Back To Top
Kudüs hey! Hey Kudüs!

Kudüs hey! Hey Kudüs!

 - Son Güncelleme: 21.05.2019 Salı 08:40
- A +

Bize geç görünse de tam zamanı olmalı: Dâvet Kudüs’tendi… 

Geçen sene bu zamanlar, yani ramazan ortaları, Diyanet Televizyonu’nundan beklenmedik bir dâvet aldım. O akşamki programın konusunun Kudüs olduğuna çok geç vâkıf oldum. Kendimi Kudüs konusunda konuşmaya yetkili görmem elbette. Vakıa Kudüs üzerine hayli yazım vardı, bu meseleye duyarsız olmam mümkün değildi. Kudüs ve Filistin hakkında tarihî arkaplanı doğru okuyarak bugünü anlamaya yönelik hayli hayli yazım var. Mesnedsiz bir Kudüs romantizmine hiçbir zaman kapılmadım.  

Kudüs’ü okuyarak yazmak yetmez, görerek yazmalı, diye düşünürken bu ramazanın bereketi, Kudüs daveti vaki oldu. Halis Mutlu geçmiş yıllarda aynı gazetede çalıştığımız bir basın emekçisi. “Mirasımız Kudüs ve Civarındaki Osmanlı Mirasını Koruma ve Yaşatma Derneği” adına dâvet ediyordu.  

Kudüs’ün dâvetine heyecanla “evet” dedim. 

Mirasımız Derneği’nin Kudüs, Mescid-i Aksâ ve Osmanlı Devleti’nin bölgeye vakfettiği tarihi ve kültürel mirası korumak ve bu mirasın önemi konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla 2008 yılında kurulmuş. Dernek, Kudüs ve civarındaki Osmanlı dönemine ait tarihi cami, mescit, ev, imarethane, çeşme, çarşı ve daha birçok yapı ile birlikte Mescid-i Aksâ’nın bakım ve onarım çalışmalarına destek veriyor. Ayrıca Kudüsün fakir fukarasına yardım götürüyor ve Türkiye’de Kudüs bilincinin yükseltilmesi yönünde çalışmalar yapıyor. Sa’yleri meşkûr olsun!  

Ramazan ikliminde Kudüs yolculuğunu hayâl ederdik, gerçek oldu! Kafilede birçok yazar, gazeteci, televizyoncu yer alıyor. Çoğu ile tanışıklığımız var, tanımadıklarımızı da bu vesile ile tanıdık. Türkiye’de bir araya gelme zeminlerimizin tükenmesinden yakındık. Kudüs konusunun bir fikir ve şuur ortaklığımız olduğunu bir daha gördük. Hizmet ehli genç üniversite öğrencileri yardım gönüllüsü olarak gurubun güzelliğine güzellik kattılar.  

***

Kudüs’teki günlerimizin çoğu Mescid-i Aksa’da veya yolunda geçti. Son yıllardaki en uzun yürüyüşlerimizi yaptık. Kudüs’te Türkiye’yi temsil eden Anadolu Ajansı, Yunus Emre Merkezi temsilcileri ile tanıştık. Onların emekleri, gayretleri, karşılıklı tanımayı güçlendiriyor ve muhabbeti pekiştiriyor. 

Kudüs’te hiçbir zaman eksilmediğini bildiğimiz Türk/Türkiye/Osmanlı muhabbetine bizzat şahid olduk. Yeryüzünde Türkleri tanıma konusunda Kudüslülerin en ön sırada olduğunu söylesek, hata olmaz. Türk olduğunuzu teşhis ediyorlar, sorsalar da sormasalar da ona göre davranıyorlar.  

Kadim şehrin iç içe geçmiş sokaklarında, çarşılarında kaybolurken hiçbir zaman tedirginliğe kapılmadık. Ya bir çeşme, ya bir sebil, sur kapısı, mescid, cami… işaret taşı gibi karşımıza çıktı. Gördük ki, bütün yollar Aksa’ya çıkıyor.  

Osmanlı bir asır sonra da Kudüs’e hayat vermeye devam ediyor. Şehirde halen kullanılan bir hayli Osmanlı yapısı eser var. Muazzam Kudüs surları Kanunî Sultan Süleyman’ın mührünü taşıyor. Kendisi Kudüs surlarını ayağa kaldırırken, eşi Haseki Hürrem Sultan da büyük vakıflarla bu şehrin halkına destek olmuş. Osmanlı vakıfları hâlâ ayakta, vakıf dükkânlar ucuz kiraları ile esnafın işini kolaylaştırıyor.  

Şam kapısından girince “Şerbetçi Mescidi” ile karşılaştık. Bir teravihi Afganî tekkesinde kıldık. Kudüs valisi Mehmed Paşa 16. Asırda dört tekke yaptırmış: Kadirî, nakşî, mevlevî, halvetî. Bunlar bir taraftan insanın içini güzelleştiren terbiyevî kurumlar, diğer yandan dönemin sivil toplum kuruluşları. Bu dört tekkeden birisi halen faal, piri fani şeyhi ile tanıştık. Duasını aldık. Afganistan’dan gelmiş, tekke şazeliye yolunda imiş. Diğer tekkeler şeyhsiz kalmış.  

Her tekke bir külliye. Cümle kapısından girince ferahlık ve güzellik kuşatıyor hepimizi. Tekkeler bizim hayatımızdan çıkarıldı, sahteleri piyasayı kapladı ve hakiki tasavvufî hayatı neredeyse kaybettik. Burada zor yok ama şartlar bu kurumların yaşamasına elverişli değil. Nefs terbiyesi kavramı hayatımızdan çıkıyor. Maddeye itibarımız artıyor, sekülerlik bu gönül yapıcı gönüllü kurumları zayıflatıyor...  

Ramazanımıza Kudüs karıştı, ramazan daha bir ramazan oldu! 

Hey Kudüs! Kudüs hey! 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Niyazi ALTUNBAŞ 22 Mayıs 2019 12:22
Kudüs'ü bilmeyene ,kudüsü anlatmak ,âmâ'ya siyahı-beyazı anlatmak gibidir!..
KARAR OKURU 21 Mayıs 2019 17:24
السلام عليكم İlk kudüs ziyaretim 1966 şam'da talebe iken.O gün-bu gün kudus hayranı birisiyim. Seyahat acantesi işletmecisi olmam hasebiyle grup olarak 17 seferim var güzeller güzeli kudüs'e. 37 ülke, 37 başkent gezdim.(Hiç birini sevmedim,sevemedim güzeller-güzeli dünyanın başkenti kudüsü sevdiğim kadar! (Kudüs'ü görmemek, gezmemek büyük bir eksiklikliktir...) والسلام عليكم
KARAR OKURU 21 Mayıs 2019 11:31
Nostalji ye bak . Kudüs e gitmeyi ibadet sanan garip bir yaklaşım. kendini osmanlı soyu sanan gariban Türk ün avuntusu köşe llmuş akmış. Selanike git oda osmanlı mirasi hem de Kudüs'ün fethinden çok öncesine dayanan bir merkez. Ama yok işte Arapçılık kadar kötü bir akım yok bu ulkede
KARAR OKURU 21 Mayıs 2019 18:09
1
11:30, muhterem Selanik'e de sen gidiver, atanın evi(!)ni tavaf edersin. Daha ötesi de var, Saraybosna, Mostar, Tuzla, Bihaç isteyene, gocunmak niye ?
KARAR OKURU 21 Mayıs 2019 22:31
0
Giderim de atanin evinide gezerim de haci olmus hissine kapilmam herhalde yazar gibi
Karar Okuru 21 Mayıs 2019 08:22
Din temelli anlayışlar toplumları geri bırakıyor. Biz hala buralarda dolanıp duruyouz. Filistin, Filistinler yüzünden, Filistin için zora sokulmuş bir davadır ve düzeleceği de yoktur. Dünyevi FKÖ devletleşme aşmasına getirmişken dinci hamas devreye sokulup iş sıkıntıya sokuldu. Yahudi zekası işte
KARARLI KARAR OKURU 21 Mayıs 2019 01:54
Kudüs ve Osmanlı. Men zale vilayetihi, la zale faziletihi. Yani bir kişi vilayetlerin sultanlığını kaybedebilir. Fakat faziletlerin sultanı ise o saltanat onda baki kalır.
KARAR OKURU 21 Mayıs 2019 01:18
17 senedir Akp iktidarda. Maddeye itibar tavan yaptı. Hala sekülerliği suçluyorsunuz. Akp’de sekülerliğin gramı yok. Sekülerlik, devlet aygıtının dini olmaz der. Kişiler kendi inanç dünyalarını istediği gibi tanzim eder der. Ateist olup maddeye en ufak itibar etmeyen milyonlarca insan var. Her şeyi kendi inanç sisteminizle açıklamayı bırakın artık. Tekkeler olmayınca gönül yapılamıyor mu? Acın karnını doyurmak için illa tekkelerin geri gelmesi mi lazım?
Karar Okuru 21 Mayıs 2019 08:51
1
Bildiğini her şey sanan her şeyide bildiğini sanar. Bu düşünce tarzı saplantıdır ve kolay geçmez. Dünyayı kendi penceresine sığdırmak ister. Mağduriyet maruz kaldığı değil ısrarla aradığı bir şeydir. Zira bu sayede kendi kusur ve yetersizliği ile yüzleşmekten kaçınabilir.
kültigin 21 Mayıs 2019 10:43
0
Men zale vilayetihi, la zale faziletihi. LA GARDAŞ TÜRKÇE KONUŞSANA BUDA MODA OLDU ...
TONYUKUK 21 Mayıs 2019 23:36
0
10.43 Evlat devamında Türkçesini de verdik biraz dikkat.
KARAR OKURU 21 Mayıs 2019 00:47
Memleketimizde olup biten rezillikler sizi ilgilendirmiyorsa Kudus'te, Mekke'de, Medine'de yasayin.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN