Back To Top
Yargının bağımsız olması yeterli mi?

Yargının bağımsız olması yeterli mi?

 - Son Güncelleme: 06.09.2019 Cuma 10:15
- A +

2019 -2020 adli yılı baroların protestolarıyla başladı.

Yargıtay’ın Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştireceği tören davetini “Bize kalırsa, siz de o salona gitmeyin” diyerek ilk geri çeviren İzmir Barosu oldu.

Peşinden İstanbul, Ankara, Muğla, Adana gibi şehirlerin aralarında yer aldığı 50’ye yakın baro yaptıkları açıklamalarla törenin Beştepe’de yapılmasının “yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı ilkesine” zarar verdiğini söyleyerek törene katılmayacaklarını duyurdular.

Baroların yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı adına cepheden AK Parti düşmanlığı yapmadan göstermiş oldukları tavır kamuoyunun geniş kesimleri tarafından destek gördü. Adli yıl açılış töreni, yapılacağı tarihe kadar da gündemde kaldı.

Kamuoyunun büyük bir bölümünden destek gören barolara Cumhurbaşkanı Erdoğan şu sözlerle tepki gösterdi:

“Bir takım barolar adli yıl açılışını sadece mekanından dolayı provoke ediyorlar.”

Törenin Beştepe’de yapılmasına tepki gösteren barolardaki herkes AK Parti karşıtı olsalar ve AK Parti’yi açıktan sevmediklerini açıklasalar dahi bu yaklaşımlarının provoke olarak değerlendirilmesi haksızlık olur. 

Nitekim eski AK Parti MKYK üyesi ve eski Anayasa Mahkemesi raportörü Prof. Osman Can sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada adli yıl açılış töreninin Beştepe’de yapılmasının doğru olmadığını ve baroların tavrının ise anlamlı olduğunu söylüyor:

Adli yıl açılış törenlerinin Saray’da yapılmasına karşı Barolar tarafından geliştirilen tavrı anlamlı ve önemli görüyorum. Yüksek yargının da yargı bağımsızlığı adına Yürütme erkine karşı mesafeli durması gerekirdi. Bu yargıyı zayıflatmaz, aksine daha değerli ve halka ait kılardı.” (17 Ağustos 2019)

Sosyal medya hesabından bir açıklama yapan ülkemizin saygın ceza hukukçularından Prof. İzzet Özgenç de adli yıl açılış töreninin yapıldığı mekanın doğru olmadığını söylüyor:

“Adli yıl açılış toplantıları neden yapılır? Başka ülkelerde adli yıl açılış toplantısı adı altında yargı mensubu kişilerle yürütme ve yasama mensubu kişilerin bir araya geldiği toplantı örneği bulunmamaktadır.” (31 Ağustos 2019)

Özgenç hocamız haksız mı? Ancak soralım sadece başka ülkelerde mi?

Üç yıl öncesine kadar bizim ülkemizde de yoktu.

1943 yılından bu yana güzel bir gelenek olarak devam eden adli yıl açılış törenleri bir hukuk geleneği olarak ya Ankara Hukuk Fakültesi’nin salonunda yapıldı ya da Yargıtay’ın kendi salonunda.

Dolayısıyla adli yıl açılış törenlerinin yürütme erkinin merkezinde ve himayesinde yapılmasının siyasi ve yargı tarihimizde bir ilk olduğunu söyleyebiliriz. 

Evet, yargıya güven hiçbir dönemde yüksek oranlarda olmadı; hep yerlerde süründü. Yargımızın bağımsız ve tarafsız olduğu bir dönem de olmadı; her dönem yargının siyasallaştığı, tarafgir davrandığı tartışıldı ve yargı her dönem birilerinin oldu.

Ancak şu bir gerçek ki en azından adli yıl açılış törenleri yürütme erkinin himayelerinde yapılmadı, yargı gelenek ve etiği ve parlamenter demokratik rejimin özü en azından adli yıl açılış törenlerinde korundu.

Sayın Erdoğan’ın Beştepe’de yapılan töreni savunmak adına söylediği şu sözleri on yıllar sonra da tartışılacaktır:

“Yasamanın, yürütme ve yargının kendi içlerinde bağımsız bir şekilde çalışması, hepsinin de Anayasa’da cumhurbaşkanına verilen devletin başı misyonu etrafında birlikte hareket etmelerine mani değildir.”

Devletin başının etrafında, yürütmeyle ve yasama ile iç içe geçmiş olan bir  yargı bağımsızlığını ve tarafsızlığını nasıl koruyabilir. Nasıl bağımsız ve tarafsız hareket edebilir?
Bu mümkün mü?

Diyelim ki “yargı erkimiz” gerçekten de yürütme ve yasamayla iç içe uyum içerisinde çalışmasına rağmen “bağımsızlığını ve tarafsızlığını” koruyor!  Toplum, adli yılını Partili Cumhurbaşkanının makamında yaptığını gördüğü yargı erkinin bağımsız olduğuna inanır mı?

Demek ki yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı açısından mekanlar da tavırlar da önemli bir unsur.

Çünkü hakimlerin tarafsız ve bağımsızlığı hakimlerin “tarafsız ve bağımsız görünmesini” de kapsar.  Yani hakimler adil ve hakkaniyete uygun kararlar verirken aynı zamanda topluma mahkemelerin bağımsız ve tarafsız olduğu inancını pekiştirecek görüntü içerisinde de olmalılar.

AK Parti hükümeti iki ay önce açıkladığı Yargı Etiği Strateji Belgesi’nde bu etik kurala yer verdi:

“Yargıya güvenin sağlanması ve sürdürebilmesi için bağımsız ve tarafsız olmak kadar bağımsız ve tarafsız görünmekte önemlidir.”

AİHM 25 Şubat 1996 tarihli Frindlay-Birleşik Krallık Kararında şöyle diyor:

“Bir yargı makamının bağımsız sayılıp sayılmayacağına  karar verilebilmesi için, diğer sebeplerin yanında, üyelerinin atanma biçimi ve onların görev süreleriyle, dışarıdan gelecek baskılara karşı güvencelerinin varlığı ve mahkemenin bağımsız bir görünüm verip vermediğine bakmak gerekir.”

Gördünüz mü?

2015 yılında ülkemiz medyasında yer alan “Yargıçlar ayağa kalkmadı” başlıklı haberi hatırlıyor musunuz?

Haber şöyleydi: ABD Kongresi’nde “Birliğin Durumu” başlıklı bir konuşma yapan dönemin ABD Başkanı Obama’nın konuşmasını bütün salon ayakta alkışladığı halde salonun ön sırasında oturan Yüksek Mahkeme Yargıçları ayağa kalkmamışlardı ve alkışlamamışlardı. Yüksek Mahkeme Yargıçları bu yıl da ayağa kalkmadı. (22 Ocak 2015)

Bir örnek de Trump’tan verelim.

Başkan Trump’ın Amerikan Yüksek Mahkemesi’ne aday gösterdiği Yargıç Neil Gorsuch’a soruyorlar:   

“Seni aday gösteren Başkan’dan bir telkin gelse ne yaparsın?
İşte Gorsuch’un muhteşem cevabı: “Hukuk, Başkan dahil herkesten üstündür!”

Gördünüz mü?

Tarafsız ve bağımsız görünmek işte bu.

Bizim ülkemizde Amerika’yı İngiltere’yi sevmeyen birisine dahi “o ülkenin yargısı nasıldır” diye sorulsa hiç kuşkusuz cevabı “bağımsız ve tarafsızdır” olur.

Bizim ülkemizin yargısı için aynı şeyi söylemek mümkün mü?

Hele de Partili Cumhurbaşkanı’nın yerinde adli yıl açılış törenleri yapılırken!

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
ismail fehmi 09 Eylül 2019 10:09
taraf gazetesi nde yazarak yargı bağımsızlığına, kabataş röportajı ile bagımsız tarafsız medyaya ciddi katkılarınız oldu. Yargı bağımsızlığı ve adli yıl açılışının yeri hakkında yazı yazmak için referanslarınız kuvvetli.
KARAR OKURU 08 Eylül 2019 01:56
Şu geldiğiniz noktaya hayret ediyorum. Yeni binalarını da partili cumhurbaşkanı yaptırıyor, ne olacak şimdi? O binayı kullanmaları tarafsızlıklarına halel getirmesin sakın.
kaan 07 Eylül 2019 09:21
Teraziyi kimin ölçtüğü önemli değil doğru ölçmesi önemlidir.Kurulların kuralları doğru çalıştırması önemlidir.Kuralların zamana,kişiye,korkuya göre değişmemesi lazım.Ölçüler iyi işletilirse,adil işletilirse herkes tarafından kabul görmüş olur.Mutlu bir toplum olur.
Karar Okuru... 06 Eylül 2019 23:29
Türkiye'de Erdoğan'a karşı "Hukuk, Başkan dahil herkesten üstündür" diyebilecek Babayiğit Hakim veya Savcı çıksın, Camii'de Hatim indirteceğim veya Kurban keseceğim. Bunu diyebilecek Hakim ve Savcı'nın önüne "Seç bakalım Koçum, tayininin nereye çıkmasını istersin" listesi konur bu ülkede, o da kötünün en iyisi olarak.. En kötüsü de FETÖ yaftası yemek olur ki, ömrü boyunca yada yıllarca Hapishane ile Adliye Binası arasında mekik dokuyarak, o iftirayı yada çamuru temizlemekle geçer.. Türkiye'de örnekleri olduğu gibi!
KARAR OKURU 06 Eylül 2019 21:36
Yargının verdiği kararı beğeniyorsak yargı bağımsız, beğenmiyorsak yargıya müdahale ediliyor. Anayasa mahkemesi bildirici akademisyenler hak ihlaline uğradı dediği zaman yargıya saygılı iken, Kaftancıoğlu ceza alınca yargı bağımlı. Olmaz böyle omurgasızlık.
KARAR OKURU 08 Eylül 2019 01:01
0
Aynı cümleleri kuran Bülent Arınç’a neden ceza yok çifte standart olunca yargı bağımsızlığından bahsetmek mümkündür
KARAR OKURU 06 Eylül 2019 19:00
"Soz konusu vatansa gerisi teferruattir" diyen bir baro baskani var bu ulkede. Eski bakanlardan Turhan Feyzioglu'nun oglu Metin Feyziouglu. Bu sozu soyleyenlerin buyuk cogunlugu gibi torpilli askerlik yapmis guya milliyetci bir vatandasimiz. Hersey bir yana bir hukukcunun bu sozu soylemesi yargi sistemimizin icler acisi durumunu acik secik gosteriyor.
molla 06 Eylül 2019 18:19
Ahhhh siz yok musunuz siz. ..saf değiştirdiğiniz kadar milleti saf sanmayın.
KARAR OKURU 06 Eylül 2019 17:06
Elif Hanım siz bilirsiniz Süleyman Soylu ve Devlet Bahçeli'nin sayın Erdoğan için söylediklerini sıradan bir vatandaş söylese Cumhurbaşkanına hakaret suçundan ceza alır mı?
KARAR OKURU 06 Eylül 2019 16:46
Yürütme ilk başta bundan kaçınmalı değilmiydi yargının yürütmeye bağımlı olduğu algı ve olgusu düşünülen bir zamanda elbetteki mekanın seçimi algıyı en azından değiştirebilirdi orası yani mekan yapımı ilk başta başbakanlık binası olarak lanse edildi ve kiradaki bakanlar bir araya gelecek hem tasarruf yapılacak hem bakanlıklar arası koordinasyon sağlanacaktı sonra işler değişti itibar sarayına dönüştü bakanlıklar hala kirada üstelik çankaya da atıl kaldı şimdi milletin evi demekle durum farklı olmuyor mekan o mekan yani
Hüseyin Şenel 06 Eylül 2019 14:54
Çoğu kişinin atladığı önemli paragrafı makalenizde konu ettiğiniz için teşekkür ederim..Paragrafın başında ki cümle de şöyle: -“Cumhurbaşkanı sadece yürütmenin değil, aynı zamanda devletin de başıdır. Bunu kuvvetler ayrılığı için bir tehdit değil, tam tersine birleştirici bir güç olarak görüyoruz.” - Yasamanın, yürütmenin ve yargının kendi içlerinde bağımsız,…….‘devletin başı’ misyonu etrafında birlikte hareket etmelerine mani değildir…. Bence “birleştirici güç”,”kendi içinde bağımsız olmak”, “devletin başının misyon görevleri” nin detaylandırılması,netleştirilmesi lazımdır..
Hüseyin Şenel 06 Eylül 2019 14:55
Sn. Cumhurbaşkanı zaten yürütmenin başıdır. Fakat “Birleştirici güç olarak -devletin başı-” ne anlama geliyor? Yasama ve Yargı kendi içinde bağımsız ama büyük çerçevede “devletin başına” Yani Cumhurbaşkanına bağlıdır ve misyon görevleri içindedir mi denmek isteniyor? Sanmıyorum.Yanlış anladığımdan emindim,yanlış anlamaya teşne olduğum için de kendime kızıyordum..Ta ki makalenizi okuyana kadar…Fakat hala yanlış anladığımız tarafındayım.
Rasim 06 Eylül 2019 12:03
Sn Yazar bir yanlışınız var Akp dönemi dışında yargıya Güven % 50 nin altına hiç düşmedi. Şimdilerde ise % 30 larda...
KARAR OKURU 06 Eylül 2019 11:26
Herkes bağımsızlığı kendisi gibi düşünmek sanıyor..
Hermes 06 Eylül 2019 09:46
Bu ülkede şu anda, bu sisteme göre, herhangi bir CB "ben şeriat ilan ediyorum, ya da kendimi Halife ilan ediyorum veya komunist bir yönetim kuruyorum" diye bir KHK çıkarsa(Anayasayı filan unutun, mesela yani), bunun kendi parti tabanında da karşılığı olduğunu bilse, ordusu-yargısı-polisi vs herkesin alakası olmasa bile bir şekilde FETÖ ve benzeri örgüt bahanesi ile korkutulup sindirildiği bir ortamda, böyle bir şeye karşı kim cesaret edebilir? Hangi yargı mensubu böyle bir CB'ye veya partisine karşı harekete geçebilir? Kim, Allah korusun "iç savaşı" göze alabilir ki?
musto 06 Eylül 2019 09:23
Allah yargıya kimseyi muhtaç etmesin hele böyle bir dönemde hiç etmesin.Yargılanıyor olsam yargılayan hakimin özgeçmişini araştırır beğenmediğim güven vermeyen hakim için haklarımı sonuna kadar kullanır reddi hakim yaparım.
KARAR OKURU 06 Eylül 2019 11:28
1
İyi de yargıda kararlarını özgür iradesiyle ve sadece kanuna ve vicdanına göre veren hakim-savcı kaldı mı ki ... ?
Şahin 06 Eylül 2019 11:53
0
@musto: Ve senin "reddi hakim" isteğin bu hakim tarafından kabul edilir? Sen öyle san.
musto 06 Eylül 2019 14:52
0
En azından koyun, gibi kasaba,teslim olmam./Keser döner sap döner/ Bir gün olur hesap döner/ Bir zamanlar yargılamayı kılıfına uyduran fetö hakimleri vardı.
Ver papazı al papazı. Bir papaz da sizde var. Verin onu bize, biz de, YAPALIM YARGIDA ŞEYİNİ, onu size verelim.
KARAR OKURU 06 Eylül 2019 05:51
Güzel analiz ve tesbit.
KARAR OKURU 06 Eylül 2019 03:06
Güzel yazmışsınız ama dinleyen kim. Reis ben her şeyin başıyım. Yargıda bana tabidir diyor. Buna inanmış. Öyle olması gerektiğini düşünüyor. Zaten kendi içlerinde bağımsız olsunlar diyor. Mahkemelerin hangi renge boyanacağına hakimler kendi içlerinde karar verir ama bakan suç işlediyse yargılamadan önce Reis’e sorulacak. O uygun görürse dava açılır.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN