İran’a Trump gibi bakmasak bile…

Türkiye’de Ak Parti iktidarının temsil ettiği “muhafazakâr demokrasi” teorik planda İslâm açısından nereye oturur, bunu bağımsız ilahiyatçılarımız ortaya çıkar da analiz ederse öğreniriz.

Ama ben meselâ adalet uygulamaları ile, meselâ ekonomide gelinen nokta ile, meselâ sosyal politikaların ortaya çıkardığı sonuçlar ile olan – bitenin İslâm’ın çok yakınında bulunmadığını söyleyebilirim.

Müslüman bir ülkeyiz ve 47 yıl önce “İslâm devrimi” diye yola çıkan İran’da, şeriat ölçülerini uyguladığını iddia eden Taliban Afganistanı’nda olan - bitenle ilgileniyoruz.

İyi haberler gelmiyor oralardan.

Tabii ki kendisi bir klinik vak’a olan Trump gözüyle bakmıyorum İran’a.

Tabii ki İran olayının bir tarafı nükleer güce sahip olma süreci ile ilgili.

Tabii ki İran’a karşıtlığın bir tarafı İsrail’in güvenliği meselesine bağlı.

Tabii ki İran’da olan – bitenler konusundaki haberlere ihtiyatla yaklaşmak lâzım.

Tabii ki, şu son binlerce ölüm dahil İran’da olan – bitenlerde her türlü ajan parmağını beklemek yadırganacak bir şey değil.

Öte yandan Taliban Afganistan’ından gelen haberlere ihtiyatla yaklaşılabilir. Küresel haber kanalları “Bir ülkeye İslâm gelirse böyle olur!” gibi bir negatif düşünce zemininden hareket ederek kitleleri enforme edebilir.

Ama İran gibi kadim medeniyetlere sırtını dayayan bir ülke, 47 yıl içinde toplumda karşılık üreten bir sistem yapılanması kurabilmeliydi.

Olmadı be kardeşim. İş, ilk Cumhurbaşkanı Beni Sadr gibi, devrimin kendi çocuklarını yemesiyle başladı, işleyişi eleştiren ayetullahlar harcandı, öyle de devam ediyor. İslâm dünyası ile de sağlıklı ilişki kuramadılar. “Devrim ihraç” edeceklerdi sözüm ona, İslâm coğrafyasına şimdi Turmp gibi bir ego fırtınası, oraya devrim ihraç etmeye çalışıyor. İsrail gibi bir zulüm yönetiminin iş birliğinde…

Ne bu ölümler? 10 – 15 gün içinde üç bin - beş bin ölüm ne kardeşim? Ceset torbalarının kâfi gelmemiş olması ne? Molla yönetimi -Ölüm yönetimi denklemi ne?

Dünya ne düşünsün?

Dünya Trump gibi bir ego putunun operasyonlarına meşruiyet mi sağlasın ülkenizdeki ölümleri durdurmak için?

Bunca ölüm görüldükten sonra insanlar, İran ‘a karşı emperyalist hesapları dikkate alır mı? Gitsinler, nasıl olursa olsun gitsinler demez mi insanlar?

Sonra, bu görüntü ile İslâm’ın çehresini bulandırmış olmaz mısınız?

Çıkın ve gerçeği söyleyin. Nasıl öldü bunca insan? Sizin payınız ne? İnsan – bir sistem ne zaman kendine bakar, neredeyiz diye?

Trump’ın sık sık operasyondan söz etmesi size, meşruiyet sağlıyor diye düşünüyorsanız, bu bile sokaklara sıralanan cesetlerdeki sistem payını ortadan kaldırmıyor.

Destekçi kitleler bulunabilir her ülkede… Sokaklara dökülürler… Hitler’in kitleleri vardı, Trump’ın da kitleleri var. Ama bir ülkede “İslâm”ı bir şekilde sizin kisveniz olarak kullanıyorsanız, o nezahete halel getirmemek gibi bir sorumluluğunuz var. Her şeyi kirletiyorsunuz. İslâm’ı kanla buluşturmayın.

Şu Taliban yönetimi…

Ne kadarı dezenformasyondur bilemiyoruz tabii ki. Ne kadarı Afganistan’ın yerel dünyalarına has bir uygulamadır, bilemiyoruz. Ama bir ara onların da kız çocuklarının eğitimi – kadınların çalışması vs gibi alanlarda dünya hassasiyetlerine dikkat ettikleri haberleri gelmişti. Kadının sosyal hayat içindeki yerine ilişkin kafalar net değil. Belki bütün İslâm ülkeleri üç aşağı -beş yukarı sancı yaşıyor. Laik uygulamalar sancı getiriyor, İslâm kaynaklı yorumlar sancıya yol açıyor. Kültürel farklılaşmalar sistemik düzenlemeler boyutunda sancılanmaya yol açıyor. İslâm ülkeleri, her tercihte, küresel bir vitrinde bulunduklarını görmeliler derim. İslâm’ı doğru sunmak gibi bir görev var özetle.

Yazıya bizimle girdim.

İran - Afganistan örneklemeleri paralelinde bizim “muhafazakâr demokrasimiz”in özellikle “Adalet – Ekonomi – Sosyal hayat” planındaki aksamalarını not etmek sıkıntılı bulunabilir. Ama bizim çeyrek yüzyılda ülkeyi getirdiğimiz nokta da çok yüz ağartıcı değil.

Türkiye bir İslâm ülkesi olarak tüm İslâm dünyasına “model ülke” gösterilecekti bir zamanlar…

Hayali cihan – değer dedikleri şey o olmalı.

YORUMLAR (15)
15 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.