Back To Top
Yargıtay’da adalet

Yargıtay’da adalet

 - Son Güncelleme: 19.07.2019 Cuma 07:55
- A +

Günlük dilimizde “terör örgütü, örgüte yardım, darbeye teşebbüs” gibi kavramları yerli yersiz, hatta bazen siyasi amaçla sık sık kullanıyoruz. Yargıtay 16. Ceza Dairesi, hukuk tarihimize onurla geçecek kararında bu kavramların hukuki tanımlarını yaptı. (No. 2019/4769)

Bu tanımlara girenler suçludur, girmeyenler suçsuzdur.

Karara göre, darbeye teşebbüs suçu için mutlaka eylemde önemli boyutlarda “cebir ve şiddet” unsuru bulunmalıdır; “manevi cebir” diyerek mahkumiyet verilemez!

Yazı yazmak “cebir ve şiddet” sayılamayacağı için, gazeteciler Mehmet ve Ahmet Altan, Nazlı Ilıcak ve Zaman gazetesinin bazı çalışanları hakkındaki “darbeye teşebbüs” suçundan verilen “ağırlaştırılmış müebbed” hapis kararlarını Yargıtay 16. Ceza Dairesi bozdu.

Mehmet Altan tamamen beraat etti, beraati kesinleşti… Benzer davalara emsal olacak bu karar.

 

FAŞİZMİN CEZA HUKUKU

Osmanlı’dan beri bize kaynak olan 1885 tarihli İtalyan Ceza Kanunu’ndaki “cebir” unsuru 1930 tarihli Faşist İtalyan Ceza Kanunu ile metinden çıkarılmış, faşist rejime karşı her türlü fikir ve davranışlar “manevi cebir” sayılarak darbeye teşebbüs suçundan idam kararları verilmişti!

16. Ceza Dairesi’nin kararında 27 Mayıs cuntasının kurduğu Yüksek Adalet Divanı adlı ihtilal mahkemesinin de “manevi cebir” kavramını kullanarak idam cezaları verdiği hatırlatılıyor.

Bu tespitleri alkışlıyorum.

Bu karar totaliter hukukla modern “hak eksenli hukuk” arasındaki farkı öğreten değerli bir ‘kitap’tır.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin hukuk tarihimize onurla geçen başka kararları da var; örgüt üyeliği tanımı, ByLock’un hangi şartlarda yeterli delil olabileceği gibi…

Demek ki, “cebir ve şiddet” kullananlar suçludur; bunun planlamasını yapanlar, emrini verenler suçludur. Fakat darbeden haberi olmadan, “örgütsel” bağı da olmadan, komutanı tarafından terör tatbikatı diye verilen emirle sokağa çıkan ama durumu fark edince tek kurşun sıkmadan kışlasına dönen erler, askeri öğrenciler ve subaylar suçsuzdur.

 

ÖRGÜTE BİLEREK YARDIM

Gazeteciler hakkında darbe suçundan beraat kararı veren Yargıtay, “terör örgütüne üye olmadan, terör örgütü olduğunu bilerek yardım” suçunu işaret etti. Bunu eleştireceğim. Yargı kararlarını hukuk diliyle eleştirmek kamu hizmetidir.

Sorun şudur: Gazeteciler ve benzer durumdaki başka sanıklar FETÖ’nün gizli “terör örgütü” yönünü “bilerek” mi yardım etmişlerdir?

16. Dairenin sayın yargıçlarına göre: FETÖ’nün “silahlı kuvvetlere sızan mensuplarınca silahlı bir kalkışma/darbe gerçekleştirme ihtimalinin kuvvetle muhtemel olarak görüldüğü bir dönemde” gazeteciler FETÖ’yü meşru bir muhalefet hareketiymiş gibi göstererek ona meşruiyet kazandıran yazılar yazmak suretiyle “terör örgütüne yardım” etmişler…

Ama Başbakan Binali Yıldırım “hiç beklemediğimiz, hiç ummadığımız bir darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kaldık” dememiş miydi? (25 Temmuz 2016)

Cumhurbaşkanı’nın, MİT ve Genelkurmay’ın bile fark etmediği “kuvvetle muhtemel” darbe girişimini gazeteciler ve benzer durumdaki başka sanıklar mı “biliyor”du?!

Dosyada böyle bir delil de yok.

 

‘SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜ”

Ceza Kanunu’nun mimarlarından Prof. İzzet Özgenç “Suç Örgütleri” adlı kitabında “suç örgütü” ve “terör örgütü” kavramlarının farklı suçlar olduğunu anlatır.

Yargıtay’ın kararlarında da belirtildiği gibi FETÖ silahlı darbe örgütlenmesini orduda yapmıştır. Özgenç Hoca’ya göre ordudaki gizli örgütlenme ve terör eylemleri 15 Temmuz hain darbe girişiminde ortaya çıktığına göre, FETÖ’nün o tarihten evvelki illegal eylemlerinin “suç örgütü” kapsamında görülmesi gerekir. Bu açıdan bakmayan Yargıtay 16. Ceza dairesine Prof. Özgenç’in bazı önemli eleştirileri de var. (11. Baskı, s. 100-116)

Görüyorsunuz; hukukta “delil” kavramı gibi “tanım”lar ve “ayrıntılar” ne kadar önemli?

Onun için adaletin terazisi miligramları tartmak zorundadır.

 

ADALETİN TERAZİSİ

Kalabalıklardan bu beklenemez. Hukuk bir uzmanlık alanıdır. Hele de adalet dağıtan mahkemelerin terazisi kılı kırk yarmalıdır.

Fakat bizim yargıda zayıf delillerle ve yüzeysel gerekçelerle mahkûmiyet kararları verilebiliyor! AYM Başkanı Zühtü Arslan’ın da vurguladığı ciddi bir sorundur bu! (29 Kasım 2018)

İşte, Cumhuriyet yazarları hakkındaki haksız mahkumiyetler de Yargıtay’dan dönecek!

16. Ceza Dairesi, böyle eleştirilen bazı yönleriyle birlikte, ülkedeki sıkıntılı iklime kapılmadan hukuku üstün tutan kararlarıyla ‘temayüz’ ediyor.

Dün kendisiyle görüştüğüm saygın hukukçularımızdan Yargıtay Onursal başkanı Prof. Sami Selçuk “Yargıtay’ın bu kararından sonra umutlandım” dedi; ben de öyle…

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Aslı 24 Temmuz 2019 10:31
Darbeye teşebbüs suçu için mutlaka eylemde önemli boyutlarda “cebir ve şiddet” unsuru bulunmalıdır; “manevi cebir” diyerek mahkumiyet verilemez! 2. “cebir ve şiddet” kullananlar suçludur; bunun planlamasını yapanlar, emrini verenler suçludur. Fakat darbeden haberi olmadan, “örgütsel” bağı da olmadan, komutanı tarafından terör saldırısı var diye emirle nöbet tutturan sağda, solda görevlendirilen ama tek kurşun sıkmamış, birlikten dışarı çıkmamış, darbeyi öğrenince silahlarını bırakmış kursiyerler suçsuzdur. "Haksızlığın karşısında susan dilsiz şeytandır."
Aslı 24 Temmuz 2019 09:06
Siyasetçilerin gözlerine girebilmek, bir üst makamlara atanmak için sudan sebepleri bahane ederek iyice araştırılmadan soruşturulmadan haksız yere suçsuz insanlara o cezaları reva görenler bir yudum adalete muhtaç olsunlar inşallah. İnsan hayatı çıkarlar için menfaatler için bu kadar ucuz olmamalı. Teşekkürler Taha bey
Zekeriyya 21 Temmuz 2019 23:22
Taha bey tebrik ederim. İyi ki varsınız. Hakkı söyleyen hakperestsiniz.
KARAR OKURU 27 Temmuz 2019 11:34
0
Size her ahval ve şarttaki duruşunuzdan dolayi teşekkür ediyorum.on numara insansınız bence.
Süleyman d. 21 Temmuz 2019 12:28
Taa 2007 den bil itibar, Ergenekon kumpası zamanı da dahil yaşanan haksızlıkları- hukuksuzlukları eleştirir ve "gericilik" le, "faşistlik"le, "ergenekoncu" lukla yaftalanırdık. Şimdi de benzer itirazlarımız bize "kripto Fetöcü" yaftası olarak dönse de BİZE HER ŞART ALTINDA DOĞRUYU SÖYLEMEK YAKIŞIR! Netameli zamanlarda doğruyu söylemiş/yazmış olmanın anlatılamaz huzuru içinde değerli yazıları yorumlamaya devam ederiz inşallah! !!
Süleyman d. 21 Temmuz 2019 12:06
Tutarlılık: halk dilinde "MERTLİK" TÜRK TOPLUMUNDA ÇOK ÖNEMLİDİR. TERSİ DE BİR O KADAR ÇİRKİN GÖRÜLÜR.Mertliğn iyilikle kötülükle alakası yoktur! Düşmanın bile "mert" olanı makbuldür bu toplumca! İşine gelmeyince kıvırmak, dün söylediğinin bu gün tersini aynı hararetle savunmak, başkasına haksızlık yapılırken alkışlayıp; aynı muamele kendisine yapılınca feveran etmek MERTLİĞE SIĞMAZ! "Fetö" ve iltisaklandırılanlarına toplumun bakışında GÜÇLÜ İKEN YÜRÜTTÜKLERİ NAMERT UYGULAMALARın PAYI BÜYÜKTÜR. Fetö hukuğu iğdiş ederken bir gün kendine lazım olacağını düşünmemenin bedelini ödüyor!
Süleyman d. Devamı... 21 Temmuz 2019 12:47
0
Yalnız tam da burada dünün "GÜÇLÜ" sünün yerinde bulunanlara çök önemli bir sorumluluk düşüyor. NAMERDE NAMERT DİYE ADİL DAVRANMAYARAK İLA NİHAYE SÜRECEK BİR KISIR DÖNGÜYÜ MÜ BAŞLATACAKLAR, YOKSA HUKUĞUN SINIRLARINDA MI KALACAKLAR? Söylemesi kolay, yapması zor olsa da: gelecek nesillere sirayet edecek bir "can davası"bırakma ihtimalini göz önünde BULUNDURARAK FETÖNÜN HATALARINI TEKRAR YERİNE ÜLKE MENFAATİNİ GÖZETECEK KARARLAR VERMELERİNİ DİLİYORUM.
KARAR OKURU 20 Temmuz 2019 14:41
Ara sıra da olsa, "Ankara'da hakimler var" diyebileceğiz.
KARAR OKURU 20 Temmuz 2019 12:25
Aslında hukuk ya da başka bir kurum örneğin, kentleşme ve imar iskan diyeceksiniz ki hukukla ne ilgisi var.. Vesayet, siyaset, popülist idealar etkisinde kalan her kurum, sektör kısırlaşıyor.. her alan da değer yaratacak hırslı insanlar tırpanlandığı gibi, yenilerinin kazanılmasıda engelleniyor.
KARAR OKURU 20 Temmuz 2019 03:10
Muhteşem
KARAR OKURU 20 Temmuz 2019 03:03
Okur ve sorar ın açıklamaları muhteşem Taha Akyol beyin yazısıda öyle
KARAR OKURU 19 Temmuz 2019 21:48
O okullarda çocuklar için bir süre verildi. Almayanlar sadece uyarı cezası alıp görevlerine döndüler. Devletin bu kadar araştırma hakkı yokmu.dernek üyeliğine ve banka hesabina gelince bunlara akıl sır erdiremez kimse akıl dışı işlerin tamamı fetoye aittir. Bu ülkede her düzeni mahvettilr. Her yerdeler çünkü. Kimleri görüyorsunuz bilemem ama komşularım akrabalarim var hala vazgeçmiş değiller. Kehanet beklemeye devam ediyorlar. Rabbim temiz olanları aklasin dua ediyoruz.
Okur ve Sorar 19 Temmuz 2019 17:48
5-Hukuk kavramını bilmediği veya özümseyemediği için diğer tüm kanunları, yönetmelikleri, talimatları, vs. kanuncu gözüyle görüp yanlış yorumlayarak insanı kaybeder. Hukukçu ise mensup olduğu milletin sadece bugününü değil, geleceğini de düşünerek insan kazanma esaslı çalışır. Kanuncuların ve hukukçuların birbirleriyle mücadelesi devam edegelmiştir. Onların verecekleri kararlar insanımızın başkalarının haklarına saygılı olarak insanca yaşama isteğini azaltacak, yokedecek veya pekiştirecektir.
Okur ve Sorar 19 Temmuz 2019 17:45
4-Biri insanı hedefine koyar, diğeri kuralların uygulanmasını esas alır. “Kural yanlış olsa da uygulanmalıdır”, der kanuncu. Hak kaybı önemsizdir onun için. Kelime oyunlarıyla kuralın geçerli olduğunu ispatlamaya çalışırlar fakat ispatladıkları sadece göz göre göre hak yenmesine önayak olduklarıdır. Hukukçu ise güncel, geçmiş, gelecek tüm kanunları zihin, akıl, feraset süzgecine koyarak haklıyı haksızı ortaya çıkartan düşünce ve eylem adamıdır. Kanuncu ‘hukuki’ kavramını çoğunlukla yanlış kullanır. Kanuni demesi gereken yerde hukuki der.
Okur ve Sorar 19 Temmuz 2019 17:44
3-Hukuk (hak) ve kanun (kural) bana göre farklı anlamlara sahiptir. Hukuk hak kökünden gelmedir. Haklar demektir. Hukuk değişmemesi gereken insan haklarının üst değerler topluluğudur. Kanun ise bazılarına kolaylık, bazılarına zorluk çıkartan, adeta hergün değişen, insan haklarını kişilere ve gruplara göre değiştiren ve çelişkilerle dolu kelime kalabalığıdır. Hukukçu hakların ortaya çıkması ve haklının hakkının verilmesi için çaba gösterendir. Kanuncu ise hergün değişen kanunları insanı unutan bir zihniyetle ve üstelik kafa karışıklığından yanlış yorumlayandır.
Okur ve Sorar 19 Temmuz 2019 17:38
2-Üç şeritli bir çevreyolunda 67 km hızla aracını süren bir sürücüye kesilen 356 TL cezayı, 100 km hızla giden kamyonlara, otobüslere ve diğer daha hızlı giden meclis üyelerine verilmeyen cezayı öne sürerek iptal eden hukukçulara da minnetle bakıyorum. Alt mahkemedeki kanuncuların verdikleri müebbet cezalarını hukukçu ruhuyla değerlendirerek iptal edenleri bu memleketin sağduyulu insanları olarak görüyorum
Okur ve Sorar 19 Temmuz 2019 17:40
1-Hukukçu değilim. Hukukçuların affına sığınarak yazıyorum. Sürçülisan edersem kusuruma bakılmasın. Kanunculara (kuralcılara) acıyorum. Hergün değişen kanunlara ayak uydurabilmek için, yeni, yepyeni, daha yeni kanunları anlayabilmek için kimbilir ne uykusuz geceler geçiriyorlar. Sadece kelimelerin basit anlamlarını dikkate alıp onun ötesindeki ruhu, anafikri kavrayamayan kanunculara da kızıyorum. Önce insan diyebildikleri için hukukçulara (hak vericilere) da gıpta ediyor ve önlerinde saygıyla eğiliyorum.
KARAR OKURU 19 Temmuz 2019 15:21
Ne kadar güzel dile getirmişsiniz teşekkür ederiz ankara Türk telekom davası da 16. Yargıtay dairesinde hain yarbay Ömer Ergenekon tarafından götürülen 27 kursiyer malesef müebbet artı 300 yıl gibi cezalar aldılar
Muhtefi. . 19 Temmuz 2019 15:07
Ruz ı Mahşer var diyor Sütun Arkadaşınız. ..! Hala delil, falan, filanda. .:)))..çok komik ve inandirici degil bu yazılar. !..yine yesllendi fındık dalları. !..Fetonun Sızıntı dergisi Kapağı. Herkes herşeyi çok iyi biliyor. !..Kaşıkları bozuldu tek dertleri bu. !..Elbette DEVLET HESABINI soracak. Sormalı. .!.
KARAR OKURU 19 Temmuz 2019 14:00
Adamına göre muamelenin olduğu bir ülkede adaletin a'sı yoktur. Gülen'e zamanında övgüler yağdıran Ak partili siyasetçilere hiç dokunulmadı ama kurumlarının önünden geçen insanlar bile hapse atıldı.
KARAR OKURU 21 Temmuz 2019 00:50
0
Bir zaman fetoyla yan yana oturanlar açılışlar yapanlar fetoyo gurmeye gidenler turkiyenin herşeyini peşkeş çekenler mahkemeler onlari yargılamıyor fakir fukara gariban çocukları vatanini görevini yapan erlere mühebet ceza veriyorlar hukuk buysa vay halimize
Menderes YILDIRIM 19 Temmuz 2019 13:52
Taha Bey; DÜN Olmayan Belgeler, Tanıklar, Raporlar ile Afganistan' da DEVLET GÖREVİNDEN İFADE Vermeye geleni, KAÇMA ŞUPHESİ ile tutuklanırken, Kendi ayağıyla gelen KAÇAR mı demeden, TUTUKLANDIĞINI ve Tutuklandığından sonra duruşmaya çıkarılmadan İÇERİDE HAYATINI (MANİDAR BİR ŞEKİLDE) kaybeden İNSAN için TV deki konuşmalarında neler DÜŞÜNDÜLERSE, Bende Ne bir eksik, Ne bir fazla bunlar için de aynısını DÜŞÜNÜYORUM. Demokrasi, AVUCUNDAYKEN Kıymetlidir, Başkasının AVUCUNA Geçtiğinde ise Kıymeti Harbiye'si Kalmaz. Saygılarımla
Menderes YILDIRIM 19 Temmuz 2019 13:45
Taha Bey; DÜN, Ergenekon - Balyoz - Oraj - Oda Tv - Casusluk - Vb. davalarda TÜRKİYE' ye KUMPAS kurulurken her akşam TV lerde boy gösteren ve HAKSIZ YERE CEZAEVİNDE olduğu için CEVAP VEREMEYEN kişiler hakkında bu ve diğer kişiler neler neler söylediğini HATIRLATMAMA GEREK VAR mı? DÜN, Bu ve diğer kişiler YETMEZ ama EVET derken, Gözlerinin önünü görmeyen SARHOŞ gibi olduklarını ne çabuk unuttular. Taha Bey, DÜN yukarıda yazdığım olaylar hakkında NE DÜŞÜNDÜLERSE, bende bu şahıslar hakkında aynısını DÜŞÜNÜYORUM. Saygılarımla
Muhsin Çelebi 19 Temmuz 2019 20:24
0
Zekeriya Öz gibi hukuk katilleri ile aynı yöntemle mücadele etmeyi doğru buluyorsunuz sanırım. Bu durumda Zekeriya Öz firarda, Baransu hapiste, fakat yöntemleri Gezi davası gibi davalarda hala kullanılıyor. Bu iyi bir şey mi sizce. Aynı hukuksuz yöntemler bu toplumda acı biriktirir.
Akyol okuyucusu 19 Temmuz 2019 12:56
Banka hesabında kalan 53 TL nedeniyle 1 yıl 13 ay ceza verildi ve İstinaf onamasıyla kesinleşti. 13,5 ay hapis yatırıldım. Yargıtay'a gidemiyoruz. Bankadan başka hiçbir suçlama yok. Derdimizi dinleyen yok. Neyse.....
KARAR OKURU Cemil 19 Temmuz 2019 12:59
Keşke sizin gibi umutlu olsaydım. Alt mahkemeler hiç de umutlanacak kararlar vermiyor. Ben vereyim cezayı yukardan dönerse dönsün...
metn 19 Temmuz 2019 11:44
Tabii ki devlet kılı kırk yararak haklıyı haksızdan ayıracak. Kalabalıklardan değil, devletten adalet beklenir. Baştan bu titizlik gösterilmediği için binlerce mağdur oluştu. Allah hakkı ve haklıyı savunanların yardımcısı olsun.
Süleyman Ulaş 19 Temmuz 2019 11:24
Sadece banka hesabı,çocuğunun okulu ve dernekten 5 yıl altı ceza alıp,cezası onanıp içeride yatanlar derdini kime anlatsın Taha bey?
KARAR OKURU 19 Temmuz 2019 10:58
Ben çok da umutlu değilim.İstinaf mahkemeleri gibi onama mührünü basıp göndermezler umarim. Gerçekten dosyaları inceler, hukuki ve adil kararlar verirler
Takipci 19 Temmuz 2019 10:34
Gercekci olalim, 'Korku Iklimi'nde yasiyoruz, herkes korkuyor, hukukcular da...
HACI MURAT 19 Temmuz 2019 09:55
Anılan gazeteciler ve daha başkaları suçlu mudur,değil midir bilemem.Bunu tespit etmek bizi aşar.Ancak Fetö konusu sadece darbeye indirgenemez. Böyle yapılırsa örgütün cürmü hafifletilmiş olur.İşin içinde soru çalma var,gerek askeriyede gerek başka kurumlarda başkalarının hakkını yiyerek kendi adamlarını göreve getirmek var,dişe dokunur himmet vermeyen iş adamlarının üzerine maliyecileri salmak var,yargıyı örgüt emrinde kullanmak var,Bylock var,var oğlu var...
hamza akyol 19 Temmuz 2019 18:53
1
hepsinin altinda donemin sorumlu bakaninin veya baskaninin imzasi var. birseyler yapilmali ama yapilmiyor. cunku Allah bizi affetsin dendi.
Muhsin Çelebi 19 Temmuz 2019 20:15
1
Bu saydıklarının çoğunun cezası var tabi ki; ama müebeet hapis cezası değil. Maliyeciler için görevi kötüye kullanma. Görmezden gelen idareciler için görevi ihmal. Soru çalma dolandırıcılık olabilir. Fetöyle mücadelenin olmazsa olmazı ise çöl bedevisi Fatımalarla Kureyşin soylu Fatımalarının kanun önünde eşit olmalarıdır.
KARAR OKURU 19 Temmuz 2019 09:49
Taha bey, cok guzel bir yazi, hukuk ve adalet mahkeme kararlarinin cok otesinde bir sey, mahkeme kararlari oraya yaklastigi muddetce toplam daha guvenli ve huzurlu
Musto 19 Temmuz 2019 09:35
Umarız 26 daire HSK tarafından dağıtılmaz bizde düzgün yürüyen her şeyden bu iktidar rahatsız oluyor. Eminim bir gün bu adalet kendilerine soluduklari oksijen kadar lazım olacak.
KARAR OKURU 19 Temmuz 2019 09:32
Çok güzel bir yazı olmuş. Kaleminize sağlık. Adalet yerini bulsun artık...
Mehmet 19 Temmuz 2019 09:24
Herşeyi verenler suçsuz ama 10 yıl önce çay içiyordu diye şikayet edilenler suçlu.Adalet devletin garantörü
KARAR OKURU 19 Temmuz 2019 09:16
Ne günlere kaldık. Bunu anlamak icin 16. Daire kararı gerekiyormuş. Suçlu olamayanlar suçlu değildir.
KARAR OKURU 19 Temmuz 2019 08:49
Şu anda Meclis binasının üstünde Reis’in dev posteri asılı. Bu nasıl kuvvetler ayrılığı?
Okur ve Sorar 19 Temmuz 2019 07:48
Hadi hayırlısı bakalım ! "Berlin'de hakimler" var sözü Türkiye için de geçerli olup 'Ankara'da hakimler' var şekline dönecek mi bakalım ?! Ya şöyle olursa ne olur ? : 'Yargıtay'ın kararını tanımıyorum ve o karara saygı duymuyorum' denilirse Yargıtay'ın bu söyleme karşı tedbiri ve yaptırımı olur mu acaba ?!
A. Gökyıldız 19 Temmuz 2019 07:09
Taha Bey, "akl-ı selim" sizi tanımlamak için bulabildiğim en uygun sözcük. Hukuk literatüründe yeri olmayan "adeta" sözcüğünü hem politikacılar hem de bazı hukukçular, suç isnat etmek için sık sık kullanıyor. Adeta hakaret etti, adeta terör örgütüne yardım etmiş, adeta tehdit etmiş...Yahu hukukta adeta olur mu? Terör örgütüne ya yardım etmiştir ya da etmemiştir.
Metin YILDIZ 19 Temmuz 2019 03:40
MUHTEŞEM TESPİTLER BUNLAR-3 7. 16. Ceza Dairesi, böyle eleştirilen bazı yönleriyle birlikte, ülkedeki sıkıntılı iklime kapılmadan hukuku üstün tutan kararlarıyla ‘temayüz’ ediyor. Yukarıdaki maddeleri Sn. Akyol'un bugünkü yazısından çıkardım. Objektif, tutarlı ve net tespitler. Hukukun üstünlüğüne inanan herkesin altına rahatlıkla imza atabileceği muhteşem tespitler. Bir tespit de Sn. Temel Karamollaoğlu'ndan: 3 yılda 32 KHK yayınlandı. 125 bin 678 kişi ihraç edildi. 500 bin kişi hakkında adli işlem yapıldı. 29 bin 382 kişi tutuklandı. Darbe girişimini öğretmen, öğrenci, hemşire yapmış olam
Bay Meçhul. 19 Temmuz 2019 12:37
0
CHP Genel Başkan yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, ‘’OHAL Raporu’’ hazırladı. Raporda, ‘’Haksız ve hukuksuz’’ biçimde işten çıkarılan 46 KHK mağdurunun, intihar ederek hayatlarına son verdiği belirtildi. (Sözcü Gazetesi) İnsafı ve vicdanı olan insanların bu sorunlara duyarsız kalması mümkün mü?
Nurullah 19 Temmuz 2019 03:35
Hukukçular siyasilerden korkuyor. Kanunlara göre ve hür iradeleri ile işlem yapamıyorlar. Hukuk siyasetin köpeğidir dendi hicbir hukukçu bu söylemin hesabını soramadı. Muasır Medeniyetler seviyesine ulaşmamıza daha çok var.
Metin YILDIZ 19 Temmuz 2019 03:14
MUHTEŞEM TESPİTLER BUNLAR-2 4.Cumhurbaşkanı’nın, MİT ve Genelkurmay’ın bile fark etmediği “kuvvetle muhtemel” darbe girişimini gazeteciler ve benzer durumdaki başka sanıklar mı “biliyor”du?! 5.hukukta “delil” kavramı gibi “tanım”lar ve “ayrıntılar” ne kadar önemli? Onun için adaletin terazisi miligramları tartmak zorundadır. 6. Hukuk bir uzmanlık alanıdır. Hele de adalet dağıtan mahkemelerin terazisi kılı kırk yarmalıdır. Fakat bizim yargıda zayıf delillerle ve yüzeysel gerekçelerle mahkûmiyet kararları verilebiliyor! AYM Başkanı Zühtü Arslan’ın da vurguladığı ciddi bir sorundur bu!
Metin YILDIZ 19 Temmuz 2019 03:12
MUHTEŞEM TESPİTLER BUNLAR-1 1. Darbeye teşebbüs suçu için mutlaka eylemde önemli boyutlarda “cebir ve şiddet” unsuru bulunmalıdır; “manevi cebir” diyerek mahkumiyet verilemez! 2. “cebir ve şiddet” kullananlar suçludur; bunun planlamasını yapanlar, emrini verenler suçludur. Fakat darbeden haberi olmadan, “örgütsel” bağı da olmadan, komutanı tarafından terör tatbikatı diye verilen emirle sokağa çıkan ama durumu fark edince tek kurşun sıkmadan kışlasına dönen erler, askeri öğrenciler ve subaylar suçsuzdur. 3. Yargı kararlarını hukuk diliyle eleştirmek kamu hizmetidir.
KARAR OKURU 19 Temmuz 2019 01:29
Sayın Akyol muhteşem bir yazı yazmışsınız. Özellikle bahsetmiş olduğunuz konumda olan hiçbir şeyden habersiz, sadece komutaninin otobüse bin emrine uyduğu icin müebbet hapis cezası alan askeri öğrenciler ve erler 3 yıldır tutuklular ve cezaevi şartları da gün geçtikce daha kötüye gidiyor. Yargitay süreci ile bu çocuklar beraat edecekler fakat o zamana kadar tutuklu olarak yattiklari yılların telafisi nasıl olacak? Alt derece mahkemeleri ne zaman adaletli kararlar verecek? Umarım bu yazınız yetkili kisilerin vicdaninda biraz kıpırdanmaya sebep olur.
Kaleminize sağlık. Umarım at izi, it izinden tez zamanda ayrılır. Herkes hak ettiğini bulur. Hainlik yapanlar cezasını cekerler.Mağdur ,masum olarak aklanmış olan beraat edenler, takipsizlik alanlar da uzerlerindeki kara lekeden kurtularak hak ettikleri mesleklerine, duzenlerine geri kavuşurlar.Kimsenin yaptığı kimsenin yanına kar kalmaz.
KARAR OKURU 19 Temmuz 2019 12:22
0
Saol sayin akyol sizi yillardir takip ederim durusunuzu hic bozmadiniz bugunku yazinizda cok guzel olmus adelet herkese lazim
KARAR OKURU 19 Temmuz 2019 00:19
Taha bey bizde hakimler düzgün hukuku biliyorlar ama istedikleri zaman uyguluyorlar. Çünkü yargı, yasama, yürütme bizde tek ve bir. Şu an koskoca Meclis binasının üstünde Erdogan’ın dev posteri asılı. Birisi de çıkıp yasama kurumu neden yürütmenin başının posterini asıyor diye sormuyor?
KARAR OKURU 19 Temmuz 2019 00:22
akp kaybediyorsa umut vardır.
KARAR OKURU 19 Temmuz 2019 10:04
0
Taha bey tanımı kanun koyucu yapmıyor mu? Malesef adalet bi kadın adı olarak kaldı buralarda üzgünüz.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN