Back To Top
Sizden, bizden

Sizden, bizden

 - Son Güncelleme: 01.05.2019 Çarşamba 09:10
- A +

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu gittiği şehit cenazesinde saldırıya uğradığında TBMM Başkanı Mustafa Şentop şu açıklamayı yapmıştı: 

“Çok üzüntülüyüm, kendisine geçmiş olsun diliyorum. Bu hareketleri kınıyorum. Türkiye’de siyasetçilere, hiç kimseye karşı bu davranışta bulunmaya hakkı yoktur. Bunun bir provokasyon olduğunu düşünüyorum. Türkiye’de farklı siyasi görüşten insanlar var. Bunlar tartışabilirler, farklı görüşler ortaya koyabilirler. Beğenen olur beğenmeyen olur, ayrı şeylerdir. Bu tür davranışlar hem milletimizin ahlakına yakışmaz hem hukuken zaten suçtur...” 

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ün açıklaması da şöyleydi: 

“Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik menfur saldırıyı kınıyor, kendisine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Şiddetin hiçbir türünün demokratik siyasete gölge düşürmesine izin vermeyeceğiz.” 

İktidardan benzer bir iki açıklama daha olmuştu ama ben iki hukukçunun sözlerini buraya aldım. 

 

Kim değil, nasıl? 

Sayın Şentop’u ve Sayın Gül’ü, sistem değişikliği sırasında kuvvetler ayrılığı ilkesine duyarsız kaldıkları için eleştiririm. Fakat yukarıya aldığım sözleri elbette takdire şayandır, hukukçuya yakışan sözlerdir. Saldırıyı kınamışlardır, “suç” olduğunu, “izin” verilmeyeceğini söylemişlerdir. 

Fakat bu açıklamalar ‘münferit’ kaldı, arkası gelmedi. Aksine saldırgan bırakıldı, Sayın Kılıçdaroğlu “niye gittin?” diye suçlandı!  

Mesele “kim?” meselesi değil; ister Kılıçdaroğlu ister başkası...

Mesele parti meselesi de değil; ister CHP ister başka parti...

Mesele “nasıl?” meselesidir: Kim olursa olsun siyasetçilere, fikir adamlarına, sporculara, sanatçılara ve birbirimize “nasıl?” davranmalıyız meselesidir. 

Medeni, normal ve protestolarda bile ölçülü mü?..  

Kaba, küstah, saldırgan mı?.. 

Çirkin bir davranış “siz”e yapılınca iyi, “biz”e yapılınca kötü olabilir mi?! 

  

Madalyonun öbür yüzü 

HDP’li bazı belediye başkanlarının seçildikleri halde “bunlar KHK’lı” diyerek mazbatalarının verilmemesi kesinlikle kanuna aykırıdır. İktidar bundan memnun oldu; ya aksi olsaydı?... 

Hatta iktidar bloku, İstanbul seçimlerinin iptalini isterken “17 bin KHK’lı oy kullandı” diye de gerekçe gösterdi! 

Ama madalyonun öbür yüzü de var. Geçenlerde konuşurken Cemil Çiçek hatırlattı. 

“Evet, seçilmişlerin KHK’lı diye mazbatalarının iptali yanlış. Ama Merve Kavakçı da seçilmişti, dahası mazbatasını da almıştı. Yemin etmesini engelleyen hiçbir kanun ve iç tüzük hükmü yoktu fakat yemin ettirilmedi. Hukuk devletinde sana göre, bana göre olamaz.” 

Hukuk kültürünün ve kurumlarının kökleşmediği toplumlarda “kim?” güçlüyse, “öteki”ne hükmetmeye, hatta tahakküm etmeye başlıyor. 

Bu hastalıklı siyasi kültür yüzündendir ki, Türkiye’de yargı, siyasi güce göre el değiştiriyor, hakemlik yapacak üstünlükte bir bağımsızlığa ve tarafsızlığa sahip olamıyor.  

“Sıra bizde” sarmalından çıkamıyoruz… 

  

Karl Popper yazmıştı 

Ama artık 21’inci yüzyıldayız. Eski kabile çağlarından insanoğlunun şuuraltında kalan “sizden, bizden” kültürü zamanımızda ekonomide verimsizlik, eğitimde kalitesizlik, devlet kurumlarında liyakatsizlik yaratıyor.   

Artık ülkenin “nasıl?” yönetilmesi gerektiğine dair kurallar ve kurumlar üzerinde kafa yormalıyız.  

20’nci yüzyılın en büyük bilim felsefecisi Karl Popper bu fevkalade önemli ayırıma dikkat çekmişti: “Ülke yönetimi açısından doğru soru bizi ‘kim’ yönetecek sorusu değil; bizi ‘nasıl’ yönetecek sorusudur.” 

Kim? diye baktığımızda ideolojik ve karizmatik bağlılıklar öne çıkar, denetlenmesi zor olur. 

Popper ilk totaliter düşünür Platon’dan başlayarak örnekler veriyor. 

“Nasıl?” diye sorarak baktığımızda ise ilkeler öne geçer. Bu ilkeler demokrasilerde hukukun üstünlüğü, insanların hak ve onur eşitliği, yönetimlerde denetim ve denge gibi ilkelerdir. (Karl Popper, Lessons of This Century, s. 68-71) 

Fakat “nasıl?” diye sormanın bir anlamı da “bizim partimiz”i sorgulamaktır; partimizde kurallar, kurumlar ne ölçüde geçerlidir? 

Buna var mıyız, yoksa itaat edip mevki makam beklemek mi işimize geliyor?!. 

En önemlisi ülkede hukukun “biz”den üstün olduğunu içimize sildirebilmektir. 

Bunu yapabildiğimizde ölçüde gelişmiş toplum oluruz; ancak o zaman kişi başına milli gelirimiz 25 bin doları bulur, başka yolu yok. 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Bozoklu 05 Mayıs 2019 16:21
Bir kere yazdım sansürü aşamadım..! Bir kere daha yazayım belki kulağına gider de bu dünyanın fani olduğu yalın hakikatını hatırlar kendine gelirsin Taha bey..! Evet, yaşım sizinki kadar değilse de bunları hatırlayacak kadar var...Gözümün önüden resmi geçit yapan isimler..Y.Okuyan,T. Akyol, Z.Beyaz,M.Bekaroğlu,A.Şener,N.K Zeybek vs vs vs... Ve inceden inceden kulağıma çalınan Bozkır türküsü... '' DAMDA BACALARI ADAM SANIRDIM. ''
Nilufer 05 Mayıs 2019 05:25
Illede bir hata olmussa Buyuksehirde degil ilcelerde olmustur. Ilcelerde ki secimler yenilensin.
Mehmet 03 Mayıs 2019 07:18
"Hukuk kültürünün ve kurumlarının kökleşmediği toplumlarda “kim?” güçlüyse, “öteki”ne hükmetmeye, hatta tahakküm etmeye başlıyor. " Her şeyin önüne Adalet koymakla (Adalet Sarayı, Adalet Akademisi) bu kültür değiştirebilinir mi?
KARAR OKURU 02 Mayıs 2019 22:08
Evet başka yolu yok..
murat can 02 Mayıs 2019 09:22
nasıl bir karakterin yönettiği önemlidir. nasıl ve hangi kurumsal yapı aracılığıyla yönettiği de önemlidir. biri için diğerinden vazgeçmek doğru değil. yalanla barışık bir toplum iflah olmaz. bir yalancıyı önder edinmiş bir toplum iflah olmaz. kurumsal yapı ne olursa olsun. müstekbirlere boyun eğenler/gönül bağlayanlar onlar tarafından aşağılanır ve harcanırlar.
KARAR OKURU 01 Mayıs 2019 20:47
Maalesef ülkemizde lidere tapınmacılık çok yaygın, bilhassa sağ cenahta. Mevcut siyaset anlayışıyla batı toplumlarını yakalamamız zor görünüyor.
Zeynel Çelikbilek 01 Mayıs 2019 20:10
Düşünce yoksunluğu ile aptallık arasında ki fark nedir? Aptallık: Sıradan insanların bir özelliği olabiliyorken, düşünce yoksunluğu son derece entelektüel insanlarda bulunan bir özelliktir. Düşünce yoksunluğu: Son derece entelektüel insanların vasfı olabiliyorken, işler ters yüz oluyor ve 'aptallık', bir çok entelektüelin vasfı olurken; 'düşünce yoksunluğu' sıradan insanların bir vasfı olabiliyor.
metin 01 Mayıs 2019 17:51
Hukuki anlamda suçlu olup olmadıkları kesin olmayan khk lıları peşinen suçlu ilan etmek, seçme seçilme haklarını ellerinden almaya çalışmak haksızlıktır.Bu anlayışı destekleyen insanlar, demokrasiye hizmet değil engel olurlar.
Bu günün sözü,Taksim'deki bir pankrat;Biz GEZICIYIZ,siz de gidici..
Fahrettin Özdemir 01 Mayıs 2019 14:43
Ben sade bir vatandaşım,YSK 'nın çok büyük hata yaptığını görüyorum.Seçimden önce akılları neredeydi,bunun kanunu kuralı yok mu?Sonradan bu zorlamalar niçin yapılıyor?Bu vesileyle, diğer bir hususOtuz yıllık memurluk hayatımda her seçimde sandık başkanlığı görevi yaptım,-kim ne dderse desin-en sağlıklı sayım sandık kurulunun o günkü sayımıdır.Sonraki sayımlar Naasrettin Hoca'nın ''şuna değmiş şuna değmemiş'' misali zorlama sayımdır.Biz kime güveneceğiz.
KARAR OKURU 01 Mayıs 2019 14:12
Akp ile ulkemiz kume dustu. Liyakatsiz kadrolar devlete coktu. Ne hukuk , ne ilim , ne bilimin bir degeri var. Butun kurumlar stklar aracsallasti. Hersey amade ama yine de beceremiyorlar.
Hersoy 01 Mayıs 2019 13:42
Güvenmek zorunda olduğumuz hakim ve yargıçlar akıl ve vicdanlarını baskalarına emanet etmeden karar verirlerse önümüz bahar inşallah
KARAR OKURU 01 Mayıs 2019 12:25
Dünyanın bütün işçileri birleşin, zincirlerinizden başka kaybedecek bir şeyiniz yok.
Thales 01 Mayıs 2019 12:19
Wikipedia neden kapalı? Devlet Türklerin bilgiye erişimini neden engelliyor?
Bozoklu 02 Mayıs 2019 00:42
5
Wikipedia tek bilgi kaynağı mı? Bir habere göre, kararın gerekçesinde Türkiye'yi Suriye iç savaşına destek vermekle suçlayan İngilizce iki içeriğin kaldırılmaması nedeniyle yasak konduğu vurgulandı. Kararda söz konusu iki içeriğin kaldırılması durumunda Wikipedia'ya erişim engelinin kaldırılacağı da kaydedildi.''
ali osman 01 Mayıs 2019 12:01
Taha bey, yazılarınız güzel ancak eksik. Daha önce cumhurbaşkanına, Taner Yıldız'a, Bekir Bozdağ'a yapılanları aynı yazıda belirtimezseniz yazının anlamı olmaz. Hürmetlerimle...
KARAR OKURU 01 Mayıs 2019 13:59
36
Inonuye,Ecevite yapilan alcak saldirilardan baslamali,teroristlerle pazarlik yapanlardan baslamali
Hasan 01 Mayıs 2019 22:04
1
Adam “nasıl yönetilmeli”yi öne çıkaralım, ondan başlayalım ki ilkelerin hakimiyeti ve hukukun üstünlüğü öne çıksın ve keyfi yaklaşımlar yerini ilkeli yaklaşımlara bıraksın diyor ama sizler bu kimselerden veya şu kimselerden başlamalı diyerek yine şahıs odaklı düşünüyorsunuz gibi geliyor. Oysa başlayacaksak “kimden başmalı”dan değil, “nasıl başlamalı” sorusundan başlanmanlıyız ki bizi ilkelere götürsün yoksa kimden başlarsak kendimizi yine bir “Kim”in yanında buluruz.
Muhtefi. .. 01 Mayıs 2019 11:53
Sizden, Bizden Temelden başlar. Kadın, Erkek ilişkileri, Aile içi Hak, Hukuk, Apartmanda, Mahallede, İşimizde, Okulda,otobüs sırasinda vb her yerde ama her yede, Dikkat edilip Toplum Ahlakına yerlesirse ve en ufak Hak ihlalinde Objektif olursak.! o zaman Tepede sıkıntı, sorun, hukuksuzluk minimize iner . Aksi takdirde Gazete ve İnternet ortamında oku geç, tıkla geç. .ya evet dogru .! (Isimize gelene) öyle olması lazım geyikleri. :))))
KARAR OKURU 01 Mayıs 2019 11:30
Bugün 1 Mayıs.
KARAR OKURU 01 Mayıs 2019 11:05
Taha bey on yazınızın dokuzu takdiri hak edecek hukuk dersi niteliğinde. Ülke siyasetine soyunanlardan kişi olarak beklentimiz bizi yönetmeleri değil de, hayatımızı kolaylaştıracak projeleri nasıl yönetecekleridir. Ben/biz kendimizi yönetiriz. Sürüye çoban aramaktan vazgeçmek gerekir.
KARAR OKURU 01 Mayıs 2019 12:36
4
Sürü varsa çoban da olacaktır. Sürü olmaktan vazgeçmek gerek. Gerisi çok kolay.
KARAR OKURU 01 Mayıs 2019 17:13
18
Kendini coban zannedenler suru ariyor
Demokrasiyi sadece sandığa yani seçimlere indirgeyen bir zihniyet çok yanlış ve tehlikelidir. Bunun sonucu popülizm, dalkavukluk, yalakalik, fırsatçılık ve ororiterlik veya diktatörlüktür. Demokrasi özgürlükçülugün uygulama aracıdır sadece bir hükümet etme yöntemidir. Bunun farkına varmayanlar veya onu kutsallastirarak ya da kullanarak özgürlüğü yok edenler gecek demokrat ve özgürlükçü değillerdir.
E.K 01 Mayıs 2019 10:33
Sn yazar siz Karl Popper'den bilimden bahs ediyorsunuz. Akp bir halk hareketi olarak basladi. Hedefler koydu. Onceki siyasi yelpazenin bencilliginden ve beceriksizliginden bikan, muhafazakar kesim Akp'yi destekledi. Ancak, yolda hersey degisti. Bir sark kurnazligiyla, milli iradeye ipotek konuldu. Tek adam rejimine gecildi. Adalet siyasetin emrine girdi. Liyakatsizlik standard oldu. Islam dunyasinin liderligine soyunuldu (sanki bizi cok istiyor Islam dunyasi). Ic ve dis dusmanlar yaratilarak, cogu hayali, sorunlar ort bas edildi. Basin tekkelesti. Sartlar 1. lige cikmaga musait degil.
cumhur 01 Mayıs 2019 11:36
36
Çok güzel açıklamışsınız bu günkü ortamı.Yetkilerin artırılması millete hizmet için değilmiş!Kimse gerçekleri dahi konuşamaz oldu.
KARAR OKURU 01 Mayıs 2019 12:00
4
Bu fırındaki yorumcuları seviyorum.
KARAR OKURU 01 Mayıs 2019 15:06
10
12:00 seni disarda gormek bizi uzuyor; gir iceri,isinirsin:)
nuri 01 Mayıs 2019 10:16
ikiside birileri açıklama yapmadan önce yapmışlardı bu açıklamayı bu pencereden bakmak lazım olaya.
KARAR OKURU 01 Mayıs 2019 10:13
Merve kavakci basini niye ortuyor? Inanci icin,eyvallah,peki onun inancinda kadinlarin erkekleri yonetmesi caiz mi ? Hayir.( Kim yonetimini kadinlara verirse vay o toplumlara). Peki inanci egemen olursa ,ona bicilen rol nedir? Kirsin bacagini otursun evinde,borek yapsin cocuk dogursun,ama en az uc tane.. Allah askina ozgurluk deyip cildirtmayin insani,hdp milletvekilleride,apo posteriyle meclise gelsin o zaman.nasil olsa Akp,sayin apo demekle ovunuyordu.kavakci abd de yasalara gore mi bosanmistir,inancina gore mi?esi bosol mu demistir? Yoksa sadece Turkiye ye mi meydan okumustur.
KARAR OKURU 01 Mayıs 2019 13:08
12
Merve Kavakçının Cv sinin C sine sahip olamayan ve olamayacak birisi Merve Hanımın başörtüsüyle Pkk yı aynı kefede değerlendiriyor.Bunu yazan Beyefendi veya hanımefendi, Merve Hanım sırf başörtüsünden dolayı mı yoksa CV si iyi olduğu için mi vekil oldu?İslamofobi, maalesef bazı yazarların gözünü kör etmeye devam ediyor
KARAR OKURU 01 Mayıs 2019 14:23
5
13:08 ah guzel kardesim ,iste sorun tamda burada; o sahip oldugu cv ye malesef savundugu inanc sisteminde ulasamayacakti,kendisi inancina terstir ve orada ikinci siniftir,oysa kadinlara imkan verildiginde bizden daha iyi cv ye sahip olacaklarinin kanitidir.Islam neden korku araci olsun; sevgidir,baristir.Benden ziyade siz insanafobi,kadinafobi' lerinizi gozden geciriniz hatta daha otesi musluman olunuz musluman.
KARAR OKURU 01 Mayıs 2019 14:52
6
13:08 yorumun devamidir: mahkemede boyle cok ovdugun cv ye sahip bir bayanin benimle esit ol -ma -ma sini icine nasil sindiriyorsun; boyle cv ye sahip kisinin cv siz:) birine 4. Es olmasini icine nasil sindiriyorsun? Sakin bana "ticarette" ve "savas sonrasi " durumlari ornek verme kuran da kesinlikle oyle bir ilave yoktur..islami siz korkunc hale getirdiniz.
Karar Okuru 01 Mayıs 2019 10:04
Demokrasi ve hukuku taşıyamayan bir toplumun kalitesi hiçbir zaman 25 bin dolar kalitesinde olamaz. Gelinen yer son noktadır; burada bile tutunmamız zor. Düşüş başladı bile!
''İNSANLAR HANGİ DÜNYAYA KULAK KESİLMİŞLERSE ,DİĞERLERİNE SAĞIR'' İSMET ÖZEL ÖZETİN ÖZETİ
KARAR OKURU 01 Mayıs 2019 09:19
Ama bizim meselemiz hak davasıdır her zeminde haklılığımızı ifade ederiz çünkü hak olan kendini ifade ettiği vakit yanlış olan şey kendini ifade edemez derdi iktidarın sürekli olarak eskiden yani iktidar olmadan olduğu zamanlarda ama şimdi ne değişti demek ki davada sıkıntı var ki kendini anlatamıyor baskılıyor
Mehmet Ali Kara 01 Mayıs 2019 09:09
Anayasa mahkemesinin kararını takmayan yerel mahkeme hakim ve savcılarının olduğu bir ülkede iktidarın bu sayın hukukçuları neler demişler acaba?
Ali Haydar Ekiz 01 Mayıs 2019 06:32
"Demiri sogutmak" bu deyim muhalefin seçimle ilgili tazyikini yumusatmak sonra secimi. İptal etmek icin kullanilmistir.
KARAR OKURU 01 Mayıs 2019 17:13
9
Demiri tutan parmagini yalar; yandim anam uufff
Şakire bir çay 01 Mayıs 2019 06:12
Harika bir yazı olmuş, bizi kimin yönettiği önemli değil, nasıl yönettiği önemlidir tümcesi aslında iktidara gelenlerin evsafının çok daha iyi irdelenmesi anlamına geliyor... Böyle bakınca seçmen adayın sıfatına, oy verir...partisine değil, bizimkiler ve sizinkiler biter herkes erdemli olmaya çalışır...Ama maalesef bugün bu Karl Popper,e çok uzağız çünkü Prensi anlatan Makyaveli ve fikirlerini uygulamak hedefe varmak için çok cazip..
Yüksel dinçer 01 Mayıs 2019 05:43
Ortadoğu kültürü demokrasinin gelişmesinin önünde en büyük engeldir inançla'da buna dahildir
KARAR OKURU 01 Mayıs 2019 04:59
Türkiyenin sorunlarından biri de "aydın kıtlığı"dır. Kendini aydın zannedenler de lafı eveleyip geveliyor.
KARAR OKURU 01 Mayıs 2019 13:25
32
Eh, Ahmet Altan, Sevan Nişanyan, Orhan Pamuk gibi azıcık düşünmeye davet edenlerin başına gelenler belli. Ot bile bitmez buralarda.
KARAR OKURU 01 Mayıs 2019 18:31
3
diğerlerini bilmem ama ahmet altanın bugüne gelmemizde epey katkısı da su götürmez. her türlü haksızlığa o zamanlar arka çıkmıştır kendileri. şimdi yarattığı canavar ona saldırınca masum olmuyor.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN