İhsan ile yaşamalı israftan sakınmalı

Komşuları, kestikleri bir keçinin bütününü Peygamber ailesine ikram etmişlerdi. Akşam Resûlullah eve gelince o keçiyi sormuş; ailesi, “Bir kolu hariç hepsini yoksul komşulara dağıttık; bize bir kolu kaldı” demişlerdi. O zaman Hz. Peygamber şöyle buyurdular:

“Tam tersi; bir kolu hariç, hepsi bize kaldı.”

Paylaşmanın ne kadar yüksek bir erdem olduğunun -basit gibi gözüken- anlamlı bir ifadesi…

Bu ahlâk nerede, son yıllarda iyice azgınlaşan açlık-israf tezadı, soygun ekonomisi nerede!..

Bir defasında Hz. Peygamber şöyle buyurdular:

“Adem oğulları şu beş sorunun cevabını vermeden hesap yerinden ayrılamayacaklar: [1] Ömrünü nerede tükettin? [2] Servetini nasıl kazanıp nerelere harcadın? [3] Ne tür işler yaptın, hayatını nasıl yaşadın? [4] Bedenini nasıl eskittin? [5] Bildiklerini yaşadın mı?”

Bu hadisinin bize anlatmak istediği şudur: Hayatımızı, gençliğimizi, sağlığımızı, malımızı, emeğimizi, Allah’ın verdiği bedenî ve zihinsel donanımımızı, maddi imkânlarımızı yanlış yollarda boş yere harcayıp tüketmek, hesabı çak ağır verilecek günahlardır.

Elbette hadiste sayılanlar birer örnek olup, huzur-ı ilâhîde her insan kendisine verilen her türlü nimetten sorguya çekilecek, nerede ve nasıl kullandığının hesabını verecektir. “İnsanlar denenip sınanmadan, sadece ‘inandık’ demekle bırakılacaklarını mı sanıyorlar!” (Ankebût 29/2).

Kur’an’da insanların ellerindeki nimet ve imkânları Allah’ın rızasına ve başkalarının iyiliğine uygun, doğru ve yerinde kullanmalarına çoğunlukla ihsan; Allah’ın razı olmayacağı, insanların zarar göreceği şekilde, kötü işlerde kullanmalarına, inanç ve davranışlarında haktan sapmalarına, aşırılığa kaymalarına da israf denilmiştir. Ayetlerde işlerini iyi ve yerli yerince yapanlara muhsin (ihsan sahibi) denilir. Kur’an açısından bakıldığında ihsan, hakka uygun olarak inanıp yaşamak, israf ise haktan ve orta yoldan sapmaktır.

Mali işler açısından bakıldığında ihsan kavramının özetle ‘meşru yollardan kazanma ve meşru yollarda harcama’ anlamını içerdiği söylenebilir. Her türlü aşırı ve faydasız harcamaya da israf denilmiştir. Bir ayette günahkârlar “kendilerini israf edenler” şeklinde anılır.

Dinimizin bazı öğütleri var: Irmak kenarında olsanız bile abdest alırken suyu gereğinden fazla kullanmayın. Sofranız sade olsun. Tıka basa doymadan kaşığı bırakın. Altın, ipek gibi pahalı eşya kullanmayın. Giyiminiz, ev eşyanız sade olsun. Ne eli sıkı olun ne de saçıp savurun. Ya hayırlı konuşun ya da susun… İlk bakışta basit gibi görünen bu öğütler şimdilerde küresel bir sorun halini almış bulunan israf hakkında bizi uyarmaktadır.

İnsanları israfa götüren nedir? Daha mükellef bir sofra, daha şık bir giyim, daha çok gezip tozmak, daha gösterişli bir evde oturmak, daha baş döndürücü bir eğlence... Kısacası daha lüks bir hayat… Fakat nereye kadar? İnsan nefsi doymak bilmez ki...

Mutluluğu geçici zevklerde ararken dönülmesi zor olan yanlış bir yola giriyoruz. Öyle ki, bugün elde ettiklerimizden yarın bıkıyor, yenilerinin peşinden yuvarlanıyoruz. Oysa bu akılsızca bir hayattır.

Bütün insanlık bir ailedir. İnsanların en iyisi, ailesine en çok yararlı olanıdır” buyurmuştu, aziz Peygamber; “Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir”; “Müminler, birbirini sevmekte, birbirine şefkat göstermekte bir beden gibidirler” demişti. Bütün erdemli insanlar böyledir; gerçek anlamda mutluluğun yolu da budur. İnsanları asıl mutlu edecek olan şey fedakarlıktır, başkaları için yaşamaktır; hatta bu uğurda çekilen çiledir, ıstıraptır. Onun içindir ki Yüce Rabbimiz: “Sevdiğiniz şeylerden başkalarını da yararlandırmadıkça (sizi mutlu kılacak olan) en iyiye, en güzele asla ulaşamazsınız” buyurmuştur (Âl-i İmrân 3/92).

YORUMLAR (2)
2 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.