Back To Top
AK Parti’yi kuranlar ve AK Parti’ye sonra katılanlar!

AK Parti’yi kuranlar ve AK Parti’ye sonra katılanlar!

 - Son Güncelleme: 12.07.2019 Cuma 09:06
- A +

Numan Kurtulmuş’un lideri olduğu HAS Parti’yi 22 Eylül 2012’de bırakarak resmen AK Parti’ye geçmesi, AK Parti tabanında şaşkınlık ve sevinçle karşılanmıştı.

Şaşkınlıkla karşılanmıştı; çünkü Kurtulmuş her platformda “AK Parti’den 2007 yılında teklif aldığını”  ancak “eğitim, ekonomi, hukuk ” gibi pek çok alanda AK Parti’yle ayrıştıklarını, dolayısıyla böyle bir şeyin mümkün olmayacağını söylüyor ve AK Parti’yi ağır sözlerle eleştiriyordu.

Kurtulmuş’a göre AK Parti ülkeyi o kadar kötü yönetiyordu ki; bu gidişle, “2023’te zenginlerin yaşadığı sitelerin etrafında dilenen yoksullara, polisin biber gazıyla müdahale ettiği haberlerini” okuyacaktık, bu gidişle AK Parti’nin yol açtığı sosyal adaletsizlik toplumsal hadiselere sebebiyet verecekti ve “2023’te her öğrencinin başında 10 polisle birlikte, üniversite sınavlarının yapıldığına” şahit olacaktık.

İktisat profesörü olan Kurtulmuş’a göre, AK Parti’nin uyguladığı ekonomik programlar geniş kesimleri mağdur ediyordu:

Esnafın, işçinin, memurun alım gücü zayıfladı. Türkiye’de son dönemlerde işsiz sayısı hızla arttı. 1 milyon 154 bin kişi işsiz kaldı. Devlet borçlu, belediyeler borçlu, vatandaş borçlu, işte onun için hisseli harikalar kumpanyası yapıyorlar.” (2009)

Kurtulmuş’a göre AK Parti’nin 2023 projeleri gerçekleşmeyecek bir hayaldi:

“2023’te AKP kalırsa başbakanın çocukluk arkadaşı, mahalleden arkadaşı, askerlik arkadaşı, belediyeden arkadaşı ve şoförlerinden başka kimsenin milletvekili olamadığını göreceğiz.” (2010)

Bu sistemde başkanlık sisteminin oluşması seçimle krallıkları işbaşına getirir. Oraya başbakanı değil, beni de seçseniz yine krallık ortaya çıkar.” (2011)

“Bizden olanlar bu tarafa diğerleri karşı tarafa diyerek halkı kutuplaştırıyorlar. Kolay yoldan böylece oy alacaklarını zannediyorlar.” (2010)

Aynı zamanda AK Parti tabanı Kurtulmuş’un gelmesini sevinçle karşılamıştı; çünkü Kurtulmuş “ekonomi, adalet, demokrasi, özgürlükler, yeni anayasa, liyakat ve ehliyet” gibi alanlarda  eksik gördüğü hatalı bulduğu ne var ise düzelterek AK Parti’ye katkıda bulunabilirdi.

Ekonomi 2010 yılında Kurtulmuş’un eleştirdiği dönemden daha kötü durumda, bütün güçlerin tek elde toparlandığı bir hükümet sistemine geçildi, 2010 yılında yüzde 11.9 olan işsizlik oranı 2019 yılında 14.1 oldu, verilere göre son bir yılda işsiz kalanların sayısı 2 milyon 622 bin, adalete güven yerlerde sürünüyor, yargı hiç olmadığı kadar siyasallaştı, AB ile ilişkilerimizin üzerinde fırtınalar esiyor, koptu kopacak, toplum hiç olmadığı kadar kutuplaştı, kimsenin kimseye tahammülü kalmadı, AK Parti’ye yönelik makul eleştiriler bile düşmanlık olarak görülüyor... Cezaevleri haksız yere tutuklanan mağdurlar ile dolu... Devletin kurumları çökme noktasına geldi...

KHK ile Merkez Bankası’nın başkanı görevden alındı.

Parti kurmak isteyenlerin kafasında “FETÖ, vatan haini, ajan, dış mihrakların uzantısı” sopası sallanıyor..

Sayın Kurtulmuş ilkesel bir tavırla ülkenin bu sorunlarının çözümüne yönelik çaba sarf ederek partisine katkı da bulunmak yerine...

Partisini eleştiren seçmen kitlesine kibirli bir tavır ile “Önce siz oyunuzu verin, sonrasında gerekirse biz tövbe istiğfar ederiz” açıklamaları yapıyor...

***

Ali Babacan’ın partisinden istifa edip, yeni bir parti kuracağı anlaşıldığında, ilk açıklamayı yapan isim yine Numan Kurtulmuş oldu. Ali Babacan’ın, partisinden ayrılma sebeplerini anlatan basın açıklamasında ki şu sözler üzerinde düşünmesi gerekmez miydi:

“Görevde olduğum dönemlerde partinin kuruluş ilke ve değerlerini hem ülkemizde hem de dünyada inanarak savundum. Son yıllarda ise pek çok alanda yapılan uygulamalar ile inandığım ilke, değer ve fikirler arasında derin farklılıklar oluştu.

Ben ve arkadaşlarımın amacı ülkemizin itibarını yükseltmek, halkımızın refah ve mutluluğunu artırmak, Türkiye’yi hak ettiği güzel bir geleceğe ulaştırmaktır. İnsan hakları, özgürlükler, ileri demokrasi ve hukukun üstünlüğü vazgeçilmez ilkelerimizdir.”

Bu sözler üzerine düşünmek ve kendisinin eskiden yaptığı eleştirileri hatırlamak yerine Sayın Kurtulmuş kameralar karşısına geçti ve “Ali Babacan’ın ayrılığı, partiye zarar vermez” dedi.

Halbuki özenli bir politikacının; bir ilçe teşkilatındaki herhangi bir vatandaşın istifasını bile ciddiye alarak üzerinde düşünmesi gerekmez miydi?

2012 yılında AK Parti’ye katılan ve Ali Babacan’ın AK Parti’den ayrılmasını kayıp saymayan Numan Kurtulmuş’un bu açıklamasını okuduğumda Ömer Dinçer’in 2017 yılında Habertürk’te yazdıkları aklıma geldi. 

Biliyorsunuz Ömer Dinçer AK Parti’nin en başarılı reform projelerini hazırlayan önemli isimlerden biriydi.  Prof. Dr. Ömer Dinçer partinin zor zamanlarında hiçbir katkısı olmayıp, AK Parti’nin kuruluşunda büyük emekleri olan Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan gibi isimlere bugün “dil uzatanlar” hakkında şunları yazmıştı:

“Özellikle iktidarın ilk döneminde (2003-2010) bu isimlerle bir yandan 28 Şubat vesayetine ve Ergenekoncuların baskısına direnirken, diğer yandan ulusal ve uluslararası alanda ekonomik, sosyal ve siyasal önemli başarılara imza attı.

AK Parti’nin başarısında, bugün bu insanlara dil uzatanların hiç katkısı var mı? Bugünden sonra başarıya katkı yapmak istiyorlarsa yapılması gereken, insanlarla uğraşmak değil, partiyi toplumun önünde yeni projelerle temsil etmek, halkın sorunlarına çözüm üretmektir. Çünkü, insanlarla uğraşmak küçüklüktür.

***

Bu taraftarların, vaktiyle mağduru oldukları psikolojik harp yöntemlerini izleyerek itibar zedeleme, hizaya getirme veya pozisyonunu hatırlatma çabalarına, güya kollamaya çalıştıkları AK Parti’nin ve Sayın Erdoğan’ın ihtiyacı olduğunu hiç sanmıyorum.

Bu insanlar, onların hiç başaramayacağı bir yerde duruyorlar: Başarılı birer birey olarak davalarını menfaatlerinin üstünde tutmayı her zaman bilmişlerdir. Sağduyu sahibi olarak partinin de sağduyusu olmuşlardır. AK Parti’de liderlik yapmış Sayın Gül ve Davutoğlu uzaklaştırılınca veya halkın gözünde itibarsızlaştırılınca, parti ne kazanacak? Sayın Erdoğan daha mı güçlü olacak?

Eğer ileride Gül veya Davutoğlu’nun parti kurmasından, başkan adayı olmalarından endişe edildiği için bütün bu hadsizlikler ve haksızlıklar yapılıyorsa, bilinmeli ki bu davranışlar korktukları akibeti doğurur. Öyleyse, Sayın Gül, Davutoğlu, Atalay ve Babacan gibi isimlerin parti içinde muteber konumda tutulmaları daha doğru olmaz mı?

Eğer “Bütün başarıların tek sahibi Sayın Erdoğan’dır, onun hiçbir şekilde bu isimlerin katkısına ihtiyacı yok” diye düşünülüyorsa, bu insanlarla uğraşmanın ne anlamı var? Ama bu kez hiç kimse “Reis yalnız bırakılıyor” diye yakınmamalı. İhtiyaç duyulduğunda veya fayda gözetildiğinde arayıp diğer durumda suçlama tavrı sizce ne kadar ahlaki?” (Haber Türk, AK Partiye yönelik oyun içinde oyun, 1 Mayıs 2017)

Sayın Ömer Dinçer’in 2017’te yazdığı bu yazıya 2019’un Temmuz ayında ekleyecek bir şey yok... 

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 13 Temmuz 2019 17:12
Adana akp il başkanlığına Durmuş Ali yıldız getirilmelidir. Kurucu üye
KARAR OKURU 12 Temmuz 2019 22:54
Ali Babacan Türkiyenin yetistirdigi cok zeki insanlarindan Biri dir. Bizim gibi ülkelerde cok zeki mütevazi insanlar kadar sevilir bilemiyorum.
KARAR OKURU 12 Temmuz 2019 22:31
Servet,şehvet,şöhret,koltuk sevdası Allah herkesi bunlardan muhafaza etsin.Dün hakaret ettiklerine,eleştirdiklerine önce dost oldular ve eleştirdikleri,hakaret ettileri konu ne ise aynısını ve hatta birebir aynısını yaptılar.Bu kul hakları ile ahirette ne yapacaklar. Yazık ki ne yazık.yola çıkarken harun gibi çıktılar ola ola karun oldular.
cumhur 12 Temmuz 2019 18:55
Tüm bunların esası partinin geleceğini ve menfaatini devletin ve milletin geleceği ve menfaatinden önde tutulmasından kaynaklanıyor.Parti güçlü olsun isterse devlet ve millet ne olursa olsun düşüncesi akp.nin zihniyetidir.Cumhurbaşkanı İstanbul belediye meclisinin çalışmalarını izliyordur!Particilik uğruna İstanbul feda edilmemeli!İsrarla meclisi çalıştırmamak akp.ye çok şeyler kaybettiriyor.Buna bir çare bulmak herhalde cumhurbaşkanını ve akp. genel başkanını yakından ilgilendiriyor olmalı...
Erdoğan, bugünlerde vekilleriyle sık sık görüşüyor. Onları dinliyor (?). Vekiller reise ulaşamadıklarından dert yanıyorlarmış. O da demiş ki : “Milletvekili bana yaklaşamayacaksa kim yaklaşacak? Asla böyle bir şey yok. … gerekirse Süleyman Bey’i (Soylu) arayın, hatta direkt beni arayın. Anında gerekeni yaparım.” Sonra sözü yeni partiye getirmiş ve eklemiş : "AK Parti’den hiçbir arkadaşımın bunlarla hareket edeceğini düşünmüyorum.” Şimdi anlaşıldı, Erdoğan nezdinde AKP vekillerinin kıymete binme nedeni. :)
KARAR OKURU 17 saat 37 dakika önce
15 Temmuz 2019 09:15
0
Bak sen neler biliyorsun
KARAR OKURU 12 Temmuz 2019 15:28
Numan Bey milli piyangoya ısrarla karşı çıkıyor teşkilatın başına meşhur Hoca Timurtaş Uçar in oğlunun getirilmesiyle bu işlerin kabul edilebilir olmayacağını devletin kumar oynatamacağını söylüyor A Ka Pe yi suçluyordu. Kendisi bu partiye geçti bu konuda en ufak bir çalışması olmadı.
Karar Okuyucusu 12 Temmuz 2019 15:16
Elif hanım, hukuk, demokrasi, insan hakları gibi kavramlar Sayın Gül, Sayın Davutoğlu döneminde de aynen ihlal edildi ve onlar da bu ihlalleri alkışladılar. savundular. Ergenekon dendiğinde de onlar vardı, "Pardon kumpasmış" dendiğinde de. Devletin uçakları ile Fetönün okullarını açmaya kimler gitmedi ki? Çözüm Süreci denilen garabeti "devrim" olarak niteleyen Beşir Atalay'ı da millet biliyor. Sözün özü; Hukuk, adalet, insan hakları gibi kavramlar açısından birbirlerinden zerre kadar farkları yok. Gücü ele geçirene kadar savunulan bu haklar, güçle birlikte buharlaşıyor.
Osmaner 12 Temmuz 2019 15:08
Çok doğru bir tespit. Doğru her zaman doğrudur. Zamanla formatı değişse de ilkeleri değişmez. Ömer Dinçer Ak Parti'nin temel taşlarından biriydi. İlkeli bir siyasetçi. Temennimiz; Ak parti de yeni parti kurmak isteyen eski Ap Partililerdede en ünemlisi memleket çok şey kaybetmeden bireysel hesaplar bir tarafa bırakılır, her kes hedefe kilitlenir. Burda en büyük görev reise düştüğü inancındayım.
karar okuru 12 Temmuz 2019 14:45
Sayın "Numan Kurtulmuş'u tv'de misafir etmiştik. Ak Parti'ye demediğini bırakmıyordu. ne oldu da değişti? Dün ak dediğine bugün kara, kara dediğine ak diyen onlarca isim bir anda sayılabilir. Demek ki; değerler değil menfaatlere göre konuşuyoruz. Yazık.
KARAR OKURU 12 Temmuz 2019 14:36
Bizde BinAli var o ise bir Ali.
Kasım Özdemir 12 Temmuz 2019 14:14
Yanında tövbe istiğfar olduktan sonra tükürdüğünü yalamak sıkıntı değil.
Siyesetçi kumaşının bizde ne kadar kaba dokunduğunun ve kalitesizliğinin yeni örneklerini görüyoruz maalesef.....
Boşuna Bediüzzaman:"Menfaat üzere dönen siyaset canavardır" dememiş.Her şey çıkara dayalı.Her şey koltuk ve statü için.Ümmet,Beka,İstiklâl,İstikbal vs.hepsi fasa fiso.Nerde mama var,nerde mevki-makam var,nerde menfaat var ,siyasetçi orda.Kurtulmuş'u da,Soylu'su da ,şusu da,busu da niye partilerini bırakıp AKP'ye katıldılar.Orlar da niye Karunlaştılar.Hiç biri samimi değil,hepsi çıkarcı.Ümmet,millet hatta devlet umurlarında değil.Varsa da yoksa da menfaat,menfaat,menfaat,......................Bu böyle ilanihaye devam eder gider.Yani menfaat.
CEVDETT 12 Temmuz 2019 11:08
ETME BULMA DÜNYASI.....
a akkaya 12 Temmuz 2019 10:20
Yazar hanım, kademle ilgili yazınızı okudum. Şu kanaate vardım. yazar olarak:'' surda bir gedik açık...devamını istiyoruz. Ben de feminalim ama yandan dolaşarak hedefe ulaşmak istyorum'' diyorsunuz. Fotoğrafınızın inancına tabi iseniz bu konudaki nasları inceleyip yazınız, konuşunuz.
KARAR OKURU 12 Temmuz 2019 11:00
0
Kimin neyi nasıl düşüneceğini siz belirleyemezsiniz...
KARAR OKURU 12 Temmuz 2019 10:14
Numan kurtulmuş ancak bukadar kendiyle çelişir. Bu gibi insanlar bizleri siyasetten nefret ettirdi.
KARAR OKURU 12 Temmuz 2019 09:22
Gül Davutoğlu babacan . Bunların uzaklaştırıldığını kim söylüyor. Ya kendileri uzaklastiysa? Ya kendileri tayyib Erdoğan'ı istemedilerse ? Yarın eko imamogluyla bir oluşum olursa ne diyeceksiniz bakalim
KARAR OKURU 12 Temmuz 2019 18:34
0
Gul, Davutoglu, Babacan kenara itildiler. Davutoglu basbakanken kovuldu, yerine Binali Yildirim getirildi. Kukla bir basbakanlik yaratildi. Gul AK Parti'nin kurucularindan. Cumhurbaskanligi esnasinda o gunku anayasayi ihlal etmedi, mumkun oldugu kadar tarafsiz hareket etti. Durust bir siyasetci; bu ulkenin Gul gibi siyasetcilere ihtiyaci var. Babacan ekomomiyi cok iyi idare etti. Gorevinden alinmasi icin bir sebep yoktu...Agirligi olan siyasetciler bunlar, emir kulu degil. Onun icin kenara itildiler.
ARAR OKURU 13 Temmuz 2019 06:41
0
yani mesele bir kişinin birinin yanında olması veya uzaklaşması mı? sorunu bulmak için sorunun etrafında hep dönmek mi gerekiyor? farklı bir yaklaşım insan üretemez mi? yazarken, okurken, düşünürken daha bir normal veya norm dışı olmak neden sorun oluyor?
KARAR OKURU 12 Temmuz 2019 09:17
muhafazakar (tutucu) kesimin özgürlükten anladığı baş örtülü kızının üniversiteye girmesi, kızlarını erkeklerden ayrı okutabilmesi, Cuma’ya gittim diye işinden kovulmaması vs. vs. Ama özgürlüğün kapsamı eşcinsellere ayrım yapmamaya gelince kutsal aile değerleri, doğal üreme yasaları devreye giriyor. Herkese özgürlük yok. Kendinize müslümansınız.
alperen 12 Temmuz 2019 08:54
elif hanım, muhafazakar demek böyle bir şey demek...zaman mekana göre değişmek demek...bu zihniyete şu zaman şunu dedin şimdi neden tam tersini yapıyorsun demenin bir anlamı yok...çünkü muhafazakarların tek derdi dünya nimetleridir...bunu elde etmek için de her yol mübahtır...
Muhalif 12 Temmuz 2019 08:57
Refah partisinden ayrılırken ve partiyi kurarken yanında olanlardan hemen hepsine ihanet edip, satan kişi Recep beydir.Ben merkezli hareket ettikçede kaybetmeye mahkum...
KARAR OKURU 12 Temmuz 2019 16:15
0
Etme bulma dünyası
Musto 12 Temmuz 2019 08:24
Bir zaman aziz babuşçu sonradan katılan para için gelen liberaller ayıklanacak demişti anlaşılan bırakın ayıklamayı pkk muhtaç oldular.
Karar Okuru 12 Temmuz 2019 07:57
Benim asıl şaşırdığım, dışarıda AB ve ABD nin, içeride akılsız solcuların, liberallerin , bağnaz olmayan muhafazakarların bu geri ve bağnaz anlayışa, bu anlayışın özüyle hiç bağdaşmayan demokrasi, özgürlük, insan hakkı gibi söylemlere kanıp nasıl destek verdiğidir. Bu anlayıştan bunları beklemek kediye ciğer emanet etmek gibi bir şeydir. Bu zihniyetin temelinde kendinden kaynaklı yetersizliklerden kaynaklı ezikliğin ortaya çıkardığı, acıyla yoğrulmuş bir öfke ile kendinde olmayana sahip her şeye ve herkese düşmanlık yatar. O yüzden öfke dili ve ayrımcılık vardır.
KARAR OKURU 12 Temmuz 2019 11:07
2
Sorunuzun cevabı çok kılay: "Bunlar dini bütün, dürüst insanlar, Allah korkusu nedeniyle yalan söylemezler" diye düşündük. Suçlu, onlara inananlar değil, insanları yalanlarla kandiranlardır. Günahı boyunlarına.
KARAR OKURU 12 Temmuz 2019 23:05
1
Gerçekten çok çarpıcı bir tespit yapmışşınız.Elinize sağlık.
KARAR OKURU Ahmedâ 12 Temmuz 2019 04:29
Batıdaki gibi devlet kurumsallaşmadığı sürece "Ahmet şunu dedi, Mehmet bunu dedi, Veli Ali'ye küstü , Ali de çatıya çıktı." kabilinden lafları daha çoook ederiz.
KARAR OKURU 12 Temmuz 2019 01:03
Harunluk karunluk bir de mutlu çoğunluk var. Sayın Kurtulmuş mutlu çoğunluktan... Dünya size gülünce elinin dersiyle itemeyenler dünyalık için el açar oldu. Büyük resim bu!
KARAR OKURU 12 Temmuz 2019 00:50
"ekleyecek bir şey yok..." mu? Bu ümmetin bir lideri yok mu?
Hermes 12 Temmuz 2019 09:30
1
Bu "ümmet" lafını duyunca tüylerim diken diken oluyor!!!. "Ümmet" dediğiniz AKP tabanı ise, ki öyle anlaşılıyor, halkın diğer yarısı ümmet değil("zillet-illet"), öyle mi?. Müslüman olan Hz.Peygamberin ümmetidir(takipçisidir), şu yada bu "lider"in değil, kaldı ki, İslami bir rejim mi var Türkiye'de ki "ümmetin lideri" olsun?. "Zillet-illet!!" olanlar da belki senden daha iyi Müslüman ama dini terimler üzerinden siyaset yapmasın kimse. Ümmet'ten kastınız islam alemi ise, hayal dünyasında yaşıyorsunuz, siyasal islamcıların hayali bu...O dünyada "ümmetin" söz hakkı var mı?. Krallar yönetiyor ora
KARAR OKURU 12 Temmuz 2019 10:33
1
Hz. Muhammed tek liderdir.
KARAR OKURU 12 Temmuz 2019 11:04
0
Yanlış anlaşılmış dostum. Biat edenin, emrine girmiş olanların yaptıklarını eleştirebiliyorsun; peki ama, biat edilen yani Reis için "ekleyecek bir şey yok..." mu? anlamında...
KARAR OKURU 12 Temmuz 2019 11:40
0
hangi ümmetin?
KARAR OKURU 12 Temmuz 2019 14:37
0
lider out, yönetişim in.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN