Vasiyeti ceplerinde olan yiğitler

Mete Yarar

Onlar biz rahat uyuyalım diye değil, biz uyanalım diye şehit oldular.

Aramızda hala görmeyenler ve duymayanları uyandırmak için de vasiyetlerinde bile o şok edici sözcükleri kullandılar.

Şehidimiz mektubunda “Kardeşim senden ricamdır, bana bir şey olana kadar sende saklı kalsın. Kardeşim bu savaş haç ile hilalin, imanla inkarın, hak ile batılın, küfür ve tevhidin savaşıdır. O yüzden anneme, babama, kardeşime, Nur’a söyleyin üzülmesinler.” Ömer Bilal Akpınar

“Yengen nereye isterse oraya defnetsin ve hakkını helal etsin, çok kahrımı çekti biliyorsun. Ama benim gönlümden geçen Eskişehir Vişnelik Hava Şehitliği ya da Ankara Cebeci Şehitliği İhsan Yüzbaşı’nın yanıbaşı. Zeynoma da anlat, ben onlar gelecekte bu meselelerle uğraşmasınlar, Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalsın diye can verdim, bilsin ve hakkını helal etsin.” Mithat Dunca

“Biz aşkı, vatan için canını verenlerden öğrendik. Vasiyetimdir. Şehit olursam Kurt-ar Derneği aracılığı ile Telafer’deki Türkmen Bala’lar (çocuklar) için anaokulu, kreş veya kültür merkezi, devletin bana vereceği paradan yaptırılması ve ismimin konması. Reis vasiyetimdir, aileme iletirsin. Telefonumdan gelen mesaj kayıtlı dursun şahit olsun.” Musa Özalkan

“Ağabey, olur da şehadet nasip olursa diye bildiriyorum. Devletimiz sigorta karşılığında ailemize yüklü miktarda tazminat veriyor. Bu parayla annemi babamı hacca gönder, babamın borcunu kapat, sen de evlen helali hoş olsun.” Sergen Pamukçu

***

Yiğitler aynı şavaş meydanında şehadete yürüyen büyükleri gibiydi.

Aziz hatırasına hürmet olmak üzere, hemşehrisi Kara Hüseyin tarafından çevrilen vasiyetnamesi şu şekildedir:

“Aziziye (Pınarbaşı) İlçesi Kılıç Mehmet Bey Köyünden, Ahmet Efendi’nin kızı eşim Hanife Hanıma,
1. İşte bugün seferberlik ilan edildi. Ben hem kendim, hem mesleğim itibarıyla tam bir asker, hem de şerefli bir askerim.
2. Asker olmam nedeniyle, sevgili vatanımı savunmaya gidiyorum. Gidip gelmemek, gelip bıraktıklarını bulamamak da olabilir. Bu gibi durumların insanlık aleminde meydana geleceği inkar olunamaz.
3. Böyle olmakla beraber şu vasiyetnameyi yazmak, hemen ölmek demek değildir.

4. Ulu Tanrı ve ilahi mukadderat ben seni, sen beni tanımadığımız ve bilmediğimiz halde, uzak bir memleketten bizi birbirimize nasip etti. Allah’ın emrine ve Peygamber’in kavline uygun olarak nikahımız kıyıldı. Yaşadığımız sürece geçimimizi sağlamaya çalıştım. Fakat, bizi toparlayıp bir araya getiren devletimiz harp ilan eder ve ben de vatanım uğruna şehit olursam, Ulu Tanrı elbet ruhlarımızı birbirine kavuşturur. Vatan uğruna şehit olursam bana ne mutlu. Böyle bir hal olduğunda mevcut olan eşyam ve taşınabilir mallarımdan mihri müeccelinizi (payınıza düşen tazminat) almanız için sizi vekil olarak görevlendiriyorum. Eğer bunlar yetmezse hakkınızı helal edeceğinize ve beni borçlu yatırmayacağınıza eminim.
5. Birbirimize verdiğimiz sözlerden dönmemenizi ister ve umarım. Ruhuma bir mevlit okutmak vicdanınıza kalmıştır. Kendim için başka bir şey istemiyorum. Şehitlik bana yeter.
6. Altı maddeden ibaret bu vasiyetnamemi aldığınız zaman yüksek sesle ağlamanıza razı değilim.” Üsteğmen Zahit ( Çanakkale şehidi )

Onlar hep aynı ruha sahiptiler ve ona layık olarak yaşadılar . Kendilerinden inançları , sevdikleri ve vatanı için vazgeçtiler .

Hiç çekinmeden ellerindeki avuçlarındakini bağışlayabildiler . Sanırım Hz Ömer şehitlerimizin yaptıklarını görseydi bu anlattıklarına onları da eklerdi .

Hz. Ömer (ra)şöyle anlatıyor:
“Hz. Peygamber bir gün bizlere sadaka vermemizi emretti. O sıralarda mal bakımından oldukça zengindim. Kendi kendime “Eğer Hz. Ebu Bekir’i geçebilmem mukadderse ancak bugün olabilir” dedim ve malımın yarısını getirdim. Hz. peygamber “Aile efradına bir şey bıraktın mı?” diye sordular. “Evet, onlara da bir şeyler bıraktım” dedim. Ne kadar bıraktığımı sorduklarında da “Bunun kadar da onlara bıraktım” cevabını verdim. Biraz sonra da Ebu Bekir geldi. Hz. peygamber ona da “Ey Eba Bekir! Sen aile efradına ne bıraktın?” o da “Onlara Allah’ı ve onun resulünü bıraktım” dedi. Bunun üzerine onu hiçbir zaman geçemeyeceğimi anladım.” (Ebu Davud, Tirmizi)

Evet sizler bizler rahat uyumamız için şehit olmadınız, siz bizim uyanmamız için şehit oldunuz. Yaptıklarınızı yalnızca kalpleri, kulakları ve gözleri mühürlü olanlar anlamadı. Geri kalan bütün vatandaşlar önünüzde saygıyla eğiliyor.

Yorum Yap
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
Yorumlar (20)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.