Faiz ödemesi neden patladı?

Nisan ayında 248 milyar lira; ilk dört ayda ise 1 trilyon 116 milyar lirayı faize ödedik.

Geçen yıl aynı dönem faiz ödemesi 684 milyar liraydı.

İlk dört ayda faiz ödemesi %63,0 arttı.

Şimdi başka bir açıdan bakalım.

Mart 2026 itibari ile kamu borcumuz %40,7 artışla 14.447 milyar liraya yükseliyor. Oysa 12 aylık faiz ödemesi aynı dönemde %66,3 artışla 2.464 milyar liraya çıkıyor.

Borç artış oranının çok üzerinde bir faiz ödemesi gerçekleştirmişiz.

BORÇLANMA MALİYETİ

Borç ve faiz sadece yurtiçi TL borçlanmasını içermiyor. Döviz borcu dahil ve de enflasyona endeksli dahil tüm borçları kapsıyor.

Ve bu borçlara 12 aylık toplamda ödenen faizleri alıyoruz.

Mesela 2002 yılında 243 milyar 111 milyon liralık kamu borcuna 51 milyar 871 milyon faiz ödemesi gerçekleştirdik. Böylece 2002 yılında kamu borçlanma maliyeti totalde %21,3 olmuş.

2003 yılında ise 283.234 milyon liralık kamu borcuna 58.606 milyon lira faiz ödemesi yaparak kamu borç maliyetinin yüzde 20,7’ye düştüğünü görüyoruz.

Sonraki yıllarda ülkemizin borçlanma maliyeti sürekli geriledi. Ve ilk kez Ekim 2010’da 323.296 milyon lira borca 31.199 milyon lira faiz ödeyerek borçlanma maliyeti yüzde 9,7’ye düşerek tek haneye indi.

Ağustos 2018’de ise yüzde 6,0’ya gerileyen borçlanma maliyeti yeniden bu oranı Temmuz 2022 yılında test etmiş oldu.

Aralık 2023: Borçlanma maliyeti yeniden çift haneye yükseliyor.

Ve son durum… Mart 2026:

14 trilyon 447 milyar liralık borca son 12 ayda 2 trilyon 464 milyar lira faiz ödedik. Böylece borçlanma maliyetimiz %17,1’e yükseldi.

Mart 2023-Mart 2026

Dolar bazında kamu borcu %38,4 artarak 236,3 milyar dolardan 327,0 milyar dolara çıkıyor. Oysa aynı dönemde faize ödenen para 17,2 milyar dolardan 55,8 milyar dolara fırlıyor. Faiz ödemesine giden para bu üç yılda dolar bazında %225 artış gösteriyor.

Nereden bakarsanız bakın borçlanma oranı ile borç faizi arasındaki ilişki kopmuş durumda.

Borçlanma maliyetini iki temel neden belirliyor: İlki enflasyona bağlı olan faiz oranları ve ikincisi de borcun ekonomiye oranı…

Borçlanma maliyetinde özellikle TL borçlanmasında enflasyona bağlı faiz oranları önemlidir. Nisan ayı itibari ile kümülatif (yıllık) iç borçlanma maliyetinin yüzde 36,08 olduğunu görüyoruz. Kümülatif enflasyon ise yüzde 32,43 ile daha altta kalıyor.

Yani burada da bir sorun görülmüyor. Sadece siyasi operasyonların iç borçlanma faiz oranlarını istenen derecede düşürmediğini gözlüyoruz. Nitekim Mart 2025’de 51,26 enflasyona karşı 36,91 borçlanmaya giderken Haziran 2025’de enflasyon 43,23’e düşerken borçlanma maliyeti 39,77’ye çıkmıştır.

Lakin bu sapmalar dahi toplam borçlanma maliyetinin yüzde 17,1’e ulaşmasını ve yeniden 2004-2005 yıllarına dönmemizi izah etmemektedir.

BORÇ DÜŞÜK FAİZ DÜŞÜK FAİZ GİDERİ YÜKSEK

Türkiye’nin AB Tanımlı borçlanma oranı 2025 sonu itibari ile 15.014 milyar lira.

(Not: Aynı tarihte resmi verilerde borç yükümüz 13.662 milyar lira olarak görülmektedir)

AB tanımlı borcun GSYH’ya oranı ise yüzde 23,8…

Mesela 2022 ilk çeyreğinde borcun GSYH’ya oranı yüzde 39,4 seviyesindeydi. Kısaca borç oranımız hızla düşüyor.

Borç oranımız düşüyorken aynı zamanda enflasyon ve buna bağlı olarak iç borçlanma faiz oranımızın da daha yavaş olsa bile düştüğünü görüyoruz.

Lakin hem borçlanma oranı hem de faiz oranı düşerken faiz ödemesi düşmüyor…. Tersine hızla artmaya devam ediyor.

Acaba neden?

Faiz sarmalına girmedik ama sanırım bu gidişle gireceğiz. Ya da riskleri düşürmezsek faiz ödemelerimizin de düşmeyeceğini görmemiz gerekiyor.

Tablo ortada…

faiz-odemsi.jpg

borclanma.jpg

YORUMLAR (1)
1 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.