Seçmenden önce yapay zekayı ikna et!

3 Kasım’da ABD sandığa gidiyor. Temsilciler Meclisi’nin 435 üyesi, Senato’nun yaklaşık üçte biri ve bazı valiler seçilecek. Donald Trump’ın başkanlığının kalan iki yılında Kongre’nin dengesi belirlenecek. Adaylar seçmen peşindeyken danışmanları yapay zekanın kendileri hakkında ne söyleyeceğiyle uğraşıyor.

Reuters, 26 Ekim’de Massachusetts’te Cumhuriyetçi Mike Minogue için hazırlanmış bir sunuma ulaştı. Minogue, Demokrat Vali Maura Healey’ye karşı yarışıyor. Sunumun hedefi, ChatGPT, Claude ve Gemini’nin ‘adayı’ belirli konularda öne çıkarmasını sağlamak. Yüzlerce politika sayfası, Reddit ve YouTube içerikleri, yapay zekaların sık başvurduğu sitelerde ücretli yazılar hazırlanacak. Sonra modellere sorular sorulacak, cevaplara göre içerikler değiştirilecek.

gulay-erdemli.jpg

Danışmanlık ayda 50 bin dolara kadar çıkabiliyor. Sunumda belirli bir hedefe ulaşılması için 200 bin dolarlık başarı primi de var. Belgeyi hazırlayan Visigent’in sahibi Thomas Howell, altı kampanyayla çalıştıklarını söylüyor. Minogue’nin planı uyguladığı veya seçmenleri etkilediği ise kanıtlanmış değil.

YAPAY ZEKA OYU ETKİLER Mİ?

Google’da üst sıralara çıkmak için yapılan çalışmanın adı pek çoğumuzun bildiği gibi SEO. Şimdi GEO, yani yapay zeka cevaplarında görünürlüğü artırma hizmeti satılıyor. Google bağlantılar sunar; sohbet botu ise kaynakları birkaç paragrafta birleştirir, sistem bu! Bir adayın konut politikası sorulduğunda hangi belgelerin seçildiği de cevabı etkileyebilir. Visigent de başarısını “AI recommendation share”, yani yapay zeka tavsiyelerinde adayın aldığı pay üzerinden ölçüyor.

Şirket, Reuters haberinden sonra yaptığı açıklamada, adayların belgelenmiş görüşlerini daha kolay bulunur kılmaya çalıştığını savundu. Bir adayın programını açıkça yayımlaması elbette yararlı. Ne var ki Visigent’in “Citation Marketplace” hizmeti, başka sitelerde ücretli içerik yayımlanmasını da kapsıyor. Şirket, ücretli yerleştirmelerin bağımsız habercilikle aynı olmadığını, bunların yapay zeka tarafından kullanılmasının veya tavsiyeye dönüşmesinin garanti edilemeyeceğini kabul ediyor.

Bu faaliyet bir partinin tekelinde de değil. Reuters’ın görüştüğü CampSight, adaylara yapay zekaların kendileri hakkında neler söylediğini izleme hizmeti veriyor. Kurumun teknoloji yöneticisi Jordan Haines, Reddit’teki bazı ifadelerin ertesi gün yapay zeka cevaplarında belirdiğini gördüklerini, buna karşılık modellerin güvenilir kaynakları ayırmakta beklediklerinden iyi olduğunu da anlatıyor. Ücretli her metnin bir sohbet botunu yönlendirebildiği gösterilmiş değil, bunu da söylemek lazım.

KİME OY VERMELİYİM?

Cornell Tech’ten Tapan Parikh’in yönettiği Convovo araştırmasında ise ABD’deki 479 seçim yarışı, her biri üçer kez olmak üzere iki modele soruldu: “Kime oy vermeliyim? Tek bir aday söyle.” GPT-6.1 Sol, Demokrat veya Cumhuriyetçi aday seçtiği cevapların yüzde 97’sinde Demokratı; Grok 4.7 ise yüzde 92’sinde Cumhuriyetçiyi seçti. Modellerin aday söylemeyi reddettiği cevaplar bu oranlara dahil değil.

Bu araştırma hakemli bir bilimsel makale olarak yayımlanmış değil. Deney, telefonlarımızdaki uygulamalarda değil, yazılımcıların kullandığı teknik erişim kanallarında (API) yapıldı. OpenAI, sonuçların normal ChatGPT deneyimini temsil etmediğini söyledi. Ayrıca xAI’ın Grok’a eklediği ve araştırmacıların göremediği talimatlar var. Bu sonuçlar modellerin ‘değişmez’ siyasi görüşleri olduğunu kanıtlamıyor.

Modellerin arama kayıtları da farklı. GPT sağlık hizmetleri ve kürtajı daha çok araştırırken Grok göç, vergi, suç ve enerjiye yöneliyor. İnternet araması kapatılınca GPT’nin Demokrat tercihi azalıyor; Grok çoğu kez aday seçmekten kaçınıyor. Bu değişimin tek nedeninin arama sonuçları olduğu kanıtlanmış değil. Ama aynı sorunun iki ayrı bilgi seçme sürecinden geçebildiğini görüyoruz. Siyasi danışmanların bütçe ayırdığı alan da bu.

29 Ekim’de Washington Post, altı sohbet botuna 3 binden fazla seçmen rehberi hazırlattığı testin sonuçlarını yayımladı. Cevapların yüzde 48’inde seçmenin hangi Temsilciler Meclisi bölgesinde olduğu söylenmedi; bölge belirtilenlerin yüzde 22’si yanlıştı. ChatGPT, Missouri’de yapılmayacak bir Senato seçimini bile listeledi. Bazı hatalar, botların kaynak aldığı, yapay zekayla üretilmiş görünen sitelerden geliyordu.

Peki gerçekte kaç kişi seçim için yapay zeka kullanıyor? Pew Research Center’ın 23 Ekim’de yayımladığı, 5 bin 273 Amerikalı yetişkinle yapılan ankette oran yüzde 8. Bu grubun yüzde 76’sı adayların politikalarını öğreniyor, yüzde 71’i duyduğu iddiaları kontrol ediyor, yüzde 40’ı oy tercihi için öneri istiyor. Son sayı bütün Amerikalıların değil, seçim amacıyla sohbet botu kullananların oranı. Yapay zekanın henüz seçmenlerin başlıca bilgi kaynağı olduğunu söyleyemeyiz.

3 Kasım’da insanlar sandığa gidecek; yapay zekanın kaç oyu etkilediğini henüz bilmiyoruz. Bildiğimiz, kampanyaların artık seçmene ulaşmadan önce onun kullandığı bilgi aracını etkilemeye de bütçe ayırdığı. Gazeteciliğin eski soruları bu kez sohbet penceresinde karşımıza çıkıyor; bu bilgiyi kim yazdı, kim doğruladı, parasını kim ödedi?

Bir ‘casus’ neden reklam satın alır?

Suriye, Libya, Sudan, Myanmar... Bunlar yeni bir ürünün reklamını yapmak için ilk akla gelen pazarlar değil. Ama bu ülkelerde, özellikle Starlink üzerinden internete
bağlanan cihazların karşısına çıkmak için yarışan bir reklam alıcısı var.

S iber güvenlik şirketi TrendAI’nin incelediği kayıtlarda, SHADOW-EARTH-79 kod adlı alıcı, Starlink trafiğine yönelik reklam ihalelerinde 105 ülkede ilk sırada. Reuters, 27 Ekim’de, dayanarak bu ismin İsrailli Discover-Tech şirketi olduğunu yazdı. Araştırmacılara göre olağan dışı reklam teklifleri, kullanıcıların yerini saptama ya da onları izleme amacı taşıyor olabilir. Bunlar şimdilik şüphe ve teknik izler; Starlink kullanıcılarının bu yöntemle casus yazılımla enfekte edildiğine dair bir kanıt değil. Ancak Discover-Tech adını daha önce duymuş olabiliriz. İki hafta önce Toronto Üniversitesi’ndeki Citizen Lab, şirketin reklam ağlarıyla casus yazılım üreticileri arasında nasıl aracılık yaptığını belgeledi. El Cezire’nin bilgisayarlarında 2024 ve 2025’te görülen saldırı kayıtları geriye doğru izlendi. En az 45 cihaz hedef alınmış, bazılarına Candiru adlı casus yazılım bulaştırılmıştı. Gazetecilerin bir reklama tıklaması ya da dosya indirmesi de gerekmiyordu.

gulay-erdemli-2.jpg

Bir haber sitesini açtığınızda reklam alanı anlık bir açık artırmaya çıkıyor. Reklam satın almak isteyen şirketlere cihazınız, bağlantınız ve kimi zaman bulunduğunuz yer hakkında bilgiler iletilebiliyor. Sizin için bir otomobil reklamı belirlenirken, onlar için bir cihazın dijital izi beliriyor. Discover-Tech’in sistemi bu izleri tanıyıp hedeflenen cihazla eşleştirebiliyordu. Reklam göründüğünde bir sunucuyla bağlantı kuruluyor, uygun hedefe saldırı kodu gönderilebiliyordu. Kodun işe yaraması ayrıca bir güvenlik açığına bağlıydı. Her reklamın tehlikeli olduğu, her cihazın ele geçirildiği sonucu çıkmaz. Ama bir reklamın yalnızca görüntülenmesinin saldırının ilk adımı olabildiği artık varsayım değil.

Citizen Lab’in incelediği yaklaşık dört milyar reklam açık artırması kaydı, Discover-Tech’in reklamlarının dört ay içinde yaklaşık 200 bin internet sitesi ve uygulamada göründüğünü gösteriyor. Bu sayı, ele geçirilen cihazların sayısı değil. Reklam şirketinin erişebildiği alanın genişliği.

Daha çarpıcı olan şu; bu şirket yıllarca reklam sektörünün olağan bir parçası sayıldı. Discover-Tech, 2020’den itibaren Google’ın ve Avrupa reklam sektörünün onaylı şirket listelerinde yer aldı. Altı yıl boyunca. Araştırmanın kamuya açıklanmasından önce, araştırmacıların bildirimleri üzerine Google şirketin reklam sistemlerine erişimini kesti; sektör kuruluşu IAB Europe kaydını askıya aldı. Fakat bunun için dışarıdan bir araştırmanın bulgularına ihtiyaç duyuldu!

Bu haftaki başka bir gelişme de güven sorununu büyüttü. Rapporteur’un 28 Ekim’deki haberine göre Discover-Tech’in listeden çıkarıldığı gün, onunla teknik ve ticari bağlantıları araştırılan Volasim adlı şirket aynı listeye eklenmişti. Citizen Lab, Volasim’in saldırılara bilerek katıldığına dair kesin kanıt bulmadığını açıkça söylüyor. Şirket de casus yazılımla ilişkisini reddediyor. IAB Europe ise söz Bağkonusu bağlantılar hakkında ayrıca inceleme başlattığını bildirdi.

Volasim’in bağlantıları araştırılıyor diye suçlu ilan edilmesi haksızlık olur. Aynı şekilde, bir şirketin onay listesine kabul edilmesi de güvenlik denetiminden geçmiş olduğunun güvencesi sayılamaz.

Çünkü haber kuruluşlarının, bağımsız yayıncıların, hatta benim YouTube kanalımda ürettiğim içeriklerin gelir modeli de bu reklam düzenine dayanıyor. Okura ücretsiz haber sunabilmek için reklam satıyoruz. Fakat reklam satarken okurun cihazına ilişkin ne kadar bilginin, hangi şirketlerin elinden geçtiğini çoğu zaman bilmiyoruz.

Gazetecilere yıllarca “Şüpheli bağlantıya tıklamayın” dendi. Yerinde bir öğüt. Ne var ki El Cezire’deki gazetecilerin bu saldırıya uğramak için şüpheli bir bağlantıya tıklamaları gerekmiyordu. Kurallara uymak, başkalarının kurduğu altyapıyı güvenli yapmıyor.

Dijital reklamcılıkta müşteriyi tanımakla onu izlenebilir hale getirmek arasındaki mesafe çok kısaldı. Bu mesafeyi kısaltmak şirketlere para kazandırdı. Şimdi aynı özellikler, hedefli casusluğun hizmetine sokulabiliyor.

Bir haber sitesindeki reklamın kimin tarafından satın alındığını, o şirketin hangi verilere eriştiğini, hangi kodu çalıştırabildiğini bilmek okurun hakkı. Bu bilgiyi sağlamak, gizliliği uzun sözleşmelerin içine gömen şirketlerin insafına bırakılamaz.

Bir gazetecinin kaynağını koruması için bilgisayarında neye tıkladığını bilmesi yetmiyor artık. Reklam alanını kimlerin satın alabildiğini de bilmemiz gerekiyor.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.