Machado’nun gerçekte günahı Nobel, peki ya Maduro’nun?

Öyle her şeyin arkasında her zaman büyük, derin, karmaşık nedenler yoktur; bazen küçücük, hatta ilk bakışta ‘aptalca’ görünen bir gerekçe, koskoca çatışmaların, savaşların, diplomatik krizlerin fitilini ateşler. Dünya tarihi bu tür küçük kıvılcımların neden olduğu büyük felaket örnekleriyle doludur. Nitekim Venezuelalı muhalif lider María Corina Machado’nun, Maduro sonrası “devlet başkanlığı” görevinin rafa kalkmasının, Trump’ın yeşil ışık yakmamasının, Machado’ya sırtını dönmesinin ardındaki gerekçe de bunu bir kez daha doğruladı.

ABD’nin Haydut Başkanı Trump, Venezuela saldırısının ardından düzenlediği basın toplantısında, Maduro’dan sonra devlet başkanlığı koltuğuna oturmasına neredeyse kesin gözüyle bakılan muhalif lider María Corina Machado hakkında şöyle demişti:

“Lider olmasının çok zor olacağını düşünüyorum. Ülke içinde desteği veya saygınlığı yok. Çok hoş bir kadın ama lider olmak için gereken saygıya sahip değil.” (3 Ocak)

Trump’ın Machado’yu “yeterli desteğe sahip değil” diyerek kenara itmesinin gerçek sebebini Beyaz Saray’a yakın iki yetkili isim Washington Post gazetesi üzerinden açıkladılar.

Norveç Nobel Komitesi’nin, 10 Ekim’de verdikleri, 2025 Nobel Barış Ödülü’ne Trump’ı değil Venezuelalı siyasetçi Maria Corina Machado’yu layık görmesi… Machado’nun da ödülü alması Trump’ı bir hayli öfkelendirmiş.Oysa Machado, ödülün ardından yaptığı açıklamada ödülünü Trump’a ithaf ettiğini duyurmuş; “Bu ödülü, acı çeken Venezuela halkına ve davasına kararlı desteği nedeniyle Başkan Trump’a adıyorum” demişti. Ardından da “Zaferin eşiğindeyiz; bugün Başkan Trump’a, ABD halkına, Latin Amerika halklarına ve dünyanın demokratik uluslarına, özgürlük ve demokrasiye ulaşmak için başlıca müttefikimiz olarak her zamankinden daha fazla güveniyoruz” sözleriyle Trump’ı övgülere boğmuş, göklere çıkarmıştı. (10 Ekim)

Trump ödülün kendisinin hakkı olduğuna inanıyordu. Ödülü alabilmek için öyle kenarda köşede de beklemedi, ödülü almak için agresif bir kamuoyu ve dört bir koldan lobi faaliyetleri yürüttü.Hatta yaptığı açıklamalarla Komite’nin üzerinde baskı oluşturmaya çalıştı. Nobel Ödüllerinin açıklanmasına ramak kala Norveç Nobel Komitesine, Birleşmiş Milletler Kurulu’nda yaptığı konuşmasında seslenmiş, Beyaz Saray’a döndüğünden bu yana 7 savaşı sonlandırdığının altını çizerek “Herkes Nobel Barış Ödülü’nü benim hak ettiğimi, bana verilmesi gerektiğini söylüyor. Bir sürü anne ve babadan teşekkür alıyorum, çünkü sonu görünmeyen savaşlar bitirdim, milyonlarca hayatı kurtardım” demişti. Ve Komitenin Nobel Barış Ödülü’nü “hiçbir şey yapmayan birine” vereceklerini söylemişti. (23 Eylül)Trump gerçek bir megaloman ve narsist. Ödülün kendi hakkı olduğuna inanan megaloman biri, ödülün kendisine ithaf edilmesiyle yetinir, ikna olur mu?

Bir öfke duyulacaksa, kin beslenecekse kendisini ödüle layık görmeyen Komite üyelerine kin duyarsın, öfkelenirsin, hakkının yendiğini düşünüyorsan hakkını yiyen Komite üyeleridir. Ödülü alanın ne suçu, günahı var değil mi?

Trump gerçek bir megolaman, narsist deme sebebim tam olarak bu yüzden. Öfkesi, kini ödülü verenlerle sınırlı değil, Trump’ın nezdinde ödülü alanda “ödülü aldığı” için suçlu.

Beyaz Saray yetkileri Beyaz Saray’ın Machado’nun ödülü kabul etmesini “ciddi bir hata” olarak değerlendirdiğini aktarıyor. Beyaz Saray yetkilileri “Eğer Machado ödülü Trump yüzünden kabul etmeyeceğini söyleseydi, bugün Venezuela’nın başkanı olurdu” diyor. Aslında Trump 11 Ekim günü yaptığı açıklamada bunun işaretini vermişti. Beyaz Saray’da yaptığı basın açıklamasında Maria Corina Machado ile telefonda görüştüğünü ve Machado’nun ödülü kendisine ithaf ettiğini söylemişti. Ama durun bir dakika, yaptığı açıklamada Machado’nun adını kullanmamıştı, şöyle demişti:

“Bugün Nobel Ödülü’nü alan kişi beni aradı ve ‘Bu ödülü sizin onurunuza kabul ediyorum çünkü aslında siz hak ettiniz’ dedi. Bu gerçekten hoş bir hareket. Ben de ‘ödülü o zaman bana ver’ demedim, isteseydim verebilirdi.” (11 Ekim) Soru şu: Beyaz Saray’a yakın iki yetkili (yakın yetkili tanımının ne olduğunu biliyoruz değil mi) kendiliğinden mi konuştular? “Machado ödülü Trump yüzünden kabul etmeyeceğini söyleseydi, ödülü reddetseydi bugün Venezuale’nın başkanıydı” sözleri bir spekülasyon mu? Değil elbette.Bilakis gücünü göstermeyi, gücünün bütün dünya tarafından bilinmesini istiyor. Megaloman Trump, diyor ki: “Machado ‘Ülke içinde yeterli saygı ve desteğe sahip olmadığı” gerekçesiyle değil; bu tali bir bahane, asıl mesele benim hakettiğim ödülü elinin tersiyle itmemesidir.”

Arjantin seçimlerinde mevcut Devlet Başkanı Javier Milei’yi Beyaz Saray’da ağırlamış, Miele ile düzenledikleri basın toplantısında açıktan Miele’yi destekleyeceğini, seçimi kazandıracağını söylemişti. Kameralar önünde Miele’ye hitaben ““Kariyerin muhteşem ve seçimlerle devam edecek. 26 Ekim’deki seçimi kazanacaksın. Seni destekleyeceğim” demişti. Miele kazanması için Arjantin’e hem ekonomik hem de siyasi anlamda destek verdiklerini ve bu desteği seçimden sonrada sürdüreceğini ifade etmişti. Arjantin halkını, desteklediği Miele’nin seçimi kaybetmesi durumunda Arjantin’e tüm desteğini kesmekle tehdit etmişti. (15 Ekim)Nitekim Miele kazandı, Trump’a teşekkür etti. Ki Nobel Barış Ödülü’nü Trump’ın alması gerektiğine inanlardan biri de Miele olduğunu not edelim.

***

Beyaz Saray yetkililerinin ardından Trump’ın favori kanalı Fox News’a röportaj veren muhalif lider María Corina Machado, yine Trump’ın en çok izlediği Sean Hannity’ye “Biz, Venezuela halkı olarak, çünkü bu Venezuela halkının bir ödülü, bunu ona vermek ve onunla paylaşmak istiyoruz” diyor ama…Sanırım iş işten çoktan geçti.Maria Corina Machado’nun Trump’a yaptığı bu yalakalık elbette ki yabancısı olduğumuz bir siyasetçi davranışı değil, siyasetteki kalitesizliğin, dalkavukluğun seviyesini gözler önüne sererken… Nobel Ödüllü bir siyasetçinin devlet başkanlığı koltuğu için neler yapabileceğini gözler önüne seriyor.Şimdi bu durumda yine sormamız gereken bir soru daha var. Trump Maduro’yu gece yatağından yaka paça gerçekte hangi gerekçeyle aldı, Venezuela’ya neden el koydu? Sebep gerçekten “narko-terörizm” mi yoksa sebep yine kişisel başka nedenler mi?

YORUMLAR (17)
17 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.