Back To Top
Anayasa Mahkemesi’ni eleştirelim ama…

Anayasa Mahkemesi’ni eleştirelim ama…

 - Son Güncelleme: 02.08.2019 Cuma 10:00
- A +

Anayasa Mahkemesi’nin kararlarını iddialı bir şekilde eleştirmek için biraz hukuki formasyona sahip olmak gerekmez mi? Diyelim ki eleştirenler hukukçu değil, o zaman saygın hukukçuların görüşlerine başvurmaları gerekmez mi? Ben böyle olması gerektiğine inanıyorum.

Bu bağlamda “1071 Akademisyenin” Anayasa Mahkemesi’nin kararını eleştirmenin ötesinde “teröre meşruiyet kazandırmak” gibi ağır ithamlarla suçlayan bildirisini görünce bildiriye imza atan akademisyenlerin kim olduğuna baktım. Elbette ki AYM’yi “teröre meşruiyet kazandırmak” gibi ağır ithamlarla suçlayan “1071 Akademisyen” arasında ülkemizin saygın hukukçularının olacağına ihtimal vermiyordum.  Ama araştırdım. Çünkü listedeki isimlerin  akademik branşları belirtilmemişti.

Ben de bunun üzerine “1071” ismi teker teker inceledim.

Anayasa Mahkemesi’nin kararını protesto eden 1071 akademisyenimizin “alanları” neler peki?

Bir kere şunu söylemeliyim ki, bildirinin içeriğine bakmadan sadece 1071 Akademisyenin imzalarına ve alanlarına bakan birisine “Bu isimler neyi protesto etmiştir?” diye sorulsa şu cevapları verebilir:

* Galiba ilahiyatçı akademisyenler  “Diyanet özerkleşsin, devlet vatandaşın inancını tanımlamaya son versin” diyerek bir bildiriye imza atmışlar…

*  Çevre mühendisi akademisyenler, ülkede üretim ve tüketim faaliyetlerinin insan sağlığına, refahına ve doğal dengeye zarar verdiği konusunda bir bildiri yayınlamışlar…

Ülkede “beden eğitimi ve spor bilimlerine” yeterince kıymet verilmediğini düşünen beden eğitimi yüksek okulundaki öğretim görevlileri bir bildiri yazmışlar…

Tıp fakültesindeki akademisyenler Sağlık Bakanlığı’nı protesto eden bir bildiriye imza atmışlar…

Dahası “Radyo Televizyon”,Bahçe Düzenleme”,Veterinerlik”, “Edebiyat”, “Bankacılık-Sigortacılık”, “Tekstil Tasarımı”, “Beden Eğitimi ve Spor Bilimleri”, “Konservatuar”, “Teknoloji Fakültesi Metalurji”, “Ortaçağ, Yakın Çağ, Cumhuriyet Tarihi”, “Hemşirelik”, “Mühendislik” gibi fakültelerde görev yapan öğretim görevlileri kendi alanlarıyla ilgili bir “bildiriye” imza atmış olabilir diye düşünülmesi de mümkün.

Ancak bu listeye göz atan birisinde bu bildirinin ya da protesto metninin “hukukla” alakalı bir şey olduğu düşüncesi oluşmaz.

Çünkü, AYM kararını protesto eden “1071 Akademisyen” arasında sadece 15 hukukçu akademisyen var. Yani listede hukukçuların oranı yüzde 1.4…

Bu on beş hukukçu akademisyen arasında ise anayasa uzmanı ve ceza hukukçusu olmadığının altını da çizelim.

Listeyi incelerken şunları gördüm:

1071 akademisyenden altısı rektör ve liste içinde mükerrer isimler var.

15 hukukçu akademisyenden ikisi AK Parti milletvekili olmuş ya da milletvekili adayı olmuş. AK Parti’de AR-Ge’de görev yapmış bir hukukçu var. Ve  yine hukukçu akademisyenlerden birisi hali hazırda bir sivil toplum kuruluşunun yöneticisi.

1071 ismin hepsi profesör veya doçent akademisyen değil, aralarında doktora öğrencileri de ve araştırma görevlileri de… 

Beş altı ismin kenarına soru işareti koydum çünkü bir hayli aradığım halde akademisyen olarak ismini eşleştiremedim. Öğretim görevlisi olarak çıkmıyor. Bu konuda ben tam bilgiye ulaşamamış da olabilirim. 

Bir hukuk dekanı bildiriyi imzalamış ancak aynı bölümdeki 18 hukukçu akademisyenden bildiriyi imzalayan olmamış.

İktidara yakın medya kuruluşları günlerdir AYM Başkanı Zühtü Arslan ve “hak ihlali” kararına imza atan 8 AYM üyesini hedef gösteren “teröre destek vermek” gibi ağır suçlarla itham eden haberler yapıyor. Ancak bir üniversitenin resmi internet sitesinin “Teröre destek özgürlük değildir” diye açılmasını üzüntüyle karşıladım.

Soru şu…

Anayasa Mahkemesi’nin kararı eleştirilemez mi?

Eleştirebilir tabi ki. AYM’nin kararları eleştirilemez değil. Nitekim vakti zamanında AYM’nin özgürlüklerin önünü tıkayan kararlarını, hukuktan çıkarak siyasi ve antidemokratik bulduğum kararlarını eleştirdim. Çünkü demokratik hukuk devletinin ancak o ülkede hukuk ilkesinin hakim olmasıyla mümkün olacağına inanıyorum. Bir ülkede hukukun üstünlüğü hakim değilse o ülkede ne ekonominin ne demokrasinin gelişmeyeceğine inanıyorum.

Nitekim YSK’nın hukuki değil siyasi davranarak verdiği İstanbul seçimlerini yenileme kararını sert ifadelerle de eleştirdim doğru bulmadığımı yazdım. 

O yüzden illa hukuk illa hukuk diyenlerdenim. Yargının hoşumuza gitmeme pahasına hukuki çerçevede vereceği karar mı, yargının hukuku ayaklar altına alarak hoşumuza gidecek kararlar vermesi mi? Elbette ki ilki.

Anayasa Mahkemesi’nin kararları eleştirilebilir. Anayasa Mahkemesi eleştiriden münezzeh değildir. Ancak “hak ihlali var” kararı veren AYM üyelerini “ vatan hainliği” ve “terörü meşrulaştırmak” gibi ağır ithamlarla suçlamak hiç kimsenin haddi olmamalıdır.

Soru şu:

1071 Akademisyen arasında ben neden hukukçuları aradım?

Şundan…

“1100 Akademisyen” çıkıp da devleti ağır ifadelerle suçlayan ancak PKK’ya da ağız ucuyla da olsa tek kelime etmedikleri o meşhur “Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı bildirilerini yayınladıklarında bu 1071 Akademisyende çıkıp aydın ahlakıyla bağdaşmayan etik değerlerle örtüşmeyen o bildiriye karşı bir bildiri yayınlasalardı…

Olurdu…

Ancak AYM’nin vermiş olduğu hukuki bir karar var. Ve bu karar yasamayı da yürütmeyi de diğer yargı organlarını da yöneticileri de tüm gerçek ve tüzel kişileri bağlıyor. Kaldı ki  AYM’nin vermiş olduğu karar özgürlüklerin önünü açan bir karar. Dahası AYM vermiş olduğu kararda “Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı bildirinin içeriğini onaylıyor da değil.

AYM’nin verdiği karar eleştirilebilir tepki de gösterilebilir. Ancak aşağılamadan, hakaret etmeden ve vatan hainliği suçlamasına girmeden.

Kim ne derse desin AYM’nin vermiş olduğu kararı ve verdiği kararla ilgili kamuoyuna yaptığı açıklamada söylediği şu sözü yürekten alkışlıyorum:

“İçeriğine katılmadığımız sözler de ifade özgürlüğü kapsamındadır.”

Sonuçta ifade özgürlüğü sadece hoşa giden sözleri değil, ‘ şoke eden, inciten, rahatsız eden’ düşünceleri de kapsıyor.

AYM’nin gerekçeli kararı üzerine ayrıca yazacağım…

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 05 Ağustos 2019 14:42
İstanbul seçiminin iptali ile ilgili YSK üyelerini isim isim verip hedef gösterilmelerine ilişkin yazı yazmış mıydınız? Gözden kaçırdım galiba.
KARAR OKURU 04 Ağustos 2019 21:35
Salla gitsin.
KARAR OKURU 03 Ağustos 2019 00:44
Anayasa mahkemesinin verdiği kararı eleştirenlerin hiç biri bulundukları yeri haketmiyor. Onlar tepeden indirildi hepsi cahil bu memleket bunlarla karanlığa gider.ulkenin her noktasına yandaşları oldukları için yerleştirildiler . ülkeyi aile şirketi olarak görüyorlar
İbrahim Erdoğan 02 Ağustos 2019 18:20
Sayın Çakır, Komşu köşedeki Sayın Akyol'un bu günkü yazısından okudum... Anladığım kadarıyla; AYM'nin Kararında, malum bildirileri nedeniyle işlerinden atılıp cezai yaptırıma uğrayan akademisyenlerin sözkonusu bildirileri irdelenirken "imza attıkları açıklama gerçekten de toplumun büyük çoğunluğu için kabul edilemez bir içeriğe sahiptir" ibaresinin yer almasını sizce bir hukukçu nasıl izah edebilir?.. AYM kamuoyu anketi mi yaptırmış ki "toplumun büyük çoğunluğu için kabul edilemez" diyor, yoksa dosya içinde böyle bir delil mi var?.. Bu neyin ifadesi... Verilen karardan özür diler gibi!..
KARAR 'da Kararlı 02 Ağustos 2019 16:28
Elif Hanım,yine döktürmüşsünüz,tarihe not düşmüşsünüz.Sizi can-i gönülden tebrik ediyorum. Bazılarının niyeti üzüm yemek değil,bağcıyı dövmek Dediğiniz gibi,önceki bildiriye karşı,karşı bildiri yayınlamayanlar,AYM'nin kararından sonra,önceki bildiriyi değil de,AYM'yi hedef tahtasına koyuyorlar.Bu işin içinde,bir bityeniği var sanki gibi geliyor insanın aklına.Bakalım altından ne çıkacak.Bekleyip görelim.
KARAR OKURU 02 Ağustos 2019 15:54
HUKUKÇU MUSUNUZ BİLMİYORUM ANCAK YAZILARINIZ ÜLKEMİZDEKİ SAYGIN HUKUKÇU YAZARLARIN YAZDIĞI YAZILAR KADAR NİTELİKLİ. TEŞEKKÜR EDİYORUZ
Garip 02 Ağustos 2019 15:20
Dünyada hukukun üstün olduğu ülkeler,mutlu ülkeler.kagısı olmadan yaşayan vatandaşa sahip ülkeler nasıl hallediyor?Enerjimizi boşa harcıyor gibiyiz.
Serdar 02 Ağustos 2019 14:00
İnsanlar düşünmek ile işlemek arasındaki farkı karıştırıyor. Mesela ülkeyi PKK yönetse daha güzel bir ülke oluruz diye düşünebilir birileri, bu suç değildir, ama PKK'ya destek vermek ayrı bir konu ve suçtur. Yani siz rüyanızda birini öldürdüğünüzde veya canınızı çok sıkan birini öldürsem mi lan şu adamı diye düşündüğünüzde ki illa birisi için aklınızdan geçmiştir, suç işlemiş olmuyorsunuz... Ama ne zaman ki birisini öldürürsünüz o zaman işte suçlusunuz. Beyin bu düşünür! Sizin ki başka iş mi yapıyor?
KARAR OKURU 02 Ağustos 2019 12:18
Bir üniversitenin internet sitesi açılışta teröre destek vermek özgürlük değil diye yazmasına üzülmüşsünüz sayın yazar öylemi?Ne deseydi .yazarken elinizle değil aklınızla yazınız lütfen.yada yazmayınız.
KARAR OKURU 02 Ağustos 2019 11:01
Bu suça ortak olmayacağız diyen aydınlar Pkk'yı eleştirmemekle itham ediliyor, nereden biliyorsunuz, sordunuz mu? Kesin lanetliyorlar, meşru bir şey mi ki eleştirsinler. O bildiriyi imzalayanların tüm dileği muhtemelen bu ülkenin çocuklarının kanının akmaması. O aydınlar ve Türkiye 'in büyük çoğunluğu terörün sonlanması için çözüm sürecine destek verdi, suç mu işledi? Terör bir hastalıksa onu tedavi yöntemleri hakkında tartışmak suç olamaz, teşhis olur. Akıllı devletler de bu önerileri dinler. Elinize sağlık Elif Hanım.
bu kadar konuşmadan sonra,siz kendi görüşünüzü açık olarak beyan edermisiniz
musto 02 Ağustos 2019 10:49
Terörist bir örgüt yakıyor yıkıyor insanları esir alıyor devlet olarak uyuyorsun karşı çıkan halka yardım yerine cezalandırarak elindeki imkanları alıyorsun. Geçim kaynakları olan tütün ekimini yasaklıyor hayvancılık yapmasının önüne geçiyorsun.İŞSİZ BIRAKILAN HALKI YA GÖÇE VEYA TERÖRE destek vermesine ön ayak oluyorsun.İstanbul seçimlerinde yaşanılan hezimet olmasaydı mahkemenin böyle bir karar alacağını zannetmiyorum.Devlet liyakatlı ellerde yönetilmiyor meclis devrede olsaydı böyle bir hezimet yaşanırmı. Birilerinin zorlaması ile gizli saklı yapılan barış bu kadar olur.
KARAR OKURU 02 Ağustos 2019 09:52
Bir iki üç dört maaş alıp kendini vatan sever görenler, başkalarını düşüncelerini açıklardılar diye terörist, hain ilan edebiliyorlar.
KARAR OKURU 02 Ağustos 2019 09:50
Başkalarını terörist, hain ilan ederek bundan ekmek yiyen çok kişi var.
Mustafa Cumhur Küçük 02 Ağustos 2019 09:09
Sayın Hocam koca bir sayfayı AYM kararına katılmayan 1071 akademisyen içindeki hukukçuları arayarak doldurmuşsunuz. Ancak şunu bilmelisiniz ki 2007-2015 yılları arasında AYM başkanlığı yapan Sn. Haşim Kılıç da Hukukçu değildi. Yani AYM kararına katılmamak için yada eleştirmek için Hukuk fakültesinde okumak yada akademisyen olmaya gerek yok. Bu ülkenin evladı olmak ve bu ülkeyi canından daha çok sevmek, bu ülkenin her bir evladını kendi evladın gibi bilmek yeterli olacaktır.
KARAR OKURU 02 Ağustos 2019 09:08
Elif çakır iyi yazıyor
KARAR OKURU 02 Ağustos 2019 00:18
ifade ozgurlugu icin akademisyen unvan tuccarligina gerek yok ki! Samimi baris isteyenler cozum surecinde niye ortada gorunmedi, destek vermedi. Surda, hendeklerde kiralik kaatil terorustlere destek "pkk bildirisidir!" HER FIRSATTA ORNEK VERILEN batida dnimarka pkk radyosunu terorist diye yasakliyor. Isvicre, fransa ermeni soykirimini inkari, hollanda burkayi yasskliyor...gidin onlara yardim edin ihtiyaclari var akademisyensiniz ya!
Karar Okuru 02 Ağustos 2019 11:03
1
Merak etme giden gidiyor. Ve gidecekte umudu kalmamış bir ülkeki terörle mücadele derken tüm muhalefeti suçluyor, fikir beyan edeni suçluyor ama seçimde sıkışınca APO gibi bir teröristten mektup ayarlatıp, başka bir teröristi üstelikte kırmızı bülten ile aranırken devlet televizyonunda konuşturuyor muhalefeti eleştirsin diye. Terörle mücadele ha hadi canım.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN