Back To Top
Yolsuzluk soruşturmasının yayın yasağı altı yıl sonra kalktı

Yolsuzluk soruşturmasının yayın yasağı altı yıl sonra kalktı

 - Son Güncelleme: 18.09.2019 Çarşamba 09:56
- A +

Hiç kuşkusuz ki, görünürde amaç yolsuzluk ve rüşvet olsa da 17/25 Aralık operasyonu AK Parti hükümetine darbe vurmayı hedefleyen bir kalkışmaydı. Bu, iflah olmaz AK Parti karşıtlarının dahi kabul ettiği bir gerçek.

Bu gerçekle birlikte bir de yapılması gereken bir şey  vardı. O da şuydu: Suçlamaların hedefinde olan ‘4 Bakanın’ vicdanlarda ve tarih önünde aklanabilmeleri için hem de partilerini töhmet altında bırakmamak için yargı denetimlerinden geçmeleri… İşte bu atılması gereken bir adımdı ve 17/25 Aralık operasyonuna dair bir başka gerçekti.

Nitekim Türkiye’yi şiddetli bir türbülansa sokan o kalkışmanın ilk operasyonun ardından yani henüz ikinci deneme olan 25 Aralık operasyonu yapılmadan AK Parti hükümetinin Başbakanı Tayyip Erdoğan şöyle demişti:

“Biz yola çıkarken 3Y ile mücadele dedik; yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklar. Yolsuzluğa 11 yıl boyunca asla müsamaha göstermedik, göstermeyiz.” (21 Aralık 2013)

Sayın Erdoğan 25 Aralık operasyonunun gündüzünde partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısında da şöyle demişti:

AK Parti yolsuzluklara göz yummaz, müsamaha göstermez. Zira varlık sebebimiz yolsuzlukla mücadeledir. Bizi 11 yıldır iktidarda tutan en başta dürüstlüğümüzdür. Buradan aziz milletime bir kez daha bunun sözünü veriyorum. Milletim müsterih olsun, milletim gönlünü ferah tutsun, bize güvensin. Bu, iddialar doğru ise gereği ne ise yapılacaktır. Çürükleri temizleriz ya da temizlenmesi için gerekeni yaparız.”

Erdoğan operasyonların ilk gününde bu kadar net konuşmuştu. Yerel seçimlerde, partisini eleştirenlerin bu eleştirilerini bir kenara bırakarak  29 Mart 2014 yerel seçimlerinde destek oyu vermesinin nedeni sanırım Sayın Erdoğan’ın “İçimizdeki çürükleri temizleyeceğiz” sözü olmuştu. Erdoğan aynı konuşmada şu sözlerle “hukuka ve yasalara” da vurgu yapmıştı:

“Biz ilkelerle hareket eden bir partiyiz, iktidarız. Hukukla hareket edeceğiz. Anayasayla yasalarla hareket edeceğiz. Devlet kurumlarının hiçbirini töhmet altında bırakmayız” (25 Aralık 2013)

Nitekim yolsuzlukla, rüşvetle, haksız hediye iddialarıyla bağlantılı olan “4 Bakan” 25 Aralık tarihinde görevlerinden istifa ettiler.

Daha doğrusu görevlerinden alındılar.

Ve Erdoğan, 25 Aralık operasyonundan dört gün sonra Manisa’da katıldığı toplu açılış töreninde zihinlere kazınan şu sözleri söyleyecekti:

“Evladım olsa, yolsuzlukla mücadelede prim vermeyiz.” (29 Aralık 2013)

H H H

5 Mayıs 2014 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda “dört bakan” hakkında Meclis Soruşturma Komisyonu kurulmasına karar verildi. AK Parti milletvekillerinin verdiği soruşturma önergesinin gizli oylamasında 469 oy kullanıldı. 453 milletvekili kabul, 9 milletvekili ise ret oyu kullandı.

Ağustos ayında yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerine tam bir ay kala 9 Temmuz 2014’te 9 AK Partili, 4 CHP’li ve 1’er de MHP ve HDP’li milletvekilinin görev aldığı ‘Meclis Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu’ kuruldu.

Aslında her şey tam da AK Parti’nin vaat ettiği gibi Anayasaya, hukuka ve yasalara uygun bir şekilde seyrediyordu.

Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar AK Parti’li yetkililer her platformda “yolsuzluğa, rüşvete asla müsamaha göstermeyeceklerini ve bunun gereğini yapacaklarını” söylediler.

Ancak sonrasında gelişmeler farklı oldu.

Komisyon çalışmaya başladı. Çıkacak sonuca göre “4 Bakanın” gerekirse Yüce Divan’a gidebileceği tartışılmaya başlandı. Komisyon çalışmasını bitirmesine rağmen ‘4 Bakan’ hakkında bir türlü nihai kararını veremedi. Karar sürekli ertelendi. AK Parti’nin Yüce Divan’a karşı olduğu haberleri yayılmaya başladı. 

Medyada, dönemin TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in “Biz bu durumu tabana anlatamayız. Vicdanlar rahat etmez. 4 Bakan da Yüce Divan’a gönderilmeli” dediği haberleri yer aldı.

Sayın Çiçek, HaberTürk gazetesine verdiği mülakatta da şunları söylemişti:

“Yüce Divan’a gitmezlerse bu konu durmadan tartışılır, tartışmalar sürer durur. Giderlerse mahkeme kararını verir ve üzerinde fazla durulmaz, hayat devam eder.” (26 Aralık 2014)

Bir kez daha hatırlamakta fayda var. AK Parti içine yerleşmiş kirli yalı çetesinin görevden aldırdığı, dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu da ‘4 Bakan’ın Yüce Divan’a gitmesinden ve yargı denetiminden geçmesinden yanaydı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Davutoğlu’nun aralarındaki ilk ciddi kırılma sebebi 4 Bakan’ın Yüce Divan meselesidir.

Sayın Davutoğlu 4 Bakan’ın Yüce Divan’a gitmesini istedi. Hatta Hürriyet Gazetesi’nden Deniz Zeyrek, soruşturma komisyonunun karar oylamasından bir gece önce Başbakan Davutoğlu’na gittiğini, hatta bir bakanın “AK Partiyle ilgili çok sayıda bilginin ortaya saçılacağını” söylediği Sayın Davutoğlu’nun da “saçılacaksa saçılsın” dediğini aktardı. (Hürriyet, 23 Ocak 2015)

Ahmet Davutoğlu’nun Erdoğan ile aralarındaki ikinci ciddi kırılma sebebi ise Davutoğlu’nun bu tür yolsuzlukların önlenebilmesi için açıkladığı ve yasalaştırmak istediği “Kamuda Şeffaflık Paketi” oldu.

Nitekim Meclis Araştırma Komisyonu, 4 Bakan’ın Yüce Divan’a gönderilmesine gerek olmadığına karar verdi. Ancak komisyonun hangi gerekçelerle bu kararı verdiği  kamuoyundan gizlendi. Çünkü komisyon kendi çalışmaları için gizlilik kararı aldı ve mahkemede yayın yasağı getirdi.

Şimdi… Altı yıl sonra 4 Bakan hadisesi AYM kararı nedeniyle yeniden kamuoyunun gündeminde.

AYM,  17/25 Aralık dönemini incelemek üzere kurulan Meclis Araştırma Komisyonu’nun çalışmaları için gizlilik kararı aldırmasının ve mahkemenin yayın yasağı getirilmesinin Anayasaya aykırı olduğuna karar verdi.

AYM kararında yayın yasağının “kanunilik” ölçütünü karşılamadığına ve “kamu gücünü kullanan organların keyfi davranışlarının” önüne geçilmediğine vurgu yapıyor. Daha da önemli olanı bu kararın oy birliği ile alınmasıdır.

AYM’yi bu kararından dolayı kutluyorum.

Elbette ki AYM’nin verdiği karar 4 Bakan’ın yargılanmasına yol açacak değil.  Peki ne anlama geliyor AYM’nin kararı: AYM’nin bu kararından sonra bir daha Meclis’te kurulacak böyle bir komisyon kendi çalışmalarına yayın yasağı koyamayacak. Çalışmalarını kamuoyundan gizleyemeyecek ve medyada haber yapılmasının önüne geçemeyecek.

AYM’nin vermiş olduğu kararı önemsedim, çünkü bir ülkede hukuk, ifade ve basın özgürlüğü, temel hak ve özgürlükler, adalet  böyle böyle gelişiyor.

Son bir söz... Görüldüğü gibi üzerinden altı yıl geçmesine rağmen “4 Bakan” hadisesi unutulmuyor. Dosya kapanmıyor.

Ve siyaset tarihimizin hafızasında on yıllar sonra bile kapanmayan bir dosya olarak da yerini koruyacak.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKUR 19 Eylül 2019 19:47
Devrimizin müslüman aydınları yöneten kadroları malasef hak hukuk tanimazliklari toplumu nefret ettirdikleri gibi insanligida nefret ettirdiler
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 18:12
4 bakanın yüce divana gitmemek için hangi şantajlara başvurduğunu ve sonuç aldıklarını Ankara'da yaşayan herkes duydu ve biliyor.
Bir Okur 19 Eylül 2019 15:09
AYM'nin verdiği bazı sanıklar için HAK İHLALİ kararları vardı ve Anayasa AYM'nin kararlarının bağlayıcı olduğunu hüküm altına almıştı. Ne oldu. Bir çok mahkeme bu karalara uymayı boş verin, tam aksi istikamette kararlara imza atmadılar mı. Ülkemizde yerleşmiş bir hukuk düzeni halen yok. Maalesef haklının değil, güçlünün hukuku halen devam ediyor. Değişir mi. MUHAL
Elif Ablam :) 19 Eylül 2019 07:53
ak partide oy kaybı olmazsa bu yazıyı yazar mıydın?
aslında ne oluyor, 18 Eylül 2019 22:08
hep onların eserleri bunlar,( onlar) gece bile uyumuyorlar, sırayla kadrolaşıyorlar, biraz yavaş gibi, ama temkinliler.. vatan, kavşaktan U dönüşü yaptı görüyorlar, çünkü böyle buyurdular... bazen iki bozkurt heykelli konakta, bazen protokol sonrası bir köşede konuşuyorlar. birini saraya konuşmaya yollarken diğeri ise şam da esad ile konuşmaya gidecek galiba. o kadar çevresi olan sn çakır bile ne olup bittiğini nasıl anlamaz(!) hep bunları oradakiler istiyor, hiç şaşırmayın(isterseniz şaşırın). ne güçlü ülkeymiş bu ülke...
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 20:36
AYMnin de suyu isiniyor bence, "cok oluyorlar" cunku.. ve kisa vadeli manevralarla kazanim elde eden sark kurnazi bir kafayla bakarsak, ati alan uskudari gecti maalesef.. ama dediginiz gibi 12 eylul nasil kaldiysa bu da kaldi, tarihte ur gibi, omzunuzun hemen arkasindan bakan hortlak gibi orda oylece sabit net duruyor..
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 19:22
Peki şimdi komisyonun gerekçesi açıklanacak mı? Nasıl bir bahane bulmuşlar çok merak ediyorum. Ayrıca komisyon ne karar verirse versin bu 4 kişi kamu vicdanında aklanmamıştır. Ne yazık ki gelecek neslini bile töhmet altında bırakmıştır bu 4 kişi.
turgut ertav 18 Eylül 2019 15:48
başka memleketleri bilmem,türkiye de yolsuzlukların yapılmasında birinci derecede zihniyet yozlaşması etkendir.ikincisi ise uzun süren iktidarlardır.seçmenden aldıkları uzun süreli desteği fırsat bilen türkiye deki iktidar sahiplerinin başvurdukları yolsuzluk,adam kayırma,rüşvet,iltimas gibi bilumum cürümlerin mesuliyetleri cürüm sahipleri ile o iktidarı indirmeyen seçmenlerdir.hele hele,bal tutan parmağını yalar zihniyetsizleri ise daha vahim şekilde sorumludur.sadece ah vah etmek yetmez.bu iktidarı ,seçim sandığında göndermedikçe kurtulmanız mümkün olmaz.saygılar.
turgut ertav 18 Eylül 2019 14:33
CB.ERDOĞAN:“Biz yola çıkarken 3Y ile mücadele dedik; yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklar. Yolsuzluğa 11 yıl boyunca asla müsamaha göstermedik, göstermeyiz.” (21 Aralık 2013) CB.ERDOĞN:''Partimiz içinde yolsuzluk yapan,rüşvet alan pislikler var.''(2018) YORUM:Müsamaha göstermemekle kirlenme oluyorsa,icraatta kökten bir yanlış yok mu?yolsuzluklara müsamaha göstermemek nasıl yapılır,bir açıklasın erdoğan?
Bedr 18 Eylül 2019 14:06
Yanı uzun lafın kısası: Beyler ve Bayanlar, Yolsuzluk için 4 Bakan'a dokunulmayacak, olay kapanmıştır.(geçti Bor'un pazarı) Ama gelecekte bir daha olursa herşey şeffaf şekilde araştırılacak! Yersen!
Süheyl CALISKANOGLU 18 Eylül 2019 16:51
2
Rabbim affetsin,yemin billah bir daha yapmiyacagiz,kusurumuza bakmayin, oldu bir defaya mahsus olmak üzere,fakat yinede bize gözü kapali oy verin(!)
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 13:32
İlk cümlede hükmünüzü vermişsiniz zaten Elif hanım, hem de bu hükme akp karşıtlarının da katıldığını belirterek, niye o kadar uzattınız ki yazıyı ...
Okur ve sorar 18 Eylül 2019 13:27
Bireyler tek başlarına kanun çıkartamazlar, bozulan düzeni düzeltemezler, düzgün giden düzeni daha da iyileştiremezler. Ama seçtiklerini TBMM'ne göndererek tüm bu işlerin düzenli bir organizasyonla yapılmasını sağlamaya çalışırlar. Yani, kendi adına iş yapacak olan vekillerini, yani milletin vekillerini, yani milletvekilini seçerler. En iyilerini seçmeye çalışırlar ki, işler iyi yapılsın. Seçilen milletvekilleri ne yapar? Asıl olana, yani vekaletini aldığı millete hesap vermeyi unutur, kendi yaptıklarını milletten gizlemeye çalışır. Asıldan, milletten neleri gizlemektesiniz ?
karar okuru 18 Eylül 2019 13:29
O gün doğan çocuk ilk okulu başladı.Okuma yazma yapmaya başladı.
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 12:46
Bütün bu hadiseler Ak Parti'nin kalbinde birer kara leke bırakmıştır. Başlangıçta ihlaslı, dürüst, adaletli olan parti yönetimi, zamanla eleştirilere tahammül edemez hale gelmiş ve kibir almış başını yürümüş. Balkon konuşmaları filan hepsi koca bir aldatmacaya dönüşmüş. Kalpteki lekeler büyümüş büyümüş kalp simsiyah olmuş. Şu an durum bu maalesef.
musto 18 Eylül 2019 12:17
Her iktidar dönemlerinde böyle bir şeyler olurdu.Yavuz,havuz davası,İski skandalı Anap dönemi oto yollardan %10 komisyonların alınması.Bunların çoğu ifşa, edildi yargıya, taşındı cezaları verildi.Bu iktidarın dönemi seçmenine açık ,açık,biz biliyoruz ama sizlere anlatırsak yüzünüze, bakamayız onun için Kedi gibi pisliklerini saklama yöntemi geliştirdiler ve yapanları ödüllendirip kıymetli evrak gibi yanlarından ayırmadılar garip bir ilişkiler yumağı.
musahhih 18 Eylül 2019 16:13
0
Her gün bir imla hatanı düzelteceğim Musto, diye haber verdim. Arkadaşımız, sana ne benim hatamdan, demedi; ilgine teşekkür ederim, dedi. Düzeltme yorumlarım başlayınca birtakım arkadaşlar, üzerlerine alınıp, tanımadıkları biri hakkında zanna dayanan yazılarıyla, ha-ka-ret et-ti-ler. Kem söz sahibine aittir, deyip, yoluma devam edeceğim. Musto onun doğrusu şu: ANAP. Kuruluş adlarının kısaltmaları her kelimenin ilk harfinin büyük olarak yazılmasıyla yapılır: TBMM (Türkiye Büyük Millet Meclisi), HDP (Halkların Demokratik Partisi).
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 00:03
0
Dear 'musahhih', Tam da dedüğün gibbi, ANAP ta öyle, baş harf; MARMARAY nasıl? Haaaa, 'musto' takıntılı değil, bir belgeye boşlukları dahil 600 kelime ile fikrini yazıyor. Sana satış ta yapmıyor, alırsın veya anlamazsın. Takıntı yapma, relax biraz; biraz da fikkkkir tuşla, şikayat fırtlatma, n'oluuuur...
MUHAMMET APAYDIN 18 Eylül 2019 11:06
ANAP dönemindeki "İsmail ÖZDAĞLAR vak'ası"nı hatırlıyor musunuz?
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 11:04
Erdoğan Bayraktar: “Soruşturma dosyasında var olan ve onaylanan imar planlarının büyük bir bölümü Sayın Başbakan'ın talimatıyla yapıldı. Başbakan'ın istifa etmesi gerekir”
Cumhuriyet Tarihimizin, cok calisir gibi gösteren ,en cok calanlarin iktidari.3Y(yalan-yolsuzluk-yalakalik) !..
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 09:22
Sayın Çakır HDP önünde bekleyen anneler içinde bir yazı bekliyoruz. Sanirim cumartesi anneleri kadar kiymetlidirler nezdinizde.Yoksa ak Parti'ye oy kazandırır diye mi susuyorsunuz.Dunku yazınızda Susamam diyorsunuz susmayın lütfen.
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 11:27
4
HDP önünde bekleyen annelere benim bir tavsiyem var: Oradan kalkın, gidip AKP önünde oturun. Asker onların emrinde, polis onların emrinde, istihbarat onların emrinde. O illerin, ilçelerin yöneticilerini, kaymakamlarını, valilerini onlar atıyorlar. Kimin nerede olduğunu devlet bilmezse kim bilecek? O, yirmi, otuz, kırk yaşındaki çocukların yerlerini biliyorlardır. Alıp gelsinler.
Şahin 18 Eylül 2019 12:45
1
@09:22: O "annelerin yavruları" şimdi devlet icin masum görünüyor, yarın onları yine PKK teröristi olacak ve öldürünce "teröristler etkisiz hale getirildi" diyecekler.
0
Akparti her geçen gün despotizmin tanımını sertleştirip genişletirken ve bu sırada cambaza bak derken sizlerin bu yorumları yapması ancak vicdansızlıkla açıklanabilir. Çoğunuz suç ortağı olduğunuz partinizin günahları gün yüzüne çıkar da bize de dokunulur diye çaresizlik içinde paralı askerliğinizi yapıyorsunuz. Nereye kadar erteleyebilirsiniz? Kaç yıl ki beşerin ömrü şunun şurasında?
Mehmet 18 Eylül 2019 20:00
0
Anaların yaptığı doğrudur.Peki pkk tarafından kaçırılan asker ne dedi konuşmasında;devlet isterse yani bizim propagandanızı yaparsa bizi serbest bırakacaklar dedi.Peki hdp ve pkk ile çözüm süreci mi baslatildi
KARAR OKURU Demokrat 18 Eylül 2019 09:06
Darbe Komisyonu da sağlam bilgi vermedi.Her şey hükümetin güdümunde ...Ak Parti hepsinin hesabıni bir gün verecek.
konuk1 18 Eylül 2019 09:05
terazinin iki kefesi birinde parti menfaatları diğerinde cumhurun menfaatları partinin g.bşknı partisi yıpranmasın diye birçok işin üzerini kapatmaya göz yummamalı misal 'israftan' bahisle evet inancımıza göre israf haramdır yapanda görmezden gelende günaha ortaktır diye düşünüyorum.kıymetli bir derleme makale olmuş emeğinize sağlık
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 08:36
Unutulur mu? Milletle dalga gecer gibi oy kutusuna zarf atarken o siritmasiyla pozuyla kurai kerimle dalga gecmesine ragmen simdi baskonsolosluk verildi adama Buraya en hafifini yaziyorum bilerek gerisini biliyorsunuz
Erzincanli 18 Eylül 2019 08:28
Bizde yolsuzlugun bir yaptirimi olmaz olamaz. Yolsuzluk bir ortadogu gelenegidir.Halkin yolsuzluga bakisi Avrupa daki gibi degil. Inanmazsàniz ata sozlerine bakin ; « devletin mali deniz yemeyen domuz « « bal tutan parmagini yalar «  gibi ve daha niceleri.Ve en yeniside «  caliyor ama calisiyor «  Budur halimiz ahvalimiz.
Şahin 18 Eylül 2019 12:47
0
Bizim kültürümüz de "hediye" verilirmiş demişti bir Bakan...
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 07:48
AK partiydi zamanla AKP’ye evrildi
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 06:49
17 25 Aralık çirkin ise bu olayların gizlenmiş olması da o kadar çirkindir hanı nerede ilkeler hani nerede yolsuzluk ile mücadele iddiası daha vahim bir olayı es geçtik aslında Cenab ı Allah ın indirmiş olduğu bir süreye bakara makara diyen dalga geçen bu yolsuzluk olaylarının göbeğinde olan kişi Çekoslovakya ya büyük elçi oluyor hani ümmet hani dava bu adam mı bizim davamızın temsilcisi olacak güldürmeyin adamı dava deyip bunların arkasında yer alanlar makaraci ile davaya hizmet eder halde yazık çok yazık müflis siyaset tam bunun adı olsa gerek her şeyi kaybetme halidir
evin 18 Eylül 2019 06:38
elif hanım siz 2013-2014 yıllarında henüz "muhalif" tarafa geçmemiştiniz değil mi? merak ediyorum o yıllarda böyle bir yazı yazmış mıydınız? zira olayın üzerinden 6 sene geçtikten sonra yolsuzluk yazısı yazmak anlamsız oluyor sanki...
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 06:24
Sayın Davutoğlu yolsuzluk yaptıkları için 4 bakan ve yolsuzluklar ile ilgili tutumundan dolayı kirli pelikan çetesinin saldırıları neticesinde görevi bırakmak zorunda kaldığını biliyoruz.
Birilerinin çocukları torunları bu lekeyi taşımamak için soyadı değiştirecek ve benim babam dedem geçmişte şu makamda idi diyemecek Benim dedelerinden hasan sıtkı berber seyit ahmet bakkal olarak ömürlerini bitirdiler allah rahmet eylesin
ELİF HANIM RÜŞVET YOLSUZLUK HIRSIZLIK İSRAF MİLLETİN YÜZDE 80 85 ORANINDAKİ EZİCİ ÇOĞUNLUĞU TARAFINDAN HİÇBİR ZAMAN ÖNEMSENMEDİ HALKIMIZ YOLSUZLUK YAPANLARA SANDIKTA GEREKEN CEVABI VERSE SİYASETİN DIŞINA ATSA YARGI BUNLARA HESAP SORSA ADAMLAR GÖTÜRÜYOR AMA ÇALIŞIYOR DEMESE BU ÜLKE DE HİÇ KİMSE KOLAY KOLAY YOLSUZLUKLA YOLUNU BULAMAZ RÜŞVET YİYEMEZ İHALE KANUNUNU 126 KEZ DEĞİŞTİREREK 10 LİRALIK İŞİ 200 LİRAYA BİTİRİP ARADAKİ FARKI İNDİRA GANDİ YAPARAK CEBİNİ DOLDURMAYA CESARET EDEMEZ KAMUYU ZARAR ETTİREMEZ
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 10:36
1
Hindistan'ın en önemli siyasi şahsiyetlerinden İndira Gandhi'nin bu memlekette tanınma biçimi bile içler acısı durumumuzu ortaya koyuyor.
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 10:54
1
'....İNDİRA GANDİ.....'! Editörrrrrr! Dikkat! Ayıp bir şey var gibi...
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 12:45
0
Sayın Müteahhit, siz halkımızı tanımamışsınız. Halk öyle birilerinin dediği ile hareket etmez. Halk kendi gördüklerine göre karar verir. El üstünde tuttuğu gibi tokadı da yapıştırır. Yakın tarihimizi incelerseniz görürsünüz.
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 05:25
Unutuldu elif hanım ..hepsi unutuldu, bahçeli dahi unuttu o gün söylediğini Ama bir unutmayan var....
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 02:58
Sadece bakanlarmi bu yolsuzluğa bulaştı.?
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 02:47
AYMye çok teşekkürler. En azından 4 yıl sonra karar verebilmisler. 14 yıl surmedigine herhalde sukretmemiz gerek. Birisi bizimle dalga geçiyor.
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 01:37
Umutlar heba edildi. Fetvalar verildi. Bir utanç tablosu olarak tarihe geçti. Beraber yürümek yağan yağmurda beraber ıslanmak güzeldi. Yağan yağmur pislikleri çamura çevirdi. Sonuç; çamura saplanmak...
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 00:32
Gulen tarikatini devletin, burokrasinin, ordunun, yarginin icine yerlestiren AK Parti, tarikatin iktidari ele gecirmek amacinda oldugunun farkina varinca once dershanelerini kapatarak bunlari tasfiye etmeye basladi. Bunun uzerine tarikat da AK Partili liderlerin yaptigi yolsuzlugu ortaya cikardi. 4 Bakan'in yargilanmamasi ve bu konuda yayin yasagi getirilmesiyle birlikte AK Parti raydan cikan bir tren gibi misyonunu da vizyonunu da kaybetti. Baskanlik rejimine gecis sebeplerinden biri de bu yolsuzluklarin sorusturulmasini ve suclularin yargilanmasini onlemek.
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 02:06
41
Fetöcü hain örgüt 1970 lerin başında kuruldu. Demirel, Ecevit ve Evren tarafından himaye edildi. Bu sümüklünün herkesle arası iyiydi de bir tek Erbakan'la ünsiyeti yoktu.
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 09:16
7
Aynen öyle.
Rasim 18 Eylül 2019 13:41
2
02.06 Cemaat ve tarikatlar yasalara uygun hareket ettikleri müddetçe onlara bir yasaklama getiremezsiniz.Durduk yere siz devlette memur olamazsınız denmez. Şu anda birçok cemaat ve tarikat var bazılarının devlette etkin olduğu söyleniyor. Peki yasa dışına çıkmadıkları müddetçe birşey denemiyor. Eskiden de böyleydi. zaten dense kıyamet kopardı Dindarların önü kesiliyor diye. Bir de Fetönün durumu farklı 2004 yılında MGK lunca terör örgütü ilan edildi. Yurt dışına kaçtı. Meclisin en kıdemli milletvekillerinden Kamer Genç (Konuşması google var) Bu hareketin ülkenin ve AKP nin başına bela olacağı
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 14:56
1
Fettullah beslemesinin öteden beri devlete sızma teşebbüsü içinde olduğu bilinen bir gerçek, kimi politikacılar da oy hesabıyla bunlara çanak tutuyordu ama devletin ayık kurumları bu pislikleri izliyor, tespit ettiklerini kulağından tutup atıyordu. Akp kendi ajandasına hizmet etsin diye bunların zincirlerini çözdü, önlerindeki engelleri kaldırdı, reaksiyon verebilecek kurumları çökertti, kısaca ne istedilerse verdi. Ayak takımının patrona halil iktidarında ihya oldular, devleti ele geçirdiler, sonra da akp'nin frankenştaynı oldular.
Hikmet 18 Eylül 2019 15:24
0
02.06 - Şimdi de tarikat ve cemaatler kollanıyor.Bazı cemaatlerin bazı bakanlıklarda çok etkin oldukları biliniyor. İleride bir sorun olursa aynı mantıkla yine başka partileri sorumlu tutarsınız.
UNUTULMAMAYINCA NE OLUYOR?HERHANGİBİR CEZAYA MI ÇARPTIRILIYOR? SADECE GELECEKTE BÖYLE BİR ŞEY OLMAMASINA YARAYACAK....GÜLMEK İÇİN GÜZEL OLAY
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 02:16
1
Gelecekte de olur. Calanin yaninda kar kaliyor cunku. Bu ulkede oldum olasi siyasetciler yolsuzluk yapar, rusvet alir. Cumhuriyet tarihimiz boyunca yolsuzluk yapmayan siyasetci bir elin parmaklarindan azdir. Buna karsilik yolsuzluk yaptigi icin yargilanan, hapse atilan yoktur.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN