Açık havada geçirilen vakitlerin artmasıyla birlikte, kene tutunması vakalarında da ciddi artışlar yaşanıyor. Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gibi ölümcül sonuçlar doğurabilen hastalıklara karşı uyarılarda bulunan Acıbadem Kayseri Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Yasemin Ersoy, kene tutunması sonrasındaki 10 günlük sürecin hayati önem taşıdığını vurguladı.

KIRSAL ALAN DÖNÜŞÜ BU BÖLGELERİ MUTLAKA ELLE KONTROL EDİN
Kırsal alanlara geçişler, tarla, bahçe çalışmaları ve pikniklerin kene tutunması için büyük bir risk oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Yasemin Ersoy, alınabilecek basit ama hayat kurtaran önlemleri şöyle sıraladı:
Riskli alanlara giderken mümkün olduğunca açık renkli giysiler tercih edilmeli,
Pantolon paçaları çorabın içine, gömlekler ise pantolonun içine sokulmalı,
Açık alan dönüşlerinde vücut; özellikle bacak arkaları, koltuk altları, kulak arkası ve saçlı deri başta olmak üzere mutlaka elle taranarak kontrol edilmeli.
"KENEYİ ORTASINDAN TUTUP ÇIKARMAYIN, KİMYASAL SÜRMEYİN!"
Kene tutunmasında en kritik hamlenin keneyi en kısa sürede vücuttan uzaklaştırmak olduğunu ifade eden Prof. Dr. Ersoy, doğru bilinen yanlışlara dikkat çekti:
"Bir an önce elimizde bir cımbız varsa ya da bazen bir bez ya da poşetle bile olabilir, deriye en yakın yerden keneyi tutup çıkarmamız lazım. Eldivensiz keneye dokunmak, keneyi patlatmak, kenenin ortasından tutup çıkarmak ya da kenenin üstüne kimyasal bir şey sürmek kesinlikle zararlı. Bunları yapmayacağız. Eğer keneyi çıkaramamışsak en yakın sağlık kuruluşuna başvurarak kenenin çıkarılmasını sağlayacağız."
"10 GÜN BOYUNCA BU SEMPTOMLARA KARŞI UYANIK OLUN"
Her kenenin virüs taşımadığını ancak tedbirin elden bırakılmaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Ersoy, kene tutunmasından sonraki 10 günlük takip sürecini şu sözlerle anlattı:
"10 gün içerisinde meydana gelecek semptomlar çok önemli. Biz ne bileceğiz? 10 gün içerisinde ateş, baş ağrısı, kas ağrıları, halsizlik, bulantı, kusma, karın ağrısı gibi semptomlara karşı ve kanama bulgusuna karşı uyanık olacağız. Böyle bir bulgu olduğunda derhal hekime başvurmamız gerekiyor."
