Back To Top
Medyanın hayati sorunları

Medyanın hayati sorunları

 - Son Güncelleme: 18.09.2019 Çarşamba 20:59
- A +

Yeni Şafak yazarı Fatma Barbarosoğlu dün şöyle bir tivit attı:

“Muhafazakar medyanın ‘hayati’ sorunları var.

Bu hali ile kendi ayağına kurşun sıkıyor. Şöyle bir anket yapsınlar: Gazeteyi okuyan kadın/genç okuyucular ‘ne okuyor/kimleri okuyor?’

Muhafazakar medyada ‘hayat’ yok. Onun için giderek okunan değil, ‘bakılan’ gazeteye dönüşüyorlar.”

Barbarosoğlu’nun Yeni Şafak yazarı olmasından daha önemli yönü, sosyolog ve edebiyatçı olmasıdır. Yazı ve kitaplarında edebi kalite ve sosyolojik derinlik vardır. Cevdet Paşa’nın kızlarını yazdığı “Fatma Aliye, Uzak Ülke” adlı kitabı bilhassa önemlidir.

 

SİYASETE GÖRE

Genelde sorun; matbaa ve okuryazarlıkta çok gecikmiş, ‘okur’ olmadan ‘seyirci’ haline gelmiş olmamızdır. Fakat Türkiye’de Tanzimat’tan itibaren yüksek seviyeli fikir hareketleri geleneği de vardır. 1990’larda da Türkiye liberalizm, sosyal demokrasi, muhafazakarlık, İslamcılık kavramları etrafında seviyeli tartışmalar yapıyordu.

Bu fikir zenginliği AK Parti döneminde de bir süre devam etti. Ama kutuplaşma ve medyanın siyasallaştırılması arttıkça fikirler de kurudu… Fikirler siyasi araç düzeyine düştü.

Yıllarca parlamenter sistemi savunanlar, bir gecede siyaset değişince başkanlık sistemini savunabiliyor. Kahraman diye yüceltilenler, bir anda hain ilan ediliyor.

Bir konjonktürde “eyalet sistemi”ni savunanlar, siyaset değişince “üniter devlet”i savunuyor!

Siyaset zihinlere böylesine hükmediyor…

Seviyeli fikirleri, analizleri, hatta objektif haberleri ancak sayıları çok azalmış yayın organlarında, haber sitelerinde bulabiliyoruz.

AK Partili Aydın Ünal’ın, Yeni Şafak’tan ayrılmadan önce yazdıklarını hatırlıyor musunuz:

“Medya ve sosyal medyadaki yeni düzenin AK Parti’ye faydadan çok risk getirdiğini de artık görmemiz lazım. AK Parti tabanı dahi haberleri muhalif kaynaklardan öğrenmeye çabalıyor.” (19 Kasım 2018)

 

SİVİL TOPLUM

Sivil Toplum kavramının bizdeki öncüleri merhum İdris Küçükömer ile, Yeni Şafak’tan atılan merhum Kürşat Bumin’di. Sivil toplum, sağ ya da sol, siyasetten bağımsız dernekler, vakıflar, topluluklar demekti. Siyasete bağımlı olmadan kendi fikirlerini, değerlerini, prensiplerini savunsunlar, gerektiğinde siyaseti de denetlesinler diye önemlidir.

Bu noktada bağımsız İLKE derneğinden Lütfi Sunar’ın “Türkiye’de İslami STK’ların Kurumsal Yapı ve Faaliyetlerinin Değişimi” adlı saha araştırmasına bakalım: İslami STK’ların “kamu kaynaklarından gittikçe daha fazla faydalandıklarını” anlatan rapor şu tespiti yapıyor:

“Kamu kuruluşları ile girişilen bu tür ilişkiler kuruluşların özerkliklerine zarar vermekte ve gittikçe kuruluşları siyasallaştırmaktadır.” (Sf. 81)

Basında da böyle... Böyle olduğu için verimli ve seviyeli fikir tartışmaları yerine, siyasi polemikler egemen oldu.

Bu yüzden iktisaden ve siyaseten güçlenme motivasyonu, fikir ve değerlerin önüne geçti. “İhlas kaybı değerlerin içinin boşalması” gibi kavramlarla da ifade ediliyor.

 

SİYASETTEN BAĞIMSIZ FİKİRLER

Düşünce hayatımızın büyük isimlerinden merhum Prof. Erol Güngör ağabeyim, MHP Genel İdare Kurulu üyesi olduğum yıllarda bana “kendini bu kadar siyasete verme” derdi. Kitabında da aydınların ve akademisyenlerin düşünce bağımsızlığını korumaları gerektiğini belirterek şunları yazmıştı:

“Aramızdan politika hayatına giren ve bir parti mensubu olan meslektaşlarımızla çok defa aramızın açılmasında bu tavır farkının önemli rolü vardır. Yahya Kemal’in hatıralarını okuyanlar, Ziya Gökalp gibi âlim ve faziletli bir insanın bile İttihat ve Terakki fırkasındaki rolü yüzünden bazen nasıl zihin esnekliğini kaybettiğini, hatalı yolda ısrar ettiğini görürler.” (Sosyal Meseleler ve Aydınlar, Ötüken, s. 374)

Elbette her ülkenin ve demokrasinin siyasete ve siyasetçilere ihtiyacı vardır. Fakat bağımsız fikirler, değerler, sanat ve edebiyat akımları, çeşitli alanlarda STK’lar da olmalı, hatta çok güçlü olmalıdır.

Fikir ve ifade hürriyeti sadece siyasi mücadeleler için değil, bağımsız fikir hareketleri için de zaruridir.

Siyaset hayatın bütünü değildir. Hayatın kalitesi zengin ve kaliteli fikir ve sanat hareketleriyle yükselir.

Aksi halde Barbarosoğlu’nun dediği gibi hayattan kopuyorlar işte.

Sorun muhafazakar medyaya özgü değil; aşırı siyasallaşma bütün fikir hareketlerinde kaliteyi aşağıya çekiyor.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
İbrahim SELVİ 23 Eylül 2019 16:42
Harika bir yazı, yorum. Türkiye’de siyaset nerden besleniyor ? Üniversitelerde, STK’lar, Olmayan düşünce Kuruluşları’nda mı? yoksa, İktidar olmak için; Popülist politikalar ve popülizmde mi ?
KARAR OKURU 22 Eylül 2019 01:30
Seni okumak için buradayım
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 20:06
Sizinle beraber takip edip okuduğun 5 kişiyi geçmez. Neredeyse 6 senedir gazete almadım. Haberler bile korkaklaşmış.
Yusuf subaşı 18 Eylül 2019 19:16
Sayın Taha bey toplum sahiden derinliği olmayan takım tutar gibi yazarı değerlendiren bir yapıya büründü, Ama ben inanıyorum ki bunlar geçicidir.ben 20 yıldır sizin hemen hemen bütün yazılarınızı okudum eğilip bükülmeden doğru olanı çok güzel ifade ederek ben ve benim gibi binlerce kişinin duygularına tercüman oldunuz Allah razı olsun sağlıklı uzun ömürler versin selam ve dua ile
Yurdumun insanı 18 Eylül 2019 17:56
"Türkiye'de Yeni Kapitalizm Siyaset, Din ve İş Dünyası Arasındaki İlişkiler" Osman Savaşkan ve Ayşe Buğra'nın (Rahmetli Tarık Buğra'ın kızı) ortak kitabında ahlaksız Dini Dar, bezirganların (İslamcı muhafazakarların) dini nasıl ticarileştirdiklerini çok güzel anlatır. Yani Taha bey, Madyanın hayati sorunu değil, medyada yazan, konuşanların ahlaki sorunları var.Çürümüş zihniyet, ahlak, iş, söz, tavırlarını topluma sirayet ettirdiler. Ak Troller, Paramiliter AKP lileri,devlet ve kamu kaynakları ile besliyorlar. .
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 21:18
1
Prof. Ayşe Buğra, Osman Kavala'nın eşi. Osman Kavala'nın rehin tutulmasına, Ayşe Hanım'ın, kirli çamaşırları ortaya dökmesinin etkisi var mı acaba ? Malum, Kavala için hükmü bizzat Erdoğan vermişti.
cumhur 18 Eylül 2019 17:12
Sayın Akyol doğruları çok güzel anlatıyorsunuz ama söylediklerinizi biraz daha açık ve insanlarımızın anlayacağı sadelikle açıklasanız daha iyi olur.Gerçi kimse fikirlerini açık seçik söylemekten hele bir de muhalif bir şeyler söylemekten çekinmese ki bu da bu dönemde çok zor! Allah hayırlısını versin...
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 15:38
Adalet Bakanı Gül: Düne kadar FETÖ’cülerle aynı maklubeye kaşık sallayanlar bugün çıkıp bize FETÖ ile mücadele dersi vermeye kalkışmasın, demiş. Kimi kast etmiş, Arınç'ı mı, Bozdağ'ı mı, yoksa ... ?
Süheyl CALISKANOGLU 18 Eylül 2019 15:04
Dün bir resim gördüm, cok seyler söylemek isterim.Süleyman Soylu,Ekrem imamoglu cok samimi pozlarda,S .Soylu'nun yüz ifadesi,sahtelik kokuyor,dün "pejmürde ederim derken TV ekranindaki yüz ,ifadesini de hatirlarim,bir de dünkü yüz ifadesi,pes dogrusu,bir insan bu hallere nasil girebiliyor merak konusu..
musto 18 Eylül 2019 14:13
2 ay önce bir arkadaşımın hayvancılık projesi için ilçe ziraat bankasına gittik: proje uygun beğenildi. Kredi şartları ağır sanki hürriyet gazetesini satın alacağız. Köylünün altından kalkabileceği mümkün değil çıksa bile paranın olmadığı söylendi.Peki bu tüpçü bu krediyi nasıl aldı matbaalarında patates soğan'mı yetiştirecek: Yetmedi MİLLİ PİYANGO taksit ödemelerinde sıkışmasın diye verildi mi diye aklımıza kötü şeyler geliyor büyük ikramiyelerin sahipleri bulunamıyor.Ben iyisi şans oyunlarından vazgeçtim almayacağım ve oynamayacağım sizlere'de tavsiye ederim.
Süleyman d. 18 Eylül 2019 13:57
Amerika dan balka bir yerde göremeyeceğimiz "MUHALEFETE MUHALEFET EDEN MEDYA" ya da değinmek lazımdı!!!
Mustafa 18 Eylül 2019 13:17
"muhafazakar medyanın hali" değil"medyanın hali ne olucak" demek gerekir. Sanki muhalif medya sütten çıkmış ak kaşık sorun sadece muhafazakarlar da. El insaf ya birazcık basiret, samimi insan böyle bir konuyu belli bir kesime indirgermi? Bunda samimiyet aranabilirmi? Kırmızı ışıkta geçenler, yola tükürenler, her türlü yanlışı yapanlar da Ak partililer diyinde böylece günah keçisi bulunsun. Bu nasıl anlayış böyle yazık çok yazık
kaan 18 Eylül 2019 11:51
Sorun ekonomimiz gibi kendi kendimize yetememizde,nasıl dış girişe muhtaçsak,okunmayan basınında göbek bağından bir yerlere bağlanması normaldir.Çözmek isteyene kolay gelsin diyelim.
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 11:19
Giyim kusam yeme icme haric Bu ülkede bir milim ilerleme yok...
Süleyman d. 18 Eylül 2019 14:15
1
Hemen sözünü geri al. Ne demek ilerleme yok :) Terör ve içgüvenlik tehditleri ilerledi, İşsizlik ve ekonomik büzülme ilerledi, iflaslar, konkordatolar ilerledi ; dolar, avro, altın ilerledi,; iğneden ipliğe fiyatlar ilerledi,; cinayetler, tecavüzler, hırsızlık, uğursuzluk ilerledi; ihtiharlar, uyşturucu, fuhuş ve sefahat ilerledi.; hastanelere ve hapishanelere düşen sayısı ilerledi, ateist, deist sayısı ilerledi... Vel hasıl: KÖTÜ NE VARSA İLERLEDİ. HALİYLE.,TERSİ DE GEÇERLİ!!!
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 10:20
Eric Arthur nam-ı diğer George Orwel şu anda yaşasa idi herhalde şunu diyecekti benim hayal ürünüm olan 1984 galiba gerçek oldu
Mustafa 18 Eylül 2019 10:18
yemezler efendim 28 şubat döneminde yada 12 Eylül demi fikir zenginliği vardı?, pardon 61 ihtilali ve yeni anayasa ile fikri hür vicdanı hür insanlar cirit atıyordu. Pardon asıl fikri hürriyet İnönü zamanında vardı. Tamam şimdi bulucam İnönü değildi Atatürk zamanı idi o. Gerçi tek parti dönemi vardı ama neyse... Erdoğan'a düşman yada iyi niyetli muhalif ne kadar gazeteci var ise hep aynı hatayı yapıyor. Bütün okurları CHP yada fetö'nün sempatizanları gibi biat ehli zannediyor. İmdi chp' de biat olmaz diyenler çıkacak. Var kardeşim var sadece yaşam tarzına biat etmiş ORDAN bir adım öne geçememi
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 11:55
1
Tek parti dönemi,12 eylül, 28 şubat ile kıyaslayarak mi fikir özgürlüğü oldugu iddiasında olacaksın sayın Mustafa..ama haklı olduğun yer o zamanlarda dahi bu kadar gazeteci hapis te aydınlar yurdışina gitmek zorunda kalmamisti. Iyi sabah lar size..
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 13:58
2
O zaman öyleydi de şimdi nasıl? sorusu yazdığınız herşeyi boşa çıkarmaya yeterli. Bundan 40 yıl önce de üniversite öğrencileri sırf prtotesto yaptılar diye gözaltına alınıyorlardı şimdi de alınıyorlar. Bundan 20 yıl önce medya sahibinin sesiydi şimdi daha da beteri halde. E ne değişti o zaman? Bunca yıl nereye gitti? Kendini eleştirmeyen ve düzeltmeye çalışmayan hiçbir kişi ve hareket başarıya ulaşamaz.
Mustafa 18 Eylül 2019 17:30
1
Birazcık kitap oku ondan sonra yorum yap 12 eylülde 28 şubatta yüzlerce insan bu ülkeden göç etmek zorunda kaldı. Tek parti dönemini hiç söyleme iskilipli atıf hoca kanun çıkmadan (şapka kanunu) 2 yıl evvel kitap yazdığı için asıldı istiklal mahkemelerinde ve onun gibi nice insanlar sayın karar okuru
M. Ç 18 Eylül 2019 10:09
Taha Bey. Siyaset dışında kalmanız ne iyi. Ali Fuat Başgil Hoca da, kendisine DP saflarında siyaset teklif eden Celal Bayar'a "Siyaset, fikir istiklalinin sonudur." demiş.
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 09:38
Demokrasilerde medya iktidarı, devlet kurum ve kuruluşlarının faaliyetlerini halk adına denetleme, ve eleştirme görevinden dolayı 4. güç olarak kabul edilir. AKP’nin yarattığı medyanın görevi ise iktidarın çıkarı için gerçekleri çarpıtma, karalama, yalan söyleme, yanlışları örtme görevini üstlenmiştir. Onların gazetecilikle uzaktan yakından bir ilgisi yoktur. Onlar aslında birer trolldurlar.
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 09:32
Eskiden duyardık, Komunist Rusyada Pravda varmis. Pravda gercek demekmis, ama Pravdada gercek olmazmis. Medyamizin %90i Pravda oldu, kalani da olmamak icin direniyor...
Özay İbrahimbaş 18 Eylül 2019 09:34
Batıda düello geleneği vardı, "onur" bir değerdi. Doğuda ise pusu kurma geleneği, "kalleşlik" mübahtı. Bu ikinci anlayış, "ilkesizlik", hayatlarımızın her alanında hakimdir. "Onur", sahip olmadığımız bir kavram, yalnızca isim olarak kullanılan bir sözcük. (Yine, istisnalar kaideyi bozmaz diyerek, "onurlu" insanları tenzih ediyorum.)
Erzincanli 18 Eylül 2019 08:38
Bahsi gecen konular ikiye bolunmus bir ulkede tam anlamyla gecersizdir.Bir korku toplumunda yasiyoruz. Cesaretin bedeli cok agir olabiliyor ve bunu herkesden bekleyemeyiz. Asil suclu ve suclularin uzerine gitme cesaretini siz bile gosteremiyorsunuz.Yaniliyormuyum ?
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 08:27
Hayal ettigim islami düsünceli politika bu degildi. Saray şatafat istaf etrafindakilere bol keseden ulufe dagitma Sanki kendi cebinden dagitiyor. Büyük hayal kirikligi yasiyorum
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 08:10
Milliyetçi sağ ve islamcıların devletle sorunları yok. Onlar her zaman devleti kutsayıp, uygulamalarını savundular. Devletten aldıkları fonlarla beslenmek geleneklerinde var ( bkz. Necip Fazıl'ın devletten para isteyen mektupları)...muhafazakar düşünce bağımsız fikirler üretemez, öncelikle diyalektik düşünme yöntemini öğrenmeleri gerekiyor.
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 07:49
REİSÇİLİK SENDROMU. BUNUN MUHAFAZAKARLIK LA İLGİSİ YOKTUR. TEK KİŞİ VARDIR. her şey onun hak ve MENFAATLERINI kollamak ve korumak üzerine kurulmuştur. MEDYADA ONUN HAKLİ OLDUĞUNA DAİR İNANCIN YIKILMAMASİ üzerine bina edilmiştir. Tabiki seçmen muhafazakar ağırlıklı olduğu için muhafazakar medya ve kalemleri secilmistir. İŞTE MUHAZAKAR MEDYA SORUNLARI BÖYLE BAŞLAMIŞTIR.
Süleyman d. 18 Eylül 2019 03:41
Medya yalıyor mu ki "hayati sorunları" olsun. Hocam maalesef 90 lı yıllardan itibaren girdiği yoğun bakımdan 2000 li yıllarda bitkisel hayatta geçen Türk basını aslında fişi çekilse üç gün yaşar.:(
Süleyman d. 18 Eylül 2019 13:50
0
Yaşıyor mu? Yazacaktım. Otomatik klavye düzeltmiş.
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 02:01
"Siyaset pisliktir... Biz girmeyelim, bizim yerimize başkaları pisliğe bulaşsın. Düşüncelerimizi pis siyaset ortamında başkaları savunsun..." Çok bencil bir düşünce değil mi?
semiramis 18 Eylül 2019 03:22
0
Yazıdan tırnak içindeki manayı mı anladınız? Maşallah! Yazıyı sonuna kadar okumadınız sanırım. Bak ne diyor yazar: "Elbette her ülkenin ve demokrasinin siyasete ve siyasetçilere ihtiyacı vardır. Fakat bağımsız fikirler, değerler, sanat ve edebiyat akımları, çeşitli alanlarda STK’lar da olmalı, hatta çok güçlü olmalıdır." Demek ki neymiş, siyasetçiler de olacakmış, özgür ve güçlü sivil toplum örgütleri de. Sivil toplumcular kendilerini güncel politikanın rüzgarına kaptırmayacaklarmış.
Hüseyin Şenel 18 Eylül 2019 12:56
0
“Partiler yasası”, Halkın değil Gn. Merkezin istediği siyasetçinin seçilmesine izin verdiği için,galiba (nihayet) Siyaseti futbola döndürdü.Atatürk,Menderes,biraz Lozan,Fatih,çalım -ettiğiniz söze en fazla 1ay bağlısınız,ofsayt yok- şans,rüzgar ve olmazsa olmazı tabii ki biat eh,oldunuz “taraftar” siyasetçi,( yani milletin değil kendisini tekrar seçecek gücün taraftarı) İstisnalar var ama yaptığım yorumdan daha kolay durumda..
hamza akyol 18 Eylül 2019 01:26
bütün ideolojiler beyni ve insanlığı öldürür. islamcı ve ırkcı ideolojiler ise daha çok öldürür.
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 01:23
Muhafazakar medyanin kose yazarlarinin cogunun gecmisine bakarsaniz muhafazakar/dindar olmadiklarini gorursunuz. Solcu, liberal, Kemalist makaleler yazanlar simdi guya muhafazakar oldular. Sebep maddi cikar. Havuz yazarligi cok para kazanan bir meslek son yillarda. Kapitalist bir dunyada yasadigimiz icin bir yere kadar normal sayilabilir bu ama iktidari elestiren meslektaslarina attiklari iftiralar, hapse atilanlara karsi gosterdikleri duyarsizlik, vicdansizlik kabul edilebilir davranislar degil.
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 01:07
Sürekli fikir değiştiren olmaz,fikir bir çınar gibi kökü sağlam,tutarlı ve gelişime açıktır. Onlar fikirsizler,parayla mefaatle başkalarının fikirlerini köpürten yalakalar... Gemiyi ilk terk edecek fareler... Her dönemde vardı hep olacaklar.Hocam siz çok kibarsınız. Ben söyleyim dedim.
SATIN ALINIP OKUNMUYOR Kİ BAZI GAZETELER BELEDİYE VE DEĞİŞİK KURUMLARDA TOMARLAR HALİNDE KÜLTÜR HİZMETİ! OLARAK SUNULUYOR.STAR BURSA /OSMANGAZİ BELEDİYESİ KURUMUNDA,SABAH MEDİCAL PARK HASTANELERİNDE,AMİRAL GEMİSİ HÜRRİYET KAMİL KOÇ YAZIHANE VE OTOBÜSLEİNDE.BUNLAR BENİM GÖREBİLDİKLERİM.DEVLET KURUM VE KURULUŞLARIYLAFAZL İŞİM OLMADIĞI İÇİN DİĞERLERİ HAKINDA BİLGİM YOK.
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 08:14
0
Bu paçavraları bizim vergilerimizle basıp, ücretsiz dağıtıyorlar. Onlar haber kaynağı değil, kaba propaganda içeren yalanlarla doldurulmuş parti yayın organları!
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 00:22
Sayın yazar bizim gibi toplumlarda oluyor.Toplum sorgulamazsa demokrasinin birincil gücü olduğunun farkında değilse medyasıda yozlaşıyor siyasetçileride,kişilerde.İçten içe çürüme devam ediyor.Sorun zihniyetimizde.
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 01:51
7
Demek sen sorguluyorsun ve bu toplumun bir parçasısın. Ama gene toplum tu kaka...
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 08:27
0
Sorgulamak??? Biraz sesini cikaran yükselten ya pkkli ya gezici terörist. Pardon birde fetö diye birsey uydurdular pkkdan daha tehlikeli(!!!)
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN