Back To Top
Kim haklı? Siz mi, biz mi?!

Kim haklı? Siz mi, biz mi?!

 - Son Güncelleme: 16.08.2019 Cuma 09:11
- A +

Bugün size yakın tarihimizden iki olay aktaracağım; ilk olay muhafazakarların tarihe bakışına uygun… İkinci olay Atatürkçü ya da geleneksel CHP çizgisinde olanların tarihe bakışına uygun.

Sonra da birlikte bir değerlendirme yapalım.

Amacım, tarihe siyasi görüşlerimiz için malzeme devşirmek için bakmakla “anlamak” için bakmak arasındaki farkı anlatmak…

CHP HÜKÜMETİ

Milli Şef İsmet İnönü demokrasiye geçileceğini açıklaması üzerine 7 Ocak 1946’de Celal Bayar ve Adnan Menderes’le arkadaşları Demokrat Parti’yi (DP) kurdular, Temmuz 1946’daki şaibeli seçimlerde 62 milletvekiliyle Meclis’e girdiler.

18 Ağustosta Başbakan Recep Peker hükümet programını okudu. Kürsüye gelen Menderes, hükümet programını incelemek için iktidarın muhalefete zaman ve eleştiriler için hazırlanma imkanı vermediğini anlattı:

“Hükümetçe, geniş bir cihazla ancak bir haftada hazırlanmış olan ve iktidar partisince enine boyuna müzakere edilerek kabul edilmiş bulunan hükümet programına kulaktan dinlemekle hemen cevap vermeğe kalkışmağı asla doğru bulmuyoruz… İktidar partisi muhalefete tetkik etmek ve hazırlanmak için imkân ve zaman vermemek istemektedir…”

Bunu protesto etmek için DP’liler Meclis’i terk etti…

Menderes’in de söylediği gibi bu olay, Tek Parti otoriterliğinin devam ettiğini, meşru muhalefete araştırma ve eleştirme imkanı verilmek istenmediğini gösterir.

Muhafazakarlar bu yazdıklarıma katılacaklardır.

MENDERES HÜKÜMETİ

14 Mayıs 1950 seçimlerinde DP yüzde 53 oyla Meclis’te 415 sandalye, CHP yüzde 39 oyla 69 sandalye almıştır; o zaman seçim sisteminin adaletsizliği!

Kırşehir, Osman Bölükbaşı’yı seçmiştir.

Başbakan Menderes hükümet programını okumuş, CHP’li Faik Ahmet Barutçu ile CMP lideri Osman Bölükbaşı programı eleştirmiştir.

2 Haziran 1950 günlü oturumda Menderes eleştirilere cevap vermiş, Tek Parti devrini yine sert bir dille eleştirmiştir.

CHP’liler cevap hakkı istediler. İçtüzükteki “son söz milletvekilinindir” kuralını hatırlattılar ama bu defa da DP’liler muhalefete söz hakkı vermeyi reddettiler.

İnönü ve Bölükbaşı dahil, bütün muhalefet Meclis’i terk etti.

Milliyet gazetesinin sahip ve başyazarı Ali Naci Karacan, 1946 yılında da DP’lilerin Meclis’i terk ettiğini hatırlatan bir başyazısı yazdı. (Milliyet, 3 Haziran 1950)

Tarihçi Feroz Ahmad, CHP’nin “parlamenter demokrasiye aykırı uygulamalarını” hatırlatarak, “şimdi de DP’liler onların örneğine özeniyordu” diye yazar. (Demokrasi Sürecinde Türkiye, Hil Yay. S. 52)

DP gittikçe otoriterleşecek, Tek Parti devrinin metotlarına baş vuracaktır. Adalet Bakanı Esat Budakoğlu, 1954-1958 arasında 238 gazetecinin mahkum olduğunu açıklayacaktır! O zaman terör örgütleri falan yoktu.

Bu yazdıklarıma da DP karşıtları katılacaklardır.

 

DÜŞÜNELİM, DÜŞÜNELİM

Görüşleri farklı ama otoriterlikte benzer iki ana akım!

Tarihe “biz haklıyız” gözlüğüyle bakınca bu gerçekleri görmüyoruz.

Tarihe bir laboratuvar gibi bakamaz mıyız?

Tarih laboratuvarı bize gösteriyor ki, bu ortak otoriter miras yüzünden kuvvetler ayrılığı, denetim ve denge, hukuk devleti gibi bugün çok ihtiyaç duyduğumuz değerler yeterince gelişmedi.

Denetlenmeyen ve dengelenmeyen iktidarlarda otoritenin nerelere kadar sürüklenebileceğinin bir örneği, trajik 1938 Dersim harekatıdır. Başbakanlıktan uzaklaştırılan İnönü’ye göre de ihtiyaç yoktu bu şiddette bir harekata.

Şevket Süreyya’nın Kadro dergisi, “gerici” miydi ki kapatılmıştı?..

DP, muhalefette birkaç defa “kuvvetler ayrılığı” talebinde bulundu fakat iktidarda bunu unuttu. İnönü “kuvvetler birliği”ne dayalı 1924 anayasasının değişmesini daha 1949’da söylemişti; DP iktidarı buna yanaşmadı, 6 Ok’lu bu anayasayı DP devam ettirdi!

Prof. Ali Fuat Başgil’in eleştiri ve uyarılarını dikkate atmadılar.

Metin Toker, DP’nin otoriterleşmesini CHP’nin nasıl “sadistçe” kullandığını yazar!

Trajik sonuç malum...

Netice: Tarih okurken, “bizimkiler haklıydı” diye kavga mı edelim?.. Yoksa, hukuk devleti, kuvvetler ayrılığı, denetim ve denge, temel hak ve hürriyetler, uzlaşma gibi değerlerin hayati önemini mi düşünelim?

Düşünelim, düşünelim…

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
avukat ertan 17 Ağustos 2019 13:38
4 sene önce AKP ve Erdoğan'a veryansın eden Cem Garipoğlu'nun avukatı Metin Feyzioğlu saraydaki adli yıl açılışına katılacak mış yeşil pasaportu aldıktan sonra elleri patlar casına Erdoğan'ı alkışlayan Metin Feyzioğlu Türkiye'deki tüm avukatların ve baroların tepkisine rağmen saraya gidip Erdoğan'a ve Akp bir kez daha biat edecekmiş Ne diyelim kişi sevdiği ile beraberdir
KARAR OKURU 17 Ağustos 2019 12:48
Düşünelim düşünelim de ben 68 yaşındayım yıllardır bir çok konuda bir arpa boyu yol gitmediğimiz gibi geriye gittiğimiz hususlar bile oldu.İktidarı her eline geçiren bir öncekinden sanki hiç ders almamış gibi.Ders alınsa idi hiç tarih tekerrür edermiydi?
KARAR OKURU 17 Ağustos 2019 10:19
Muhalefet demokrasi demek. Ancak ülkemizde muhalefet sadece iktidara gelene kadar haklı. Bu yüzdendir ki adalet, eşitlik ve insan hakları konularında arpa boyu yol alamıyoruz.
KARAR OKURU 17 Ağustos 2019 05:30
15:16 Daha önce açık oy gizli tasnif yerine elma armut seçer gibi milletvekilleri tesbit ediliyordu, sizin tesbitinize göre. Bu daha berbat bir durum. Hani Cumhuriyette hakimiyet millette idi. CHP hangi köklü ve radikal değişiklikleri millete sorup onay aldıktan sonra uygulamaya koydu 1923-1950 arasında? Herhalde cevabı o zamanları Türk Milleti koyu cehalet içindeydi. İstiklâl mücadelesi bu milletle verilmemişmiydi?Bu aziz millet cepheye sür, şehit olsunlar, ama zaferden sonra onları görme.Vefa,vefa.
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 23:29
Yazarın makalede anlattıklarına örnek isterseniz, aşağıdaki yorumları okuyabilirsiniz. Biz, siz kavgasının müptelâları, fanatikleri yorumlarından tanırsınız.
Candaroglu 16 Ağustos 2019 23:23
Evet tarihi olaylara yillar sonra bakinca bazi meseleler bize antidemokratik gibi görünüyor. Ancak bazen hekimin hastaya aci ilaci zorla icirdigi gibi Demokrat Parti de CHP`ye karsi daha demokratik bir gelecek icin bunu yapmak mecburiyetinde kalmistir. Ben öyle görüyorum. Zira CHP icin Ordu+ CHP = iktidar formulü hep gecerli olmustur ("sizi ben de kurtaramam" sözünü hatirlayin). O yüzden ben Demokrat Parti diyorum ve hep diyecegim. Türkiye siyasetinin an itibari ile Demokrat Partiye ekmek su gibi ihtiyaci var.
ali namlı 16 Ağustos 2019 23:17
Arkadaşlar, burda kimsenin bir başkasına cevap verme veya eleştirme hakkı ve mecburiyeti yoktur ! Herkes fikrini söyler ,geçer ! Önemli olan sizin sağlam gerekçeleri ortaya koyabilmenizdir . Lütfen birbirimizi kırmayalım . Herkese selamlar sevgiler !
ali namlı 16 Ağustos 2019 22:51
Bizde siyaset ahlaksızlığa dayandığı için ne iktidar muhalefetin ne de muhalefet iktidarın hiç bir zaman doğrularını görmez ,takdir etmez ; sürekli olarak doğru/yanlış birbirlerini kötülerler. Gerçekten ülke menfaatini düşünerek kısa,orta ,uzun vadeli planlar yapmazlar ;tamamen seçmen avlamaya yönelik hareket ederler. Ben şahsen 1960 yılından bu yana bunu gördüm.Onun için bizde siyasette dürüst insanların hiç bir zaman yeri olmamıştır ve olmaz da ! Tabii ki zaman zaman seçmenin de bütün bu olan bitenlere seyirci kaldığı bir gerçektir !
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 22:35
Kim iktidarda olursa olsun cikarcilar işbaşında.
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 21:24
Ben artık Demokratım. Önseçim, adalet gibi şeylerin yanındayım. İşe alınırken adil olunmasının yanındayım. Hangi parti olursa olsun.
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 18:06
Kim haklı bilmiyorum ama hükümetin memurlara zam teklifi son derece haksızlık komik bu kadar da olmaz pes
miralay 17 Ağustos 2019 04:13
3
memurlara (Türkiye standartlarına göre) fazlaca maaş, prim, tazminat, özlük, yolluk, bakım, ıvır, zıvır, bilmemne hakları veriliyor zaten. Ayrıca zam yapılmasına lüzum yok.
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 17:57
yerel seçimde işçi çıkarma olmayacak şeklinde namus sözü verildiği halde 4 ayda 30.000 işçi işten çıkarılmış, ramazan bayramında yollarda Ankaraya adalet yürüyüşü yapılmış, bugün dahi işçi çıkarma-sendika değiştirme baskısı ve aile boyu çiftlik kadrolaşması yağma misali devam ederken KÖR/SAĞIR/AKILSIZ olup ADALET, DEMOKRASİ vs KONUSUNDA DUYAR KASAN FANATİK arkadaşlara helal olsun:)
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 17:16
"Karanlık karanlığı kovamaz, bunu sadece ışık yapabilir-Martin Luther King"
Hasan 16 Ağustos 2019 16:42
Bu durum karşısında halkın tavrı da çok önemli. Partilerin sözünü ettiğiniz değerlere sırtını dönmesi karşısında eğer halk açık tavır koysaydı, seçimlerde hesabını sorsaydı bu ilkesizlik böyle devam edip gönümüze kadar gelmezdi. Sonuçta partiler politika yaparken halkın genel inanç ve talepleri üzerinden yapmak zorundalar. Bu değerler toplumsallaşmış olsaydı zaten siyasiler ister sitemez dikkate almak zorunda olurlardı. Halk, artık otoriter dili anlamıyorum derse sorun çözülür yoksa devam eder...
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 15:10
Sayın yazar, Avrupa'da yaşayan biri olarak son yıllarda herkesin duyduğu Katolik ve Protestan kiliselerinde meydana gelen binlerce çocuk istismarı ve tecavüzlrerini duymayan yok sanırım. Bu insanları en çok yaralayan şey, bu tecavüzlerden de çok kilise yetkililerinin vurdumduymaz tavırları ve samimi bir özürden kaçınmalarıydı. Türkiye'de CHP ve yandaşları, yıllarca ezip, inançlarından dolayı hor gördükleri dindar kesimden aynı şekilde samimi bir özür dilemedikçe onlar tarafından af edilip, eşit vatandaşlar olarak kabul edilmeyeceklerdir.
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 21:20
1
Ensa vakfı mı dediniz duyarlı bir müslüman olarak?
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 21:50
1
Senin önce Ensar vakfından bir özür istemen daha doğru olacaktır.
KARAR OKURU 17 Ağustos 2019 09:55
0
Senin anlattığına durum Ensar vakfında birebir yaşanıyor. Onlardan özür dilediğini göremedim ama.
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 14:21
Muhterem hocam:1923-1950 CHP iktidarlarını bu gün evrensel hukuk normlarına göre tahlil ve analiz etsek, nasıl sonuç çıkar acaba? AK Parti bu gün itibariyle Recep Tayyip Erdoğan sayesinde alternatifsiz gözüküyor. Bu geleceğimiz açısından şahsen benide endişelendiriyor.Kendisi otoriter olmasa bile etrafını saran parazitler otoriter tavır sergileyerek faturayıda ustalıkla ona kesebilirler ve muhtemelende kesiyorlar. Şunu da eklemek istiyorum ki Otoriterlik hususunda kimse CHP'nin eline su dökemez. Çünkü CHP karşı tarafı Atatürk gibi dahi bir politikacı ve Cumhuriyetin değerleriyle korkutmaktadır
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 15:03
1
14:21 Erdoğan’dan habersiz AKP’de yaprak bile kımıldamaz. Onu temize çıkarayım derken aklımızla dalga geçiyorsun.
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 16:06
2
peki osmanlı yönetmini evrensel hukuk normlarına göre tahlil ve analiz etsek. osmanlı'nın mesela fatih kanunnamesini mesela ikinci abdülhamid dönemini evrensel hukuk normlarına göre tahlil ve analiz etsek. bırak bugünün hesabını vermemek için daha doğmamış olduğumuz günlerin hesabını karıştırmayı. bugüne gel bu güne. maçan yiyorsa bugünkü yönetimi evrensel hukuk normlarına göre tahlil ve analiz et. hodri meydan.
Samsunlu 16 Ağustos 2019 14:18
Insanın aklına Nasrettin hoca geliyor.Sorsanız öyle güzel anlatırlar ki neden böyle yaptıklarını " haklısın yahu " dersiniz.Taha bey galiba siz de haklısınız.
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 14:07
Muhterem Hocam:Osmanlı bile yıkılırken, o karmaşada serbest ve çok partili sistemi (eksikleriyle beraber) uygularken, Cumhuriyeti kurmakla övünen CHP niçin insan aklıyla alay edercesine açık oy, gizli tasnif(sayım) gibi kargaları bile güldürecek bir sistemi defalarca bu millete dayattı. Hocam çakıl taşlarını bize gösteriyorsunuz, koskocaman kaya parçasını nereye gizliyorsunuz?Otoriterlik kötü bir şey. Engellenemeyen güç ve kudret iktidar sahiplerini güç sarhoşu yapar. 1923-1946/50 dönemini bu açıdan tahlil edebilirmisiniz? 1923-1950 döneminde CHP tek ve alternatifsiz güç ve kudret sahibi idi.
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 15:16
2
14:07 Açık oy gizli tasnif defalarca değil bir defa 1946’da yapıldı. Elbette savunulacak tarafı yok. Ama sizinkiler İstanbul seçimini açıkça “Biz bunu tanımıyoruz” diye iptal ettirdi. İğneyi kendine çuvaldızı başkasına batır.
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 14:05
Ak Parti=Adaletsiz Parti.
KARAR OKURU 17 Ağustos 2019 10:11
5
AKP: Fetö'nün, PKK'nın ve bütün vatan hainlerinin korkulu rüyası...
takip'ciniz 16 Ağustos 2019 14:00
inönünün demokrasiye geçiş hamlesi,,, chp içindeki türkiye sevdalılarını ötekileştirip yok etmekti,,,, ki öyle oldu,,,, eğer öyle olmasaydı o türkiye sevdalıları chp yi ele geçirip chp devrimlerinin köküne kiprit suyu dökebilirdi....
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 14:00
Muhterem hocam:Dersim katliamına, Dersim harekatı tabiriniz hoş olmamış. 1950 seçimlerindeki seçim sisteminin faturasını CHP'ye kesmeli idiniz. Muallakta bırakmanız yanlış. Çünkü sistemi ihdas eden CHP'dir. Muhtemelen seçimi ezici bir çoğunlukla kazanacaklarını düşünüyorlardı.Sonuç aleyhlerine tecelli edince feveran ettiler. Ayrıca Cumhuriyet devrindeki seçimlerin resmini bizlerle paylaşırken, açık oy gizli tasnif(sayım) garabetini unuttunuzdamı sayfanıza almadınız?
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 13:49
Siyasetçiler muhalefette başka iktidarda başka konuşuyor ve davranıyorlar. Bunun adı ikiyüzlülüktür. Bu tavır değişmedikçe ülkeye ne demokrasi gelir ne huzur.
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 13:39
Ah Muhterem Hocam:Keşke tarihi olayları, doğru naklettiğinizi kabul ederek,hiç bir yorumda bulunmadan nakletseydiniz. Dersim katliamına harekat diyorsunuz.Demokrat Partinin CHP'yi hezimete uğrattığı seçimi, adaletsiz olarak değerlendiriyorsunuz.O zaman ki seçim sistemini ihdas eden CHP değilmiy di?
İşte yakın tarihin özeti.Kurumlar kaideler; kişiliklerden önde olmazsa bu hep olacak.Birgün buraya ulaşacağız.Ama Kemalizmin istikrarsızalaştıran doğmaları düzelmeden asla.
musto 16 Ağustos 2019 17:07
5
Kemalizmin hangi dogmaları ülkeyi istikrarsızlaştırmış üstün körü geçme açıkla'da bilelim.
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 18:42
10
Kemalizmin demokrasi ve siyaset gibi bir derdi yok.Belirlediği olguların tartışmasız (!)kabulünü arzular o kadar.
musto 16 Ağustos 2019 19:54
3
Tekkeler, zaviyeler, tarikatlar vb ise demokrasi anlayışınız evet Kemalizm buna karşı eğitimsiz insanların bunlar eliyle köleleştirilmesine sömürülmesine beyinlerinin hurafelerle doluşmasına karşı. Fikri hür vicdanı hür bireyi amaçlamış ama hastalığımız nüksetmiş yine onların peşinde koşmuşuz patinaj yapmamızın sebebini başka yerde arayın.
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 13:26
Dün Atilla Ilhan' in hayatını Halk tv de gördüm. Lisede iken aşkına Nazım.Hikmet'ten şiir gönderdiği için okuldan 'hain' diye atılmış.. Sonra ancak dava ile okula iade edilmiş.Sonrasi fikrinden dolayı gözaltı ve tutuklamalar...Herkes kendi acısıyla meşgul. Oysa "bozuk bir düzenin" herkes 'kurbanıdir'..
Muhtefi. . 16 Ağustos 2019 13:17
Ahlak, Edep olmayinca Adalet,Utanma Had bilme olmaz. Senin, Benim, Onun yakini yonetimde oluyor genellikle :))..ama sağ taraf ama sol taraf vd Haksızlık Mantalitesi önemli,kimisi Yukarilarda bir yerde Tahtinda bizi gözetleyen Tanriya göre davranıyor, laf ebeliği Koltuk ve $ cepler dolu,,ve Bak senin icin yapiyorum mantigi :) Kimiside Halka karşı en iyi ben bilirim, ben sizlerin ne düşündüğünü,ne istediğinizi Benden daha iyi mi bilecekseniz der. Sonuc Tepedekiler Konfor içinde. Araç değişik sadece. !.Suçlu kim sen,ben,o..çik şimdi işin icinden .:)
Yüksel dinçer 16 Ağustos 2019 12:36
bizim en büyük sorunumuz demokrasiyi yanlız kendimize layık görmemiz karşıdakinin hakkını yok sayarız.bu algıyı yıkamadığımız sürece hangi yönetim gelirse gelsin değişmez
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 17:20
3
tıpkı İKİYÜZLÜ BATI TİPİ, sadece kendisine benzeyenler için demokrasi, insan/yaşama hakkı, özgürlük, düşünceye saygı vs vs
Özay İbrahimbaş 16 Ağustos 2019 12:22
Türk milletinin karakteri budur. Kişisel çıkarları, her zaman toplumsal çıkarların önünde gelir. Bu anlayış ve bununla şekillenen davranış biçimi hayatın her alanında hakimdir. Bu gerçek değişmez ve hep böyle kalır...
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 17:17
1
her türlü genelleme yanlıştır!
Özay İbrahimbaş 16 Ağustos 2019 18:40
0
İstisnalar kaideyi bozmaz.
Kaan 16 Ağustos 2019 10:44
Hiç birimizin haklı olmadığı ortada değil mi?Hukuk devleti,kuvvetler ayrılığı ,denetim,denğe insan hak ve hürriyetleri,uzlaşma.birbirimize güven,hızlı adalet,geleceğe umut veren uygulamalar.İnsana önem verilmesi,insanların kanunda olmayan şeylerle uygulama yapıp küstürülmemeli,onure edilmeli ,kazanılmalı.Yazıdaki olaylar gibi hep başa dön,kısır döngü,Enerjimizi verimli,hırslardan uzak güzel insanlarımıza ,güzel yurdumaza harcamalıyız.Doğru birdir.Aklın yolu birdir.Kötülükten kim ne kazanmış ki?
Haklılığı, iktidar gücünden değil Anayasa ve hukuktan almaya başlanıldığı zaman gerçek demokrasi ve huzurlu yaşam standardını yakalamış olacağız diye düşünüyorum....
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 16:10
1
bu yoruma beğenmedim diyen arkadaş bir de açıklasan neden beğenmediğini de aydınlansak.
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 17:21
3
İktidar kavramını GÜÇ, EKONOMİK VE SİYASİ GÜÇ, SİLAH VE NÜKLEER GÜÇ gibi anlayabilirsek ABD, İNGİLTERE,ALMANYA, FRANSA,İSRAİL... başta olmak üzere gerçek demokrasi ve huzurun garantisi olmadığı (en azından insanlık, müslümanlar, mağdurlar için!) anlaşılabilir Sn.H.Hüseyin bey
musto 16 Ağustos 2019 10:12
600 yıllık bir yönetim tarzını değiştirip yerine yeni bir yönetim tarzını koyuyorsun ekonomik buhranlar düyunu umumiye borçları sanayileşme hamleleri yetmedi 2 cihan harbi ve o savaşın üzerinizdeki baskılar ve içinizden yeni bir parti doğuyor.Onları ne ihanetle ne cumhuriyete zarar vermekle nede başkalarının piyonu olmakla suçluyorsunuz kuzu kuzu iktidarı teslim ediyorsunuz. Onlar ne yapıyor halkı ayrıştırmak için vatan cepheleri kurup seçimi kaybettiği ili ilçe yapıyor tahkikat komisyonları vb işte tarihin tekerrürü.
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 09:59
Taha Bey yazılarınızı gayretle takip ediyorum. Bugünkü yazınızda bir hata fark ettim. Kuvvetler ayrılığı ve demokratik adımları ilk vurgulayan DP olmuştur. Ancak CHP 1950 seçimleri hele bir geçsin düşüncesiyle bu talebi ertelenmiştir. Sürpriz şekilde iktidara DP geldikten sonra bizzat CHP bu talebi hatırlatıyor fakat DP geçiştiriyor.
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 09:05
guzel yazi...ideolojik, onyargili, fanatik/ ask/nefret tutum ve davranislarin yanlisligini daha iyi ve basit anlayabilmek, sorunun hepimizin sorunu oldugunu gorebilmek icin gunluk hayata bakmak yeterli. trafik/egsoz/gurultu teroristlerinin sekil-semal-kol ve aracklarindaki dovmeler, cikartmalar, sakal-turbanli olmasi vs yanluslari hosgormemize sebep olabilir mi? hepimiz magduruz... msgdura da kimlik dusunce sorulmaz!
yasin aydoğan 16 Ağustos 2019 08:17
Teşekkürler sayın Akyol. umarım ilgililer bu yazınızı dikkate alırlar...
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 09:45
5
İlgili sensin. Hepimiziz.
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 08:16
Avaraj insanımız böyle. Kontrol yoksa Kırmızı ışıkta geçmeyi, emniyet şeridini işgal etmeyi kendine hk olarak gören bir insanımız var. Vağurda yasak olmasına ragmen, sigara içenleri bir uyarmayı deneyin , nasıl tepkiler alacagınıza şaşarsınız. özet olarak bu millete de böyle yönetici oluyor. Biz öyle değiliz diyen de öyle , hiç merak etmesin. Bu avaraj içinde kendini toplumun ilerisinde görenler , bu toplumun ilerisinde sadece, medeni ülkelerin insanlarıyla karsılaştırıldığında onlarda maalesef avaraj altılar.
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 07:41
Taha bey dogrular icin mucadeleye devam. Cok basit kelimelerle, ornekler vererek dogrulari anlatmaya devam. Bir de bu millet bu kadar kutuplastitilmamis olsaydi. Din, beka, yabanci guc gibi soylemlerle niye milletin kor - sagir edilmeye calisildigi daha iyi anlasiliyor
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 09:46
11
CHP 367’yi eleştirdi mi? Eleştirmedi ise neden?
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 14:02
2
9.46 bir yanlis diger yanlislari dogru mu yapiyor? Yapilan bunca yanlisi baska yanlislarla mi savunuyorsunuz?
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 15:16
2
14:02, hayır ama o yanlış ve onun gibi binlerce yanlış insanların geleceği ile oynayıp, hayatlarını zehir etmişse, adalet için birilerinin en azından özür dileyip günah çıkarması gerekmiyor mu ? "Dün ben sana çok çektirdim ama, unut gitsin, beni dışlama, bana iyi davransan ne olur ki ' diyorsun ve yüzün kızarmıyor, iyi mi !
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 16:18
1
09:46 sence 367 ayıbı mı daha büyük bir ayıp yoksa seçilmiş başbakanı görevden alıp ülkeyi yıllarca atanmış başbakanla yönetmek mi veya seçilmiş belediye başkanlarını istifaya zorlayıp yerlerine atanmış belediye başkanları koymak mı veya sırf sonucunu beğenmedim diye yerel seçimleri yeniletmek mi.
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 17:30
1
yine doğruların kendiniz, yanlışların başkaları olduğu; kendinizin eleştirilemez ve kusursuz zannedildiği arızalı durum...buna rağmen kendi arızalı durumuna Sn.Yazardan destek bulma ve Sn.Yazara destek olma vaziyetleri.... 90 yıllık resmi ideolojik formatlama sadece buna yarıyor işte...yazık!
Sabahattin 16 Ağustos 2019 18:11
4
14:02 Aynı şeyi söylüyorum. Erdoğan’ın yanlışları CHPnin yanlışlarını aklamaz.
HzÖmer's 16 Ağustos 2019 19:44
3
Yaptığı her yanlışta CHP yi ileri sürerek olayı pişkince kapatmak bir müslümana yakışmaz. Böyle bir durum siyasî münafıklık tır.
Sabahattin 16 Ağustos 2019 22:45
1
367 hukuka uygun diyorsanız, açık açık söyleyin. Bu sizin hukuk ve demokrasi konusundaki samimiyetinizin göstergesi. Bizim böyle bir ihtiyacımız yok, kendi doğrularımız bize yeter diyorsanız siz bilirsiniz. Bildiğiniz gibi devam...
hamza akyol 16 Ağustos 2019 07:26
öncelikle, geçmişte kimin haklı olduğunun artık bir önemi yok. ikinci olarak ise, herkesin doğruları da yanlışları da vardı ama bu herkesin yanlışını ve doğrusunu eşitlemez. yani, haklı haksız çabasına girildiğinde "herkes haklı" demek, birilerinin günahını aklamaktır. herkes haklı değil (veya, değildi).
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 08:55
2
Herkes haksız diyor yazı bana sorarsanız. Kendimizi veya davamızı haklı görmemizde sıkıntı var. İşten atılan biri genelde patronunu suclar, ben ne yaptım da işten atıldım demez bizim memlekette.
Sabahattin 16 Ağustos 2019 09:48
7
Haklı haksız sübjektif kavramlar. Hukuk(kurallar) ve demokrasi diyor. Mesala CHP 367’yi eleştirmemekte ısrar ediyor. Çünkü derdi hukuk ve demokrasi değil, öbür kabileyi alaşağı etmek.
musto 16 Ağustos 2019 11:33
7
Sebahattin bey takmışsın 367 krizine bana göre ülkeyi temsil edecek cumhur başkanını seçiyorsun uzlaşma olmadan çoğunluk olmadan ben seçtim oldu bittiye getiriyorsun. Hayati kararlarda meclis ve halk oylamasında daima üçte iki çoğunluk aranmalı. Ne oldu yargı reformu başkanlık oylaması sistemler %50 +1 ile geçti ucube bir sistemle yönetiliyoruz. çoğunluk sistemler uzlaşma kültürü getirir diğeri ben yaptım oldu atı alan üsküdarı geçtiye döner.
hamza akyol 16 Ağustos 2019 11:31
2
08:55! öyleyse öncelikle, konuyu senin anlayacağın şekilde yazayım: "herkes haksız" demek, birilerinin günahını aklamaktır. herkes haksız değil; birileri çok çok haksız ve hatta suçlu.
hamza akyol 16 Ağustos 2019 11:38
1
sabahattin! hukukun da subjektif olduğunu yazarsam belki haklı-haksızın objektif boyutunun da olabileceğini düşünenilirsin.
hamza akyol 16 Ağustos 2019 11:41
0
ilave! okurların yazar tapınmacılığı da hiç çekilmiyor. sevdiğiniz iyi bir yazarın da yanlış olabileceğini kavrayın artık!
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 17:31
0
sn.hamza, senin egon yazardan daha da şişkin ve hatada ısrarcı:)
hamza akyol 16 Ağustos 2019 18:00
1
sabahattin için bir ilave daha! Sabahattin, ne söylediğini de bilmiyorsun. Hem diyorsun" haklı-haksız subjektif kavramlar" hem de diyorsun biz haklıyız. Hangisi doğru? siz haklı mısınız yoksa haklı-haksız subjektif mi? Sabahattin 8 tane olumlu tık almış. hey maşallah. Pisa sonucunun tipik yansıması. Bu kadar çelişkili yorumu 8 kişi beğenmiş. demek ki 8 kişi okuduğundan hiçbirşey anlamıyor.
hamza akyol 16 Ağustos 2019 21:03
1
17:31! daha neyin konuşulduğunu bilmiyorsun. Ego yarışması yapmıyoruz. Eğer kafan çalışıp söylediklerimi çürütecek argümanlar ileri sürebiliyorsan onu yaz.
Sabahattin 16 Ağustos 2019 22:21
0
1) “Biz” kim? 2) Nerede bu “biz” haklı diyorum ya da ima ediyorum?
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 07:22
Aradan geçen onca yıllara rağmen demokrasi alanında zerre kadar ilerleyemedik, demokrasi adalet bunlar zihniyet eğitim ve kültür işidir yasalarla olmaz....
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 17:39
1
insanlar masum, adalet üzere doğarlar...onları kirleten yanlış eğitim ve ideolojik kültürdür genellikle! hatta diploma bile verirler "zenciler giremez kültür akademisinden"... önce insan, iyi insan olmadan hiçbir şey olmaz. Kendi 622 sene hüküm süren ve 72 milleti birarada adaletle yöneten geçmişimizden dersler çıkarmakla işe beşlayabiliriz, gerçek dışı komplekse ve abartılı övgüye kapılmadan, doğrusuyla-yanlışıyla anahtarı kaybettiğimiz yerde arasak nasıl olur?
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 05:53
Üzerinden kağnı tekeri geçmiş manda tersi hakkında yazmışsın.
Deli Emin 16 Ağustos 2019 05:43
Adalet ve Ahlak bozulduğunda zararı tüm insanlar görür. Yasalar hakkın teminatı değildir.Özgür, dürüst, adil, cesur, ahlaklı kişilikdir. Uygar, huzurlu ve adil dünya ancak bu erdemler ile birlikte yaşama azmi, çabasıyla mümkündür. Bizde kişlik bozukluğu var. Güç ve güçlüye tapma,dalkavukluğu var. Mağdur iken ağlak, güç bizde iken mağrur, despotuz. Gerçekte bu iktidarsızlık halidir.Rüşd, sevgi, saygı için çabamız yok çünkü bunlara değer vermiyoruz. Hasta kişiliklerden hasta toplum, siyaset,adalet çıkar!Yüksek makam, çok okumak bu hastalığı gidermez.Verilen tarihi örnek bunu gösteriyor.
Has Parti 16 Ağustos 2019 03:15
Artık sadece duygusal değil, siyaset etme pratiği olarakda Akparti'nin Demokrat Parti'nin devamı olduğuna ikna olduk. Bir şey ilginç, hangi parti neyi dümdüz etmek istiyorsa partinin ismini o kavramlardan seçiyor galiba.
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 02:29
Ülkeyi demokratikleştirmek konusunda Menderes’in eline tarihi bir fırsat geçmişti. Ama iktidar olunca demokrasiyi geliştireceğine çok eleştirdiği tek partili CHP döneminin benzeri bir politika izledi. İşin en üzücü tarafı gelecek seçimleri kaybedeceği çok barizken bir darbeye kurban gitmesi oldu. Seçimle gitseydi demokrasinin kurumlaşmasında bir adım ileri gitmiş olacaktık.
Murat124 16 Ağustos 2019 02:19
Sezar'ın hakkını Sezar'a verirken şunu unutmayın : Siz ve biz değişir. Babası İslamcı olan deistler, ve babası ateist olan İslamcılar tanıyorum. Dünya görüşleri babadan oğula geçmiyor. Bu yüzden tolerans, anlayış, sevgi ve saygı. Mareşal Fevzi Çakmak'ın soyunu sürdüren tek kişi Lisa Çakmak (Anne Japon, baba ise Fevzi Çakmak'ın torunu Ahmet Çakmak). Bakın hayat soyumuza nasıl farklı roller biçiyor. Siyaset günlüktür, insan sevgisi kalıcıdır.
Krr 16 Ağustos 2019 01:36
Gerçek demokrasilerin karnı yumuşaktır. ADALET KAVRAMINI İÇSELLEŞTİREMEMİŞ doğu toplumları bu yumuşak alandan menfaat devşirmek için oraları delik deşik eder. Geriye deforme olmuş kullanışsız bir demokrasi kaportası kalır. Bizde olan da budur maalesef. Bu sebeple iktidara gelen her görüş veya ideoloji önce bu yumuşak alanları kapatmak istiyor. Bugüne kadar bunu en iyi başaran da AKP olmuştur. Sonuç ne olur derseniz, daha önce ne olduysa aynısı olur. Adalet yoksa demokrasi de yok. O kadar.
Sabahattin 16 Ağustos 2019 09:50
12
CHP 367’yi kınadı mı? Açık bir demokrasi ve hukuk ihlali idi. Konamıyor ise neden?
musto 16 Ağustos 2019 11:36
1
Bir ticari şirketi veya oturduğun siteyi yönetirken bile ortakların çoğunluğu olmadan toplanıp karar alamıyorsun.
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 17:44
1
keşke ADALET KAVRAMINI biraz içselleştirebilmiş ve gerçek bilgiye dayanan insaflı/vicdanlı/ADALETLİ yorum yapabilmiş olsaydınız!"AKP" li olmayabilirsiniz... ama bu sizi adaletsiz olmaya ve adalet konusunda tavsiyede bulunmaya cesaret ettirmeseydi keşke..yazının konusu tam da siz ve sizin gibiler!
Sabahattin 16 Ağustos 2019 18:08
6
Demagoji. Hukuka uygun muydu değil miydi 367?
musto 16 Ağustos 2019 20:29
1
Sabahattin bey hukuk ihlali bunun neresinde anlatta bilelim daha öncede tartıştık bunu bir türlü kabullenmek istemiyorsun.Sana göre çoğunluğu veye gücü ele geçirenin herşeyi yapması demokrasinin kuralı azınlıkların hakkı hukuku olmayacak tam bir kapitalist düzen istiyorsun.Merak etme istediğin düzen ile yönetiliyoruz gönüllerinden ne koparsa alıyor ve razı oluyoruz itiraz etme şansımız yok.
Sabahattin 16 Ağustos 2019 22:25
2
Söylemediğim şeyleri söylemişim gibi yapma Musto. Ayıp. Ayrıca ben alacağımı aldım. Daha 367 gibi apaçık bir hukuk katliamını bile eleştiremeyen bir zihinin samimi olmadığı, hukuk ve demokrasiyi önemsemediği benim için açıktır. CHP, bildiğimiz CHP. Kozmetik değişiklikler peşinde sadece.
Çerkez Ethem 16 Ağustos 2019 01:19
Tarih ne güzelde gösteriyor. Kim başa gelirse gelsin hep aynı sorunlar, hep aynı problemler ! 100 yıldır hep aynı kolpa ! Güç yolunda Hepsi birbirinden fırıldak ! Kim Gelirse gelsin başa İstisnasız herzaman haklı ve doğruyu biliyor ! Başa gelene kadar tonla damardan sloganlar, Güç ele geçince dün dündür bugün bugündür taktikleri ! Tek değişmiyen ve elit/siyasetçilerin'de tek konuşmadığı, Çürük sistemin kökünden değişmesi ! Hepsinin işine geliyor, salla damardan sloganları, götür koyunların malını/mülkünü ! Nasıl olsa vatan millet sakarya uyutma edebiyatı bitmez !
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 00:38
Olayları tarihi perspektifi içinde görmek gerek. CHP’nin tek parti iktidarı dönemine eleştiriler var. Evet CHP uzun yıllar tek parti olarak iktidarı elinde tutmuştur. Ama burada savaştan yeni çıkmış bir ulustan bahsetiyoruz. Yeni bir devlet yapılanmakta. Bu arada Avrupa’da o zaman kaç ülkede demokrasi var? Daha sonra İkinci Dünya savaşı...Ama çok partili dönemi başlatan da CHP. Menderes’in 1946-50 arası CHP’den bir sürü demokratik talepleri var. Peki niye kendisi o talepleri 10 senelik iktidarı döneminde hasır altı etti? Mesela hapisteki gazeteciler bu günkünden daha fazla idi.
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 06:19
1
Sayın okur siz herhalde okuduğunuzu anlamışsınız adam sana Menderes veya İnönü mükemmeldi demiyor zaten, devletin başına geçen herkes kendini çıkarları doğrultusunda hareket eder, diye anladım.
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 10:49
1
Sayın Akyol'a itiraz ediyorsunuz. Ama CHP haklıydı diyerek yazarı doğruluyorsunuz. Yazar sorunun tam da bu olduğunu söylüyor.
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 00:12
Bunu kaderci bir sekilde Turkiyenin kacinilmaz bir haliymis gibi aktarmaya gerek yok. Secimle gelip sonradan otoriterligiyle bilinen tek parti iktidarlari baslarda o kadar kotu degildi. Onemli olan secmenin otoriter pratiklere duyarlilik gosterip vaktinde cezalandirmasi. Akpartiye de tepki vakitlice gosterilse simdi bu haliyle bilinen bir parti olmazdi muhtemelen. Yine de bugun muhalefet cok parcali bir koalisyon oldugu icin sadece genel ve evrensel ilkelerde uzlasabilir. Bu yonu demokratiklesme icin bir firsat.
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 00:01
70 yıldır pek değişen bir şey yok. En azından bu hususta istikrarlıyız.
KARAR OKURU 15 Ağustos 2019 23:57
İyi ki sizin gibi bir yazar var ve iyi ki sizi takip ediyorum. Allah yar ve yardımcınız olsun
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN