Sadece taş ve tuğladan ibaret bir bina değil; Türk tiyatrosunun en parlak devirlerine, alkış seslerine, usta oyuncuların tiratlarına ev sahipliği yapmış anıtsal bir hafıza mekânı… 1955 yılında usta sanatçı Muammer Karaca’nın yerleşik bir tiyatro kurma sevdasıyla temellerini attığı, Adile Naşit’ten Sadri Alışık’a, Münir Özkul’dan Genco Erkal’a kadar tiyatro tarihimizin dev isimlerinin izini taşıyan Muammer Karaca Tiyatrosu, 2012 yılında deprem riski sebebiyle kapılarına kilit vurulduğunda İstanbul’un sahne hafızasının da önemli bir parçası susmuştu.
MAHİR POLAT DUYURDU
İstiklal Caddesi’nin bu efsanevi sahnesi, 12 yıl süren mahzun bekleyişin ardından İBB Miras’ın yürüttüğü titiz restorasyon çalışmalarıyla yeniden ayağa kalktı. İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, restorasyonun bittiğini ve yeni tabelanın takıldığını üç gün önce sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla duyurdu. Yıllardır süren emeğin tarihi bir anla taçlandığını belirten Polat, “Muammer Karaca Tiyatrosu restorasyonumuz bitti, tabelasını takıyoruz. İstanbul bir tarihi değerine daha kavuşuyor, bir kültür değerimiz daha hayata kapılarını açıyor” ifadelerini kullandı. Polat’ın paylaşımının ardından İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden edindiğimiz bilgilere göre ise binanın tarihi yapısı tamamen korunurken, perdelerin Eylül 2026’da resmen açılması hedefleniyor.
19. YÜZYILA AİT MAHKEME BİNASI DA BULUNDU
İBB’den aktarılan restorasyon detaylarına göre; yapılan araştırmalar tiyatronun bulunduğu parselde 19. yüzyılda Fransız Konsolosluğu’na ait bir mahkeme binasının yer aldığını ortaya çıkardı. 1955 yılında mimar Perran Doğancı tarafından tasarlanan bölüm ile 19. yüzyıl kâgir dokusunun iç içe geçtiği yapıda, katmanlı koruma esas alındı. Deprem açısından büyük risk taşıyan betonarme kısımlar, özgün mimariyle tam bir uyum sağlayacak şekilde çelik konstrüksiyonla yeniden üretildi. Böylece geçmişin izleri silinmeden, yeni ile eski aynı çatı altında buluşturuldu.
İSTİKLAL’İN KÜLTÜR HATTI TAMAMLANIYOR
İBB’nin belirtğine göre; son yıllarda yine İBB Miras’ın restorasyonlarıyla hayata geçirilen Metrohan, Casa Botter, Beyoğlu Sineması ve Taksim Maksemi’nin ardından Muammer Karaca Tiyatrosu’nun da devreye girmesiyle İstiklal Caddesi üzerindeki tarihi kültür aksı en önemli halkasına kavuşacak. İBB Miras’ın restorasyonunu tamamladığı bina, İBB Kültür’ün hazırlayacağı zengin programlarla İstanbul’un kültür-sanat hayatına yeniden yön vermek için hizmet edecek.
BAĞIMSIZ TİYATROCULAR İÇİN YAŞAYAN BİR ‘TİYATROEVİ’ OLACAK
İBB’nin KARAR’a özel verdiği bilgilere göre eylül ayında kapılarını açacak olan mekân, sadece oyun saatlerinde girilip çıkılan standart bir salon olmayacak. Yaklaşık 300 kişilik çağdaş salona sahip yapıda, sanatçıların sürekli üretim yapabileceği bir ‘Tiyatroevi’ de yer alacak. Tiyatro oyunlarının yanı sıra atölyeler, ustalık sınıfları, şiir dinletileri ve konserlerle 24 saat yaşayan çoğulcu bir kültür odağı kurgulanacak. En önemlisi de bu tarihi sahne, son yıllarda ekonomik sıkıntılar yaşayan, birçoğu kapanan ve günümüzde salon bulmakta zorlanan bağımsız tiyatro topluluklarına da kapılarını açacak.
‘CİBALİ KARAKOLU’ VE ‘KEŞANLI ALİ’NİN DOĞDUĞU SAHNE
Muammer Karaca Tiyatrosu, Türk tiyatrosunun yönünü çizen ekol oyunların ve usta isimlerin harmanlandığı ana ocaklarından biri kabul ediliyor. Türk tiyatro tarihinin en efsanevi müzikali olan Haldun Taner’in “Keşanlı Ali Destanı” ilk kez bu sahnede seyirciyle buluşmuş, Muammer Karaca ile özdeşleşen ve rekorlar kıran “Cibali Karakolu” yıllarca bu salonda kapalı gişe oynamıştı. Gülriz Sururi, Kenterler, Adile Naşit ve Genco Erkal gibi efsanelerin nefes verdiği sahne, eylül ayındaki açılışıyla birlikte tiyatro hafızamızı geleceğe taşımaya devam edecek.
