Back To Top
Bir kenara yazılmak

Bir kenara yazılmak

 - Son Güncelleme: 14.07.2019 Pazar 11:16
- A +

Dünya sıkıcı. Türkiye hüzünlü. Dünyanın derdini çekiyoruz çünkü.

“Yalnız hüznü vardır kalbi olanın” diyor İlhami Çiçek. Bize bir kalbimiz olduğunu hatırlatıyor. Kalbimiz, Türkiye’ye tebessüm ediyor, dünya hüznümüzü büyütüyor.

Döne döne türkülere dönüyorum. Döne döne annemin söylediği ninnilere, türkülere dönüyorum.

Allah’a, ülkeme, hüznüme götüren ses annemin duasında, türküsünde.

Annemin sesi toprağıma, kalbime götürüyor.

Türküler kerim bir tarihten günümüze uzanan hüzün haberleridir. Bizim türkülerimiz çokluğumuza, tekliğimize, hüzne, melale dayanır. Onlar kaybolunca garipliğimiz de aşk da kaybolur.

İnsanın ve kelimenin başı dik, alnı açık olması aşk ile mümkündür.

Ahmet Hamdi Tanpınar “Bizim romanımız türkülerdedir” der. Tarihle yüklendiğimiz hüzün ve bizi Allah’a ulaştıracak melal de oradadır.

Türkü, sadece müzik eşliğinde ifade edilen bir eğlence aracı değil... Eğlence aracı olmadığı için de tarihle, zamanla ve kaderle görülmesi gereken bir hususi hesap taşır. Bu bakımdan her türkü başlı başına bir esenlik ve dünyadan ahirete havalandırılan bir duadır.

Ne zaman bir daralma hali benliğimizi kuşatsa limanına sığınacağımız, rıhtımında terennüm edeceğimiz Âşık Sümmâni imdada yetişir.

Sümmâni, Erzurum’un Narman ilçesinde imparatorluk Türkiyesinin son dönemlerinde (1861-1915) yaşamış bu toprağın gariplerinden. Asıl adı Hüseyin’dir. Kendisini âşıklık mesleğine bir rüyanın soktuğunu söyler. Rüyasında pirler tarafından sevgilisi olarak takdim edilen Gülperi’yi aramak için yollara düşer.

“Ervâh-ı ezelde levh-i kalemde,

Bu benim bahtımı kara yazmışlar.

Bilirim güldürmez devr-i âlemde,

Bir günümü yüz bin zâra yazmışlar.

Yazanlar Leylâ vü mecnûn kitabın,

Sümmâni’yi bir kenara yazmışlar.”

“Herkes dosta yazmış arzu hâlini / Benimkini ürüzgâra yazmışlar” derken dostumuz hüznünü rüzgâra emanet ediyor.

Ya biz kimlere emanet edeceğiz?

Sümmânî’nin sözleri dokundukça kanatıyor, kanattıkça şifa veriyor: “Yazanlar Leylâ vü mecnun kitabın / Sümmâni’yi bir kenara yazmışlar.”

Bir kenara yazılmak garipler safına yazılmaktır.

Bir garip hikâyedir Adem. Cennetten hüzne düşmüştür. O, dünya sürgününü içinde, geldiği yere dönme hasretiyle yaşar. Aslında bu Adem’in aşka ilk dokunuşudur. Gurbete ilk dokunuşu, sılaya ilk varışıdır. Ana vatana dönünceye kadar da bu gurbet, bu hüzün, yatağını arayan nehirler gibi denizlere akmaya devam eder.

Ondandır hüznümüz, dünya gurbetinde nehirler gibi akışımız.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Gurbetin Alimi 16 Temmuz 2019 10:50
Aslında gündem dışı gibi gözükse de, gündemin ciğerini dağlayan bir yazı olmuş. Teşekkürler.
KARAR OKURU 14 Temmuz 2019 23:04
Yine boğucu gündemin dışına çıkan harika bir yazı. Teşekkürler Bekir Bey...
KARAR OKURU 14 Temmuz 2019 22:53
Çok sıcak ve samimi bir yazı
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN