Bizi daha ne kadar kandıracaksınız?
Bir kısım ekonomist dolar/TL 10 lira olacak dediği için bu ülkede yargılandı… Şaka değil; gerçek.
Eylül 2023’de ise 2024-2026 OVP (Orta Vadeli Program) açıklandı.
Bakın orada 2026 yılı ne olacak demişler:
2026 yılı ortalama nüfusumuz 88 milyon 750 bin kişi olacak demişler. Bakınız bu yıl sonu nüfus değil, yıl ortası nüfus tahminidir.
Şu anda 2026 yılı orta nüfus açıklandı. Nüfusumuz 86 milyon 321 bin kişidir. Bu OVP’yi hazırlayanların nüfus tahminleri tam olarak 2 milyon 429 bin kişi sapmıştır.
Bunu daha açık dille söyleyelim: 2023 ortalama nüfus zaten nerede ise belliydi:85.917 bin kişi.
Bu nüfus üç yılda 2 milyon 833 bin kişi artacak diye tahmin ediyorlar. Ama nüfus artışı sadece ve sadece 404 bin kişi oluyor.
%85,7 yanılmışlar.
Gelelim istihdam düzeyine. Yani kaç kişi bir işte çalışıyor olacakmış.
Burada da yıllık ortalama çalışan sayısına bakılıyor. Ve demişler ki 2026 yılında ortalama çalışan sayısı 34 milyon 381 bin kişi olacak.
2023 yılı ortalama çalışan sayısı 31.654 bin kişiydi. Bu demektir ki 3 yılda çalışan sayısı 2 milyon 727 bin kişi artacak…
Artmış mı?
Artmış… Ama sadece 859 bin kişi…
Tekrar edelim: 2024-2026 yılları içerisinde çalışan sayısı 2.727 bin kişi artacak diye tahminde bulunan OVP’cilere karşılık çalışan sayısı şimdilik sadece 859 bin kişi arttı.
%68,5 yanılmışlar.
Gelelim en vurucu noktaya:
Eylül 2023’de yayınlanan 2024-2026 OVP’sinde 2026 yılsonu enflasyonunu yüzde 8,5 olarak ilan etmişler.
Evet, evet… OVP’ye göre 2026 enflasyonu yüzde 8,5 olmalıydı.
Şimdi siz buna bir 20 ekleyin ve yüzde 28,5 olur mu diye bekleyin.
Nasıl bir OVP ile yaşıyoruz, anlıyor musunuz?
Topluma gösterilen hedefler ile gerçekleşmeler ne kadar sapıyor, anlıyor musunuz?
Haftaya 2027-2029 OVP açıklanacak. Muhtemelen yine pembe tabloların yer aldığı OVP olacak. Ve muhtemelen yine bizler kandırılmış olacağız.
Ya da siz bilirsiniz.
Kandırılmaya devam mı edeceksiniz?
ÇILGINCA TÜKETİM
2026-II. Dönem GSYH verileri açıklandı.
GSYH yüzde 2,5 büyürken tüketim artışı yüzde 3,5 oldu. Lakin bu tüketimi geçen yılla kıyaslamayalım…
Mesela 2022-II. Döneme göre tüketim artışı %24,9... Oysa aynı dönemde üretim artışı sadece ve sadece yüzde 7,1…
Tekrar edelim: Üretimin %07,1 arttığı yerde tüketim artışı %24,9…
Peki, neyle tüketiyoruz?
Tabii ki borçla.
Çünkü ücretlerin gelirden aldığı pay aynı. Yani ücret geliri tüketim artışını sağlamıyor. Geriye en büyük seçenek borçlanma kalıyor.
Geldiğimiz nokta net ve açık: Üretim gücünü kaybediyoruz ama tüketim gücünü canlı tutuyoruz.
Hem de yaşlanan bir ülkede…
Yaşlı ve fakir ülke olacağız demiştik ya… Tam da buna çalışıyorlar.

