Back To Top
Trabzon’u nasıl bilirsiniz?

Trabzon’u nasıl bilirsiniz?

 - Son Güncelleme: 30.09.2019 Pazartesi 10:07
- A +

Trabzon, Türkiye’nin binlerce yıllık tarihi üzerinde oturan nâdir şehirlerden. Hatırı sayılır bir kısmı ayakta kalan muhteşem surları, hâlen kullanılan bazı Osmanlı öncesi eserleri bu tarihiliğin sahiciliğini öne çıkarıyor. Bu Osmanlı öncesi eserlerden biri çok iyi bilinir: Ayasofya Camii. İstanbul’un Fâtihi, aynı zamanda Trabzon’un da fâtihidir! Fâtih İstanbul’u fethederek Doğu Roma’ya son vermiştir vermesine de Trabzon’da hâlâ Kommenos hanedanı hüküm sürmektedir. Bu her hâl ü kârda bir devam etkisi uyandırabilir. Sekiz yıl sonra zahmetli bir sefer ihtiyar edilir ve Trabzon da uzun bir kuşatmadan sonra sulhen Osmanlı topraklarına katılır. Fâtih, İstanbul’un fethinden sonra nasıl Ayasofya’yı cami olarak vakfettiyse, Trabzon Ayasofya’sını da aynı şekilde câmiye tahvil etmiştir.

Tabiî bir zamanlar nasıl İstanbul Ayasofya’sı müzeye çevrildiyse, Trabzon Ayasofya’sı da müze yapılmıştır! Neyse ki hakkında kararname olmadığı için Vakıflar idaresi Fatih’in emanetini 2013’de cami olarak ibadete açmıştır. Bilebildiğim kadarıyla Trabzon’da Ortahisar ve Yeni Cuma camileri de Osmanlı öncesi yapılardır.

Trabzon’un Osmanlı döneminden devreden cami, medrese, türbe, bedesten, han, idari yapılar ve hatta sivil binaları bir hayli fazladır. Bu şehirde tarihin önünden, yanından geçmek değil içinden de geçilebilir, hatta içinde yaşanabilir.

Mimarî varlığı şehirleri tanımak için elle tutulur, gözle görülür önemli unsurlardır. Bunların şehrin maddesini tanımaktaki değeri tartışılmaz. Şehirleri böyle okumak elbette faydalıdır, fakat kitaplardan okumak doğru ve derinlemesine bilgilenme açısından çok daha yararlı olabilir.

“Trabzon’la ilgili bir kütüphane dolusu eser vardır”, desek belki abartmış oluruz. Ama hayli yayın olduğu tartışılmaz. Bildiğimiz kadarıyla ilk şehir tarihlerinden biri Trabzon’a aittir. İyi bir okuyucu bunlardan yararlanarak Trabzon’u derinlemesine tanıyabilir.

Benim şehirleri tanımada önemsediğim bir yol da o şehrin yetiştirdiği büyük şahsiyetlerdir. 20. Yüzyılda yetişen ve zihnimizde yer eden önemli bir hayli Trabzonlu şahsiyet var. Ben üçü üzerinden bir tanıma denemesi yapmak istiyorum.

Bunlardan birincisi 39 yaşında şehid edilen bir hürriyet kahramanıdır. Trabzonlular Ali Şükrü Bey’den söz ettiğimi tahmin etmişlerdir. Ali Şükrü Bey’in düşünceleri ve değerleri uğruna hayatını feda edeceği şüphe götürmez. Birinci Meclis’in bu kahraman meb’usu, bu ataklığı yüzünden mimlenmiş, hakkında bir anlamda idam fermanı çıkarılmıştır. Tabii işin içinde hukuk, mahkeme filan yoktur. Buna rağmen infaz gerçekleştirimiştir. Bu katil hadisesi 1923 yılında Türkiye’yi derinden sarsmış, Ankara’da katledilen Ali Şükrü Bey’in cenazesi o zamanın şartlarında uzun bir yolculukla memleketi Trabzon’a getirilmiştir. 40 Yıldır Trabzon’a gidip gelen birisi olarak onun Boztepe yamacındaki metruk kabrini defalarca ziyaret etmişimdir. Bu müessif hadisenin yüzüncü yıldönümüne yaklaşırken Trabzon’da nasıl bir kabirle karşılaşacağımı bilmiyordum. Meğer sütunlu, kemerli, kubbeli bir açık türbe yapılmış. Trabzon’un kadirşinaslığını anlamak için anlamlı bir adım atılmış.

Trabzon deyince bir sözlükçü olarak aklıma gelen ilk isim Cudî Bey’dir. 1980’li yıllarda İstanbul’da, Sahhafları kurcalarken onun Lügat-i Cudî’si ile karşılaşmıştım. Nadir bulunan bu sözlük benim kütüphanemde mutena bir yere sahip oldu. Çünkü 1. Dünya Savaşı öncesi basılan bu sözlük ardından gelen Rus işgali sırasında muhtemelen muhafaza edilmekte olduğu depoda zayi olmuştu. Trabzonlu dostlarıma Lügati Cudî’yi binbir tenbihle üçer beşer günlüğüne vermiştim. Cudî Bey Trabzonlu, muallim yani öğretmen. Sözlüğü de Trabzonlu! Bu ne demek? Yayınıcsı Trabzonlu, matbaası Trabzon’da. “Tab ve nâşiri: Trabzon’da Kitabhane-i Hamdi. Trabzon’da uzun sokak caddesi.”

Bu yazıda ancak bir isimden daha söz edebileceğim. O da Halil Nihad Boztepe. Uzun süre Trabzon milletvekiliği yapan ve Ankara’da bu görev üzerindeyken vefat eden Boztepe’nin Trabzon’da kabri yok, ama kütüphanesi var! Bir gidişimde yanından geçmiştim de kapalı olduğunu söylemişlerdi. Son bilgi: Kapalı değil, metrukmuş! Şunu söyleyebilirim: Bu kütüphaneye kitap okumak için gidilebileceği gibi Trabzon’u okumak için de gidilebilir. Çünkü Boztepe yamacında şehri temaşa etmek için en uygun mekânlardan biri!

(Yarın Halil Nihad’ın çok önemli bir eserinden söz edeceğim.)

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Ahmet 30 Eylül 2019 23:33
Siz bu gerici yazarın yazdıklarına bakmayın bu yazar gibilerin yüzünden ileriyi göremiyoruz .. Trabzonu nasıl bilirsiniz diye başlık atılmaz Ben 72 yaşındayım Konyalıyım bir çok Trabzonlu tanıdım Trabzonun adamına insanına karnım aç desen karnını doyurur ben ona bakarım.. Geçmişle uğraşacağız diye geleceği göremiyoruz..
Mustafa yıldız 30 Eylül 2019 21:18
Ali Şükrü bey konusunda yazdığınız çok doğru. yıllar önce bende Ali beyin mezarını ziyaret etmiştim. Maalesef kimse layık mezar yapmaya çesaret edememişti. Yapılmasından memnun oldum.
külyutmaz 30 Eylül 2019 11:13
Olmuş işleri sonra da karıştırırız ama şu anda Trabzon'da geri döndürülemez bir fecaat yaşanmak üzere.Yoldan geriye kalan tek sahil de gidiyor.İşgüzar herifin teki kumsala asfalt dökmek üzere.Hiç bir amacı olmayan, sadece bir kaç kişi daha bir milyonluk değil de iki milyonluk arabaya binsin diye şehrin anası ağlatılmak üzere.Başka işleri tartışırız ama bu işin geri dönüşü yok.KARAR lütfen bu fecaati haber yapsın.
oflu 30 Eylül 2019 10:32
Ali şukru beye Allah rahmet etsin
ta'kipciniz 30 Eylül 2019 10:21
TRabzon demek,, Akçaabat demektir. gerisi teferruat. yerleşik yaşayan kültür Akçaabat' ta dır. Akçaabat Orta Mahalle Evleri bu kültürün ve birikimin fetihten sonraki tapusudur. Akçaabatın sahil kesimi insanları, nispeten seçkin ve asil insanlardır.
oflu 30 Eylül 2019 10:41
3
Of yetiştirdiği dini alimlerle tarihin her döneminde belirleyici olmuştur, akcabat ise koftesiyle meşhurdur, yediğin köfdede etkisini iki saat sonra kaybeder o kadar. Of demek trapzon demektir.
KARAR OKURU 30 Eylül 2019 13:21
1
oflu kardeş,, haklısınız,, alimleriniz var,, kendine faydalı, ümmetin hangi derdine çare oldiniz???
KARAR OKURU 30 Eylül 2019 22:29
0
Anlat anlat heyecanli oluyor
KARAR OKURU 30 Eylül 2019 08:01
Daha başlığı görür görmez, dedim ki, Doğan lafı bir vesile ile "şehit" Ali Şükrü Bey'e getirecek ve Atatürk'e dahletmek için bahane yapacak. Sağ olsun beni hiç yanıltmaz "sözlükçü". Tek bahane yetmemiş Ayasofya üzerinden de vurmuş. Hem Trabzon’un, İstanbul’un “binlerce yıllık tarih” üzerinde oturduğundan bahsedeceksin, hem de bu tarihe hürmeten, bize miras kalmış antik binaların müze yapılmasına itiraz edeceksin. Doğan’dır eder! İstanbul Ayasofya’nın müze yapılması bir barış projesidir. Yapanları kutluyorum. Keşke Kudüs’teki mabet de müze yapılsa!
KARAR OKURU 30 Eylül 2019 13:19
1
Gavur için hava hoş. Hıristiyanın kilisesi ya da Müslümanın Camisi müze olmuş ne fark eder...
KARAR OKURU 30 Eylül 2019 17:46
0
Gavur diyen dilini esek arisi soksun.
KARAR OKURU 30 Eylül 2019 07:24
Kim kahraman kim hain, kim deli kim aklli belli degil bu ulkede. Cevir kazi yanmasin...
KARAR OKURU 30 Eylül 2019 07:09
Merhaba Mehmet Bey, Trabzon’la ilgili bu bilgiler için teşekkür ederim
KARAR OKURU 30 Eylül 2019 06:16
Daha geçen sizin bakanınız Nurettin Canikli, Ali Şükrü'yü öldüren "Giresunlu Topal Osman bir vatan kahramanıdır. Hainlere nasıl geçit vermediyse, biz de geçit vermeyeceğiz. " diyerek övüyor, Şükrü için Pontusçu diyordu. Yahu karar verin, Ali Şükrü mü hain, Topal Osman mı? Yok yok sizin işinize gelirse Ali Şükrü hain, işinize gelirse Topal Osman. Ne çektik sizden ya.
KARAR OKURU 30 Eylül 2019 04:16
Yunan mitolojisinin kahramanlarindan Trapezeus'un ismini tasiyan sehir. Eski Yunanca'da "asalet" anlamindadir. Fatih Sultan Mehmet tarafindan feth edilmistir, ya da Yunanlilara gore isgal edilmistir. 2013de muze olan tarihi Ayasofia kilisesi tekrar cami yapilarak islamci vatandaslarimizin gonlune su serpilmis, Yunanlilara da bir kez daha gicik verilmistir. Trabzon, Hrant Dink'in katili Ogun Samast'in memleketidir. 2020de, yani 1 yil sonra serbest birakilacaktir. Hapisteyken doktor bir hanimefendiyle evlendirilmistir. Bir gun Trabzon'a vali olursa sasmamak lazimdir.
Karar Okuru 30 Eylül 2019 00:36
Fetih edilen yerlerde ibadethanelere el koymak caiz ise mescid-i aksanın da sinagog olması caizdir mi demek istiyoruz yani?? Öyle ya fetih ise fetih, kiliseyi cami yapmaksa buda camiyi sinagog yapmak. Biz ele geçirdik fetih, israil kudüsü zaptetti Filistin’e zulüm diye BM de ağlaşma. Hadi canım tam Ortadoğulu Kafa. Madem gücü yeten yetene şimdi bizim güç yetmiyor ne yapacağız. Dış güçler diye sızlanıp duralım bari.
KARAR OKURU 30 Eylül 2019 07:26
2
Ama Sunni musluman Turkler hep hakli. Tarih boyunca bir kez bile haksiz olmamislardir.
ferik 30 Eylül 2019 11:53
0
İsrail denilen çakma devlet O Kudüs'ü harbederek, bedel ödeyerek, merdane almış değildir. Hem de ele geçirdiğinde (halen devam eden) nice zulümler irtikap etmiştir. Ona fetih denmez, kancıkça, korkakça, binbir entrikalarla, başka devletlerin oyunlarıyla gasbetmek denir a zavallı !
KARAR OKURU 30 Eylül 2019 18:26
0
"ferik" rumuzlu vatandas...250 bin kisilik orduyla 18 bin askeri olan Bizans'a saldirip istanbul'u almak merdane bir davranis mi oluyor? Senin mertlikten anladigin bu mu? "Fetih" isgaldir. Baskasinin topragini, malini zor kullanarak, katliam yaparak, yakip yikarak gasp etmektir. Turkler yapmis, Yahudiler yapmis fark etmez. Biz fethettik, onlar gaspetti diye kendinizi kandirmayin.
KARAR OKURU 30 Eylül 2019 00:26
Trabzonlu tarihte "fetih" insanı demektir. Ama günümüz için her hangi bir yerdir.
KARAR OKURU 30 Eylül 2019 07:17
1
Trabzon Yunanca kokenli bir kelimedir. "Fetih insani" diye bir anlami yoktur.
KARAR OKURU 30 Eylül 2019 13:19
0
07.17, Yunanca konuşanlar da mücahit olur. Trabzon bunu ispat etmiştir. Biz Trabzon'da Yunanca konuşandan rahatsız değiliz. Ama Yunanca konuşan Trabzonlunun Müslümanlığından rahatsız olan çok müptezel var...
Rumluk çakal bo.u mudur? 30 Eylül 2019 13:55
1
Rum Pontus İmparatorluğu Trabzon'da 189 yıl hüküm sürüdü. 558 Yıldır bizlerin hükmündedir. Atatürk'ün yaptığı mübadelede de kendisini Müslüman hissetmeyenler göç etmiştir. Rumluk çakal bo.u mudur ki bir bulaştı mı gitmiyor.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN