Yusuf Ziya Cömert, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamasını değerlendirirken, Türkiye'de rejimin Cumhurbaşkanı seçme yetkisinin halka verildiğinde değiştiğini vurguladı.
AK Parti'nin tek başına iktidar olduğu dönemde ortamın Erdoğan'ın Başkan gibi davranmasına müsait olduğunun altını çizen Cömert, 7 Haziran seçimlerinde alınan sonuçla tablonun değiştiğini belirtti.
Cömert'e göre Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Rize'deki konuşması, "doğru sonuç"a ulaşmak için daha çok inisiyatif alacağını gösteriyor:
Cömert'in yazısının ilgili bölümü şöyle:
'Rejim Değişikliği' ne demek?
Cumhurbaşkanı Erdoğan, evvelki gün ne dedi Rize'de?
Özetle, 'rejim değişti' dedi.
Bunu en son 21 Ocak'ta Yeni Şafak'ta yazmıştım. (Daha önce Star'da da yazmıştım ama şu dere gürültüsünde, internetten o yazıyı bulamadım.)
21 Ekim 2007 tarihli, Cumhurbaşkanı seçme yetkisini Meclis'ten alıp halka veren referandumla, rejimin niteliğinin değiştiğini yazmıştım.
Tabii, o dönemde AK Parti iktidardaydı. Türkiye'de hiç kimse AK Parti iktidarını gölgeleyecek veya eksiltecek bir gelişme olmasına ihtimal vermiyordu.
Rejimin niteliğinin değişmesi, AK Parti iktidarında kabil-i tatbik bir gerçeklik olarak görünüyordu.
Erdoğan, AK Parti'nin kurucusu ve AK Parti hareketinin lideri olarak, kendi partisinin iktidarında Başkan gibi davranmaya müsait ortam bulabiliyordu.
AK Parti içinde, Cumhurbaşkanı'nın bu yöndeki taleplerine menfi cevap verecek kimse çıkmazdı. Genel kanaat buydu.
7 Haziran seçimlerinde bir sürpriz oldu.
Seçim sonuçları AK Parti'ye tek başına iktidar imkanı vermedi.
Bu da, ister istemez, bazı siyasilerin 'fiili başkanlık' diye tanımladığı 'durum'u zora soktu.
Elbette, bu büyük bir handikap.
Handikap, salt 'fiili başkanlık'la ilgili değil. Bir şey daha var.
AK Parti, 13 senedir iktidarda. Kurulduğundan bugüne kadar 'tek başına iktidar'dan başka bir tercihe mecbur kalmadı.
Ortaklığa alışmadı. Tatmadı bile.
Böyle bir durumda, koalisyon kültürüne intibak etmesi kolay değil.
7 Haziran'dan sonra 'hane'yi başkalarıyla paylaşmak gibi bir zorunlulukla karşı karşıya.
