Back To Top
Muhasebeyi zamanında yapmak

Muhasebeyi zamanında yapmak

 - Son Güncelleme: 02.07.2019 Salı 08:51
- A +

Bir dönemin muhasebesini, hem de sürerken yapmak sadece zor değil, tehlikeli de.

Suya dokunacaksınız, sabuna dokunacaksınız. Bu demektir ki bir arıtma çabası içinde olacaksınız. Çubuğunu yakıp keyfinize bakmak varken neden bunu yapacaksınız? Bizi bu konular üzerinde yazmaya zorlayacak bir ihtirasa sahip değiliz. Makam mevki kaydımız yok, beklentimiz yok. Sadece ve sadece doğru bildiğimizi söylemek sorumluluğu bizi yazmaya sevk ediyor. Son birkaç yazımızla ilgili yankılar yazmak zaruretini pekiştirdi.

AK Parti dönemi, Türkiye’de epey zamandır, daha doğrusu 1930’lardan beri görülmeyen güçlü liderlik yapısıyla belirginleşiyor. Lider partinin her zaman önünde. Bu Parti’nin müessiriyetini sınırlıyor ve liderin gölgesinde bir siyaset ve idare oluşturuyor. Bu gölge öyle koyu ki, sığınanları her türlü dış tesirden koruyor.

1970’lerden beri Türkiye’nin idarî merkezinde, Ankara’da her türlü hükümetle, yönetimle muhatab olduk. Bütün hükümetler, darbe hükümetleri dâhil, halkın hissiyatını, hassasiyetlerini gözetmek ihtiyacını hissederdi. Bunu başarıp başaramayacakları bahsi diger. Bakanlara, yüksek kademe yöneticilere yönelik eleştiriler olduğunda bunun muhatabı bu tepkileri yok saymazdı/sayamazdı. Reddedebilirdi, önemsemeyebilirdi, fakat hiç olmamış gibi davranmazdı. Ak Parti döneminde bakanlar, yüksek kademe idareciler her türlü eleştiriyi yokmuşçasına görmezden geldiler.

Bunun halk tepkileri konusunda da aynı minval üzere olduğunu söyleyebiliriz. Bakanlar, milletvekilleri halkın hissiyatını, basın yayın araçlarında ifade edilen eleştirileri dikkate almak yerine kendileri için daha önemli başka bir yüksek otoritenin tasvibini kazanmak, en azından dikkatini çekmeyi önemsediler. Halkı ikna etmek ise liderin işi!

Ak Parti’nin siyasetcileri lideri ikna etmek, memnun etmek yerine halkı memnun etmek, ikna etmek yoluna dönmeli.

1950’ye kadar Türkiye’de serbest seçim yoktu. Meclis vardı, fakat seçim Halk Partisi’nin ebedî şefi, halihazır başkanı (İnönü) ve genel sekreteri (Recep Peker) tarafından yapılırdı. Listeler hazırlanır, son halini Çankaya’da Kemal Paşa verirdi. Lider, seçiminde geniş bir hürriyete sahipti. İstediğini istediği şehrin milletvekili yapabilirdi. Gerektiğinde kadınları işin içine katar, gerektiğinde azınlıklardan vekil yapardı. Yalnız temsil kabiliyetini gözetirdi. O dönemin Meclis’inde yer alanlar sahalarında bilinen tanınan isimlerdi, bugünkü gibi “anonim” şahsiyetler değildi.

21. yüzyılda benzer bir durumla karşılaşılabileceği pek hatıra gelmezdi, fakat oldu. Güçlü lider istediğini vekil, istediğini bakan yapabiliyor. Aynı şey idarî kademelerde, hatta ilmiyede de görülebiliyor. Kırklı yaşlarda bir yüksek kademe idareci ile karşılaşıyorsunuz. Tahsili tahsil değil, tecrübesi tecrübe değil, liyakat hak getire. Nedir marifeti? Filanın mahdumunun veya kerimesinin mektep arkadaşı!

Elbette bu da bir yönetim tarzıdır! Fakat Türkiye gibi bir ülkede doğru bir tarz mıdır? Seçim döneminde milletvekili adayları listesine bakıyorsunuz. Bir iki isim dışında mahiyeti meçhul adaylar listeye dahil edilmiş. Bakanlar kurulu listesi açıklanıyor, o bakanlıkta memur olamayacak yaşta veya kıratta birisi bakan yapılmış.

O zaman ne oluyor? Bu vekiller, bu bakanlar, bu yöneticiler asıl sorumluluklarının halka olduğunu görmezden geliyorlar ve kendilerini seçen makama yöneliyorlar.

İşte 1930’lardan bir hikâye:

Halil Nihat Boztepe, ünlü bir hiciv şairi. 1927’de Gümüşhane milletvekili yapılıyor. 1931’den 1949’a kadar da Trabzon milletvekili…Bir gün Dolmabahçe Sarayı’ndan çıkarken görülüyor. Halil Nihat’a soruyorlar, “hayrola Dolmabahçe Sarayı’nda ne işiniz vardı?” Cevap: “Seçim bölgemi ziyaret ettim!” (Mevsim yaz, Gazi Paşa yazları Dolmabahçe Sarayı’nı mekân tutuyor.)

Ankara’da Cumhurbaşkanlığı külliyesini seçim bölgesi olarak gören milletvekillerinin, bakanların, yöneticilerin hayli fazla olduğu son İstanbul seçiminde bir daha anlaşıldı.

Ak Parti lider siyasetinden millet siyasetine dönmek zorunda.

Tekrarlayayım: Lideri ikna etmek, memnun etmek yerine halkı memnun etmek, ikna etmek; yol budur.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Anti-trol 02 Temmuz 2019 18:55
Geçti borun pazarı sür eşeğini niğdeye
aldatılan vatandaş 02 Temmuz 2019 14:14
Hocam tespit güzel, tarihten verilen örnek mükemmel, evet başkanlık sistemiyle beraber tüm vekillerin seçim bölgesi BEŞTEPE SARAYI, saraya ne kadar yakınsanız yeriniz o kadar garanti; Halil Nihat Boztepe, ünlü bir hiciv şairi. 1927’de Gümüşhane milletvekili yapılıyor. 1931’den 1949’a kadar da Trabzon milletvekili…Bir gün Dolmabahçe Sarayı’ndan çıkarken görülüyor. Halil Nihat’a soruyorlar, “hayrola Dolmabahçe Sarayı’nda ne işiniz vardı?” Cevap: “Seçim bölgemi ziyaret ettim!” (Mevsim yaz, Gazi Paşa yazları Dolmabahçe Sarayı’nı mekân tutuyor.)
KARAR OKURU 02 Temmuz 2019 12:06
Hocam,Beyefendilik Hanımefendilik örneklerle sağlanır. En yukardan aşağı doğru bakınca durum içler acısı... Lüks ile ne Hanımefendilik ne de Beyefendilik olur. Birikim olmayınca olmuyor. Sözleriniz maalesef kıymet bulmuyor.
Karar Okuru 02 Temmuz 2019 09:28
Alemi islamda liyakat eş, dost ve akraba ile ölçülür olmuş. Sonrada niye sıkıntılar bitmiyor diyoruz.
Karar 02 Temmuz 2019 08:49
Tarihimizde bu düzeyde kötü yönetim Osmanlının son zamanlarında vardı.
Düşünce 02 Temmuz 2019 08:38
Teşeşkür ederiz sayın hocam, yazılarınızla bize ışık tutmaya devam ediyorsunuz.
Karar okuru 02 Temmuz 2019 08:01
Sn. Mehmet DOĞAN! Bu eleştirilerilerinizde çok geç kaldınız. Galiba iş işten geçti. Çünkü bir faydası olmuyor.....
KARAR OKURU 02 Temmuz 2019 05:41
Hocam teşekkürler. Seçim bölgesi deyince dar bölge seçim bölgesi sistemini epey dar anlamışlar. Bu dar anlayıştan geniş bakış çıkar mı?
ak saçlılar 02 Temmuz 2019 05:34
Türkiye Yazarlar Birliği'ni kuran bugünlere gelmesinde de çabası olan Mehmet Doğan yakın tarihi çok iyi biliyor, konuyu da çok güzel anlatmış. AK Parti Doğan gibi "Ak saçlılara" kulak vermeli, ama görünen o ki tavsiyeler çok ciddiye alınmıyor. yani gidiş iyi bir gidiş degil
? 02 Temmuz 2019 05:30
Edebiyatçı olabilirsiniz.Bu alanda kıymetli de olabilirsiniz.Hükümeti eleştirmek için öne sürdüğünüz görüşlerinize katılmıyorum kaosa davettir söyledikleriniz.Hedefler belirlenmişse,Bu hedeflere ulaşmak için elbette hükümet başkanına karşı mesuliyet içinde olacaklardır.Şu proje hangi aşamada denildiği zaman brifing verilecektir.Bu işler zaten halk içindir.Her bakan kendine göre insiyatif kullanmaya kalkarsa yönetilemez koalisyon ortaya çıkar.
mahmut 02 Temmuz 2019 12:58
0
işte sorun da tam burada başlıyor. AK Partinin ilk zamanlarda yaptığı işleri öven destekleyen hatta aman ha kültür sanat faaliyetlerini ihmal etmeyin diyen Mehmet Doğan bugün de diyor ki: "Ankara’da Cumhurbaşkanlığı külliyesini seçim bölgesi olarak gören milletvekillerinin, bakanların, yöneticilerin hayli fazla olduğu son İstanbul seçiminde bir daha anlaşıldı." bunun neresi yanlış ki..akıllı kendini aklını kullanır, daha akıllı başkalarının da aklını kullanır..
KARAR OKURU 02 Temmuz 2019 05:18
Bütün olumsuzlukları Atatürk dönemini örnek vererek anlatıyorsun. O dönemin çok kötü koşullarını görmezden geliyorsun. Bilinç seviyesini geçtim, okur yazarlık bile yerlerde. Bu günkü gibi iletişim, ulaşım imkanı yok. Kalkıp bu günle o günü kıyaslamak nasıl bir düşünce tarzı? Ne bitmez tükenmez bir kin böyle? Chp iktadara gelse ve ülkeyi kalkındırsa kalpten gidecek çok adam var bu ülkede.
Krr okr 02 Temmuz 2019 01:58
Saolun Mehmet bey, doğru demişsiniz. Geçen gün yazdınız, meclisin itibari iade edilsin Erdoğan parti başkanlığını bıraksın, CB olarak devam etsin. Bugün de halkı memnun etsinler diyorsunuz. Ama fakat lakin artık yapamazlar. Çünkü şatafata alışan, en lüks arabalarla koruma ile gezen, yediği önünde yemediği arkasında, saray köşk emrinde, gemicikler yatlar uçaklar her yerde olanlar artık HALK ile olamazlar. Artık onlara düşen Nemrut ve Karun'un başına ne geldiyse onu beklemek. Maalesef ki maalesef.
İbrahim DİRİ 02 Temmuz 2019 00:35
Halka lideri mi?politikalarınımı?kendilerinimi? anlatacak bu vekiller!.Sonra karar ver akp nin bugünkü durumunu mu? cumhuriyet rejimini mi?M.kemal atatürkümü eliştiriyorsun,ne dediğin anlaşılmıyor hepsini yapıncada komik oluyorsun.
KARAR OKURU 02 Temmuz 2019 05:42
1
Doğrular hep can sıkar. İnsandır hata yapar. Sevdim diye görmezsen. Hata yapan azdıkça azar. Çook net anlaşılıyor. Eleştirilmek iyileştirir,hakâret olmadıkça...saygılar!
salih 02 Temmuz 2019 09:06
0
ülkeyi nasıl bu hale getirdiklerini anlatsınlar yeter, hatta isterlerse KIRMIZI BÜLTENLE ARANAN PKK lıyı devletin televizyonuna nasıl çıkardıklarını anlatsınlar.. şair demiş ki: dönülmez akşamın ufkundayız...
karar verildi 02 Temmuz 2019 09:36
2
Bir imla kılavuzu okusanız kendinize de bize de hayrınız dokunur...
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN