Back To Top
Tevfik Fikret’i tanımak

Tevfik Fikret’i tanımak

 - Son Güncelleme: 01.12.2019 Pazar 13:40
- A +

Türkiye’de Tevfik Fikret hakkında objektif ve en kapsamlı araştırma yayımlandı: Arkadaşımız Beşir Ayvazoğlu’nun “Fikret” adlı 600 sayfalık eseri.

Kitabın alt başlığı Fikret’in ünlü dörtlüğünden bir mısra: “Kendi cevvim, kendi eflâkimde kendi tâirim.”

Fikret, bu mısrada kendi şahsiyetini tanımlıyor: Kendi ufuklarında, kendi göklerinde kendisi uçan bir şair.

Minnetsiz, müdanaasız bağımsız bir mizaç. Fakat aynı zamanda geçimsiz, çok alıngan, hayranları çok ama dostları bulunmayan sıkıntılı bir kişilik.

Bir çok değerli esere imza atan Ayvazoğlu’na telefonda “Yahya Kemal hakkındaki kitabından sonra bununla ikinci baş eserini yazmışsın” dedim. Çünkü hem Fikret hakkında bugüne kadarki en geniş araştırma, hem tarihî bir araştırma: Yaşadığı dönemin cereyanları, buhranları, umutları, sukutları içinde böylesine çok hassas bir şairin feryatlarını, isyanlarını, coşkularını, krizlerini anlatıyor.

Fikret önemli mi, hele benim gibi Akif’i tercih edenler için Fikret’i tanımak lazım mı diye sorulabilir…

‘ANLAMAK VE ANLATMAK’

2 Haziran 1950, merhum Menderes ilk hükümet programını okumuş, aşırı cereyanlarla mücadele edeceğini söylemiştir. DP listesinden bağımsız milletvekili Halide Edip Adıvar kürsüdedir. Aşırı cereyanlar diye fikir ve ifade hürriyetinin bastırılmasının çok yanlış olacağını anlatıyor. “Tek şef, tek parti, tek her şey teranesi”nin nasıl boğucu bir atmosfer yarattığını hatırlatarak diyor ki:

“Bilirsiniz, bizde Mehmet Akif’in şiirlerini benimseyenlere mürteci, Tevfik Fikret’i büyük şair telakki edenlere komünist damgası vurulur…”

Taraf tutalım ama zihnimizi damgalarla kapatmayalım.

Ayvazoğlu da kitabında şöyle yazıyor:

İki şair yüz yıldır ideolojik grupların mevzilerini tahkim etmek için kullandıkları figürlere dönüştüğü için ciddi bir anlama ve anlatma problemi yaşıyoruz. Bu kitapta Fikret’i hain veya kahraman, dost veya düşman ilan etmeksiniz, doğruları ve yanlışlarıyla, meziyet ve zaaflarıyla bir insan olarak anlatmaya çalıştım…”

Fikret öyle karmaşık bir dönemin şairidir ki, son halife Abdülmecid Efendi, oğlu Şehzade Ömer Faruk ve diğer bazı şehzadeler Fikret’in hayranları ve dostlarıdır. Hatta Veliahtlığı döneminde Abdülmecid Efendi, Fikret’in İstanbul’a lanetler yağdırdığı “Sis” adlı şiirini yağlı boya tablo yapıp ona hediye etmiş. Şehzadeler onun öğrencisi.

FECİ BİR DÖNEM

Ayvazoğlu doğru bir metot ortaya koyuyor:

“Bugünden bakarak dün olup bitenler hakkında kolayca hüküm verebilir, birilerini kolayca mahkum edebilir veya beraat ettirebiliriz. Doğru olan, anlamaya çalışmaktır, bugünün kavgalarını düne, dünün kavgalarını bugüne taşımadan…”

Bütün sosyal bilimlerde geçerli bir metottur bu.

Evet Fikret mümin Müslümanları rahatsız eden birkaç şiir yazdı, bilhassa “Tarih-i Kadim” şiiri. Fakat Ayvazoğlu, Osmanlı’nın feci çöküş döneminde Akif gibi mümin bir şairin “ağzım kurusun, yok musun ey adl-i ilahi” diyerek feryad ettiğini hatırlatıyor…

Ayvazoğlu kitabında iki şairin de cami ve dindarlık konularında şiirlerini mukayese ediyor, dikkat çekici benzerlik var.

Fikret’in sonradan “irfanım tebdil-i tabiyet etti” veya “terk-i tabiyet etti” demesine giden süreci bu kitapta okumak lazım; Yakup Kadri’nin tanıklığıyla…

1890 Şubatında Süleyman Nazif’e yazdığı mektup Fikret’in nasıl bunalmakta olduğunu, nasıl bir “me’yus” yani “yeis” içinde bunalmış olduğunu gösteriyor:

“Yeis… Yeis… Yeis… Me’yusum kardeşim. Şiddetli bir buhran-ı infial içindeyim. Sönüyorum…. Koca bir alem içinde yalnızım Nazif…”

ŞAİR RUHU

Fakat iyimser olabileceği, geleceği içim umutlandığı zamanlarda, mesela Meşrutiyet ilan edildiğinde “Millet Şarkısı”nı yazacaktır. “Rücu” şiirini yazarak, “Sis” şiirinde İstanbul’a yağdırdığı lanetleri geri alacaktır.

Şair ruhunun iniş çıkışları…

Kitapta şairin oğlu Haluk’u da izlemek mümkün. Fikret’in şiirlerde idealize ettiği fakat gerçek hayatta soğuk ve katı davrandığı oğlu Haluk sürekli sevgi özlemi içinde… Memleketle kültürel bağları da koptuktan sonra Protestan papazı oluyor. Annesi Nazıma hanım bunu kabul etmiyor. Hazin bir hikaye…

Edebiyatçı Beşir Ayvazoğlu’nun kitabı birinci elden belgelere, tanıklıklara, muazzam bir arşiv araştırmasına dayanıyor. Şimdi “Erol Güngör’ün Hayatı” üzerine çalışıyor, dört gözle bekliyorum.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
ali namlı 01 Aralık 2019 20:15
Her iki şairin de son derece trajik birer hayat hikayeleri var ; hem yazıda ve hem de yorumlarda ifade edildiği gibi konuyu devrin şartları ve olaylarının ışığı altında değerlendirmek gerekir .Allahü Teala ikisine de gani gani rahmet eylesin ,amin .
Kuru gürültü... 01 Aralık 2019 17:45
Hz. Ali der ki: "Hakikati insanlara bakarak tanımaya çalışma. Hakikati öğren mensuplarını tanırsın." Günümüzde ise herkes insanlara göre hakikati anlamaya çalışıyor. Bu yüzden hakikati anlamadan konuşan herkes sadece kuru gürültü çıkartıyor...
KARAR OKURU 01 Aralık 2019 15:00
Hocam bırakın Allah aşkına görmüş geçirmiş bilgi belge sahibisiniz bu adamın tutulur hiç bir yanı yok tanımasak ne adamdır diyeceğiz milletin aklını bulandırmayın. Hak yol islam. Kendimizi yerden yerede vursak bu hakikat değişmeyecek. Hümanizmin batılılaşma meyili bu millette ahlaksızlıktan başka birşey vermemiştir... saygılar.
KARAR OKURU 01 Aralık 2019 17:21
1
Allah size akıl fikir ihsan eylesin.Allah, ilimi değil bilimi emreder.Batı,Allah'ın yolundadır.
KARAR OKURU 01 Aralık 2019 17:38
6
15.00, Dediklerin doğru şeyler. Ama bunların anlayacağını sanmıyorum.
KARAR OKURU 01 Aralık 2019 17:47
1
@1500, hırsızlığı ahlaksızlıktan sayıyormusun bakalım?ahlaksızlık denince ilk aklına gelen ne acaba?
KARAR OKURU 01 Aralık 2019 19:44
0
17.47, Hırsızlık ahlaksızlıktır. Mesela Yayha Demirel, Engin Cıvan, Ergun Göknel, Cem Uzan gibi hırsızlıktan yargılanıp ceza almış bir çok laik görüşlü insan vardır.
KARAR OKURU 01 Aralık 2019 21:49
0
19:44, ceza almayanları da sayalım mı?
KARAR OKURU 02 Aralık 2019 07:58
0
21.49, mesela Koray Aydın. Ceza almadı. Adama hırsız mı diyeceğiz şimdi.
KARAR OKURU Mürsel 01 Aralık 2019 14:50
Tevfik Fikret hem şahsi hem cemiyet ıztırabını anlatan biri.Yıkılan bir medeniyetin talihsiz ve hassas çocukları.Beşir Fuat intihar eder, Z.Gökalp Fransız hastanesinde kaderine hatta tanrısına lanet eder, Cevdet Paşa'nın torunu, Fikret'in oğlu papaz olur, Akif'mizin oğlu ayyaş olur.
Doğa Doktoru 01 Aralık 2019 14:02
Tevfik Fikret'in oğlu Haluk Fikret papaz olmuş.Olmasaydı daha iyiydi.Ama dürüst bir papazı,çalan ya da darbe yapmaya teşebbüs eden bir imama tercih ederim.
KARAR OKURU 01 Aralık 2019 19:02
2
doğru tespit, bravo.üstelik sayın haluk fikret, çok ünlü bir amerikan markasının distribütörü iken o büyük paralara sırtını çevirip, şirketini kapatıp manevi bir mesleği seçmiş, bunu az kişi bilir.sonuçta o din bu din, önemli değil, hepimiz Allah'ın kuluyuz.
KARAR OKURU EK 01 Aralık 2019 13:20
Coğrafyamızda dindar dinsiz söylemleri had safhadadır. Bugünkü Türkiyede millî ve hain mefhumu gibi. Bence, herkes fikrini özgürce ifade etmeli ve bilime odaklanmalıyız. Yani, insanlar yerine fikirler çarpışmalı, hatta teâti edilmelidir... Ecevit ten sonra solculuk millileşti. Hatta, 2000 den sonra da fikirler yozlaştı... Veli den deli, deli den veli eskiden beri var. Bence Fikret in açıklamadığı özel bir derdi vardı ki bazen sağa sola yalpalıyodu. Emin değilim. Veya yaşı biraz geçtiği için batıda veya batılı gibi yaşamaya hasret kaldığı için. Dönemin baskıcı ve bunaltan idaresi de var...
KARAR OKURU 01 Aralık 2019 13:01
Umarım bu yazıyı GS Lisesi mezunları da okur. Zira okul müdürleri Fikret'i din karşıtlığının sembol ismi olarak idealize edip dindar insanları ayıplamak gibi bir yaklaşımları var.
KARAR OKURU 01 Aralık 2019 14:12
2
Bırakın bu mazlum tiyatrosunu. Kendine dindar diyenlerin ibb İSPARK'ı nasıl zarar ettirdiğini anlatın.Deveyi hamudu ile götürürken mazlum tiyatrosunda 'ayıplıyorlar bizi' diye ağlanmak prim yapmıyor artık.
KARAR OKURU 01 Aralık 2019 15:25
3
14.22, Sende dindar kaşıntısı var. Her dindar geçen yerde zıplıyorsun.
FuAt 01 Aralık 2019 17:34
0
15:25, ispark da mı çalıştın?
siyami rakuru 01 Aralık 2019 12:47
Sakar Şakir gardrop Fuat'ın evine yönlendirilirse böyle olur işte
KARAR OKURU 01 Aralık 2019 12:00
Fikret'ten:"Tüm insanlar milletim, toprak vatanım." Daha evrensel bir şairimiz var mı?
e.k 01 Aralık 2019 11:22
Tevfık Fıkret yıllardır ıhmal edılmıs ve oksuz bırakılmıs bır saırdır. Bas tacı ettıgımız M. Akıf,ten, Necıp Fazıl dan Tevfık Fıkret ve Nazım Hıkmet gıbı bu topraklarda yetısmıs en degerlı bazı saırler golgede bırakılmıstır. Sn Ayvazoglu nu tebrık edıyoruz. Haluk un papaz olması kendı tercıhıdır. Asım ın alkolık olmasıda.
KARAR OKURU 01 Aralık 2019 09:35
Fikret zamaninda uygulanan istibdatın âlâsı Ak Parti tarafından uygulanmakta ne yazık ki günümüzde.Gazeteciler neden içerde? Ahmet Altan,Mümtazer Türköne vb.
KARAR OKURU 01 Aralık 2019 11:15
5
Darbe yapmak kötüdür, darbeci olmayın, insan olun, demokrat olun...
KARAR OKURU 01 Aralık 2019 14:43
1
11:15 Evet. Bunu en zor zamanda Ahmet Altan öğretti hepimize. Hükümettekilerin bile korkudan tırsıp sesini çıkaramadığı zamanlarda kimseden korkmadan yüksek sesle bağıra bağıra söyledi, söylüyor. Hiç bir bedelden korkmayarak. Gerçek cengaver. Şimdikiler gibi tehlike geçtikten sonra teneke cengaver olmadı.
KARAR OKURU 01 Aralık 2019 18:18
8
14.43, Sapla samanı karıştırmışsın. Ahmet Altan darbe çığırtkanlığı yaptığı için yargılandı.
KARAR OKURU 01 Aralık 2019 22:40
0
18:18 hepimiz niye esir edildiğini biliyoruz. boşa kürek çekme.
KARAR OKURU 02 Aralık 2019 08:00
1
22.40, Ben o kadarını bilmiyorum. Tutuklandı diye biliyorum. Türkiye tarafından esir edildiğine göre harbiden düşman kuvvetlerin adamıymış.
KARAR OKURU 02 Aralık 2019 10:18
0
08:00 insan olmak için asgari ahlak lazım.
KARAR OKURU 01 Aralık 2019 09:30
Sn.Ayvazoğluna böyle bir çalışmasından dolayı sonsuz tesekkürler.Bir gün Ahmet Altan da sonsuza dek Akif gibi Fikret gibi kendinden söz ettirecektir.Kağıttan Fülüt yazısını okuyunca fikir hürriyetinin ne olduğunu daha net anladim.
KARAR OKURU 01 Aralık 2019 13:03
2
Ahmet Altan, hukuk tarihine Dreyfus gibi geçti.
KARAR OKURU 01 Aralık 2019 22:32
0
13.03...Dreyfus değil de Emil Zola olmalı.
KARAR OKURU 01 Aralık 2019 08:53
Hocamız tarihten yazmaya devam ediyor. dolaşmak daha iyi...
Arayış-2023 01 Aralık 2019 08:48
Nesnel bilgi açısından sefaletimize, fikri yüzeyselliğimize ve ön yargılarımıza ve bunların kök nedenlerine ayna tutması bakımından Tarihçi Hakan Erdem'in Karar- Görüşler"de yayımlanan "Osmanlı’da sanayi var mıydı?" yazısı ile Felsefeci Sadık USTA ile yapılan ve Odatv'nin ağ sayfasında yer alan "İslam düşüncesi bir solcunun gözünden yazıldı: Çöküşün sebebi Gazali değil" başlıklı söyleşiyi bu yazı ile birlikte değerlendirmekte yarar bulunmaktadır.
KARAR OKURU 01 Aralık 2019 08:27
Tevfik Fikret mutluluğu Batı hayranlığında aramış ama mutluluk yerine bir çok buhrana düşmüş bir edebiyatçı. 600 sayfa da anlatsan hepsi bu...
KARAR OKURU İbrahim DİRİ 01 Aralık 2019 12:04
3
Mutluluğu arap tekerlemelerinin gizeminde arayanlar kaf dağını aştı ya!
Kardan Adam 01 Aralık 2019 12:25
0
Batının yanına "hayranı" sözcüğünü koyarak numara çekmek moda oldu.Kullandığınız bilgisayardan gömleğinize kadar her şey batının geliştirdiği uygarlık ve o uygarlığın sonucu olan teknoloji sayesinde üretiliyor.Bugün Türkiye'de yaşam kalitemiz, Avrupa Birliği uyum yasaları sayesinde üst düzeyde.Otoyoldan hastaneye, gıdadan oyuncağa kadar her şey AB'nin belirlediği kalite ve güvenlik standartlarında olmak zorunda.
KARAR OKURU 01 Aralık 2019 14:14
0
Batıyı referans almayı Batı hayranlığı diye yaftalayıp küçümsemeye yeltenenlere güvenmiyorum ve ciddiye almıyorum. Batının geldiği yer ortada. Doğunun ve güneyin hali ortada. Kompleks yapmadan Batıyı kavramak lazım. Son tahlilde hepimiz 46 kromozomlu insanız. Niye onlar yaptı, yapıyor; biz yapamadık, yapamıyoruz?
KARAR OKURU 01 Aralık 2019 19:50
1
Batının güzel olan her şeyinden faydalanmak için Batı hayranı olmamıza gerek yok.
KARAR OKURU 01 Aralık 2019 21:51
0
@19:50. Hayranlıkla bozma kafayı.
Özkan 01 Aralık 2019 08:23
Dönemin iki büyük yazarı Akif ve Tevfik o kadar yalnızlar ki onları anlayan yok gibi yaşadıkları dönemin çok ilerisideler bu da YAZAR OLARAK YARATILMANIN BEDELİ OLSA GEREK Hocam teşekkürler en kısa zamanda okuyacağım inşallah
KARAR OKURU 01 Aralık 2019 08:12
İnsanların köklerinden koptuğu için yaşadığı savrulmayı, zamanın şartlarına bağlayıp masumlaştırmak, köklerden kopuşun başka bir halidir.
KARAR OKURU 01 Aralık 2019 07:49
Ey şanlı avcı.attın ne yazikki vuramadın.diyen bir adam.kusura bakmayın zamanın şartlarına göre olsa bile bunu kabullenemem.ama bu kitabı alacağım . yalnız bu adamı tanımayan biri yazınızı okuyunca bu herife sempati duyar.keske sizin gibi soğukkanlı olabilsem.ellerinizden öpüyorum.erdem Öztürk.
KARAR OKURU 01 Aralık 2019 09:12
2
Bu mantıktan hareketle Mehmet Akif'le ilgili bazı mevzuları da kabullenmemeniz gerekir. Malum, İstiklal Marşı şairimiz Ulu Hakan'ı hiç sevmezdi. Aslında bu 'anekdot bilgiler' yerine dönemin geneline baksak, kişileri de oradan değerlendirsek Tevfik Fikret'in de Akif'in de ne muhteşem, ne kadar kişilikli, eğilmeyen bükülmeyen adamlar olduklarını görürüz.
KARAR OKURU 01 Aralık 2019 13:46
0
07:49, Tarihe geçmiş şairlere herif diyen biri o kitabı belki alır ama okuyacağı şüpheli.
KARAR OKURU 01 Aralık 2019 20:11
0
kitabı henüz bitirmedim, yaklaşık üçte birini okudum. emek harcanıp, titiz çalışılmış, fakat sadece tevfik fikreti değil, onun bulunduğu edebiyat ortamını da ayrıca anlatmış. edebiyat tarihimize ve yaşanan olaylara meraklı olanlara özellikle önerilir.
KARAR OKURU 01 Aralık 2019 05:26
Evet, kimin yazdığına ya da söylediğine değil, ne dediğine bakmak lazım. Anlayabilmek için de o günün şartlarını, muadillerini dikkate almak gerekiyor. Bunu yapabilmenin yolu; ideolojik prangalardan, peşin yargılardan kurtulmaktan geçiyor. Ne yazık ki bunu başarabilen kişilere çok ender rastlanıyor.
KARAR OKURU 01 Aralık 2019 02:57
Bu kitabı mutlaka bulup okumalıyım, iki büyük düşünürümüzü daha yakın tanırken, döneme dair de yeni bilgiler edinmek için. Ama hocam, Halûk'un hikâyesinin hazin olduğunu düşünmüyorum. Bu tamamiyle Allah'ın değerlendirecegi bir tercih. Bizden onlara ya da onlardan bize, ne farkeder? Niye sevinç, niye hüzün? Sanıyorum bir annenin hüznüydü sözünü ettiğiniz.
KARAR OKURU 01 Aralık 2019 12:52
1
Empati yapman lazım. Müslüman olan bir annenin, islam dininden dönen oğlunun ahiretinin iyi olmayacağından endişelenmesi ve üzülmesi doğal. Annenin sevgisi, annenin inancı... Senin bakış açın konu dışında burada.
vazgec 01 Aralık 2019 02:53
isinize gelince demokrasi isinize gelmeyince; Tek adam, diktator, otoriter" teranesi! Secimi madem millet yapiyor, size ne oluyor? millete akil, yon verme kustahligindan vazgecin
Fatma Barbarosoğlu 2 01 Aralık 2019 02:02
Emin Ersoy,1939 yılında zabıta tarafından yakalanır ve akıl hastanesine sevk edilir. Taburcu edildikten sonra Tophane'de terk edilmiş bir kamyon karoserinin içinde yatıp kalkmaya başlıyor. Mehmet Akif Ersoy'un oğlu Emin Ersoy'un ölüsü Beşiktaş'taki çöp bidonlarının içinde bulunur. Tevfik Fikret –Mehmet Akif kutuplaşmasında İslamcılar Haluk'un papaz oluşunu eleştiri konusu yapmış lakin Mehmet Akif'in oğlunun esrarkeşliğini parantez içine almıştır. Oysa ibret çıkarılamayan geçmiş, sorun üretmeye devam edecektir.
Fatma Barbarosoğlu 1 01 Aralık 2019 02:01
Oğulları ile ağır imtihanı olan babaların hikayesi deyince ilk aklıma Hz. Nuh gelir ikinci de Mehmet Akif Ersoy. Beşir Ayvazoğlu “Saatler, Ruhlar ve Kediler” adlı eserinde Mehmet Akif Ersoy'un oğulları ile imtihanını anlatıyor. Mehmet Akif'in oğuldan yana imtihanı büyük oğlu Emin'dendir. Babasının yokluğunda Emin uygunsuz arkadaşlar edinip içki ve esrara alışır. İstanbul'un hane berduşlarından biri haline gelir, şarap, ispirto parası için hamallık yapar.
KARAR OKURUYUM 01 Aralık 2019 01:17
Gençlik yıllarını geçirdiği Rumeli Hisarı’nda sabah ezanlarını dinlerken kendinden geçen “dindar” Tevfik Fikret’in “Sabah Ezanında” başlığıyla yazdığı şu şiir ne güzeldir: Allahû Ekber…Allahû Ekber/ Bir samt-ı ulvî: Güyâ tabiat/ Hâmûş hâmûş eyler ibâdet/Allahü Ekber… Allahü Ekber. Bir samt-ı nâlân: Güyâ avâlim/Pinhân ü peydâ, nevvâr ü muzlim/Etmekde zikr-i Hallâk’ı dâim/Allahü Ekber… Allahü Ekber. Bir samt-ı ulvî: Kalb-i tabiat/Bir Samt-ı nâlân: Rûh-ı avâlim/Etmekde zikr-i Hallâk’ı dâim/Etmekde ra’şan ra’şan ibadet.
KARAR OKURU 01 Aralık 2019 00:42
“ciddi bir anlama ve anlatma problemi yaşıyoruz.” deyip de, olanı farklı anlatmak da yanlış. Akif'in ağzım kurusun diye başladığı dizesi ile, “Tarih-i Kadim” şiiri aynı çerçevede mi? Tevfik Fikret son döneminde inançsız ise eğer, anlamaya çalışalım. Her halükarda bizim değerimizdir; büyük şairdir. Ama bütünün içinden, uygun bir seçme yaparak -eğip bükerek- çarpık bir görüntü oluşturmak... Bu olmaz.
KARAR OKURU İbrahim DİRİ 01 Aralık 2019 12:09
1
Bugün deist/agnostik oranı %18 ve onlar içinde akif büyük şairdir,hepsinin bunalımları düşünceleri bir asır sonra bile bizi sarmaya devam ediyor.
KARAR OKURU 01 Aralık 2019 00:36
“Tek şef, tek parti, tek her şey teranesi”nin nasıl boğucu bir atmosfer yarattığını canlı cab canlı yaşıyoruz. Buna yaşamak denilirse.......
KARAR OKURU 01 Aralık 2019 17:04
2
yeni kurulan bir tane devlet gösterin ki kurulur kurulmaz gerçekten çok partili siyasi hayata geçmiş olsun. yok böyle bir örnek. devlet kuruluş dönemini sonraki dönemlerle aynı tutmak, elmayla armudu aynı sepete koymak demek.
KARAR OKURU 06 Aralık 2019 09:50
0
Kafayı yedi millet. M kemali aklamak için ne yapacağını ne diyeceğini ne uyduracakini şaşırdılar. Böyle bir acizlik olamaz. Bırakın bari hataları yazılsın malum zatin
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN