Back To Top
Otoriter kalkınma!

Otoriter kalkınma!

- A +

Dünyada otoriter popülist eğilimler yükseliyor. Piyasa ekonomisi yerine de müdahalecilik, kumanda ekonomisi gibi eğilimler güçleniyor. 

Komünist Çin, dünyada da birçok yerde ‘otoriter kalkınma’ modelinin daha başarılı olabileceği düşüncesine yol açıyor. 

Çin’in fevkalade başarılı bir kalkınma yolunda olduğu bellidir. Evvela “uzak doğu modeli” içinde yer aldığını hatırlamak lazım. Bu modelde Japonya ve Güney Kore bugün iktisaden de en gelişmiş demokratik toplumlardır. 

İkincisi, otoriter ve totaliter rejimler, kendilerini ekonomik kalkınmaya adamışlarsa gerçekten bir süre başarılı oluyor; Stalin Rusyası gibi…  

  

NEREYE KADAR? 

Stalinist sistem, korkunç insani maliyetlerle de olsa Rusya’yı köylülükten sanayi toplumuna getirdi, ama sanayi toplumu düzeyine gelişmiş ülkelerde otoriter sistemler başarılı olamayacağı için 1960’larda durakladı, 1979’da çöktü. 

  1. Yüzyılda Almanya ve Japonya’nın “mucizevi” kalkınması da militarist sistemle gerçekleşmişti; korkunç acılardan sonra bugün demokratik ülkelerdir.

İktisatçı Daron Acemoğlu ve James Robinson’un “Diktatörlük ve Demokrasinin Ekonomik Kökenleri” adlı akademik araştırması bu açıdan hayli aydınlatıcıdır. Yazarlar otoriter yönetimlerde de iktisadi kalkınma görüldüğünü ama belli bir düzeyden sonra otoriter kumanda kurumlarının yerine “kapsayıcı kurumlar” adını verdikleri açık kurumların gelişmesinin zorunlu olduğunu anlatıyorlar. Demokrasi ile yüksek gelir arasındaki bağlantıyı rakamlarla ortaya koyuyorlar. (Özelikle s. 77-81.) 

Çin için de böyle olacaktır. Çin sistemi konusunda Fatih Oktay’ın kitabını tavsiye ederim. (İş Bankası yayınları) 

Çin rejiminin özellikleri vardır. Ortadoğu diktatörlüklerinde keyfilik, kural tanımazlık yaygındır. Çin diktatörlüğü ise, yukarıdan aşağıya dayatılan, özgürlük alanı bırakmayan çok sıkı kurallar üzerine kuruludur. 

Çok miktarda yabancı sermaye çekmesinin bir sebebi çok geniş pazar olması, diğer sebebi ise bu kuralların sermaye için iktisadi rasyonalizme göre düzenlenmiş olmasıdır. 

  

ÇİN MODELİ 

Fakat bütün otoriter sistemler gibi Çin de oligarşileşmiş, nihayet, Ekim 2017’de Devlet Başkanı Xi Jinping, anayasadaki 5+5 yıl görev süresini kaldırtarak eski imparatorlar gibi, Mao gibi ömür boyu mutlak egemen haline gelmiştir.  

Prof. Tarık Oğuzlu, Çin totalitarizmini “Jinping’in bütün siyasi gücü şahsında toplamaya başlaması, ülkesindeki kurumların önemini aşındıran politikalar izlemesi, teknolojik imkânları devletin vatandaşlarını daha fazla gözetleyip kontrol altına alması adına mobilize etmesi” olarak tanımlıyor. (Karar, 24.3.2018) 

Totaliter fakat iktisadi rasyonalizme sahip bu makine kalkınmayı sağlıyor. 

Bürokrasi ve yönetimde geçerli olan “liyakat sistemi”ni güya toplumda da geçerli kılmak için “sosyal kredibilite sistemi” adıyla bütün vatandaşları fişleyen, onların hayatlarına kumanda eden Hitler-Stalin usulü bir mekanizma kurdular. Uygur Türklerine yapılan zulmün makinası, bu mekanizmadır. 

Jinping ile başlayan daha sıkı totaliter yapı Çin rejiminde özgüven azalmasının işaretidir. Nitekim totaliter kumanda kurumlarının performansı düşmeye başladığı gibi iç ekonomik sorunları da büyüyor.  Okumuş ve refaha ulaşmış Çinlilerin özgürlük isteği en önemli dip dalgasıdır. Otuz yıl önceki Tiananmen patlaması, hiç şüphesiz potansiyel olarak büyümektedir. 

  

TÜRKİYE’NİN YOLU 

Türkiye’nin totaliter bir tecrübe için Rusya, Çin gibi kurban edeceği milyonlarca vatandaşı olamayacağı gibi böyle bir ihtimal de kesinlikle yoktur. 

Sorun, Türkiye’de demokrasi ve hukuk devletinin kalitesiyle ilgilidir. 

Türkiye yüz elli yıldır Batı modelini benimsemiş, siyasi kültürümüz bu yönde gelişmiştir. Sadece Tanzimatçılar ve Atatürk değil, Abdülhamid de bu görüşte idi. 

Yetmiş yıldır çok partili hayata alışmış Türkiye’ye değil totaliter, otoriter bir sistem bile topluma kabul ettirilemez. 

Otoriter hülyalar yerine, demokrasimizi geliştirmeye bakmalıyız. 

İktisadi gelişmemizi hızlandırmak için demokrasi, kuvvetler ayrılığı, bağımsız yargı, Merkez Bankası’nın, YSK’nın, BDDK gibi kurumların bağımsızlığını güçlendirmekten başka yol yoktur. 

Onun için “hukuk devleti” ve “kurallı piyasa” ekonomisi diyoruz.  

Zira istisnasız bütün hükümetlerimiz Batı’dan sermaye getirmeye çalıştılar. Ak Parti’nin başarılı zamanları da kanunlarımızı Avrupa standartlarına uyarlayıp Batı’dan sermaye getirdiği dönemlerdi. 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
B 23 Mayıs 2019 23:53
Türkiye belli bir seviyeye geldiğini görüyorum. Bu seviyeyi başka bir yerden ölçüyorum. Ne milli gelir, ne işsizlik nede demokrasi bizim ölçütlerimiz değil.Ölçütler üniversitelerde okutulan teorik bilginin sanayi üretiminde pratiğe dönüşmesi. Seri üretim tekniğinin geliştirilmesi. Askeri teknolojiler. Enerji bağımlılığı problemi. Sorunlar bunlar.Özellikle üretilecek bir ürünün mesela bir geminin değişik parçalarını üreten alt sanayi kuruluşlarının tespit edilip, devlet tarafından alım garantisiyle ve mali yönden desteklenmesini takip ediyorum.
B 23 Mayıs 2019 23:22
Ülke çıkarları için birtakım tedbirler almak otoriterleşme olarak görülüyor. Herkes biliyor ki HDP'nin amacı güneydoğu'da bağımsız bir devlet kurmaktır. Demokratik davranacağız demek, devletin güvenlik zaafı olur. Avrupa Türkleri ne kadar seviyorsa demokrasi diye yırtınıyor. Bütün dertleri Türklerin mutlu olması mı acaba ?Japonya, Almanya gibi ülkeler savaştan yenik çıktıktan sonra, Rusya tehlikesine karşı desteklendiler. Avrupa yeniden aşırı sağa kayıyor. Neden. Çünkü tekrar işsizlik var. Tekrar tıkandılar. Milli çıkarlarını tehlikede görü
KARAR OKURU 23 Mayıs 2019 12:01
Herşeyi biliyorsunuz yeni partide görev alacak mısınız? Sizin gibi görev adamlarını siyaset meydanında görmek isteriz.Bu millet o engin görüşlerinizden faydalanmalı.
A. Kar 22 Mayıs 2019 23:18
1960 larda Mısır ve güney Korenin kişi başına geliri 300 dolar civarındaydı. Şimdi G. Korenin kişi başına geliri Mısırın 30 katı. Mısırda "Otoriter" rejim var, hep vardı. G. Korede de "otoriter demokrasi". Sonuç Korelilerin lehinde değil mi?
KARAR OKUDUM 23 Mayıs 2019 09:53
0
Amerika, kuzeydeki komünizm tehlikesine karşı, teknoloji transferi yaparak, ama çok daha önemlisi Güney Kore markalarına kendi pazarını açarak Güney Kore'yi palazlandırdı. Diğer Güney Kore mucizesi masallarına rağbet etmeyiniz.
KARAR OKURU 23 Mayıs 2019 23:58
0
Türkiye 1987 yılında dünyanın en büyük 14. ekonomisi, 1999 yılında dünyanın en büyük 16. ekonomisiyken , 2002 yılında dünyanın 17. büyük ekonomisi olarak gözüküyor. Türkiye uzun yıllar bu konumunda kalmış olsa da 2014 yılı itibariyle bir sıra gerileyerek şu an 18. olmuş durumda.
tayfun 22 Mayıs 2019 21:54
Taha bey, gazeteciliğinizin yanı sıra ülkemizin son yıllarda yetiştirdiği önemli hukukçularından birisisiniz. Lütfen, KHK ile ihraç olmuş, beraat ettiği halde istinafta 2 yıldır bekleyen dosyaları da yazın..kelimelerin kifayetsiz kaldığı durumlardayız
Halk iradesi hiçe sayıldı.. Baskılara boyun eğildi... YSK Başkanı Sadi Güven diyorki Seçimi iptal edecek bir kanıt yok.. Demek ki baskılara boyun eğen 7 üye var...
soguz 22 Mayıs 2019 17:51
bir model aramaya gerek yok.ülkemiz her yönüyle bereketli.yerleşim alanlarında orantılı yerleşme yok.nufus belli yerlere sürekli göç halinde bilinçli tarım ve hayvancılık yok. başka gıda ürünleri üretimide düzenli değil.memurlar evrak işlerinden başka bir fayda göstermiyor. ziraatçı köy yolunu tarımı bilmez. öteki başka şeyi. nufusu standardize edilmiş alanlarda istihdam etmek lazım. hertürlü göçü durdurmak lazım.köyleri kasabaları tekrar okullarına ve öğretmene kavuşturmak lazım.bu alanları tercih alanları haline getirmek lazım. tarımı sa
Alaeddin 22 Mayıs 2019 17:41
Çin'in hızlı büyümesi bir catch-up (yakalama) büyümesidir. Kişi başı geliri hala çok düşük. Otoriter rejimler catch-up büyüme sağlayabilir ama kalıcı ve sürdürülebilir olmaz. Kalıcı ve sürdürülebilir büyüme ancak hukuk, demokrasi ve kurumsallaşma ile olur. (bkz Japonya vs ABD vs İspanya)
KARARlı 22 Mayıs 2019 16:07
Yine manifesto misali bir yazı bizi yönetmenlere acilen birinin okutması lazım otoriterlik bizi karlı dağların ardına götürdüğü gün iş işten geçmeden...
KARAR OKUDUM 22 Mayıs 2019 15:46
Temel bilimlere eğitim yatırımı yapan kalkınır Taha Bey, yeterli değil ama iş oradan başlıyor. Okullarda okutulan müfredattan, kitapların içeriğine kadar eğitim sistemimizi yöneten Talim Terbiye Kurulundan başlıyor iş, hiçbiri temel bilimlerde eğitim almamış: Başkanı İlahiyat Fakültesi, başkan yardımcısı Yüksek İslam Enstitüsü mezunu. Diğerleri ya öğretmen ya tarihçi. Bunları küçümsemiyorum, ama temel bilimler olmadan kalkınamazsınız. Sayılara uzak, ama söze yakın, lafla peynir gemisi yürümüyor.
soguz 22 Mayıs 2019 18:21
6
senin eğitimin nedir gerçekten merak ettim yorumcu arkadaş. sen ilahiyat fakultesi ve islam enstitüsü nün derslerinin neler olduğunu biliyormusun. konu itibariylede o okullardan mezun olanların o kurumda yöneticilik yapmalarıyla örtüşebileceğini hatırlatmak isterim.
KARAR OKURU 22 Mayıs 2019 13:52
Türkiye'nin yolu artık Kuzey Kore biz artık Kuzey Kore olduk
Süheyl CALISKANOGLU 22 Mayıs 2019 13:37
RTE ayni gemideyiz dedi,bu gemi TITANIC gibi olmasin(!)Zenginler "yardim filikalarinda yer bulmuslar,asagi katlarda olanlarin bu sansida yok,"kemancidan iyi melodiler 'calmasi isteniyor.Cal kemanci cal(!)..Son dakikalara kadar cal !..
Kral Salman'a "Sen Krallığını bize borçlusun. Gönder 500 milyon dolar"diyen adamın ülkesinden hiç bahsetmemişsiniz... Otoriter kalkınmanın daniskasını gözleriniz eden görmez... Oysa ABD'de hukuk var demokrasi var ama kalkınmalarını otoritelerine borçlular. Eğer ABD'den yola çıkarsak, demokrasi ve hukukun üstünlüğü güçlü bir otoritenin tesisine yarıyor...
KARAR OKURU 22 Mayıs 2019 13:02
Sandıktan önce sandığı besleyen araçlar daha önemli, sandık öyle oluyor ki zamanla sembolleşiyor. Demokrasi, yönetim kültüründen öte, sindirilmiş, hazmedilmiş bir inança dönüşmediği sürece istismar edilmekten alıkonulamıyor.
KARAR OKURU 22 Mayıs 2019 12:41
Bence Erdoğan da Xi Jinping gibi tüm toplumu denetim altına almaya çalışıyor ve otoriter kalkınma modelini savunuyor. Nitekim başdanışmanı bunu açıkça ortaya koydu. Avrasya cenahına yanaşmamız boşuna değil. Akparti ve Mhp tabanı da bu modele karşı değil, karnımız doysun da nasıl doyarsa doysun modundalar.
sabri ayçiçek 22 Mayıs 2019 12:21
Otoriterleşme,insan haklarının budanması,totaliterizm ise hakların yok edilmesi demektir.Demokrasi ise hakların hem derinleşmesi,hem de genişlemesi demek.Bu da hukukun hayatta belirleyici olmasıyla mümkündür.Otoriterleşince kalkınma olmaz değil,olur ama insan da bitkisel hayata girer.12 Eylülün hemen ertesinde Ecevit,"İnsanların sadece can güvenliğiyle yetinmek,onları bitkisel hayata sokmak" diye yazmıştı da dergisi Arayış kapanmıştı.Zenginleşme ile özgürleşme arasında bir bağ olduğu kesin sanırım,bunu dengelemek gerek...Hatta şu hakkı bile konuşabilme
Hukuku ekonomi için istemek abesle iştigaldir. Bundan ekonomide başarılı isen hukuka ihtiyaç yok anlamı çıkar. Trump'ın uluslar arası ilişkilerde geldiği nokta tam da budur.
Süheyl CALISKANOGLU 22 Mayıs 2019 12:06
23 Haziran secimi icin sadece iki secenek var,israf ve tasarruf bakalim vatandaslarimizin tercihi hangisi olacak(?)
KARAR OKURU 22 Mayıs 2019 12:03
Aslında önümüzdeki İstanbul seçimleri Seçme ve seçilme hakkıyla aldığımız bu ülkeyi bizden sonraki nesillere nasıl bırakacağımızın seçimi olacak. Geçmişte her zaman mağdurdan yana tavrını koymuş halkımızın bu sefer ki tavrı toplum olarak ne kadar dejenere olduğumuzun göstergesi olacak. İç çatışmanın yaşandığı, birlik ve beraberliğin kolay bozulduğu ülkeler tek adamlar tarafından yönetilen sorunların baskıyla halının altına süpürüldüğü ülkelerdir. Günümüzde demokrasisi ve kurumları güçlü hiçbir ülkede iç karışıklık yoktur
E.K 22 Mayıs 2019 11:53
Biz bize benzeriz, Turk usulu baskanlik gibi mahiyeti tartismali yollarla guven kazanamadigimz acik. Evrensel olceklere onem ve oncelik verip demokrasinin kalitesini artirmak durumundayiz... Sahislara munhasir sistemler, gelismemis topluluklara ozgudur... Kurumsallasma ve hukukun ustunlugu olmaz ise olmaz sarttir... Sn Erdogan'in totoliter/otoriter tutum ve davranislari ulkeye zarar vermektedir...Dun Ingiliz basininda bununla ilgili yaziylar vardi..Adil yargilanma olamayacagi icin Turkiye'nin guya 15 Temmuz darbesine karistigi iddia edilen kisilerin iade edilmemesi yonunde gorusler vardi.
Karar Okuru 22 Mayıs 2019 11:42
Otoriter kalkinma kalkinma degildir. Kalkinma yalnizca para ile olculmez. Insanlarin ozgurlugu ve mutlulugu ile de olculur. Her yonetim vatandaslarinin huzurunu, sagligini ve mutlulugunu dusunmek zorundadir.
KARAR OKURU 22 Mayıs 2019 11:06
Otoriter kalkınma için petrolün üzerinde oturuyor olmak gerek hocam. Uzgunum
KARAR OKURU 22 Mayıs 2019 15:15
0
Japonyanın çinin petrolümü var
Siyasilerin kafa yapısı değişse ah bir değişse.. Geldiklerinde ne kadar mal varlıkları varsa giderken de o kadar kalsa.. tabii yanlarindakilerinde.Bu biir.. Devletin mal varlığı ve kazançları çarçur edilmese..resmi araçları en asgariye indirsek mesela.. millet vekilleri ölene kadar süper emekli maaşları almasa(zaten zengin olmayan milletvekili olamıyor) ortak paramız yağmalanmasa..O zaman ekonomi kesin düzelir.Ahlak ı düzeltmeye gerek yok zaten ahlaklı olununca yapılacak şeyler bunlar.Guzel rüya değil mi?
KARAR OKURU 22 Mayıs 2019 10:41
Giden gitti geçmiş olsun. Bir daha geri gelmez. Eskiden Türkiye 2. sınıf demokrasiydi sizi 1. sınıf demokrasi yapacağım diyenlerin elinde 5. sınıf demokrasi olduk. Ben eskisine razıyım.
Özay İbrahimbaş 22 Mayıs 2019 09:54
Bir not düşmek istiyorum. Bir Türk büyüğü tarafından "Hasbelkader" zengin olduğu söylenen Almanya, 2018 yılında AR-GE için tam 69 Milyar Euro harcama yapmış. ( Türkiye 2019 bütçesinin neredeyse yarısı) (© Deutsche Welle Türkçe 14-05-2019) Ya rab, onca duamıza mazharsın, neden bizi de "hasbelkader zengin" yapmadın...!
KARAR OKURU 22 Mayıs 2019 09:12
Allah inşallah türkiyeyede vatanını milletini düşünen israftan kaçınan liderler nasip eder.
Karar Okuru 22 Mayıs 2019 11:43
2
Imamaoglu bu konuda umutlarimizi yesertti.
Özay İbrahimbaş 22 Mayıs 2019 08:16
Sıradan bir vatandaş olarak kıt aklımla, tüm bu yazdıklarınızı çok iyi anladığımı ve bizi düzlüğe çıkaracak tek yolun bu olduğunu düşünebiliyorum.... Merak ettiğim şu; bu ülkeyi yöneten akıllı mı akıllı, büyük mü büyük kocaman adamlar nasıl oluyor da bu düşünceleri hiç dikkate almıyorlar...Acaba çok daha akıllı oldukları için, çok daha iyisini mi düşünüyorlar....
KARAR OKURU 22 Mayıs 2019 10:13
1
Yüzlerce danışmanları varken hemde değilmi
KARAR OKURU 22 Mayıs 2019 10:23
0
İbrahim bey, bu adamlar akıllı değiller. Siyaset ile iştigal edenler kısa yoldan hedefe ulaşmak isteyen uyanıklar. Kafaları bir işe basmadığı için bu yola tevessül ediyorlar. Ellerine her türlü harami bulastirmaktan korkmayan tipler. Parti teşkilatlarının elemanlarını inceleyin anlarsınız. Lider dediklerimiz de en uyanık tiplerinden seçiliyor. Aklı olan ahiretini muhafaza etmek isteyen siyasete alet olmak istemiyor zaten...
KARAR OKURU 22 Mayıs 2019 07:55
Yazının, "TÜRKİYE'NİN YOLU" başlıklı kısmına kadar, nasıl da güzel bir rüyaya dalmıştı. Olmadı o final hocam. Hele hele şu cümle : “Otoriter hülyalar yerine, demokrasimizi geliştirmeye bakmalıyız.“ Rüyayı böldünüz. :)
KARAR OKURU 22 Mayıs 2019 07:44
İnsan Dünya'ya bakınca, yapılan analiz ve teşhislerin yeterli olmadığını rahatça görebiliyor. Yabancı sermaye de çeşit çeşit. Türkiye'ye ciddi bir katkı sağlamadan, tabiri caiz ise deveyi hamudu ile yutup götüren yabancı sermaye de var. Zenginliği, gelişmişliği de analiz etmek lazım. Demokratik ülkelerde de zenginlik belirli kesimlerde toplanmış; ortalama kadar dağılım da önemli bence. Komşumuz Yunanistan demokratik ama ekonomisi krizde vs...
KARAR OKURU 22 Mayıs 2019 07:34
Biz otoriter olunca da kalkınamıyoruz ki. Borç alıp köprü, havalimanı yaptık okul yapacağımız yere. 17 sene. koca bir nesil kaybedildi akp’nin elinde
Karar Okuru 22 Mayıs 2019 03:58
Ben Taha bey'in iyi neyetine hayranım. Ancak tecrübeyle sabit bazı gerçekler de gözardı edilmemeli.Ülkemizde hukukun tam anlamıyla işlediği bir dönemi ne okudum nede ömrüm boyunca tanıklık ettim.Her zaman muhalifler hukukun üstünlüğü ve adalet talep ettiler.Ancak zaman bize bir şey daha gösterdi; dünün hukuk havarileri gücü ele geçirince hakkı hukuku unuttular.Hak ve hukuktan yoksun olanların vatandaşı düşünüp ekonomiyi düzeltme gibi bir derdinin olduğunu da sanmıyorum.Siyasetçilerin derdinin ne olduğunu anlamak için mal varlıklarına bakmamız yeterli
Karar Okuru 22 Mayıs 2019 03:06
Abdülhamit tahta gelir gelmez meşrutiyeti askıya aldı. Abdülhamit otoriter, tek adamcı, mutlakiyet modelini savunuyordu. Bugün Reis’in televizyon dizileri (payitaht) üstünde halkı inandırtmaya çalıştığı yönetim sistemi. Bilinç altına oynuyorlar. Bak sen bile inanmışsın.
jöntürk 22 Mayıs 2019 04:18
4
abdülhamit jöntürleri zindanlarda çürüttü istibdat rejimi kurdu mualiflerin arkasına ajanlar taktı jöntürklerin ileri gelenlerini işkence ve suikastlerle katlettirdi abdulhamid.
ÖzkAn 22 Mayıs 2019 03:01
Hocam kime ne diyeceksen direk söyle ortaya konuşma lütfen bunları herkes biliyor zaten ...Biraz cesaret lütfen ....
KARAR OKURU 22 Mayıs 2019 01:35
Bu ülkede din dersi zorunlu matematik dersi seçmeli olursa var gerisini siz düşünün ülkenin halini..zaman gelir aynen Osmanlı’da olduğu gibi bütün pozitif bilimleri gereksiz bulup müfredattan çıkarırlar olmaz demeyin bura Türkiye ..hukuk yok ki hukukun üstünlüğü olsun allah yardımcımız olsun
KARAR OKURU 22 Mayıs 2019 04:02
2
Matematik dersi zorunlu ama seviyesi seçmeliymiş. Din kültürü de öyle olsun. Seviyesini biz veliler seçelim. Benim çocuğum İslamın bir şartını öğrensin yeter. İlerde seçeceği meslekte hepsini kullanmayacak.
KARAR OKURU 22 Mayıs 2019 04:08
2
Osmanlı pozitif bilimleri gereksiz bulmadı. Atatürk, ve diğer silah arkadaşları Osmanlı’nın askeri okullarında müthiş bir eğitim aldılar.
KARAR OKURU 22 Mayıs 2019 08:26
5
Haber yalanlandi ama sizin gibilerin anlayacağı dilden tekrar yazalım. MATEMATİK DERSİ ZORUNLU. YANİ SEÇMELİ DEĞİL. YANİ ZORUNLU. Pisa'da okuduğunu anlamada son sıralardayız. Herhalde muhaliflerin durumunu böyle açıklayabiliriz. Sosyal medya çobanlarının sizi gütmesine izin vermeyin beyninizi kullanın. Muhaliflerin anlamama ihtimaline karşı tekrar yazayım. MATEMATİK DERSİ ZORUNLU. Muhaliflere dersin zorunlu olduğunu söylemiş miydim? Sevgili muhalifler anlayabildiniz mi? Yok ben yazarım da yer kısıtlı, ders zorunlu ama...
KARAR OKURU 22 Mayıs 2019 09:50
1
Osmanlı'da eğitim reformları 3. Ahmet zamanında başladı. Osmanlı'nın hatası eğitimin modernizasyonuna askeri okullardan başlaması. Cumhuriyet rejiminde yapılan eğitim yatırımları Abdülhamit döneminin gerisindedir. Cumhuriyet döneminde her zaman bütçenin aslan payı askerlere gitmiş, bu para sorgulanmamış. Eğitim üvey evlat olmuş. Cumhuriyet'in en başarısız olduğu alan eğitim. Sonuçları bugün ortada.
KARAR OKURU 22 Mayıs 2019 11:09
0
Benim anlamadığım DİNDE ZORLAMA YOK İKEN bizde neden zorunlu ?bu ülkenin tıp uzay otomasyon yapay zeka uzmanlarına ihtiyacı var
KARAR OKURU 22 Mayıs 2019 11:11
0
Bu kadar din dersinin verilmesi ben gereksiz buluyorum hz Muhammed’in hayatı temel dini bilgiler normal din dersi kuranı Kerim say say bitmez okullar medreselere dönüşmüş
Muhtefi. .. 22 Mayıs 2019 01:20
Yabancı sermaye Verdiğinden Fazlasını Almadan yarali parmağa bile ismz. !.İktisadi kuraldır. Bakmaz senin iç poltikana Çinde bakmadığı gibi Kar varmı ona baktı, bakıyor. Sen, ben olsamda aynı şeyi yapardık :))..şuan yapıldığı gibi İstoç dolu Made in cayna ile (china)..boş muhabetler onlar. U-re-te-cek-sin Beyefendi olman için başka yol yoktur. Taşıma suyla değirmen dönmez. MILLIYETCI olacaksın MİLLİYETCİ en.az Alman, İngiliz, Fransız kadar. Sonra Ahlak, Edep, Adalet ile cooook çalışacağız. Tek yol budur. !.
KARAR OKURU 22 Mayıs 2019 08:01
0
Muhtefi. ..'nin dediklerinden şunu anladım : Reis yanlış yaptı. Suriyeli ithal edeceğine, Japon transferi yapmalıydı. Hem de az buz değil, hiç olmazsa on milyon kadar. :)
Muhtefi. .. 22 Mayıs 2019 09:45
0
Abi senin evine ne lazımsa onu ithal et. !..bizim eve üretim lazım. :))..biz öyle yaptık .Reis ne yapar bilmem. Ic siyasetten anlamam ve Ufkumu daraltiyor..:)) ben olsam İthal değil Yerli olurdu oralar .:))))..MİLLİYETÇİYIZ derken ŞAKA YAPMIYORUZ. ..:)))
KARAR OKURU 22 Mayıs 2019 01:17
Toplumumuzda bazı kesimler, özellikle milliyetçi muhafazakar kesim Çin'in süper güç olup ABD yi yenmesini istiyorlar.Dünya jandarmalığını devralmasini istiyorlar.Bu ülkelerin ikiside zalimdir,zorbadır.ABD sömürür sizi fakirleştirir,gönüllü köle haline getirir.Çin ABD den daha beter Oruç bile tutturmaz adama.O yüzden sevinmeyelim yani.Biz nasıl güçleniriz ona kafa yormamız lazım.
KARAR OKURU 22 Mayıs 2019 09:53
1
Güçlü olmayı bırak zeki ve yaratıcı ol. Güçten daha önemli. Şempanzeler insandan daha güçlü, bir işlerine yarıyor mu?
Köroğlu 22 Mayıs 2019 10:01
1
İnsanın zalim ve zorba bir yönü vardır. Otoriter Çin'de bu denetlenmez. Liberal ABD'de denetlenir. Yakalandı mı teşhir edilir ve vicdanlarda yargılanır. "ABD sömürür sizi fakirleştirir,gönüllü köle haline getirir" ? Örnek var mı? Türkiye son 75 yıldaki kalkınmasını ve güvenliğini ABD'ye ve AB'ye borçludur. Çıplak gerçek bu.
KARAR OKURU 22 Mayıs 2019 11:39
1
Sayın Köroğlu ABD Türkiye ye bir vermişse Beş almıştır sen merak etme.
KARAR OKURU 22 Mayıs 2019 11:45
0
09:53 Kimde ne eksikse,güç deyince kendi eksik olduğu alan aklına gelir.
külyutmaz 22 Mayıs 2019 12:24
0
1-Çin ve ABD karşıt değil, simbiyotik ilişkideki iki ülkedir.Bu ilişkiden daha fazla yararlanan Çin'dir.Çin fakir bir ülkedir, omuriliğine kadar ABD yatırımına muhtaçtır. 2- ABD ve Avrupa kendi çıkarları doğrultusunda Türkiye'nin çalkantılı olmayan, sağlam bir ekonomisi ve siyaseti olmasını ister.Köylü halkımızın inandırıldığı gibi Türkiye bölünüp batırılmak istenseydi bu çok zor olmazdı.Şimdi bile.
Köroğlu 22 Mayıs 2019 13:37
0
11:39 kara kaşımıza kara gözümüze vurgun değiller tabi. Ortadoğu'da demokrat, zengin, istikrarlı, laik müslüman ülke genel stratejilerine ve çıkarlarına uygun. Öte yandan Türkiye'nin AB/D sayesinde kalkındığı da apaçık bir gerçek. Üniversitelerden ordu yapılanmasına, yabancı yatırımdan memur eğitimine, finansal piyasalara erişimden turizm/ihracat gelirlerine kadar birçok şeyi AB/D'ye borçluyuz. Karşılığında ekonomik çıkarları çok büyük değil. Türkiye büyük bir ekonomi değil, ayrıca ürünleri ikame edilebilir. Katma değerli tasarım yok.
bunalıma giren halk 22 Mayıs 2019 00:53
Gaziantep'te işsizlik nedeniyle bunalıma girip son çare olarak Şahinbey Belediyesi'ne başvurduğu ancak olumsuz yanıt aldığı belirtilen, ardından belediye önünde üzerine benzin dökerek kendini yakan ve hayatını kaybeden Eyüp Dal hakkında belediyeden skandal bir açıklama yapıldı. akp yüzünden halk artık kendini yakıyor
musto 22 Mayıs 2019 00:49
80 yıllarda arap ülkelerinde Kore ile rekabet edemezdik askerlerini mütaahhitlerine karın tokluğuna verir aldığı döviz ile yatırım yapar batı ve Amerikanın ucuz iş gücüne yatırım yapması ile kalkındı demokrasi geleneği olmayan bir ülke.Son 10 yıldır Akp aynı yolu deniyor çalışanların grev hakları nerdeyse yasaklandı tek tip insan modeli ile verilene razı olup birde Allah razı olsun diyecek toplum inşa ediyor.
jöntürk 22 Mayıs 2019 00:52
ben şunu anladım AKP liler Mustafa Kemal Atatürk'e ve Cumhuriyet'e karşı laikliğe karşı her zaman bir husumet besliyorlar Onu açık açık dile getirmiyorlar ancak halleri tavırları ve hareketleriyle ve yaptıkları birtakım icraatlarla Atatürk'e cumhuriyete ve laikliğe karşı olduklarını her zaman belli ediyorlar ani çoğu yerde takiye yapıyorlar ancak biz biliyoruz ki AKP'nin beslendiği ideoloji siyasal islamdır siyasal İslam hiçbir zaman Atatürk cumhuriyeti çağdaşlığı ve laikliği sevmez
gazeteci erkan 22 Mayıs 2019 00:42
Amerika Birleşik Devletleri Türkiye'yi bir daha tehdit etti Rusya'dan füze alırsanız 2 hafta içerisinde size büyük yaptırımlar yapacağız dedi bu sefer iş ciddi Amerika Türkiye'ye gözden çıkardı artık Gerçi birkaç yıldır Erdoğan ve AKP Türkiye'yi Çin'e ve Rusya mahkum etti bu sebeple Amerika Avrupa Türkiye'yi gözden çıkardı ya benziyor yani Bunun bedelini de herhalde biz türk halkı Ödeyeceğiz gibi zaten kötü olan ekonomi daha da berbat olacağı benziyor Erdoğan'ın kaprisleri yüzünden
Eski başbakanlardan Ahmet Davutoğlu, Ankara'da iftar programında konuştu. Davutoğlu, ''Her şey kaybedilir, yeniden kazanılır. İktidar kaybedilir yeniden kazanılır. Ümidi kaybedenin yarını olmaz. Konuşmaktan korkmayın'' dedi. davutoglu yeniden siyasete ısınıyor.
İYİ PARTİ HARUN 22 Mayıs 2019 00:30
AKP Genel Başkanı Erdoğan yine aynı gemideyiz demeye başladı daha düne kadar Kılıçdaroğlu'nu linç etmeye çalışan kişilere sahip çıkan AKP liler ve hatta linç ekibi ile resim çektiren AKP liler şimdi bir anda aynı gemideyiz milli birlik olalım demeye başladılar Her seçim öncesi aynı taktik Seçimden sonra Erdoğan muhalefete yine Zillet terörist hain demeye başlar Çünkü biz 17 yılda Erdoğan'ın ve AKP'nin ne olduğunu çok iyi anladık
KARAR OKURU 22 Mayıs 2019 03:53
4
Hepimizden bilet parası alıyor ama kaptan.
KARAR OKURU 21 Mayıs 2019 23:54
Aile ekonomisi ile kalkınma modeli ile deniyoruz biz de.Demokrasi ,insan hakları yerine kast sistemi yerleşiyor yavaş yavaş.Taraf ve bertaraf sınıfı şekilleniyor.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN