Back To Top
Sınırlarımızın sınırı neresi?

Sınırlarımızın sınırı neresi?

 - Son Güncelleme: 23.09.2019 Pazartesi 09:26
- A +

Asıl gideceğimiz yer değil ama Basel havalimanına ineceğiz. İsviçre’de üç ülkenin ortak havaalanı.

Basel bize önce Siyonist Kongresi’ni mi, yoksa Luis Aragon’un Basel’in Çanları’nı mı hatırlatmalı. Veya ikisi birbirinden alâkasız mı?

Aragon 20. yüzyılın ünlü Fransız yazarlarından, önce dadaist, sonra komünist! Basel’in Çanları’nı ünlü şairimiz Atilla İlhan çevirmiş. Tercüme ilk olarak Çalardı Basel’in Çanları adıyla yayınlanmış. Atilla İlhan tarzına uygun bir adlandırma aslında.

Karşılayıcılarımızın hatırına tabiî olarak Siyonist Kongresi geliyor, çünkü bir ucu bize dokunuyor. 1897’de Theodor Herzl’in öncülük ettiği kongre kalıcı tesirler uyandırdı. Şimdi dünyanın başbelası İsrail’in kuruluşunda bu kongrenin önemli rolü var. Siyonist Kongresi’nin toplandığı salonu görmek iyi bir fikir gibi görünüyor, ama yapı restorasyonda. Uzaktan bakmakla yetiniyor, bir iki kilise geziyor, Ren kıyısında yüksekçe bir terastan karşı tarafı seyrediyoruz. Ren Avrupa’nın iki önemli nehrinden biri. Diğeri Tuna, o yüzünü bize çevirmiş.

Bazel’den çıkınca kâh Fransız kâh Alman sınırını ihlal etmiş oluyorsunuz. Sorgu sual yok. Bırakın Irak’ı Suriye’yi, İran’a böyle girip çıkabilir misiniz? Hem de İran’la vize olmadığı halde? (Gürcistan istisna, oraya girerken de kimlik soruluyor.)

Bu şeffaf sınırların sağladığı kolaylık iktisadî ve sosyal hareketliliği artırıyor. Bir ülkede oturup, diğer ülkede çalışanlar çok sayıda; belki de bizde bir şehirde oturup diğerinde çalışanlardan bile.

Birçok yerleşme merkezine girip çıkıyoruz. Müluz ve Belford hatırımda. Son durağımız Besançon.

Belford dikkat çekici bir şehir. Tam bir müstahkem mevki. Kale kapılarından, artık susuz hendekler üzerindeki köprülerden geçip şehrin merkezine ulaşıyoruz.

Merkez ama bomboş, sanki sayım var! Nâdiren insanlarla karşılaşılıyor. Avrupa’nın bu bölgesindeki şehirler yeşillikler içinde ve sokakları, caddeleri, meydanları tenha. En tenhası Belford.

Bir ara sanki şehri kalabalıkla birlikte düşünmek doğru değilmiş gibi geliyor.

Besançon, asıl gideceğimiz şehir. Toplantı da burada.

Türkiye’de pek bilinmez ama COJEP diye bir kuruluş var. Adına bakmayın, Avrupa’daki Türklerin bir kuruluşu. Hem de Uluslararası bir sivil toplum kuruluşu. Unesco’ya, Avrupa Konseyi’ne, Birleşmiş Milletler’e üye. Agit ve Avrupa parlamentosu ile ilişkili.

Avrupa’da 1970’lerde ortaya çıkan Türkiye siyasetine ve cemaatleşmesine ayarlı kuruluşlardan değil, âdeta ikinci nesil bir gönüllü kuruluş. Avrupa’da yükselen ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve islamofobi ile mücadele sözkonusu olduğunda akla ilk COJEP geliyor.

Türk kamuoyu COJEB’i beş altı yıl önce bir vesile ile tanıdı, belki hâlâ hatırlayanlar vardır.

Fransa’nın Nancy’ye bağlı Pont-a-Mousson kasabasında Jacques Marquette Orta okulu öğrencisi Mustafa, (işe bakın Mehmet Doğan’ın oğlu), tarih dersinde beş arkadaşıyla birlikte Ermeni soykırımı iddialarını reddetti. Mustafa ilave olarak “böyle bir iş olmuşsa hak etmişlerdir”dedi!

Mustafa cezalandırıldı, Fransız kanunlarına göre büyük suç işlemişti!

Sonra Mustafa’dan konuyla ilgili ödev hazırlaması istendi. Türkçe kaynaklara başvurmadan bunu yapması gerekiyordu. Mustafa ödevi hazırladı ve okul yönetimini bu ödevle altetti! Mustafa’nın ödevinde dayanağı COJEP’in konuyla ilgili Fransızca raporları idi…Böylece perde kapandı.

COJEP’in toplantısına geniş bir katılım vardı. Halen Avrupa Türklerinden ama Yozgatlı, Kayserili, Trabzonlu, Bayburtlu, Antalyalı…güzel dostlar tanıdık. Biz de Asya’nın ortasından Avrupa’nın ortasına yüzyıllardır süren kutlu yürüyüşü anlattık. Katliamla biten zaferler yerine mağlub ettiği ile bile birlikte yaşamak esaslı yürüyüşün derin mânasını hissetirmeye çalıştık.

Türkiye siyasî sınırları ile tahdit edilemeyecek bir ülke. Bu idealist insanlar gönüllük esasıyla çalışarak bu şiarı yükseltiyorlar.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 23 Eylül 2019 21:21
Soykirimcilar, soykirimi "hak etmislerdi" diye savunurlar. Irkci Almanlara gore 6 milyon Yahudi, 3 milyon Cingene, onbinlerce escinsel soykirimi hak etmislerdi. Irkci Sirplara gore 8 bin Bosnali musluman soykirimi hak etmislerdi. Mehmet Bey'e gore de Ermeniler'e soykirim olmussa hak etmislermis. Soykirimlarda katledilenlerin buyuk cogunlugu kadin, coluk cocuk, sivil halkmis onemli degil...
KARAR OKURU 24 Eylül 2019 10:46
0
‘Haketmişlerdir’ demek suç olsa gerek?! Hukukçular bu konuya açıklama getirebilir mi? Suç ise takibi yapılmalı.
Muhtefi. 23 Eylül 2019 20:37
Parayı takip etmeden DOĞRULAR BULUNMAZ. .!...:))))..Mangir (İklimi iyi Coğrafya) nerede ise Dolaplar orada doner..Roma,Persler,Firavunlar, Nemrudlar.Ebu Cehiller vd hepsinde oyle olmustur..Sınırları Mangir (ıklimli Cografya belirler.) :))..Bizim Siyasal Teorikci Tayfanın Ağzında Sakız olmuş Kongre. :))...PETROL ve SANAYİLEŞME gelişiyordu, Ortadoguya Çoban lazımdı. EMPERYALİST PLAN Siyonistleri Oraya topladı Miteolojik Hikayeler ile. !..amaç $$ Mangirin İstikrarlı Akması Batıya. :)).gerisi Masal..lafotenden..:)))..
KARAR OKURU 23 Eylül 2019 14:07
Keşke şunu hiç yazmasaydınız: ‘ Mustafa ilave olarak “böyle bir iş olmuşsa hak etmişlerdir”dedi!’. Size ve entelektüel seviyenize hiç yakıştıramadım. Muhafazakar camianın acaba ne kadarı böyle düşünüyordur?...
KARAR OKURU 23 Eylül 2019 17:53
1
Cogu kadin, cocuk, yasli yuzbinlerce Osmanli Ermenisi mallarina el konularak tehcir edilmis. Yuzlerce kilometre yuruyecekler, bugun Suriye sinirlari icinde kalan Der Zor colune goturulecekler ve ot bile bitmeyen o kum colunde kaderlerine terk edilecekler. Yol boyunca cogu acliktan bir deri bir kemik telef olmus. Bir kismini askerler, bir kismini kafilelere saldiran eskiya katletmis..."HAK ETMiSLERDiR" sozunu yazabilmek icin tum insani duygulardan yoksun olmak lazim. Boyle dusunen cok sayida insan var bu ulkede.
KARAR OKURU 23 Eylül 2019 11:45
Hocam daha Türkiye sınırları içinde insanlara doğru dürüst Türkçe kullanmayı, metin okumayı, analiz etmeyi bile öğretemeyen beceriksiz bir kültürün sınırların dışında işi ne? Ne yapacak oralarda? Kendine hayrı olmayanın başkasına hayrı ne olur?
KARAR OKURU 23 Eylül 2019 07:20
COJEP'in 1915 tehciri hakkinda yayinladigi birkac sayfalik bilgiyi netten okudum. Turk Tarih Kurumu'nun 25 yil onceki teziyle tipatip ayni bilgiler. Bu 25 yil suresince TTK ilk yazdigi bilgilerin cogunu gercege daha uygun olarak degistirmis olmasina ragmen, COJEPin kitapciginda bu bilgiler degistirilmemis. Yani TTKnin bugun Ermeni tehciri hakkindaki tezi bile COJEP'in yayinladigi bilgileri yalanliyor. Mesela 400 bin Ermeni'nin tehcir edildigi yazilmis COJEPin kitapciginda. Talat Pasa'nin yayinlanan not defterinde 1 milyondan fazla Ermeni'nin tehcir edildigini yazar.
KARAR OKURU 23 Eylül 2019 06:53
Mağlup ettiğiyle birlikte yaşardı zaten herkes geçmişte. Vergiden ve iş gücünden faydalanmak için. İşin tuhaf yanı yazar sanki bugün bununla övünmesinin garip olmadığını düşünüyor gibi.
KARAR OKURU 23 Eylül 2019 01:58
Orta okul ogrencisi Mustafa 1915 Ermeni tehciri hakkinda hangi kaynaklardan bilgi edinmis acaba? Kac kitap okumus bu konuda? Dunya tarihcilerinin cok buyuk bir cogunlugunun Ermenilere yapilanlari soykirim olarak tanimladigindan haberi var miymis? O yillarda Konya ve Halep'te valilik yapan Celal Bey'in "Hatiralarim" adli kitabini okumus mu? Ya da o aylarda Anadolu'da bulunan milliyetci yazar Halid'e Edip'in Ermenilere yapilan zulmu anlatan mektuplarindan hic olmazsa birkac cumlesini okumus mu?...Cocuklariniza eksik - yalan - yanlis anlatiyorsunuz tarihi.
KARAR OKURU 23 Eylül 2019 21:21
1
Sen necisin asıl? Ermenilerin yaptıklarını oku önce, sonra konuş
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN