Tavuğu aldılar

Kulakları çınlasın, Kızılay’ın eski başkanlarından Tekin Küçükali bir gün bir hikâye anlatmıştı.

Dursun, gecenin ileri bir vaktinde Temel’in evinin bulunduğu taraftan gelen gürültüye uyanıyor.

Temel bir şeye bağırıyor, küfür, kıyamet! Arada tavuk gıdaklamaları, çakal ulumaları.

Dursun evinin penceresinden bağırıyor. “Ula Temel ne oldi, ne bağurup durusun?”

“Çakal!” diyor Temel, “Kümese girdi.” Temel, lafın arasına bir küfür daha sıkıştırıyor.

“Ne etti çakal? Aldi mi tavuğu?”

“Çakal tavuğu aldi ama pen da neler dedum oğa!”

Tekin Abi bu hikâyeyi memleketimizde vaki veya vukuu muhtemel bazı hadiselere misal olmak üzere anlatmıştı. Bana göre yakın siyasi tarihin en geçerli misallerinden biriydi.

Fakat şu anda dünyada ve bilhassa Ortadoğu’da olan bitenlere de uyarlamak mümkün.

Birinci Dünya savaşından sonra bir dünya düzeni kuruldu.

Hitler o düzeni bozdu. Hitler’i yendiler. Bir dünya düzeni daha kurdular. Arkasından soğuk savaş başladı. Ronald Reagan soğuk savaşın sonunu getirdi. Sovyet bloku çöktü.

Bir taraf komünist, bir taraf kapitalistti. Komünist blokun ‘kütle çekim’ kuvveti boşalınca kendisini iki blokun mevcudiyetine adapte etmiş olan ülkelerin kıbleleri şaştı.

Sonra başka başka ‘yeni dünya düzen’leri.

Bugünlerde bilhassa ABD başkanı Trump’ın dünyayı idare etme tarzıyla bağdaştırılabilecek bir yeni dünya düzeni kurulduğu düşünülebilir.

Haksızlığın daha açık, daha göstere göstere yapıldığı eskisinden daha arsız bir dünya düzeni.

Gelir gelmez Kanada’ya ve Grönland’a da gözünü dikti Trump.

Hikayemizdeki ‘çakalın tavuğu alma’ hadisesine en çok benzeyen vaka Venezuela devlet başkanı Maduro’nun karısıyla beraber yatağından kaldırılıp ABD’ye götürülmesiydi.

Gerçi Maduro’nun götürülmesi etkisi sınırlı bir operasyondu.

Trump’ın Çin’le ne yapacağını henüz kendisi de bilmiyor.

Ama şimdiden Avrupa’yı silkelediğini söyleyebiliriz.

En yoğun çalışma alanı ise Ortadoğu.

İsrail Gazze’de büyük bir soykırım yaptı. ABD’nin bütün varlığıyla desteklediği ve finanse ettiği bir soykırım.

Birçok batılı ülke isteyerek veya istemeyerek destekledi. Batılı veya doğulu birçok ülke de lanetledi, ‘katliam’ dedi, ‘soykırım’ dedi.

Biz de ‘soykırım’ diyen ülkelerden biriyiz.

Her yerde ve her fırsatta çok şey söyledik. Fakat İsrail ve ABD yapacağı hiçbir şeyden geri kalmadı.

Gazze için bir konsorsiyum bile kurdular.

Sonunda nasıl bir Gazze hasıl edeceklerini sadece kendileri biliyor.

Suriye’de modifiye edilmiş HTŞ’nin öncülüğünde bir devrim oldu. Birkaç gün içinde Baas rejimi yıkıldı. Esed Suriye’yi terk etti.

Böylece İran’ın Suriye’deki etkisi ve nüfuzu ortadan kalktı.

Bir önceki yazımda Toplumsal Barış ve Demokrasi panelindeki konuşmasına atıfta bulunduğum araştırmacı, yazar arkadaşım Galip Dalay’dan panelde çizdiği çerçeveyi özetlemesini rica etmiştim.

Bir paragraf olarak gönderdi. Şöyle diyor Galip Dalay:

“Ortadoğu’da bir dönem kapanıyor. 2003 işgaliyle başlayan ve İran-merkezli bölgesel düzen perdesi 7 Ekim saldırılarından sonra kapanıyor. İran’ın vekil ağları tek tek denklem dışına çıkıyor. Lübnan’da Hizbullah epey zayıfladı. Suriye’de Esad rejimi düştü. Irak ve Yemen’deki İran’ın vekil güçleri her gün daha büyük bir baskıyla yüzleşiyorlar. Yemen’de BAE’nin müttefiki olan ayrılıkçı grup da büyük oranda denklemden düştü. İran’ın kendisi de ciddi manada bölgesel denklemde zayıfladı ve prestij kaybı yaşadı.”

Galip Dalay’ın değerlendirmesinin bir bölümü de Suriye’deki son gelişmelerle ilgili.

“Bölgede kapanmaya başlayan diğer perde de devlet dışı aktörlerle ilişkili. Son olarak bunu SDG mevzunda yaşadık. PKK’dan YPG’ye oradan SDG’ye ve oradan Suriye devletine entegre olma sürecine giden yolda Amerikalılar bu yapının taşınabilir olmasını hedeflediler. Taşınmasının da yegâne yolu Suriye devletine eklenmesinden geçiyor. Nihayetinde bölgede devletlerle devlet dışı aktörler arasındaki dengede ibre net bir şekilde devletler lehine dönmüş durumda.”

Bu gelişmelerde yardımcı unsurlar var ama asıl fail ABD.

ABD’nin Ortadoğu’daki aktivitesinin içinde yeteri kadar İsrail mutlaka vardır.

Yani?

Yeni bir Ortadoğu yapıyorlar.

Bizim de içinde olduğumuz bir Ortadoğu.

Biz çok laflar ettik, bağırdık, çağırdık ama yapacaklarını yaptılar.

Tavuğu aldılar.

YORUMLAR (5)
5 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.