Back To Top
Bunu bir yerlerden hatırlıyoruz ama...

Bunu bir yerlerden hatırlıyoruz ama...

 - Son Güncelleme: 21.08.2019 Çarşamba 09:17
- A +

İçişleri Bakanlığı, bundan sadece 141 gün önce yapılan seçimlerde Diyarbakır’da yüzde 62.93, Mardin’de yüzde 56,24, Van’da yüzde 53.83 oyla belediye başkanlıklarını kazanmış üç HDP’li başkanı görevden alıp, yerlerine illerin valilerini kayyım olarak atadı.

Çok tanıdık. Hatta dejavu gibi. Ama sadece üç yıl önce yine kayyımlar atandığı için değil.

Biraz daha eski günleri hatırlamak için hafızalarımızı zorlarken, son kararın hukuki gerekçelerine daha yakından bakalım. 

Aslında mesele HDP’liler olunca hukuki gerekçeler pek kimsenin umurunda değil, mevcut kanaatlerle hükümler veriliyor.

Dünkü bazı gazete manşetleri de “kesin böyle yapmışlardır” kanaat notlarıyla atılmıştı: “Millete değil, Kandil’e hizmet ediyorlardı”, “Üç belediyede terör temizliği”, “Teröre desteğe geçit yok”, “Kandil’in belediyeleri kayyıma emanet”, “Bayrağa dokunana, devlet dokundu”.

Ama bu manşetlerin altındaki birbirinin tıpatıp aynısı haberler bu büyük iddiaları desteklemekten uzaktı. 

Hepsinin aynı olmasının sebebi; haberlerin kaynağının İçişleri Bakanlığı’nın kayyım kararını meşrulaştırmak için hazırladığı bilgi ve görseller olması. 

Ama şu şekilde kaleme alınmış propaganda metinleriyle bu kararları meşrulaştırmak pek kolay değil:

“Diyarbakır halkının isteği üzerine ve yine Diyarbakır halkının parasıyla yapımına başlanan bu camilerin yıkılmasıyla hedeflenen, kamu yararı değil, inançları özgürce yaşamak isteyen vatandaşlarımızın ayrıştırılması ve yıkım anında ortaya çıkacak çatışma ortamından her zamanki gibi bölücü terör örgütünün yararlanmasıdır.”

Diyarbakır’da belediye tarafından yıkılmış ya da hakkında yıkım kararı verilmiş bir camii yok. 

Ama yine de karşımızda İçişleri Bakanlığı’nın “neden kayyım atadık” gerekçeleri var. 

Van’dan başlayalım. 

141 gün önce yüzde 54’e yakın oyla Van Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen HDP’li Bedia Özgökçe Ertan 44 yaşında üç çocuk annesi bir avukat. Van Barosu ve İHD’de çalışmış. 2004 yerel seçimlerinde Van İl Meclisi’ne seçilen ilk kadın üye olmuş. 2018 seçimlerinde Van Milletvekili seçilmiş. İşin tuhafı terörle suçlanan başkan, Meclis’te NATO Parlamentosu grubu üyeliği yapmış. Sonra da 31 Mart’ta vekilliği bırakıp belediye başkanı seçilmiş. 

İçişleri Bakanlığı’nın hazırladığı, Anadolu Ajansı’nın servis ettiği bilgilere göre yerine kayyım atanmasının sebebi; “terör örgütü propagandası yapmak” suçundan hakkındaki bir kovuşturma ve yine çoğunluğu aynı suçtan (bir adet suçluyu övmek ve terör örgütü üyeliği) hakkında açılmış altı adli soruşturma. Üç adet de İçişleri Bakanlığı idari soruşturması var.

AK Partili İçişleri Bakanlığı’nın HDP’li başkanlar için kendi açtığı soruşturmayı, kendi verdiği kayyım kararına gerekçe yapması durumun vahametini yeterince gösteriyor.

Ama buna takılmayıp, kovuşturma ve soruşturma dosyalarının ayrıntılarına bakalım.

Kovuşturma mahkemeye taşınmış soruşturma demek. Yani Ertan hakkında biri mahkemede, diğerleri soruşturma aşamasında altı suçlama var. Herhangi bir yargı kararı yok.  Yani bu soruşturmalardaki hiçbir suçu işlemiş kabul edilemez.

Yine bu kovuşturma ve soruşturmaların tamamı 2015 ve 2016 yıllarında ait: 2016 yılında dört kez PKK’lı cenazesine katılmak, 2015 yılında da içinde Öcalan’ın geçtiği iki basın açıklamasında bulunmak. 

Ama Ertan bu suçlamalar yüzünden tutuklanmamış. 2018 yılında hakkında bu soruşturmalar ve kovuşturma varken, adli sicil kaydını seçim kuruluna sunmuş, aday olmasında da bir mani bulunmamış. Milletvekili seçilmiş. Hakkında görev yaptığı bir yıl içinde dokunulmazlığının kalkması için bir başvuru olmamış. 

31 Mart 2019 yerel seçimleri için milletvekilliğini bırakıp, Van Belediye Başkanı adaylığına başvurduğunda da yine seçim kurulları tarafından adaylığı uygun görülmüş. 

Ama iki yıl içinde iki kez yargı denetimden geçip aday olmasını engellemeyen soruşturmalar, halkın oylarıyla belediye başkanı seçildikten 141 gün sonra görevden alınmasının gerekçesi olmuş. 

İçişleri Bakanlığı’nın hazırlayıp medyaya servis ettiği bilgiler içinde Ertan’ın belediye başkanı seçilmesinden sonra yaptıklarıyla ilgili iki suçlama da var. 

Bunlardan biri “şehit kardeşleri işten çıkarmak veya mobbingle görev yerlerini değiştirmek”. Buradaki “mobbing” iddiasının kaynağı meçhul. Bu bir şikayet mi, soruşturma mı bilinmiyor. Gazetelerden kayyım döneminde işe alınmış şehit kardeşlerin korucu ailelerinden olduğunu anlıyoruz. Ama bakanlığın görevden alma gerekçelerine koyduğu bu konuyla ilgili de ortada bir soruşturma yok. Ayrıca bu bir suç değil, eleştirilebilecek, kınanabilecek siyasi bir karar. 

Belediye başkanlığı dönemiyle ilgili bir diğer suçlama ise KHK’yla ihraç edilmiş eski Van belediyesi yöneticilerinin “kurum içinde evrak toplaması.” Bundan kastedilen herhalde KHK ile ihraç edilmiş eski belediye yöneticilerinin belediyede hala aktif olması. Aktif olduklarına göre sadece idari soruşturmalarla KHK’yla ihraç edilmiş isimler bunlar. Bu evrak toplamayla ilgili bir soruşturma da yok. 

Siyaseten, ahlaken her türlü eleştiri yapmak mümkün ama bu iki suçlama da halkın yüzde 54 oyunu çöpe attıracak, kayyım atanmasına neden olacak suçlamalar değiller.

Ve Diyarbakır. 

Diyarbakır’da 141 gün önde halkın yüzde 64’ünün oy verip, büyükşehir belediye başkanı olarak seçtiği Selçuk Mızraklı ise şehrin tanınmış doktorlarından biriydi. 2018 genel seçimlerinde Diyarbakır’dan milletvekili seçilmişti. 31 Mart’ta da belediye başkanı oldu. Yani o da son iki yıl içinde iki kere adli olarak devletten temiz kağıdı almış, aday olmasına iki kez izin verilmiş bir isim. 

Yine İçişleri Bakanlığı bilgilendirmesine göre onun hakkında da devam eden bir kovuşturma ve sekiz soruşturma mevcut. Herhangi bir mahkumiyet kararı yok. Yani ileri sürülen suçlamaların hepsi hala iddia aşamasında.

Kovuşturmanın tarihi 2017. Yani hem belediye başkanı hem de milletvekili seçilmesinden önceki bir tarih.  Buradaki suçlama “silahlı terör örgütü kurma ve yönetme”. 

Bu soruşturma kapsamında 2017’de Diyarbakır’da bir grup doktorla birlikte tutuklanmış ama 40 gün sonra serbest bırakılmış. Yargılanması tutuksuz devam ediyor. Yani “terör örgütü kurucusu ve yöneticisi” olduğuna mahkeme de pek inanmamış gözüküyor. 

Hakkındaki altı soruşturma ise “Terör örgütü propagandası ve suçluyu övmek, ikisi terör örgütü üyeliği ve propagandası” iddialarıyla açılmış.  

Bakanlık bilgi notuna göre bu soruşturmalara konu olan suçlamalardan bir kısmı başkan seçilmeden önce katıldığı bir basın toplantısı, bir PKK’lı cenazesi, diğerleri belediye başkanlığına seçildikten sonra katıldığı toplantılar hakkında.  

Yine aynı notlara göre 141 günlük başkanlığı sırasında ‘KHK’yla ihraç edilmiş isimleri yeniden işe almak, Kurban Bayramı’nda yaptığı mezarlık ziyareti sırasında Cizre’deki bodrumda ölmüş bir militanın, bir PKK’lının mezarını da ziyaret etmek, Diyarbakır’ı fethetmiş sahabe İyaz bin Ganem’in adının verildiği bir caddenin adını PKK terör örgütüne üye olmak, yardım ve yataklık etmekten ceza almış İlhan Diken adıyla değiştirmekle’ de suçlanıyor. 

İlhan Diken, beş yıl önce hayatını kaybetmiş Diyarbakırlı meşhur bir doktor, tabip odası yöneticisi ve yazar. Bahsedilen ceza ise 1990 yılında bir PKK’lıyı tedavi ettiği iddiasıyla aldığı 3 yıl hapis cezası. 

Siyaseten eleştirilebilecek bir cadde adı değişikliği, herhalde 2018’de ve 2019’da Diyarbakır’daki iki seçimde halkın yüzde 60’ından fazlasının oyunu almış, kayyımı sandıkta yenmiş bir siyasetçiyi görevden almanın gerekçesi olamaz.

Son olarak Mardin. 

İlk olarak 1973’de Meclis’e girmiş, defalarca milletvekili, belediye başkanı seçilmiş ülkenin en deneyimli aktif siyasetçisi Ahmet Türk. 2014 yerel seçimlerinde yüzde 52 ile seçildiği Mardin Belediye Başkanlığı’ndan 2016’da görevden alınıp yerine kayyım atanmıştı. Üç yıl sonra bu kez yüzde 56 oyla bir kere daha seçildikten 141 gün sonra yeniden görevden alındı. Yerine ise “şu seçimler olmasa belediyeyi ne güzel yönetirdik” heyecanıyla tweetler atan aynı vali kayyım olarak atandı.

73 yaşındaki Ahmet Türk’ün görevden alınmasına gösterilen hukuki gerekçelerden biri 2017 ve biri 2018 yıllarına ait “Silahlı terör örgütüne üye olmak, terör propagandası yapmak” suçlamalarıyla devam eden iki kovuşturma. Ve 2018 ve 2019 yıllarına ait yine üyelik ve propagandadan açılmış dört soruşturma.

2017’de “Terör örgütü üyeliği” iddiasıyla açılan kovuşturma, 2016 yılında belediye başkanlığından alındıktan sonra açılmış, bu kovuşturmada Ahmet Türk tutuklanmış ancak Devlet Bahçeli’nin “tutuksuz yargılanması gerekir” açıklamasından sonra tahliye edilmişti.

Ama şimdi Bahçeli’nin bile tutuksuz yargılanmasını istediği o dava, görevden alınma gerekçelerinden biri. Halbuki bu adli sicili belediye başkanı adayı olmasını engellememişti. 

Ahmet Türk’le ilgili İçişleri Bakanlığı’nın iddiaları ise “Aday tanıtım toplantısında PKK marşı çalarken saygı duruşunda bulunmak”, “PKK’lıların yattığı bir mezarlığa belediyenin yardımı” ve “terör zanlısı ve terör suçundan yargılanan iki kişiye belediyede iş vermek.”

O aday tanıtım toplantısında biri Meclis’i yöneten başkanvekili olmak üzere, HDP’liler tam kadro mevcutmuş. O toplantıdan sonra hakkında herhangi bir itiraz olmadan adaylığı sorunsuz bir şekilde kesinleşmişti. 

Belediyeye yönetici yapılan “terör zanlısı” ise HDP’nin eski Diyarbakır il başkanı, bir avukat. Hakkında bir dava var ve tutuksuz yargılanıyor. Belediyeye işe alınan diğer kişi ise öldürülmüş bir PKK’lının, KHK’yla ihraç edilmiş, yargılanması süren kardeşi. Yani işe alınan terörist yok, ortada bir mahkumiyet kararı da yok. 

İçişleri Bakanlığı’nın seçimlerden 141 gün sonra üç büyükşehrin başkanını görevden alma gerekçeleri böyle. 

Üç başkan hakkında da herhangi bir yargı kararı yok, gazetelerde yazıldığı gibi PKK’ya kaynak aktarma gibi bir soruşturma ya da iddia da söz konusu değil.

Üçü için ortak suçlama ise; örgütün atadığı eş başkanlarla birlikte belediyeyi yönetmeleri. 

Bu konuda da açılmış bir adli soruşturma yok. Bu eş başkanlar meselesi de yeni değil. Hatta çözüm sürecinde parti başkanlığında eş başkanlık olması, müzakereler içinde devlet tarafından bir jest olarak yasaya sokulmuştu.

Ayrıca 31 Mart seçim kampanyasında bu üç belediye başkan adayıyla yarışan AK Parti için bu eş başkan durumu sürpriz olmasa gerek.

Belediye başkanları bütün seçim kampanyasını bu eş başkanlarla birlikte yapmış, billboardlarda fotoğrafları birlikte asılmıştı. 

Devlet bu durumdan rahatsız olabilir ama bunun yolu uyarı bile yapmadan, soruşturma açmadan görevden almak olmasa gerek. 

HDP meselesinin en tuhaf kısmına böylece geldik. 

Meclis’te her hafta grup toplantısı yapan, başkanvekili her hafta Meclis’i yöneten, hazinenin 70 trilyon yardım yaptığı yasal bir parti HDP. 

HDP’nin PKK’yla ilişkisinin delili de herhalde HDP’lilerin PKK’lı cenazelerine katılmaları değil.

Daha dört yıl öncesine kadar, diri PKK’lıların yaşadığı İmralı’ya Kandil’e HDP’lileri gönderen devletin kendisiydi, bu ilişkiyi en iyi bilmesi beklenen de devlet. O yüzden yeni öğrenmiş gibi şaşırmak pek inandırıcı olmuyor.

Ama 141 gün önce seçimlerde kimsenin meşruiyetini tartışmadığı, adaylarına devletin onay verdiği, bütün partilerin oylarına talip olduğunu söylediği, birlikte eşit ve demokratik bir yarışa girilmiş bir parti ve onun adayları, seçimi kazanınca bir anda tekrar Kandil’in başkanları ve partisine dönebiliyor. 

Tutarsızlık burada. 

Bir de bunu daha iki ay önce İstanbul seçimleri için Öcalan’a akademisyen gönderip, seçim için destek mektubu alan ve HDP’lileri de Öcalan’ı dinlememekle eleştirenler yapınca tutarsızlık daha da büyüyor.

Herhalde Van, Diyarbakır, Mardin belediye başkanlığı seçimi için İmralı’dan özel bir mektup gelseydi, kayyım atama gerekçelerinin tepesine bu delil olarak konurdu. 

Peki, baştaki soruya dönelim; bu kararı biz nereden hatırlıyoruz? 

Atanmış İçişleri Bakanı’nın, seçilmiş başkanları görevden almasını hararetle alkışlarken “demokrasi sadece seçim demek değildir”, “bu devlete meydan okumaktır”, “demokrasiyi kötüye kullanıyorlar”, “söz konusu olan devletin bekasıysa”, “bölge halkı zaten cahil” gibi pek iyi hatıraları olmayan argümanlara başvuran AK Partililer muhakkak hatırlayacaktır.

Ne de olsa AK Parti’nin hikayesi bir dava yüzünden haksız yere görevden alınmış bir belediye başkanıyla başlıyor.

1997’de dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Tayyip Erdoğan hakkında Siirt’te okuduğu malum şiir yüzünden  “bölücülük propagandası” yapma suçlamasıyla Diyarbakır DGM’de soruşturma açılmıştı.

Bu soruşturma yüzünden Erdoğan’ın görevden alınıp alınmayacağı dönemin ANAP’lı İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu’na sorulmuştu. O sırada haklarında benzer soruşturmalar açılmış çok sayıda Fazilet Partili belediye başkanı vardı. 28 Şubat’ın heyheyli günleriydi. İçişleri Bakanı ise şöyle demişti; “Göreve geldiğimden beri siyasi amaçlarla hiçbir belediye başkanını görevden almayı arzu etmedim.”

Öyle de yaptı. Soruşturma daha sonra halkı kin ve nefrete tahrik suçlamasıyla bir iddianameye dönüştü, Erdoğan bir yıl boyunca DGM’de yargılandı ama bu sırada da belediye başkanlığı koltuğunda oturmaya devam etti.  

Hatta hakkında DGM’nin verdiği 10 ay hapis cezası kararından sonra bile görevden alınmadı ve yerine kayyım atanmadı. 

Ancak 1998’in Eylül ayında mahkemenin kararını Yargıtay da onayınca belediye başkanlığı düşmüş oldu.

Sonrasında da İçişleri Bakanlığı belediyeye kayyım atamadı. Belediye Meclis’i kendi içinde seçim yaptı ve Fazilet Partili Ali Müfit Gürtuna’yı başkan olarak seçti.

Ve bütün bunlar devletin kırmızı kitabında “İrticanın PKK’dan daha tehlikeli” kabul edildiği 28 Şubat günlerinde yaşandı.

Hafızası bu kadarını hatırlamaya yetmeyenler ise herhalde 2009 yılında Demokratik Açılım sürerken, Habur’a doğru giderken bir sabaha karşı DTP’li belediye başkanı ve siyasetçilere yönelik KCK operasyonlarını hatırlayacaktır. 

Onu hatırlatmasının sebebi son dönemde yaşananlar. İmralı’dan ardarda gelen Öcalan’ın barış ve çözüm temalı açıklamaları, ABD’yle YPG ve Suriye meselesinde varılan anlaşma sonrasında Öcalan’ın 1 Eylül’de PKK’ya Türkiye’ye karşı silahlı mücadeleyi bitirin çağrısı yapacağı söylenirken geldi kayyım operasyonu. 

Ya gerçekten Suriye merkezli bir müzakere var ve bazılarının dediği gibi bu kayyım operasyonu onun içerdeki siyasi maliyetini azaltmak için bir maskeleme ya da yine bu yeni müzakere sürecine atılmış bir gol. Belki de sadece  “taktik maktik yok” diyen basit siyasi karardan ibarettir.

Ama hangisi doğruysa sonuç yine de değişmiyor. 

Yeni seçilmiş, haklarında herhangi bir yargı kararı olmayan belediye başkanlarını, halkın kayyımlara hayır dediği bir seçimden sonra bir kere daha görevden almak, halka “bu işler artık siyasetle, demokrasiyle falan olmuyor” dedirtmekten başka bir işe yaramaz.

Bu da PKK’ya hiçbir belediyenin veremeyeceği, paradan, dozerden daha çok ihtiyacı olan lojistik ve moral desteği vermek demek. 

Ama galiba sonucunu beğenmediği seçimi asılsız çıkan hile iddialarıyla iptal ettirip, beğenmediği belediye başkanlarını hukuki olmayan gerekçelerle görevden alan bir iktidar zaten bu kadar incesini de düşünmüyor...


Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Recep Çolak 23 Ağustos 2019 10:37
Yazarın şu paragrafına ne dersiniz? " HDP’nin PKK’yla ilişkisinin delili de herhalde HDP’lilerin PKK’lı cenazelerine katılmaları değil." Eski bir yazısından digil, yorum yazdığım bu yazıdan aldım.
ismail dükel 23 Ağustos 2019 16:48
1
Okuduğunu anlamamak diye bir sorun var ülkede. delil olarak ona ihtiyaç yok, devlet zaten hdplileri imralıya kandile gönderdi diyor devamında. bunu kanıtlamaz demiyor, zaten öyle kanıtlamak için buna ihtiyaç yok diyor. ne zor laf etmek
Yıldıray okuyucusu 22 Ağustos 2019 09:25
Yıldıray bey sizi tebrik ediyorum genç bir yazarsınız, yazmış olduğu mükemmel makalelerinden birisi.Bu yazıyı yazmadan önce belli ki iyi bir araştırma yapmışsınız olayları net anlatmışsınız, bunlar üzerinden hukukun üstünlüğü ilkesini esas almışsınız Vatandaşına demir yumruk indirerek bir yere varılmaz. Bunun acı tecrübelerini devlet görmüyor mu? Güzel ülkemizi dış müdahalelere açık hale getirmek istemiyorsak; 1- İleri demokrasi 2- İnanç ve hürriyet özgürlüğü 3- Hukukun üstünlüğü gibi bireyin onurunu koruyan ilkeleri ileriye taşımak gerekiyor. Yanıbaşımızdak devletlere neden müdahale edildi?
İbrahim Erdoğan 21 Ağustos 2019 21:48
Bu yazıya beş yıldız yetmez, yedi yıldız...
KARAR OKURU 21 Ağustos 2019 19:35
Kürtlere şunu söylüyor devletin sahibi olduğunu zanneden ama sadece hükümet olan parti Sadece ve sadece bizi oy verebilirsiniz nokta.Bizde diyik yoğ sana oy, moy de hade git.
KARAR OKURU 22 Ağustos 2019 13:37
2
Ulan bu Ayrilikci Kürtler yüzünden hiç sevmedigim akp ye oy verdirecekler bana genel seçimlerde.
ati 21 Ağustos 2019 19:30
anlattığınız her şey mantık çerçevesinde görünüyor. ancak, eşbaşkanlık ile belediye yönetiminin, örgüt tarafından belirlenen kişiler eliyle yapılacak olması bir önem arz etmiyor mu? (pkk'nın halen ülke içinde ve dışında silahlı eylemlerle tc devletiyle çatışma halinde olması)?
KARAR OKURUMürsel 21 Ağustos 2019 18:18
Akp korkmadan dümeni Mhp'den demokrasiye kır.Karanlık tünelden önce son çıkış.
Anti-trol 21 Ağustos 2019 16:56
Önce şunu belirtmek isterim. Dünyaya evrensel sosyalizm penceresinden bakan Devrimci bir insanım. Ve uzun zamandır sizi takip ediyorum. Dünya görüşümüz farklı olsada günümüzde yazarın halkını doğru bilgilendirme sorumluluğunu en iyi yerine getiren ve bunu objektif verilerle destekleyen bir yazar olarak önünüzde saygıyla eğiliyorum. Var olun. Sağolun.
Ümmetçi 21 Ağustos 2019 22:31
2
ülkemizde işini hakkıyla yapan birisine farklı görüştende olsa saygı gösterip hakkını teslim eden ender insanlardan birisiniz,bende bu yorumnuz karşısında önünüzde saygıyla eğiliyorum.
KARAR OKURU 21 Ağustos 2019 15:06
Eskiden hakim güçler siz istediğiniz kadar iktidar olun burakratik oligarşi size sürekli engel çıkartır sizi muktedir yapmazdı yahu bu çok kolay bir iktidar olma şekli değil mi adamların seçilme hakkı vardır diye temiz kağıdı verecen sonra da sen terör ile iş tutuyorsun diyecen ne kadar basit iktidar olmanın yolu
KARAR OKURU 21 Ağustos 2019 12:20
Yarın demokrasi falan yok, kaldırdık seçimleri de deseler kim karşı çıkacak Allah aşkına! Varolsun Reisimiz, nidaları gökleri kaplar... Havuz medyası bunu da desteklemezse namerdim.... Ah çıkarlar ah insanlık ah....
KARAR OKURU 21 Ağustos 2019 12:19
(Eğer sabitse) terörist yakınını işe alıp şehit yakınını işten çıkaramazsın. Bu devlete meydan okumak, dağ ile şehir arasına tünel kazmaktır, hem de devlet imkanlarıyla. Bana başka gerekçe gerekmez, bu yeterli, lakin iktidarın hukuk konusundaki sicili çirkin, o yüzden neye güvenip inanacağımızı şaşırmış durumdayız.
KARAR OKURU 21 Ağustos 2019 12:14
İlk seçimlerde oyum HDP'ye, yüreğim başka soğumayacak. Pkk ya lanet, siyasete evet. Bu kadar basit.
karar okuru 21 Ağustos 2019 11:58
doğu ve g doğuda kayyım atama ve başka bazı olaylarla tansiyon yükseltilir.suriyenin kuzeyine girilir,abd ve israilin yardımıyla pyd pkk israilvari bir künde atar ve buna doğu anadoluda olaylar eklenir.sonra bop eşbaşkanı tramp imamlığında cenaze namazı çağrısı yapılır.yandı gülüm keten helva.
Mutlu Yücel 21 Ağustos 2019 11:55
Yüz yıldır düzenin koltuğunda oturanlar, Perincek,Soylu ve Bahçeli ise ve bunlar devletin bekasını koruyup kolluyorlarsa (!) dün Erdoğan bugün bir başkası bölücülük yapıyor diye suçlanabilirler ki onlar için suçlananlar figürandırlar, miadı dolunca atılabilirler.
KARAR OKURU 21 Ağustos 2019 11:18
Galiba gene trilyonlarca beledye geliri şahane din iman terör bahane
Adamın Biri 21 Ağustos 2019 11:17
Diyarbakır lı yaşlı bir amca görevden alınan başkana "Artık AKP yok.Büyük MHP küçük MHP var demiş. Aslında AKP son seçimlerde MHP ye kaptırdığı oyları geri almaya çalışıyor.Aslı varken kopyasına oy vermeyenlerin farkına yeni vardı AKP. İçinden İyi Parti gibi bir parti çıkmasına rağmen MHP nin oyları neden azalmadı sahi?Azalmadığı gibi arttı da üstelik.Çünkü önceleri AKP ye oy veren önemli bir seçmen kitlesi artık MHP ye kaymış durumda.Kısacası Milliyetçilik revaçta bugünlerde.Liberaller solcu olurken İslamcı mütedeyyinler de artık milliyetçiliğe evrildiler.
KARAR OKURU 21 Ağustos 2019 15:06
10
cakma sosyal demokrat/kemaistlerin hdpkk ile muttefik olup birlikte salladiklari bir operasyonel!) ortamda ne bekliyordunuz ki!?
Ehl-i İrfan 21 Ağustos 2019 10:54
 Y OĞUR BU YAZIYI BİR YERDEN HATIRLAR! PKK'ya karşı yürütülen mücadelede dört hedef vardı: Bir; Kuzey Irak'taki kamplar, iki; şehirde terörize edilmiş topluluklar, üç; şehir çevrelerinde mezarlıkların etrafındaki illegal yapılar, dördüncüsü; kırsal kesimdeki terörist unsurlar. Kandil, kırsal kesim, mezarlıklar adı altındaki yapılar ile şehir arasındaki irtibatları koparttık. Diyarbakır'dan kaçırılan bir grup gencin Kandil'e ulaşması mümkün değil artık. Kandil'de eğitilip Türkiye'ye gelmesi de mümkün değil. Geçenlerde PKK'lıların 'artık insan kaynağı bulamıyoruz"diye yakınmaları hoşuna değil.
Ehl-i cahil 21 Ağustos 2019 23:24
1
Suriye'nin kuzeyindeki Kürt unsurların güvenliğini ABD Türkiye ile anlaşarak güvenceye alır ve 400' e yakın tır alet edevat ile destekler. Sınırın 5 km ötesine Türk ordusunun gecmemesini de garantiye alır. Sonra Rusya desteğiyle Suriye idlibi Türkiye sınırına yığar sınırda toplanan terör unsurları rahat durmaz.... Daha yazım mi?
KARAR OKURU 21 Ağustos 2019 10:53
Hatirlayin, Sehir yapılanması ayyuka cikmis orgute KCK opresyonları yapilmaktaydi. Birileri meydanlarda o operasyonlari yapanlari FETÖcü ilan ediyordu. Kim di ?
KARAR OKURU 21 Ağustos 2019 15:09
5
pkk ya sizan vatan evlatlarini, mit gorevlilernii desifre edip katletme operasyonunu cia/mossadin yerli isbirlukci casus hashasileri iki ciganda elimiz yakanizda
Hermes 21 Ağustos 2019 10:40
Parti kapatmaya karşıyım dedi mi birileri demedi mi?. Kapatma ama "bana Mazlumu getirin" misali, canı çekince dövecek, rahatlayacak kesimlere ihtiyacı var iktidarın. Korku atmosferinin lehlerine ürettiğini düşünüyorlar, demokratlara, cemaatlere, tarikatlere, farklı düşünenlere aşama aşama el altından "korku" salıyorlar kendilerince. Korkup tırsanlar el pençe divan duruyor, esas tehlike korkmayanlarda! Onların sürekli üzerlerine giderse tırsarlar mı, esas mesele bu? Bu devlete ve millete en büyük zararı vermektedir bu anlayış. Allah var Allah...
KARAR OKURU 21 Ağustos 2019 10:28
Ortada somut bir sebep yokken Ist secimleri iptali, son belediye baskani gorevden almakar .... gidisat iyi degil, demokrasi askiya alinabilir. Demokrasiyi kullanarak iktidara gelenler, onu askiya alarak orada kalmaya calisacaklar gibi
KARAR OKURU 21 Ağustos 2019 10:25
Eceli gelen keçi çobanın ekmeğini yer.
KARAR OKURU 21 Ağustos 2019 10:02
bugunku t.akyol yazisinda iki bakus acisindan birini tercih etmenin yanli ve yanlis olacagi ifade edilmis. siz sadece birini tercih, digerini ihmal etmissiniz(!). 40 yillik terorle mucadelede daglarin ILK KEZ temizlendigi az once aciklandi. 15 yil oncesinde bu konyda kim ne yapmis bir yazi dizisi yapsaniz; bir de su Demirtasin 6-8 Ekim Kobani olaylarinda 50 vatandasin, biri 16 yasinda basi tasla ezilerek vucudunda 20 bicak-silah yarasi ile katledilen YASIN BÖRÜ yu hatirlatsaniz.... yapabilirseniz!
KARAR OKURU 22 Ağustos 2019 06:16
0
Sizde sunu hatirlayin bu kisiler neden ve nasil belediye baskani adayi olabildiler. Madem suclari var tutuklanmalari gerekirdi. Oysa hukuki bir ispat yok. Ayrica ordumuz 90'li yillarda PKK'yi yendi. Sonrasinda gelen Ak Parti iktidari doneminde tekrar hortladi
KARAR OKURU 21 Ağustos 2019 08:37
Söylenecek sözler bitti . Neyi eleştirsen daha yanlışı yapılıyor . Egemen bağışın bu bağlamda atanmasıda beni şaşırtmadı . Allah iyilerin yardımcısı olsun , her geçen gün daha endişeliyim .
KARAR OKURU 21 Ağustos 2019 08:34
Millet, AKP yöneticilerinin sadece partinin yönetimini Bahçeli-Perinçek ikilisinin temsil ettiği derin yapıya teslim ettiğini düşünüyordu ama şimdi bu kayyım kararı gösteriyor ki onlar bununla yetinmemişler ayrıca devletin anahtarlarını da milletin zerre kadar güvenmediğini her seçimde ortaya koyduğu bu ikiliye teslim etmişler. "Önce İnsan " diye iktidara gelen koca bir partinin kimlerin elinde oyuncak olduğuna bakar mısınız ...
KARAR OKURU 21 Ağustos 2019 07:52
Yargının ve devlet sisteminin aksaya aksaya da olsa çalıştığı günlerle şimdiyi karşılaştırmak ilginç olmuş.
KARAR OKURU 21 Ağustos 2019 07:29
Yandaşların hep iddia ettikleri bu başkanları kandil seçmiş söylemi. Yahu bu başkanlar ön seçimle seçilerek aday oldular.
KARAR OKURU 21 Ağustos 2019 19:17
1
demokrat zillet muttefiklerinin cici demokrasisi yani:)) devlet, millet, sehitler ve gaziler yanlis anlamis... bir siz onemini kavramissiniz:)
Karar Okuru 21 Ağustos 2019 07:14
O iktidarı siz ve sizin gibilerin akıl dışı desteği yarattı. Aslında bunlar demokrasi ile filan olmuyorun da ötesinde buranın artık orta doğu çöplüğü olduğunu gösteriyor. Doğru olan daha medeni yaşamak isteyenin bu coğrafyadan da, kültürden de, dinden de bir beklentisi kalmadığı.
KARAR OKURU 21 Ağustos 2019 03:33
Bir strateji falan yok, Sayin Erdogan, Bahceli, Icisleri bakani ve disisleri bakani muthis uyumlu. Bu tarz yaklasimla hosgoru ve huzur olmaz, bu sert, sahin bir yaklasim.
KARAR OKURU 21 Ağustos 2019 03:28
Kayyum atamak PKK ya en büyük destektir. Haklısınız. Siyaseti boş verin deniyor Kürtlere. Meşru olmayan yollara sürüklenmek isteniyor geniş Kürt kitlesi. AKP ye gelince, artık öyle bir parti yok, MHP kazandı, hatta MHP, AKP ye göre ılımlı milliyetçi sayılır. MHP, en azından Ahmet Türk e dokunmazdı. Yine söylüyorum geçmiş olsun AKP ye, çoktan kaybettiler bu güzel halkı ve iktidarı. Allah var gam yok. Yüreğine sağlık Yıldıray Bey.
KARAR OKURU 21 Ağustos 2019 03:29
“Yeni seçilmiş, haklarında herhangi bir yargı kararı olmayan belediye başkanlarını, halkın kayyımlara hayır dediği bir seçimden sonra bir kere daha görevden almak, halka “bu işler artık siyasetle, demokrasiyle falan olmuyor” dedirtmekten başka bir işe yaramaz. Bu da PKK’ya hiçbir belediyenin veremeyeceği, paradan, dozerden daha çok ihtiyacı olan lojistik ve moral desteği vermek demek. Ama galiba sonucunu beğenmediği seçimi asılsız çıkan hile iddialarıyla iptal ettirip, beğenmediği belediye başkanlarını hukuki olmayan gerekçelerle görevden alan bir iktidar zaten bu kadar incesini de düşü
KARAR OKURU 21 Ağustos 2019 02:58
Bu iktidar her zaman çok ince düşünüyor, ama halktan farklı düşünüyor. Bu kayyum kararının yanında, Prag’a Vakko elbiseli, ayakkabılarının kutlularını bile kullanan değerli Egemen Bağış’ın büyükelçi olarak atanması eminim çok ince düşünülmüş, bu iktidara layık diğer farklı bir karar. İleride tarihçiler bu kararların gerekçelerini daha iyi anlatacaklardır.
KARAR OKURU 21 Ağustos 2019 02:51
İktidarın ince düşünmek, itibar gibi bir derdi yok galiba. E. Bağış'ın büyükelçi olarak atanacağı konuşuluyor. Büyük bir çaresizlik durumu doğrusu.
KARAR OKURU 21 Ağustos 2019 02:46
Benim hafızam 28 Şubat'lı günlere yetiyor Yıldıray Bey, bizzat çektim her cefasını. Şu kadarını söyleyeyim, o günün yöneticileri daha çok rahmeti hakkediyor. Her şeye rağmen ülkemizi seviyorduk, şimdi bütün bütün aidiyetimizi kaybettik.
karar okuru 21 Ağustos 2019 18:16
4
Bir aidiyetin olsaydı kaybetmez din,çünkü aidiyet kaybedilecek bir şey değil değiştirilip dönüştürebilecek bir şeydir.
KARAR OKURU 21 Ağustos 2019 02:34
Bu eş başkan durumu kesin sürprizdir, tıpkı kırmızı bültenle aranan pkk mensubu birinin TRT'ye çıkması gibi. Yapmayın böyle, belli ki başkan babamız sürpriz sevmiyor.
KARAR OKURU 21 Ağustos 2019 02:24
İktidar yine açıklamakta zorlandığı meselelere dini alet etmeyi başarmış.
KARAR OKURU 21 Ağustos 2019 01:45
iktidara sormak lazim: bu yolun sonunda ne olacagini saniyorlar? Bu hukuka aykiri, anti - demokratik hamleler Kurt vatandaslari nasil etkiler? Yoksa Kurt sorununun cozulemeyecek bir sorun olduguna inaniyorlar da, bari biz milliyetci oylari almaya oynayalim diye mi dusunuyorlar?
KARAR OKURU 21 Ağustos 2019 16:55
1
Basit gunlerdir bir aksam ansizin gelebiliriz firatin batisin dogusunu temizlerizi yutunca aci geldi karizma cizildi der zor ønunde øzgur suriye ordusu bozguna ugratiliyor tik yok bizim konvoya saldiriliyor ama ders veremiyoruz e ordaki firatin dogusu olmassa bizde buradaki firatin dogusunu hallederiz nasil olsa ikiside kurt mhp milliyetci ligi yapilmamaliydi bir turk olarak karsiyim iddayla olmaz ama burasi turkiye gazete kupuruyle parti kapatilan ulke garibime gitmedi beni uzen mufalefet partilerinin durumu demokrasi icin meclisi terk edin sesinizi yukseltin ama kendi icinde demokratik olmay
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN