Bay Barrack Türkiye'ye mi İsrail'e mi oynuyor?
Netanyahu, Suriye'deki Ebu Zuhur üssünü Ankara'ya mesaj için vurduklarını söylemişti. Türkiye'nin üsse yerleşmesine ve Suriye'deki askeri varlığını artırmasına izin vermeyeceklermiş.
İsrail'in küstah saldırısını Ankara önemsizleştirmeye, gerilimi küçültmeye çalıştıkça Trump'ın Büyükelçisi Barrack büyütüyor, körükle gidiyor üstüne.
Az daha Ankara karşılık verecekti, zaten daha önce sınırda bir Rus uçağı düşürmüşlerdi, benzer bir çatışmanın eşiğinden dönüldü, eller tetiğe gitti, çok ciddiydi diye köpürtmeleri niye?
Barrack, Ankara'nın unutmak istediği Rus uçağı olayını hatırlatarak neye hizmet ediyor? Sakın ha, İsrail'le şaka olmaz, yine öyle sancıyla kıvrandırır sizi diye Netanyahu'nun tehditlerini ciddiye aldırmak değilse amacı ne?
Netanyahu, yaklaşan İsrail seçimlerinde Türkiye tehdidiyle seçmeni korkutarak ve kendisi kaybederse Erdoğan'ın kazanacağı propagandasıyla oy toplama derdinde olabilirmiş.
2024 yerel seçimlerinde İstanbullular, Gazze'nin hesabını sandıkta Netanyahu'dan sorup temsilen İmamoğlu'nu cezalandırmak üzere AK Parti adayına oy vermeye davet edilmişti. İstanbul düşerse Gazze düşer edebiyatı paralanmıştı.
Korku taciri bir popülist siyasetçi olarak Netanyahu da bu ucuz propagandayı tersinden kullanmaya niyetlenebilir. İsrailileri ancak kendisinin koruyabileceğine ikna için, tehdidin öcü değil gerçek olduğunu göstermeye yeltenebilir.
Tom Barrack, Netanyahu'nun Ankara'yı provokasyonla üzerine kışkırtma planına ihtimal veriyor.
İyi de bizim İletişim Başkanlığı zaten saldırıyı Netanyahu'nun seçim hesaplarına bağlamıştı. Oyuna da provokasyona da gelmeyeceğimizi açıklayarak, Netanyahu'ya seçimde yardım etmeyeceğimizi duyurmuşlardı.
Saldırı ciddiydi, Türk savaş uçaklarının havalanmasına ramak kalmıştı gibi dramatizasyonlarla hâlâ Ankara'nın damarına basmanın âlemi nedir?
Madem provokatif bir saldırıydı, amacına ulaşmaması için körüklemezsiniz, kışkırtıcı değil yatıştırıcı konuşursunuz.
Ha babam kaşıyan, olayın kapanmasına müsaade etmeyen Bay Barrack neyin peşinde öyleyse?
İSRAİL'İ KIZDIRDIĞI DOĞRU MU?
Aslında Barrack'ın o açıklamalarla İsrail'i uyardığını ve kızdırdığını düşünenler var. 'Bak, Türkiye'yle şaka olmaz, vururlar, daha önce de vurdular, ateşle oynama' demeye getiriyormuş.
Ayrıca Barrack, kazalardan kaçınmak için Türkiye ile Suriye ve İsrail arasında kurulan çatışmaları önleme mekanizmasını canlandırıp devreye sokmaya uğraşıyormuş. Durumun ciddiyetini kavramaları için tarafların dikkati böyle, medya üstünden çığrtkanlıkla mı çekilir?
İsrail'in yanlış istihbarat aldığı, Netanyahu'ya bunu illettikleri, Türkiye'nin o üsse yerleşmeye hazırlanmadığı, bunun bir yanlış anlamadan kaynaklandığı ve ABD'ye haber vermeden o üssü vurdukları, Allah'tan Ankara'dakilerin sağduyulu davrandıkları anlatısı gerçeği yansıtabilir.
Ama Barrack, bunu tekrarlayarak Ankara'yı niye alttan alan, zayıf taraf durumuna düşürüyor? Ankara'dakilerin de iç, dış kamuoyuna güçlü görünme hassasiyetlerini yok saymıyor mu?
Netanyahu'nun güç gösterisine, popülist şovuna âlet olmaktır.
Üstelik Trump ve âvânesi, Netanyahu'yu uyarmak için medyaya konuşmaya mı ihtiyaç duyar? Dinlemiyor, lâftan anlamıyorsa arar çekersin kulağını.
Hem İsrail'le Türkiye, birbirlerinin Suriye'deki askeri varlığını istemiyor. İkisi de diğerinin güçlenmesine karşı ve bu tehdit algılarıyla milli güvenlik zaruretleri değişmeyecek.
Tabii Barrack'ın bize hiç bahsetmediği bir ihtimal senaryosu da burada gündeme geliyor.
Netanyahu, aralarındaki güç dengesini bozacağı endişesiyle Trump'ın Türkiye'ye F-35 filan satmasını önlemek için elinden geleni yapıyor.
Netanyahu'nun şiddetle karşı çıktığı Trump'a sorulduğunda; "kimse bana kime neyi satıp satmamamız gerektiğini söyleyemez, Türkiye büyük bir müttefikimiz" diyerek terslemişti.
Belki de Netanyahu; haklılığını ispatlamak, ABD Kongre'sini etkilemek ve onay süreçlerinde Trump'ı durdurmak için Türkiye'ye tuzak kurdu. Ankara'yı provoke ederek, Washington'dan bakınca saldırgan görüneceği bir askeri cevaba kışkırttı.
Barrack'ın karın ağrısı buysa, Netanyahu'nun tezgahını ifşa etmeye çırpınıyorsa yine yanlış iletişim stratejisi izliyor. Durumu Ankara lehine iyileştirmiyor, kötüleştiriyor, biri anlatsın hazrete.
Nedenini sorarsa şunları koysunlar önüne....
Cumhurbaşkanı Erdoğan’la Netanyahu arasındaki gerilim için ‘ona bakmayın siz, boş ve göstermelik retorik, yakında ittifak ilişkisine geri dönerler’ türü boşboğazlıklar eden kendisiydi.
“Türkiye’yle İsrail çatışır mı, Erdoğan tehdit ediyor” diye sorulduğunda da Trump şöyle demişti:
“Böyle bir şey duymadım, eğer duysaydım onu arardım ve her şeyin yolunda olduğundan emin olurdum, ben Başkan’ken olmaz.”
Öncesindeyse ABD’nin İran’la anlaşması için Türkiye’nin İsrail’le barışmasını yine kendileri şart koşmuştu.
Yani önceliklerinin İsrail olduğu ortadayken Barrack'ın Netanyahu'yu kızdırma pahasına konuştuğuna kim inanır?
