Hadise’ye kızmayın bir sakin olun…
Altı yıl önce Malatya’da Cumhurbaşkanı Erdoğan ve bir vatandaş arasında yaşanan o meşhur “ekmek-çay” polemiğini hatırlıyor musunuz?
Pandemi döneminde bir açılış programı için Malatya’ya giden Erdoğan, miting otobüsüyle şehir turu atarken otobüsün önünde duran şen şakrak bir şekilde ‘nasılsın’ diye sorduğu bir vatandaş “nasıl olalım, iyi değiliz, eve ekmek götüremeyecek hale geldik” cevabı vermişti. Böylesi bir karşılığı beklemeyen Erdoğan, olağanüstü bir şaşkınlıkla “abartıyorsun” demiş ve elindeki çaylardan birini uzatarak “Al, bir keyif çayı iç” demişti. (25 Ekim 2020)
Bu görüntüler toplumdaki bir gerçeklikle örtüştüğü için kısa sürede sosyal medyada viral olmuş; o vatandaşın da Malatya Minibüsçüler Derneği Başkanı olduğu ortaya çıkmıştı. Bu ayrıntı, “eve ekmek götüremeyecek hale geldik” sözünün münferit bir serzeniş olmadığını; aksine toplumdaki örgütlü bir kesimden yükselen, giderek derinleşen ekonomik krizi işaret ediyordu.
İktidar kanadı önce “ekmek götüremiyoruz” diyen o vatandaşı linçledi, ama Malatya’dan gelen o video toplumda büyük karşılık görünce iktidar bu kez o vatandaşa “bir şekilde geri adım attırdı” ve eline verdikleri kağıttan Anadolu Ajansına “ben evimize ekmek götüremiyoruz cümlesini mecazi anlamda kullanmıştım, Sayın Cumhurbaşkanımız da espri yollu çay iç dedi bana” açıklaması yaptırdılar. Ki zaten “evimize ekmek götüremeyecek hale geldik” sözü büyük sıkıntı yaşadığını anlatan bir mecazdir. Yoksa vatandaş elbette evine taze ekmek alamasa bayat ekmek alır ama alır…
Nitekim Erdoğan birkaç gün sonra partisinin grup toplantısında çıkarak AK Parti iktidarının tarihine geçecek o efsane soruyu sormuştu bütün Türkiye’ye hitaben:
“Ya böyle bir şey var mı Türkiye’de ya. Bırakın Allah’ınızı severseniz ya. Bugün evine ekmek götüremeyen bir şey var mı Türkiye’de ya. İnanıyor musunuz bunlara?” (28 Ekim 2020)
Beştepe’nin ülkeye açılan penceresinde böyle bir görüntü yoktu, dahası söz konusu bile değildi. Kriz miriz yoktu, eve ekmek götürememe gibi bir durum yoktu, iktidara bühtandı bu şikayetler…
***
CB sistemiyle birlikte ülkenin ekonomisi bozulmaya başladı ama Erdoğan ekonomik krizin varlığını da reddedebildiği ölçüde reddetti:
“Yav, Türkiye’de bir defa kriz yok, ekonomiyi öğrenin. Kriz filan sakın ha bunlara aldırmayın, bunları hepsi manipülasyondur, bizde kriz filan yok, güçlenerek geleceğe yürüyoruz.” (19 Eylül 2021)
“Ekonomik olarak battık diyenler var ya, oradan arabalar, TIR’lar geçmeye devam ediyor, herkesin altında arabası var.” (26 Temmuz 2022)
“Ekonomide sıkıntı varmış, yok, biz gayet iyi yolumuza devam ediyoruz.” (17 Nisan 2023)
“Yokluk ve yoksullukların olduğu o eski günler artık bir daha gelmemek üzere tamamen geride kalmıştır.” (25 Ağustos 2024)
Erdoğan’ın yaptığı onlarca “ekonomik kriz yok” açıklamasından birkaç örnek bunlar.
***
Ama sonra kabullendi, gerçeğin üzerine örtmek mümkün mü? İktidarın hamaseti başka, vatandaşın gerçeği başka…Nitekim aradaki makas hepten açılınca Erdoğan krizin varlığını kabullendi.
Hayat pahalılığının farkında olduklarını, emeklilerin maaşlarının yeterli olmadığını bildiklerini söylemeye başladı. Ama Erdoğan “ama” diyerek kabullendi ekonomik krizin varlığını.
Bağıra bağıra en yüksek ses tonuyla “ekonomik kriz miriz yok, manipülasyon yapıyorlar” diyordu, en kısık ve en munis ses tonuyla “hayat pahalılığının farkındayız ama bunu yine biz düzeltiriz” demeye başladı.
Hazinenin içler acısı durumunu en müşfik ses tonuyla “Şimdi 16 milyon emeklimiz var, 7 bin lira eklemek demek bütçeden yaklaşık 1.4 trilyon, 10 bin lira eklemek demek 1,9 trilyon liralık kaynak. 2024 yılında ülkemizde tek çivi çakmasak, tüm yatırım bütçesini buraya aktarsak bile bu gideri karşılamaya yetmiyor” diyerek açıkladı. (28 Şubat 2024)
Tabii niye ekonominin bu duruma düştüğüne değinmedi. Sanki gökten taş düşer gibi düşmüştü ekonomi bu duruma. Erdoğan, “ekonominin sorumlusu benim, ben” sözünü krizden, ekonomik sıkıntılardan bahsederken hiçbir zaman ağrına almadı.
***
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu Türkiye İyi Niyet Elçisi şarkıcı Hadise’nin “UNICEF en zor durumdaki çocukların her zaman yanında, çünkü hiçbir çocuk aç kalmamalı” içerikli bağış videosunda ülkemizin adını zikretmesi olay oldu. İktidar kanadı Hadise’yi ülkemizin adını Gazze, Sudan ve Afrika ile birlikte anarak büyük skandala imza atmakla, ülkemizin itibarını zedelemekle itham ediyorlar.
Videoda ne diyor bu kadar linç edilecek Hadise, “Türkiye'den Gazze'ye, Sudan'dan Afrika'ya... Çocuklar iftar sofrasında umuda ihtiyaç duyuyor."
Ülkede herkesi hedef gösteren, nefes aldırmayan Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Oktay Saral bu kez de Hadise’yi hedef tahtasına oturttu. AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir de İnan Oktay Saral’ın başlattığı yerden devam ettirdi. Ve iki gündür Hadise linç ediliyor. Muhtemelen ülkemizdeki akıl almaz iklim nedeniyle, başına bir şey gelmesinden korktu ve videoyu silmekle kalmadı, UNICEF görevinden ayrıldığını da açıkladı. UNICEF ise mesajda bir anormallik olmadığını, bu sözün “her çocuğa, nerede olursa olsun” ilkesini yansıttığını savundu.
Gerçekten “Türkiye’den Gazze’ye” sözünde ne var? Bizim ülkemizde yoksul, okuluna beslenme dahi götüremeyecek durumda çocuklarımız yok mu? TÜİK’in 2024 verilerine göre ülkemizde her üç aileden biri sağlıksız koşullarda yaşıyor. Yüzde 31’i sızdıran çatı, nemli duvar, çürük pencere gibi sorunlarla karşı karşıya. Ülkemizde yine çocukların yüzde 40’ı yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altında. Bunu söyleyen TÜİK’tir. Ekonomik İşbirliği Kalkınma Örgütü (OECD) verililerine göre Türkiye çocuk yoksulluğunda Avrupa’nın zirvesinde, ikinci sırada. Ülkemizde emekliler geçinemiyor, tuvaleti, banyosu olmayan otel odalarında hayat mücadelesi veriyor.
İktidar siyasetçileri ülkemizin gerçeklerini kabullenip kendilerine “vah ki vah bize, bu ülkenin hali ne” diyeceklerine Hadise’ye “vah zavallı vah” tepkisi gösteriyorlar.
Oysa gerçeği kabullenseler ve esaslı bir şekilde ülke sorunlarına eğilseler sorunlar çözülecek.
Ülkenin itibarı böyle mi korunmuş oluyor? Yedi milyon yoksul çocuğu olan bir ülke gerçeğini ne yapalım bu durumda?
Bizim iktidarın maalesef gerçeği anında kabullenmeme gibi bir sorunu da var.
