Aile ve mutfağın güvenliği yargıdan mı sorulur?
Sokaklar Güvende adıyla 2 bin 594 şüpheli hakkında gözaltı ve yakalama işlemleri yapıldı. Arkası da gelsin.
Sokakları suçtan, suçlulardan temizleme işine savcıyla polis bakar, vergi müfettişleriyle ticaret denetçileri değil. Sokak güvenliğine İçişleri ve Adâlet bakanlıkları karışır. Maliye, Tarım ve Ticaret bakanlıkları değil.
Fakat aynı şeyi Ailem Güvende ya da Mutfağım Güvende operasyonları için de söyleyebilir miyiz? Tartışma buradan çıkıyor, farklı görüşler, itirazlar ve sert tepkiler var.
Gıda güvenliği kavramı, içinde güvenlik sözü geçtiği için polisiye tedbirleri akla getirmez.
Ama son yıllarda, bilhassa seçim arifelerinde iktidarı devirmek için fiyatları yükselterek seçmeni etkilemeye çalışan gıda darbecilerinden söz ediliyor.
Haberlerde gıda darbesi girişimiyle suçlananlar, patates ve soğan depolarına polis baskınlarıyla önlenen gıda darbesi iddiaları oldu.
Dün zerzevatçılara yapılan operasyona dikkat ettim; iktidar muhafızı medya, gıda darbesi hazırlığındayken yakalandıklarına vardırmadı bu kez. O köpürtmelere başvurmadılar. Bu da bir gelişmedir.
Adâlet Bakanı Gürlek de operasyonu, “fiyatları manipüle ederek haksız kazanç sağlayan ve ekonomik düzeni bozan suçlarla mücadele” çerçevesine oturttu.
Gürlek, Gıdam/ Mutfağım Güvende adlandırmasını tercih etmemişti. Diyordu ki:
“Tarladan markete fiyat yolculuğu’ mercek altına alındı. Fiyatları etkileme, Vergi Usul Kanunu’na muhalefet, belgede sahtecilik ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçları yönünden yürütülen soruşturmada, 41 büyük dağıtıcı firmanın 41 şüpheli yöneticisi hakkında gözaltı kararı verildi; 22 ilde 109 iş yeri ve ikamette eş zamanlı arama başlatıldı”.
SAVCI ENFLASYONA NE YAPSIN
Sebze ve meyve fiyatlarındaki pahalılıkla mücadeleye dönük, kapsamlı bir operasyon. Tarım, Ticaret ve Maliye bakanlıklarından da veri seti, vergi raporu desteği alınmış.
Ancak yanlış tarım planlaması ve kötü/ başarısız ekonomi politikaları gibi sebepler düzeltilmeden, polisiye önlemlerle sonuç düzeltilebilir mi? Klasik soru değişmedi.
Enflasyonla, maliyet artışına bağlı pahalılıkla, orta direğin satın alma gücünün hızlı erimesiyle ve artan yoksullaşmayla mücadelenin polis ve savcıya havale edilemeyeceği ortada.
İşe yarasa önceki depo, market baskınlarında yarardı. Polis, savcı fırsatçılara, vurgunculara ne yapsa ekonomi politikalarının başaramadığını başaramaz, onun yerini tutmaz.
Haziranda tavukçulara operasyon yapılmış, fiyatları etkilemek için örgütlü hareket suçlamasıyla en büyük 13 şirkete denetim kayyumu atanırken 32 yönetici gözaltına alınmıştı. Kısa sürede kaldırıldı.
Halk ucuz tavuğu hâlâ yiyemiyorsa sorumlusu yargı mı, pahalılığın hesabı kimden sorulacak?
Ülkeyi yargıçlar yönetmiyor, ekonomik süreçlere yargıyla müdahale ise suçla mücadele ve siyasi irade doğrultusunda işliyor, tersine değil.
Dolayısıyla jüristokrasiden bahsedilemez, hem yargı vesayetini AK Parti yenmemiş miydi? Sorumluluğu siyasetten alıp yargıya yüklemek, yargıya da haksızlık olur.
AİLEYE TEHDİDİ LGBT HAKLARINDA ARAMAK
Ailem Güvende operasyonlarına gelince... 162 şüpheli, 9 dernek ve 13 işletme hakkında adli işlem yapıldı.
Bakan Gürlek’in açıklamasına bakılırsa fuhuş, müstehcen içerik üretme ve yayma ile çocuk istismarı suçları inceleniyor. LGBT derneklerine yurt dışından fonların da suç faaliyetleriyle bağlantısı araştırılıyor.
Fakat iktidar muhafızı medya, Avrupa ve ABD kuruluşlarından fon almanın kendisi kriminalmiş gibi gösteriyor. Yine bildik terâneler...
Fonların amacı eşcinselliği teşvik ederek bizi LGBT yapmak, milletimizi cinsiyetsizleştirerek ailelerimizi yok edip soyumuzu kurutmak, tarihten silmekmiş. Öyle bir hava estiriyorlar.
Evlenip çocuk yapma oranımız düşüyor, neslimiz çoğalmıyorsa... Ekonomideki belirsizlik, geleceği görememekten yarın endişesi ve geçinememe korkusu mu aile kurmamıza, korumamıza daha çok tehdit oluşturuyor? Yoksa eşcinsellerin ayrımcılığa uğramadan eşit ve insanca yaşama haklarını savunanlar mı?
Gören de AB fonuyla İnsan Hakları Eylem Planı hazırlayan, bakanlıkları AB fonlarından yararlanan, desteklediği vakıflar AB hibelerinden aslan payı alan, eşcinsel haklarına yasal güvence vaadiyle iktidara gelen AK Parti değil de muhalefetti sanır.
NE KADAR HUKUK GÜVENCESİ O KADAR PARA
Fuhuş, cinsel istismar, yasa dışı para akışıyla mücadeleye itiraz eden yok. İtiraz hak savunuculuğunun kriminalize edilerek hedef alınmasına, çifte standarda, nefret söylemine ve siyasi kasıtla gerçeği çarpıtmaya.
Oysa aileyi de mutfağı ve gıdayı da güvende tutmanın en etkili yolu, hukukun herkesi güvence altına almasıdır.
İnanmazsanız, Adâlet Bakanı Gürlek’in daha dün Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu DEİK toplantısında iş dünyasına söylediklerini dinleyin. Hukuki güvenceyi güçlendireceklerini, öngörülebilir ve güven veren bir adâlet sistemi için çalışacaklarını anlatıyordu.
Şu olan bitenler, yatırımcının hukuki güvence hissetmesine yardım ediyor mudur?
