E hani Süleymancı Kuriş Alman ajanıydı?

Süleymancıların lideri Alihan Kuriş’e suç örgütü kurmaktan operasyon yapıldığında Alman istihbaratının maşası gibi yansıtanlar olmuştu.

İktidara yardımcı anlı şanlı gazeteciler; FETÖ nasıl ABD’ye sığınıp CIA’nın emrine girdiyse iddia konusu Kuriş Suç Örgütü de Almanya’ya sığınıp BND’nin emrine girmiş gibi anlatıyordu.

Çok iddialıydılar; FETÖ Pensilvanya’ya yerleşmişti, Kurişçiler de merkezlerini, paralarını ve gizli faaliyetlerini Köln’e taşıyarak oradan Türkiye’ye karşı kendini kullandıracaktı.

Cübbeli cübbesiz çokbilmişler, bozulan ‘top secret’ istihbarat oyununu hemen çözmüştü.

Güya yabancı teşkilatların devletimize karşı karşı beşinci kol faaliyetine hizmet edeceklerdi. FETÖ’nün kolları gibi yurt dışında birçok ülkeye yayılıp Türkiye’de devlete sızmayı planlıyorlardı. Dini cemaat kisvesi altında kadrolaşacak, kritik kurumları ele geçirecek ve ajanlık faaliyeti yürüteceklerdi. Fakat MİT sinsi tuzağı erken yakaladı, devlet bu kez kök salmalarına izin vermedi.

Kimi sosyal medyadaki vaaz kürsüsünden, kimi gazete köşesinden, kimi de ekranlardan malumatfuruşluk taslıyor, devletin gizli bilgilerine sahipmiş havalarında esip savuruyorlardı.

Parça parça şöyle bir arka plan resmediyorlardı:

FETÖ çökertilince yerine yeni FETÖ olarak Kurişçiler hazırlanmış, Alman istihbaratıyla ilişkilerini devlet tespit etmiş, tehlike büyüyüp milli güvenliğe tehdit oluşturunca MGK karar almış ve yılanın başını küçükken ezmek için düğmeye basılmıştı...

Allah var, İçişleri Bakanı Çiftçi ile Adâlet Bakanı Gürlek hiç böyle şeyler söylemedi.

Bakan Çiftçi; Köln’de 70 milyon dolarlık dev bir genel merkez inşa ettiklerini, tamamlandığında tüm faaliyetlerini oraya taşımayı planladıklarını, Adâlet Bakanı’yla konuyu değerlendirip sabah operasyon için düğmeye bastıklarını açıklamakla kaldı.

Bakan Gürlek de bundan öteye geçmedi.

Bakanlar, operasyonun amacını ve hedefini bir dini cemaate değil, Kuriş’in ekonomik yapılanmasına yönelik diye sınırlandırdılar.

Kara para, açıklanamayan para trafiği, yurt dışına transfer, kamuyu dolandırma ve yolsuzluk iddiaları soruşturuluyordu. Ajanlık değil.

Düne dek öyleydi. Dünse Bakan Gürlek, operasyonu türlü yâvelerle süsleyen tezviratçıları terse yatırmasın mı!

Gürlek, “Alihan Kuriş Suç Örgütü soruşturmasında Almanya’dan adli yardım talep ettik” dedi. Faaliyetlerinin ve şüpheli para hareketlerinin Almanya ayağını aydınlatmak için...

Kurişçiler Alman devletince desteklenip korunuyor ve Alman istihbaratına çalışıyor olsa Adâlet Bakanlığımız, Kurişçilere karşı Almanya’dan adli yardım ister miydi?

Kendi istihbarat sırlarını Almanlardan istemeyeceğimize, istesek dahi vermeyeceklerini bileceğimize göre... Demek MİT’te, MGK’da, İçişleri ve Adâlet bakanlıklarında yani devletimizde Kurişçilerin istihbarat bağlantısına dair bir bilgi yok.

Devletin ulaşamadığı gizli bilgiye üç-beş aklıevvel mi ulaşacak?

Dezenformasyonla Mücadele Merkezini göreve çağırsanız yeridir.

Aslı olmayan, gerçek dışı her propagandayı yalanlamayacaksa DMM niye var? Dezenformasyonu kimin kime karşı yaydığına göre değişiyor mu?

Sormak gerek, halkı yanıltıcı ve gerçeği saklayan bu uydurmaları doğrulatmadan, ne maksatla yaydınız diye.

Alihan Kuriş ve cemaati, seçimde AK Parti’ye karşı muhalefeti desteklemek gibi siyasi günahları sebebiyle daha önce topun ağzına konmuştu.

Kuriş’le cemaat içi liderlik kavgasına tutuşan kuzeni, eski AK Parti milletvekili Denizolgun da FETÖ suçlamalarını körüklüyor, devleti müdahaleye buyur ediyordu.

Bugün ‘Alman istihbaratının yeni cemaati’ olarak sunanlar, o zaman Kurişçileri “CHP tarikatı” yakıştırmasıyla hedef alıyordu.

Diyelim, siyasetle değil istihbaratla bağlantılı göstermek için ağız değiştirdiler... Hassas ve gizli bir soruşturmayı siyaseten yarayışlı görünecek palavralarla sulandırmak serbest mi?

YORUMLAR (4)
4 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.