Mekke İttifakı’nda bu gizem niye?

Mekke Savunma Anlaşması, ete kemiğe bürünmeye başladı. Ama tüm bilinmezleri hâlâ giderilebilmiş değil, İstanbul zirvesinden yansıyanlar temel bazı boşlukları doldurmadı.

Önce bardağın dolu taraflarına bakalım...

Mekke Anlaşması’yla kurulan Stratejik Siyasi ve Savunma Komisyonu’nun ilk toplantısı için İstanbul’un seçilmesi önemli.

Dışişleri Bakanı Fidan, şunların altını bir daha çizdi...

Amaç, ortak güvenlik için bölgesel işbirliğini güçlendirmek.

Kimseye karşı kurulmadı, kapısı tüm bölge ülkelerine açık.

Ne kadar genişlerse o kadar iyi, dışarıda tehdit ve askeri ihtilaf bırakmamaktan daha caydırıcı bir güç yok diye bakılıyor.

Adı da Mekke Savunma İttifakı olarak değiştirildi.

Ve NATO dâhil diğer ittifaklarımıza alternatif değil, hiçbirinin yerini almayacak.

Gerçekçi bir perspektif. Öyle, din savaşına hazırlık için ümmetin ordusunu toplayacak bir İslam NATO’su ham hayâlleri satılmıyor.

Ayaklarının yere basması, bir ciddiyet duygusu verdi.

“Bu gelen İslam Ordusu mu” başlığıyla yazmıştım.

Suud, Türkiye ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, ‘birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için’ diyordu.

Gaza tamtamları çalmak için fırsat kollayan, cengi tahta kılıç kalkanla oyun zanneden çene cengâverlerini heyecanlandırmaya yetmişti.

Cümle matrakçılar hemen cin atına binip İsrail üstüne dört nala mahmuzlamaya koyulunca hatırlatmıştım.

İslam NATO’su rüzgârı en son 2015’te esmiş, gürlemiş, fakat Gazze’de yağmaya gelince yağmamıştı.

Türkiye’nin de başını çektiği 40 kadar İslam ülkesinin, merkez karargâhı Riyad’da olan bir askeri ittifak girişimiydi. Fiyaskoyla sonuçlanmıştı.

200 bin seçkin askerle ilk ortak tatbikatını dahi yapmıştı. Kuzeyin Gök Gürültüsü adıyla 3 hafta dostlarına güven, düşmanlarına korku salmıştı güya.

İsrail’in uykularını kaçıracak bir güç gösterisi gibi lanse ediliyordu. Bir İslam NATO’sunun nihâyet doğduğu bile yazıldı çizildi.

Ümmetin ordusu çok beklendi ama Gazze’de gelmedi, İran’da da gelmedi. O tatbikattan sonra bir daha ufukta gören, duyan olmadı.

Bakan Fidan’ın açıklamalarından anlıyoruz ki, bu kez ucuz köpürtmelere meydan vermeme dikkatiyle yürütülüyor.

Yine de bardağın boş tarafları ortada.

Savunma ve Dışişleri bakanlarıyla en tepedeki komutanlar İstanbul’daki toplantıya katıldı. Üç ülkenin temsil düzeyinden göstermelik kalmayacağı mesajını çıkarmak içinse erken.

Mekke’de imzalandı, ilk komisyon toplantısı İstanbul’da, ilk sekterse Pakistanlı olacak. Neden sekreter Türkiye’den değil, bölgesel ağırlık bakımından daha münasip düşmez miydi?

Mısır yine yoktu, büyük eksiklik, nasıl oldu da katılmaya hâlâ ikna edilemedi?

Ve bu yeni bölgesel güvenlik mimarisinin şekillendirilmesinde ABD’nin bir etkisi, rolü, çıkarı yok mu? Varsa ne?

Yani bir anda kendimizi İran’a karşı ABD ve İsrail’le aynı cephede bulma ihtimalimiz nedir?

Bölgede, yanı başımızda sıcak savaş yaşanırken bir savunma anlaşmasına taraf oluyoruz. Bunların sorulması kaçınılmaz.

Neyin içine çekildiğimizle ilgili belirsizlikleri gidermek kolaydı, şimdiye çoktan hâlledilebilirdi aslında.

İmzalandığında kutlanmıştı. İstanbul’da boğaz köprüsüne üç ülkenin bayrak renkleri yansıtılarak, İslamabad’da şölenle...

Oysa bir ortak savunma taahhüdünden söz ediyoruz. Ve henüz Meclis onayından geçmedi. Ne bekleniyor?

Anayasal onay süreçlerinin arkadan gelmesi, sadece gereksiz şüphe ve eleştirilere kapı açmıyor. Anlaşmanın içeriği bilinmediğinden spekülasyonlarla, komplo teorileriyle doldurulacak boşluk da bırakıyor.

Bardağın içi gizli, gizemli görüneceğine boş dursa çok daha iyidir, benden söylemesi.

YORUMLAR (3)
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.