Back To Top
CHP’nin liyakatla imtihanı

CHP’nin liyakatla imtihanı

 - Son Güncelleme: 14.08.2019 Çarşamba 09:17
- A +

Siyasal ve toplumsal yozlaşmanın birincil ve en önemli nedenlerinden birisi olan “Nepotizm” yani “kayırmacılık” hastalığı üzerine peş peşe iki yazı yazdım. Bugün de bu konuya “liyakat ve ehliyet” kuralının önemi üzerinden devam etmek istiyorum.

Çünkü “kayırmacılık” virüsünün tek ve en önemli panzehri “liyakat” ve “ehliyet” ilkesidir.

Peki “liyakat ve ehliyet” ilkesi tek başına yeterli midir?

Bu sorunun cevabına sert tepkilere neden olan güncel bir “atama” üzerinden bakalım: 

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun  İSBAK Genel Müdürlüğü’ne atadığı Bahattin Yetkin’in ismi İmamoğlu’na oy veren tabanın büyük bir kesiminde sert tepkilere neden oldu.

Nitekim CHP İl örgütünün kamuoyunda oluşan tepkilere destek vermesi üzerine İSBAK Genel Müdürlüğü’ne atanan Bahattin Yetkin istifa etmek zorunda kaldı.

Ancak benim gözlemime göre CHP tabanını asıl öfkelendiren husus İmamoğlu’nun atadığı ismi savunurken “siyasi unsurlara takılmadık” ifadesini kullanması oldu.

Yani CHP tabanındaki öfkeli kitle gösterdiği tepki ile İmamoğlu’na “siyasi unsurlara takılacaksın” dedi.

Sorun şu ki tam da toplumsal yozlaşmaya ve çürümeye neden olan “kayırmacılık” hastalığını tartışırken CHP’ye yakın kimi sağduyulu aydınlar da İmamoğlu’nun “siyasi unsurlara takılmadık” sözüne tepki gösterenler arasında yer aldı.

Soru şu:

Siyasi partiler gücü ele geçirdiği iktidar makamlarında “siyasi unsurlara takılmaya” yani “partizanlık” yapmaya devam edeceklerse ülkemizde vahim boyutlara tırmanan “kayırmacılık” sorunu nasıl çözülecek?

Bir partizanlık gidip başka bir partizanlık gelecekse Türkiye’de hukuk devleti, kanunlar karşısında eşitlik ve ehliyet ve liyakat ilkeleri nasıl hayata geçirilecek?

Kamu kurumlarında ki toplumsal kutuplaşmaya da sebep olan eş-dost-akraba kayırmacılığı yer mi değiştirsin yoksa bu sorun köklü bir şekilde çözülsün mü?

***

Oysa ki gösterilen tepkiler haklılık zemininde kalabilir ve Bahattin Yetkin haklı tepkiler üzerine istifa edebilirdi.

Kim ne derse desin Bahattin Yetkin’i “liyakat ve ehliyet” ilkesi üzerinden değerlendiren İmamoğlu’nun yaklaşımı takdire şayandır.

Sonuçta haksız sayılmaz; Yetkin’in başarılarla dolu CV’sine bakıldığında İSBAK Genel Müdürlüğü’ne getirilmeyi hak eden bir “likayat” ve “ehliyete” sahip olduğu görülüyor. 

Dolayısıyla İmamoğlu’nun “AK Partiden milletvekili aday adayı olduğunu” bilerek Yetkin’i ataması partizanlık yerine liyakatı gözetmesi bakımından önemlidir.

Ancak bu ilkenin yanında başka bir ilke daha vardır ki o da etik kurallardır..

Kamu görevine atanacak kişinin sadece “liyakat ve ehliyet” değil aynı zamanda ahlaki davranış konusunda da titiz bir kişiliğe sahip olması gerekir.

Kamu görevindeki ahlak kurallarından biri siyasi tarafsızlıktır. Partizanlık yapmamaktır. Siyasi kavgalarda taraf olmaktan sakınmaktır.

Liyakat ve ehliyet sahibi olduğunu kabul edebileceğimiz Bahattin Yetkin ise yakın zamana  kadar çok sert siyasi kavgalara girmiş, partizanlık yapmış, muhalefet liderleri Kemal Kılıçdaroğlu ve Meral Akşener hakkında hakaret içeren paylaşımlarda bulunmuş. Ağır hakaretler içeren sosyal medya paylaşımlarını beğenmiş. 

Böyle bir ismi muhalefet tabanının kabul etmesi elbette kolay değil.

Bahattin Yetkin’e gösterilen tepkiler haklılık zemininde kalmalıydı dediğim husus işte bu.

Buradan bir ders çıkıyor o da şudur.

Kamu görevlileri o kadar keskin politize olmamalı, kamu görevinin etik kurallarına dikkat etmelidir.

Kaldı ki eş -dost -akraba atamalarının kamu kurumlarını ne hale getirdiği de ortada. Kime kulak verseniz, liyakat ve ehliyet sorunu konusunda bir serzeniş duyuyorsunuz. Rantın, dalkavukluğun, kayırmacılığın ve partizanlığın yol açtığı olumsuzluklar artık görmezden gelinecek gibi değil.

CHP’nin TBMM Başkanlığına sunduğu “Siyasi Etik Kanun” teklifi ve Sayın İmamoğlu’nun “siyasi unsurlara takılmadık, liyakat ve ehliyeti önceledik” sözü sıcaklığını korurken bu tartışmalara ciddi katkı sunacak bir isme kulak verelim.

Kamu yönetimi konusunda uzman bir isim olan Prof. Dr. Ömer Dinçer Klasik Yayınları’ndan yeni çıkan “Kamu Yönetimi Adabı”  kitabında şöyle yazıyor:

“Ehliyet ve liyakat sahibi olmayan insanlara kamu görevi verilmesi hem devlete hem ehliyet sahibine hem de atanan kişiye haksızlık sayılır.”

“Adalet ancak ehliyet sahipleri eliyle sağlanabilir. Çünkü ehliyet sahibi olanlar iltimasla değil, kendi bilgi ve yeteneği nedeniyle göreve getirilir. İltimasla göreve gelenler kendisine destek olanlara bağlı ve onların uygun olmayan taleplerine açık olurlar.” (Sh. 79)

“Bir toplumun gelişmesi ve devletin güçlenmesi yönetimin kalitesine, yönetimin kalitesi ise yöneticilerin kalitesi ve başarısına bağlıdır.” (Sh. 80)

“Hz. Peygamber bir hadisi şerifinde ‘Birinin kıldığı namaz, tuttuğu oruç sakın sizi aldatmasın.  Dileyen oruç tutar, dileyen namaz kılar. Ancak emanete riayet etmeyenin zaten dini de yoktur’ dediği rivayet edilir.” (Sh.88)

“Çalışan kişinin ehil olmaması durumunda, öncelikle kendisine yönelik sakıncası vardır. Kabiliyetinin altında veya üstünde bir iş alması sebebiyle, birçok ekonomik ve psikolojik sorunlar ortaya çıkar. Sonra da devlet için sakıncalıdır, çünkü ihtiyaç duyulan hizmetler etkin ve verimli bir şekilde üretilemez. Böylece uzun vadede yönetim başarısız olur.” (Sh.97)

“Çalışacak insanın, teknik özellikleri çoğu kere başarılı olması için yetmeyebilir. Bunun dışında beşeri, sosyal ve ahlaki özelliklere de sahip olması gerekir.”

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 25 Ağustos 2019 11:41
Birinin kıldığı namaz, tuttuğu oruç sakın sizi aldatmasın. Dileyen oruç tutar, dileyen namaz kılar. Ancak emanete riayet etmeyenin zaten dini de yoktur’ dediği rivayet edilir. Hz Ömer'in bir sözüdür diye biliyorum.
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 18:49
Siz de yandaşlıktan sapmaya , liyakattan anlamaya ,anladıklarınızı da anlatmaya başladığınıza göre seçim yakındır.Saygılarımla.
KARAR OKURU 17 Ağustos 2019 13:30
AKP li milletvekilinin kızı heray iki tane maaş alıyormuş bankamatikten bu ortaya çıkınca AKP'li milletvekili aynen şöyle dedi kızım Taş mı yeseydi
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 10:09
Günaydın hanım efendiler ve bey efendiler bırakın Bahattin beyi diğer atamalara bakin hangisinde partizanlık yani tarafgirlik yok..??
Mustafa ALSANCAK 14 Ağustos 2019 14:25
Siyasi fikirlere ve medenice yapılmış olan eleştirilere takılmamak gerekir.Çok doğrudur.Yalnız burada Bahattin YETKİN BEYİN KURUSIKI ATAR GİBİ CHYye çok ağır hakaretler içeren konuşmalarının olduğunu da kimse ört bas edemez.O zamanlardaki düşünce farkı bambaşkaydı AKPlilerde. Dünya yıkılsa AKPnin İstanbul Krallığını onların elinden bilhassa sandıkta kaybetmek hayal bile edilmediği için Genel Merkez muhalefete acımasızca saldırırken İstanbul teşkilatı da CHPyi yerden yere vurmaya alışmış olduğundan hakaret cetvelinde bir sınır tanımamalarına alışmıştık.Lilakat gibi güzel sözler birden rafa
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 13:26
Siyasi fikirlere takılmasınlar ama hakaret edenleri, dalga geçenleri de o makamlarda tutmasınlar. Adamlar resmen aşağılamışlar, küçük düşürmüşler dibine kadar siyaset yapmışlar. Eğer onlar gerçekten o makamı hakeden kişiler olsalardı zaten bu bayağı davranışları göstermezlerdi.
Mustafa ALSANCAK 14 Ağustos 2019 13:06
İmamoğlu"nun AKP li Bahattin YETKİN-i genel müdür olarak ataması iik bakışta büyük takdir toplamıştı. Tam da bu görevi başarı ile yürütecek kapasitede bir adam olduğunu AKPli olarak genel müdürlük yıllarında kanıtlamış bir bürokrattı.İmamoğlunun ununttuğu fakat CHP seçmeninin unutmadığı YETKİNİN CHPye olan hakaret dolu konuşmaları vardı.Sanki CHP ve İYİ parti içinde bir bu görevi layıkile yürütecek adam bulunamaz mıydı?İmamoğlu doğru düşünmüş olsa da parti teşkilatı bunu içine sindiremediği için YETKİN KENDİ İSTEĞİYLE İSTİFA ETMİŞ OLDU.İMAMOĞLU ARTIK AKILINA ESTİĞİ GİBİ ATAMALAR DA YAPAMAZ.
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 11:59
Allah diyene yallah diyen chp zihniyetinden medet umanlara geçmiş olsun.
hisedese 14 Ağustos 2019 11:58
kimse imamoğluna şunu yap bunu et demedi. C partisi de bir merkez partisi değil. ona oy verenler HA partisi istedi diye versin isterse vermesin:su aşağı doğru akarken ellerindeki kovayı suya daldıranlar kova kıyıya vurduğunda kovanın içi su dolu gördüler. buna kanıpta neden şu padişahın sağ tarafı şuda filanın yeğeni diye altına koltuk çekilsin? 6 aydır e-5 yoluna kurulan tuzaklar nedeniyle trfk cezası ödüyor topkapı b.çekmece arası ahım mı tuttu acaba nedir?
kokarcalı 14 Ağustos 2019 11:44
Davutoğlu gelecek, tüm sorunlar tarihoğlu olacak Davutoğlu ile İmamoğlu kucaklaşmalıdır.
CEVDETT 14 Ağustos 2019 11:22
DÜN ONLAR YAPIYORDU BUGÜN BİZİMKİLER. MAALESEF SAKAL BIRAKARAK, BAŞ ÖRTÜSÜ TAKARAK BOŞ TENEKE MİSALİ PEK ÇOK LİYAKÂTSİZ İNSAN BÜROKRASİYE DAHİL EDİLDİ.
Kaan 14 Ağustos 2019 11:15
Kimin geldiği,geleceği önemli değil.Bu kişi kurulları kuralları doğru işletip adaletli davranabiliyor mu?İnsanlar mutlu mu?Toplumun yüzü gülüyor mu? Bunlar önemli.Bazen Türkiye'den dışarı çalışan,yönetici gidiyor.Bazen bize çalışan,yönetici geliyor.Bunlar şimdide var.Kurallara uymak yeter.
1- İmamoğlu doğru bildiğini yaptı liyakatı tercih etti. 2-İmamoğlu puan kazanmak için tercih etti. 3-İmamoğlu çatışmaya girmek zorunda 4-İmamoğlu bu duruşuyla başarılı olursa; chp de kazanır, yeni bir yol açarak millete güven verir. 5-İmamoğlu mevcut duruşuyla kaybederse; millette chp de kaybeder.Chp bir 50 sene daha bekler, altarnatifsiz yönetimlerin en büyük ve doğal sorumlusu hatta suçlusu olur.
musto 14 Ağustos 2019 10:19
Akp iktidarı kazandı uç beyleri geldiler abi bize öncü ol Arabistan ve Afrikaya seferimiz var oraları fethedeceğiz hangi parayla takas karşılığı falan filan bakın dedim bunlar sizi buralardan uzaklaştırıyor yakında kardeniz yolunu yapan çoğunluk karadeniz kökenli mütaahhitlerle anlaşacaklar iki yıl sonra geldiler aynen dediğim oldu. Karadeniz kökenlilerde genellikle parti aidiyet duygusu yoktur menfaat vardır bir şekilde bir birlerini kollar ve korurlar İmamoğlu'da neticede mütaahhit ve karadenizli fazla umut bağlamayalım.
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 09:58
AKP, demokrasi tarihimizde, hiçbir dönemde görülmediği şekilde devleti ele geçirme politikası izledi. Bu normal bir kadrolaşma değil. Dolayısıyla, onlardan sonra toplumda, “tasfiye” sesleri kesilmeyecek. Üst düzey görevler için böyle bir geçiş dönemi yaşanacak. Biriken toplumsal nefret başka türlü boşaltılamaz. Ektiklerini biçecekler. Muhalefetin yapacağı, hızlı bir şekilde, AKP ile iltisakı bulunmayan, yetkin yönetici alternatiflerini arayıp bulmak, hazırlamak, yetiştirmek. Seçime şurada en fazla bir sene kaldı.
Duran Sönmez 14 Ağustos 2019 09:31
İşte gerçekçilik, işte gerçek bir köşe yazısı ve işte gerçekleri dile getiren gerçekçi bir yazar. Tebrikler Elif Çakır.
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 09:00
-meli,-malı. ömrümüz böyle geçecek.
Habele-Hubele 14 Ağustos 2019 07:56
Bahattin Yetkin her türlü seviyesizlik, hakareti sarf edecek ancak siz sadece AK Partili olması gibi bir kritere takılacaksınız. Olmaz. Bahattin Yetkin’in AK Partiye oy vermesi, vekil aday adaylığı başvurusu haktır ve masumiyetime halel getirmez. Ancak seçimlere damgasını vuran bir seviyesiz aşağılık üslubu benimsemiş olmak liyakata dair bir kriterin ihlalidir. Zira seçimlerde üslup farkı bariz ortadaydı ve kaybeden de vatandaş değildi, vatandaşın da önünden kaçan bürokrat veya partili çirkin tavırlardı.Yaşananlara çirkinliğe tepki olarak bakılmalı.
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 06:49
Türkiye'de kendi bilgi ve yeteneği ile kamuda istihdam edilme işi maalesef kapandı. Mülakat ile bu iş planlı bir şekilde sona erdirildi. Kendilerine destek verenlere bağlı ve onların uygun olmayan taleplerine açık bir icraat içinde olduğumuzu gözlemliyorum. Bu işte parti teşkilatı ve gizli servisin aktif rol aldığı gün gibi aşikar. Onun için "liyakat-ehliyet" kavramı göstermelik, dostlar alışverişte görsün!
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 11:56
3
Eskiden kamuda istihdam kendi bilgi ve yeteneğine bağlıydı yani...hangi ülke sizin bahsettiğiniz.
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 13:06
0
11.56: AKP hemen tum kamu birimlerinde ise alinacak personelde aranan kriterlerin kalitesini/standartlari dusurdu. Neden acaba?
Rektör atamalarında liyakat ve ehliyet kriterleri ne kadar tutarlı dünya sıralaması incelendiğinde nepotizmin kaynağına ulaşır kalemimizi kenara bırakır susariz
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 02:48
İmamoğlu CHP tabanından uzak durmalı.CHP tabanı adamı yıpratır.17 yıldır bu yüzden iktidar olamıyorlar.AKP'yi niye eleştiriyoruz?Gücü eline aldı çünkü AKP.2002'deki AKP nerede,şimdiki AKP nerede?Emin olun CHP 17 sene başımızda kalsın ülkeyi AKP'den daha beter hale getirir.İmamoğlu kendisini CB için hazırlıyor.Bu ülkede seçim kazanmanın yoluda sağ seçmenin oyunu almaktan geçiyor.İmamoğlu bunu uygulamaya koymaya çalışıyor,taban hemen zıplıyor.CHP'nin tabanına Allah akıl fikir versin.Bu gidişle zor iner AKP.
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 12:03
3
Cumhuriyet ve Sözcü'de kendini ifade eden karikatür muhalefet Erdoğan'ın en büyük güvencesi. Hem tabanını konsolide ediyor hem de kendini meşrulaştırıyor. Erdoğan gerçek muhalefete izin vermiyor.
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 14:24
1
İşte onun için bir partinin değil 17, 10 sene bile iktidarda kalması sakıncalıdır
Adamın biri 14 Ağustos 2019 01:04
3) Üstellik sn. Kılıçdaroğlu'nun yaklaşımının sonunda meyve vermeye başlaması bu kesime iyice köşeye sıkıştır. Bence herne kadar sancılıdı olsa CHP bir yenilenme sürecine başladı. Türkiye'nin var olan durumu CHP'nin klasik pozisyonunu son derece işlevsiz bırakıp onu yenilenme zorunluluğuna iti. Açıkçası bu durum için CHP AKP'ye teşekkür etmelidir. AKP olmasa CHP kabuğundan çıkamaz içinde debelenir dururdu.
Adamın biri 14 Ağustos 2019 00:58
2) tabana yaymaya çalışıyor. Ancak buda politize olmuş, partizan kimlik içindeki Türkiye yapısında bir hayli zor. Aslında CHP'nin içerisindeki daha sol fraksiyonlar bu yaklaşımlara çok kabalı değil diğer toplumsal kesimler ile ilişki içerisinde bulunmak istiyorlar. Ancak kemalist kesim her ne kadar sayısal olarak azınlıkta da olsalar her zaman CHP içinde sesleri gür çıkar. Bu son duruma en çok itiraz eden ve tepki gösteren bu kesim. En temel nedeni son yıllarda sn. Kılıçdaroğlu'nun yaklaşımlar bu kesime ciddi manada güç kaybettir.
Adamın biri 14 Ağustos 2019 00:53
1) CHP'nin Türkiye'nin en eski partisi olması avantajlar ve dezavantajları yanında getiriyor. Var olan siyasi partilara nazaran daha oturmuş bir kurumsal kimliği var CHP'nin. Bugün yönetim lider değişse partiye ne olur kaygısı olmaz. Ancak bunun dışında diğer partilerde pek görünür olmayan (aslında var ancak güçlü lider profili sebebiyle baskılanan) farklı fraksiyonların çatışmaları var. Örneğin geleneksel kemalist kesim, sosyal demokrat kesim, sosyal liberal kesim vb... Hali hazırdaki yönetim tavanda başlayan bir dönüşümü
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN