Umudu yitirmek ölmeye yatmaktır

Çatışmaların bir tarihi olduğu kadar, çatışma çözümlerinin bir tarihi vardır. Bu tarih düz bir hat üzerinde ilerlemez, inişler çıkışlar içerir, ama esas olan sonuç olarak ilerlemesidir.

Çatışma çözümlerinin tarihi bir toplumun ve çatışmanın ait olduğu devlet-siyaset belleğinde önemli bir parça oluşturduğu unutmamak gerekir.

Damlayan su ve boş bardak misali.

Su bazen damlar damlar, bazen damlamaz, ama sonunda damlalar bardağı doldurur.

Dolu bardak bir ilerlemeyi, bir olgunluğu ve çözüm iradesini temsil eder.

Kürt meselesini biraz böyle ele almak gerek.

Bugün ilerleyen son çözüm hamlesine iki türlü bakış mümkün.

Yakın açı ve uzak açıyla bakış…

Yakın açıyla bakıldığında, silahın yerini siyasete bırakması, daha doğrusu bu istikamette yol alınması ülkenin son 40 yıllık tarihinden önemli gelişmelerden birisidir. Mecliste oluşturulan komisyon, aldığı karar, son entegrasyon yasası açık ve önemli örnekler.

Buna şüphe yok…

Bununla birlikte, sürecin yavaşladığı da ortada. PKK, yapabileceklerimizin sınırına geldik, devam etmek için demokratik adıma ihtiyaç var diyor. Erdoğan bu tür adımlara sıcak gibi durmuyor, belki de seçimlere doğru bu adımları pazarlık meselesi yapmak istiyor. Erdoğan’ın varlığı muhalif toplumsal kesimlerin çeşitli nedenlerle sürece olumlu bakmasını engelliyor.

İkinci bakışa veya duruma takılıp kalmamak aklıselim düşüncenin davetidir ve su yatağına ve akışına uygundur.

İlk bakış çetrefil toplumsal sorunların örneğin başörtüsü meselesinin, örneğin Kürt sorununun zaman içinde kaçınılmaz çözümü, en azından yönetilebilir, birlikte yaşanabilir bir hâle gelmesini içerir.

Şimdiki zamanın davetine boyun eğmemek gerekir.

2016’da, ilk çözüm süreci iflas ettikten sonra bir muhtarlar toplantısında Erdoğan söylediklerini hatırlatayım size:

“Önümüzdeki süreçte ne bölücü terör örgütü ne de onun güdümündeki parti ve diğer yapılar asla muhatap alınmayacaktır, o iş bitmiştir,” diyordu…

Bu sözlerden, “Kürt meselesinde siyaset kapısının tümüyle kapandığı” anlamını çıkarmak doğru olmazdı.

Nitekim bugün geldiğimiz nokta bunun kanıtıdır.

Mevcut süreç, bir Öcalan’la, DEM Parti’yi, MİT’in yaptığı örtülü görüşmeler sürdürdü ve sürdürülüyor.

Damlalar bardağa akmaya devam edecek.

Bir an gelecek, siyaset üzerinden bu meselenin demokrasi ve hukuk boyutu da devreye girecek.

Ne Erdoğan ne mevcut konjonktür ne mevcut siyasi rejim bu beklentiyi, umudu, hatta istikameti ortadan kaldıramaz.

Devletin, siyasi partilerin, Kürt hareketinin yeni dönemde yeni siyaset araçlarını aradığı bir dönemdeyiz.

Şu üç hususun altını çizerek bitirelim:

Türkiye’de, sistemde ve örgütte çözüm arayışı ve iradesi açısından bir süreklilik vardır ve Türkiye belli bir deneyim olgunluğuna erişmiştir. Çatışma 50 yıllıktır, ancak bunun son 22 yılı çatışmaya çözüm bulma çabalarına, son 10 yılı ise bir temas-diyalog-görüşme evresine tanıklık etmiştir.

Yol daimi kazanımlarla şekillenmiştir. Zaman, deneyim ve etkileşim ilk temastan bugüne uzanan çizgide, çatışma çözümü arayışını, her geçen gün biraz daha derinleştirmiştir. Meşruiyet, beklenti, hatta kurumlaşma açısından geri dönülmez noktaları geride bırakarak yol alınmıştır. Bu çerçevede kalıcı girdiler kriz dönemlerinin tahribatından çok daha güçlü olmuştur.

Gerek Kürt hareketi gerek siyasi iktidar için ise barış süreci, Kürt sorununun genel evrimine, ülke içi siyasi gelişmelere, seçmen eğilimlerine, Orta Doğu’da dengelere, yeni girdilere ve imkânlara bağlı, dolayısıyla dinamik ve değişken nitelikler taşıyan bir süreçtir.

Umudu yitirmek, kimi koşullara bağlamak, ölmeye yatmaktır.

YORUMLAR (4)
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.