Venezuela'da iktidarda bulunan Venezuela Birleşik Sosyalist Partisi (PSUV), Küba eski Devlet Başkanı Raul Castro hakkında ABD'nin Florida eyaletinde çıkarılan tutuklama emrini kınayarak kararın Kübalı lideri sindirme girişimi olduğunu ileri sürdü.
Küba ile tam dayanışma içinde olduğunu duyuran parti, söz konusu yakalama emrinin hiçbir yasal temele dayanmadığını, hem uluslararası hukuku hem de Küba'nın egemenliğini alenen çiğnediğini vurguladı.
Latin Amerika ve Karayip ülkelerine ada ülkesine sahip çıkmaları ve harekete geçmeleri yönünde çağrıda bulunan PSUV, davanın Washington yönetiminin Havana üzerindeki genel baskı politikalarının bir parçası olduğunu kaydetti. Küba'ya yönelik ABD ekonomik ambargosunun ocak ayından bu yana daha da şiddetlendiğini belirten parti, bu durumun Küba halkı üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekti. İktidar partisi, Küba'nın bağımsızlığına ve ada halkının kendi kaderini tayin hakkına olan koşulsuz desteğini yineledi.
ABD yönetiminde Küba krizine dair yeni iddialar: Rubio müzakereleri engelliyor
FLORİDA BAŞSAVCISI: ÖLÜMLERİN HESABI SORULACAK
Söz konusu tutuklama kararı, Miami merkezli Kübalı sürgün grubu Brothers to the Rescue tarafından kullanılan iki sivil uçağın 1996 yılında düşürülmesi olayına dayanıyor. Uçakların düşürülmesi sonucunda dört kişi hayatını kaybetmişti. ABD makamları, olayın yaşandığı dönemde Küba Savunma Bakanı olan Castro'nun, saldırıya yetki verme sürecinde rol oynadığını iddia ediyor.
Florida Başsavcısı James Uthmeier, eyaletin bu ölümlerle ilgili sorumlulardan hesap soracağını dile getirdi. Çıkarılan yakalama emri Castro'yu, Florida eyaletine iade etmeye istekli ülkelerde tutuklanma riskiyle karşı karşıya bırakabilir.
KÜBA: UÇAKLAR HAVA SAHAMIZI İHLAL ETMİŞTİ
Küba yönetimi uçakların kendi hava sahasını ihlal ettiğini savunurken, Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü ise uçakların vuruldukları sırada uluslararası hava sahasında ve uluslararası sular üzerinde bulunduğu sonucuna varmıştı.
Florida'da atılan yeni hukuki adım, uçağın düşürülmesine dair ABD'de uzun süredir yürütülen adli işlemlere bir yenisini ekledi. İki ülke arasında yaptırımlar ve baskılar sebebiyle süren gerilimlerin ortasında gelen bu gelişme, Washington ile Havana arasındaki ilişkilerin daha da gerilmesine yol açtı.

