Bilimi özendirmek için 2. Mehmet'i bir rol model olarak kullanma fikri berbat bir fikir. Bilimi özendirmek için bile aklımıza askerlerden ve padişahlardan başkası gelmemesi problemin kaynağının bir göstergesi. Bu kültür güce tapan bir kültür. Merak duygusu ile ilgilenmiyor. O yüzden kavrayamıyor. Kavrayamadıkça da başarısızlığa, fakirliğe ve şiddete mahkum kalacak.
Thales 04 Haziran 2019 11:40
0
Bilimi bile merak ettiğimizden değil, gavurlara yenilmemek, güçlü olmak için istiyoruz. İnsanlığa nasıl katkı yapacak bu kültür?
KARAR OKURU 04 Haziran 2019 17:34
0
konuyu önemli bir yönünden ele almışınız. Türkiyede kanaat önderi (aydın da denilebilir) denilebilecek insanların düzeyi bu iken, halkın düzeyinin çok da ileri olmasını beklemek abesle iştigal. Türkiyenin en eğitimli kesimi bile birey olamamış, vatandaş olamamış. Hala "biz" kavramı ile düşünüyorken, demokrasi bizim neyimize, bilim bizim neyimize.
KARAR OKURU 04 Haziran 2019 09:36
Fatih gerçek bir vizyonerdi,ufukların sultanıydı. M. Kemal de vizyon sahibiydi. Erdoğan için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.
Dusunen 04 Haziran 2019 16:13
2
Osmanlinin ilime _ bilime katkisi.... maatbayi icatindan 250 sene sonra kismen zorunlu olarak azicik serbest birakmakti... Oncelik ......Fatihin kararnamesi ile devletin bekasi icin.... kardes sehzadeleri bogdurtmak - katletmekti !!! Aci gercekler sizin tarih anlatimlarinizdan cok farlkli ve antihumanist idi.. Biraz gercekleri anlatiniz....
KARAR OKURU 04 Haziran 2019 09:15
İmamı Azam Ebu Hanife İslam dininin hiç bir zaman akıl ile ters düşmediğini ıspat etmiş ve büyük imam olduğunu göstermiştir niçin derseniz rehberi Kur'an olmuştur ne diyor Cenab ı Allah Kuran'da bir çok yerde " akletmezmisiniz "
Thales 04 Haziran 2019 09:13
Devlet üniversitesi sayısı 7 ye düşmeli. Her birinin bütçesi 500 milyon dolar olmalı
KARAR OKURU 04 Haziran 2019 08:41
Hüseyin Rıfkı Tamani'yi bilmenizi isterim. 1800 başlarında Yunan Öklid'in Elements eserini Osmanlıca'ya çevirmiş. Elements, halen günümüz matematiğinin kaynağıdır, M.Ö. 300 yılında yazılmış, 2100 yıl sonra bize gelmiş. Avrupa matbaa ile dinde Reform, sanatta Rönesans, bilimde Aydınlanma çağına girmiş. Treni kaçırmışız, Religious Studies'e Din Bilimleri, din adamına Alim diyoruz.
Köroğlu 04 Haziran 2019 11:50
7
Türkiye'nin geri kalmışlığını dine bağladığımız sürece daha çok nal toplarız. Antidinci bir rejim 87 yıl hakim oldu. Ne değişti? Demek sorun orada değil. Kalkınma özgürlük ve hukukun bir sonucudur. Bilim de sonuçtur, sebep değil.
Karar Okuru 04 Haziran 2019 13:49
5
@11:50, din ve devlet işlerinin ayrılması, dine karşı olmak değildir. Din ve devlet işlerini ayırmamanın felaket sonucu, FETÖ darbe girişimi oldu. TÜBİTAK, FETÖ örgütünün eline geçtikten sonra bilim yapabildi mi? Diğer Orta Doğu ülkelerinden bilim ve teknolojide niçin çok ilerideyiz?
Köroğlu 04 Haziran 2019 15:24
7
13:49 kemalist rejimde din ve devlet işleri ayrı değildi. Açıkça din devletin kontrolünde idi. Sadece kemalistlerin tarif ettiği light sünniliğe izin vardı. Dindar Sünni herhangi bir kimse ne devlette, ne de devlete göbekten bağlı özel sektörde anlamlı bir kariyer yapamazdı. Alevi olmak yasaktı. Hristiyan ve Yahudi olmak suçtu. Ateist olmak tehlikeli idi.
Köroğlu 04 Haziran 2019 15:27
4
Ayrıca: hangi kritere göre Ortadoğu'da bilim ve teknolojide ileride olduğumuzu iddia ediyorsun? İran bizden fazla atıflı makale yayınlıyor. Mısır bizden önce Nobel kimya ödülü aldı. Kaldı ki Ortadoğu'da iyiyim demek 3. ligde başa oynuyorum demekle aynı. Oynasan n'olur oynamasan n'olur?
KARAR OKURU 04 Haziran 2019 17:56
2
@15:27, Mısır Afrika kıtasında yer alır, ortadoğuda değil. İran varını yoğunu nükleer için harcıyor, kimyada fizikte iyiler. Uzaya gidiyor Rus da, ama halkı düşük standartlarda yaşıyor. İran'a git gör nasıl yaşıyorlar. Türkiye yüksek teknoloji gerektiren ihracat sıralamasında 38. dir dünyada. İnsanları mezheplere göre ayırmak, light demek, bunlar güzel değil. Kulun Allah ile ilişkisi özeldir, kimse yargılayamaz. Kul imanını Allah'a göstersin, iyiliğini insanlara.
Köroğlu 04 Haziran 2019 22:03
0
17:56 Kemalist rejimin yaptığı mezhep ayrımcılığına ve insanları inançlarına göre ayırmasına karşı olman iyi bir şey. Bunu sık sık dile getirmelisin. Bilim ve teknolojide ileri olmanın tek başına insanların hayatına doğrudan etkisi olmadığını itiraf etmen de güzel. Mısır için verdiğin ilginç ve şaşırtıcı bilgi de tartışmaya yeni bir boyut ve derinlik kattı. Teşekkürler.
KARAR OKURU 04 Haziran 2019 08:39
Şu anda bile Türkiye'nin kendisinin tasarlayıp ürettiği dünyaca ünlü olmuş erkek ve kadın parfümü yok. Neymiş efendim içinde alkol olduğu için günahmış.
KARAR OKURU 04 Haziran 2019 08:19
Talim Terbiye Kuruluna bakın Taha Bey. Pozitif bilimlerde eğitim almış bir kişi var mı içinde? Yok. Sorumlusu bu kurul olan ders kitaplarına bakın. Fizik, matematik. Bilen insanın kafasını karıştıracak düzeyde kötü hazırlanmış kitaplar, yazar kalitesi çok düşük. İş oradan başlıyor.
KARAR OKURU 04 Haziran 2019 08:04
Saçma gereksiz boş konular ...Osmanlı’nın içinden şöyle dünya çapında bir tane dahi bilim adamı sayamayız yok ...
KARAR OKURU 04 Haziran 2019 07:27
Sayın hocam bu basmakalıp ifadelerden vazgeçelim. Kendimizi yenileyelim. Fatih bilimciymiş de öncekiler ve sonrakiler değilmiymiş? Son derece anakronik ifadeler ve kavramların daha iyi tahkik edilmesi lazım. Fatih öncesi ve sonrası müfredatı karşılaştırırsanız hakikati görürüz. Bu dönemin yargılarıyla o döneme bakmayalım. Medreseler hukukçu yetiştirmek için vardır ve akli ilimler her zaman vardır. Akli ilimden kasıt da mantık gibi ilimlerdir.
Aliş 04 Haziran 2019 05:49
"Bizde modern bilime ilginin işaretleri 18. Yüzyılda başlamışsa da Tanzimat ve Abdülhamid zamanındaki modern okullar medrese zihniyetinin dışında nesiller yetiştirdi; Milli Mücadele’ye Cumhuriyet’e giden yol böyle oluştu"diyorsunuz. Sayın Taha bey bu tez sorunlu zannımca! İlber Hocanın TÜRKLERİN EN UZUN YÜZ YILI ve ATATÜRK kitaplarında Selanik, Manastır şehirleri vb o dönem Balkanların ve Anadolu arasında toplum sosyoekonomik, siyaset, bilim ortamı, şartları, düzeyini anlatır. Bu nedenle Abdulhamit'in açtığı okul Cumhuriyete giden yolun tek sebebi değil..
KARAR OKURU 04 Haziran 2019 05:05
Ruhunu yansitmis: Konstantinopol"
KARAR OKURU 04 Haziran 2019 02:23
İlim,bilim bunlar zor iş... Emek ister,sabır ister ,... Hamâset ve cehâlet bedava... Ah hocam ah!
KARAR OKURU 04 Haziran 2019 13:46
1
Sayin Akyol, Istanbul (is tin polin) sehre - merkeze dogru, anlaminda bir gavur ( dogustan hain... dinsiz... ateist... deist....hiristiyan... budist , bizen farkli olan- dusunen ).. rum kelimesidir. Bu kelime - isim olarak hukukun.... ustunlugune ve ulusalciliga - irkciliga inanc....cercevesinde kararname ile vatan icin yasaklanmalidir !! Istanbuldaki - Konstantinupolis deki otokton rum - hiristiyan halki bitirilmistir..... asagilanmistir... goce zorlanmistir rahat olunmali ve gurur duyulmalidir ....!! Ayasofya kilisesi, cami olarak yapilmistir..... boyle acilmalidir ... !! Tersi olsa
KARAR OKURU 04 Haziran 2019 01:24
Erdoğan'ın milletvekillerinden biri İMAMOĞLU'na soruyor : Yunanistan'a, Ayasofya'yı kilise yapmak için söz verdiniz mi ? Sanki belediye başkanı değil, cumhurbaşkanı seçiyoruz. Erdoğan, diyanete açık alanda icra ettirdiği SİYASİ TERAVİH NAMAZI'nda konuşuyor : "Burası İstanbul, burası Konstantinopol değil, burayı böyle görmek isteyenler var. Böyle görmek isteyenlere karşı 22 günümüz var." Eskiden İstanbul'un fethi toplantılarının gündemi Ayasofya'nın cami yapılmasıydı. Erdoğan cami talebini geri çeviriyor ama rakibine çamur at(tır)ıyor.
musto 04 Haziran 2019 01:08
Ah bu kanal sevdamız başımıza neler açtı Süveyş kanalını alacağız diye gönderdiğimiz 100.000 binlerce askerimiz ya şehit oldu yada esir düştü. Şimdide İstanbu'la kanal yapacağız diye 70 senedir doğru dürüst yaptığımız seçimleri ve hukuğu katlettik.
KARAR OKURU 04 Haziran 2019 10:42
0
İstanbul kanalının belediye ile bir ilişkisi yok Musto. Onun projesini, ihalesini bakanlık yapacak, garantisini hazine verecek. Asıl amacı çevre rantı olan kanalın, etrafına kurulacak yeni şehrin imar kararları zaten hazır. Büyükşehirden nemalanan onlarca yandaş vakıf, tarikat, cemaat ve müteahhit var. Bunun için vazgeçemiyorlar. Hepimizin bildiği israfın hesabının sorulmasından korkuyorlar, "İstanbul'a bakınca rant ve çıkar gören muhterisler".
KARAR OKURU 04 Haziran 2019 22:11
1
10:42; ne kötü değil mi ? Artık bu rant kaynaklarını "sizinkiler" yiyemiyor. Ötekiler yiyor. Bütün sıkıntı burada hani.....
KARAR OKURU 04 Haziran 2019 00:39
Milli mücadele ve cumhuriyete giden yolu medrese dışına hasretmeniz bence hatalı olmuştur. Medrese mezunu nice insanlar milli mücadelede ve cumhuriyette yer almıştır. Bunun dışında bahsettiğiniz okullar da bilimde ciddi bir ilerleme sağlamamıştır. Halimiz buna şahittir. Cunki bilimden ziyade din karşıtlığı üzerine kurulu bir zihniyetle hareket edildiğinden içerde sonu gelmez bir çatışma ortamını doğurmuştur. Bence okullarda akli ve nakli ilimler birlikte verilmelidir. Aklın ziyası fununu nedeniyledir. kalbin nuru ulumu diniyedir. imtizacından hakikat ayrılığından ise taassup ve şüpheler çıkar.
KARAR OKURU 04 Haziran 2019 22:19
0
Anlamadığım konu itirazın yazımın hangi cümlesine olduğu dur. Sadece meraktan soruyorum. Fen bilimleri din karşıtlığı üzerinden verilirse maalesef başka sorunların nedeni olacaktır ve de olmuştur.
KARAR OKURU 04 Haziran 2019 00:23
Islamcilar universiteleri "ele gecirip" azbucuk gelismis bilimsel egitimi de cokerttiler. Ne marifet ama!
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN