ABD Senatosu, Kevin Warsh’ün Federal Reserve (Fed) Başkanlığına atanmasına onay verdi. Oylama, 54’e karşı 45 oyla sonuçlandı ve bu sonuç, ABD Merkez Bankası başkanlığı için bugüne kadarki en dar onay farklarından biri olarak kayıtlara geçti.
Warsh, görev süresi sona eren Jerome Powell’ın yerine Fed Başkanlığı koltuğuna oturacak. Ancak yeni başkanın göreve gelişi, yalnızca bir yönetim değişikliği olarak değil, Fed’in siyasi baskılar karşısındaki bağımsızlığı açısından da kritik bir dönemeç olarak görülüyor.
DEMOKRATLARDAN BAĞIMSIZLIK ENDİŞESİ
Senato’daki oylamada yalnızca Pensilvanya Senatörü John Fetterman, Demokratlar arasından Cumhuriyetçilerle birlikte Warsh lehine oy kullandı.
Demokratların temel kaygısı, Warsh’ün Başkan Donald Trump’ın faizlerin hızla düşürülmesi yönündeki taleplerine uyum sağlayabileceği ihtimali. Trump, daha önce Powell’ı faizleri yeterince hızlı düşürmemekle sık sık eleştirmişti.
Warsh ise onay sürecindeki ifadesinde, kendi döneminde Fed’in para politikasının “kesinlikle bağımsız” kalacağını söyledi.
ENFLASYON VERİLERİ BASKIYI ARTIRDI
Warsh’ün onaylandığı gün açıklanan üretici fiyatları verisi de Fed’in karşı karşıya olduğu zorlu tabloyu ortaya koydu. Nisan ayında üretici fiyat endeksi yıllık bazda yüzde 6 arttı. Gıda ve enerji hariç çekirdek üretici enflasyonu ise yüzde 5,2’ye yükseldi.
Veriler, İran savaşı kaynaklı enerji maliyetlerindeki artışın diğer mal ve hizmet fiyatlarına da yayılmaya başladığına işaret etti.
Bir gün önce açıklanan tüketici fiyatları verilerinde de benzin, gıda, kira ve uçak bileti fiyatlarında hızlı artış görülmüştü. Bu tablo, faiz indirimi beklentilerinin karşısına güçlü bir enflasyon baskısı çıkarıyor.
TRUMP HIZLI FAİZ İNDİRİMİ BEKLİYOR
Warsh’ün önündeki en büyük sınav, Trump’ın düşük faiz beklentisi ile Fed içindeki enflasyon kaygıları arasında denge kurmak olacak.
Haberde, Fed içinde giderek daha fazla yetkilinin bir sonraki faiz adımının yalnızca indirim değil, gerekirse artış da olabileceğinin açık biçimde belirtilmesi gerektiğini savunduğu aktarıldı. Bu da Warsh’ün hızlı faiz indirimi yönünde hareket etmesi halinde Fed içinden ciddi dirençle karşılaşabileceğine işaret ediyor.
FED BİLANÇOSUNU KÜÇÜLTME MESAJI
Warsh, onay sürecinde Fed’in 6,7 trilyon dolarlık bilançosunun zaman içinde küçültülmesi gerektiğini de savundu. Warsh’e göre faiz indirimleri, bilanço genişletmeye kıyasla daha geniş kesimlere yayılan bir etki yaratıyor.
Yeni Fed Başkanı, Biden döneminde enflasyonla mücadelede Fed’in performansını da eleştirdi ve bankanın temel görevine yeterince odaklanmadığını ileri sürdü.
POWELL YÖNETİM KURULUNDA KALACAK
Jerome Powell’ın Fed Başkanlığı görevi sona erse de merkez bankasının yönetim kurulunda kalacağı belirtildi. Powell’ın, son dönemde kendisine ve Fed’e yönelik soruşturma tehditlerinin merkez bankasının özerkliğini tehlikeye attığını düşündüğü için kurulda kalma kararı aldığı aktarıldı.
Powell’ın, başkanlık görevi bittikten sonra “düşük profilli” bir rol üstleneceği bildirildi.
FED İÇİN ZORLU DÖNEM BAŞLIYOR
Kevin Warsh’ün Fed Başkanlığına onaylanması, ABD ekonomisinin yüksek enflasyon, enerji şoku, siyasi baskı ve yaklaşan ara seçimler gibi başlıklarla karşı karşıya olduğu bir döneme denk geldi.
Warsh’ün göreve başlamasıyla birlikte piyasaların odağı, Fed’in faiz politikasında Trump’ın istediği yönde hızlı bir değişiklik olup olmayacağına çevrilecek. Ancak son enflasyon verileri, yeni başkanın faiz indiriminden önce fiyat istikrarı baskısıyla yüzleşeceğini gösteriyor.
