İşi tadında bırakmak gerek

Dün açıklanan Nisan ayı enflasyonu beklenenin de üzerinde aylık %4.18 olarak ilan edildi.

TÜİK tarafından…

Ülkemizin durumu, savaş içerisindeki Rusya’nın (5.90), Ukrayna’nın (7.6), ABD’nin (3.3), İsrail’in (1.9) yıllık enflasyon rakamlarıyla mukayese dahi edilemez.

Faiz için söylenen ‘bütün kötülüklerin anası’ sözü var ya, aslında esas kötülük kaynağı bir ülke için enflasyondur; enflasyon oranı yükseldikçe, bu durum ülkenin hemen her alandaki dengelerini sarsar, bozar…

Denge bozulmasının etkisi en fazla siyaset üzerinde hissedilir…

Batı demokrasilerinde neredeyse genel kural haline gelmiş kabul, yükselen enflasyon ve artan hayat pahalılığının iktidar değişikliğine yol açmasıdır.

Mehmet Şimşek’in arkasından olumsuz sözler sarf edilmesine rağmen ekonominin dümenine geçmek üzere yeniden davet edilmesinin sebebi yükselen enflasyona ‘dur’ diyebileceği beklentisidir.

Bir ay sonra Hazine ve Maliyet Bakanlığı’nda üçüncü yılını dolduracak Şimşek… Üç yıl içerisinde birkaç ayrı ekonomik program açıklandı, ancak hiçbiri beklenen sonucu getirmedi.

Komşumuz İran’a İsrail-ABD ortak saldırısı dengeyi iyice sarstı.

Savaşa taraf ülkelerden daha fazla.

Asgari ücrete, çalışanların, memurların ve emeklilerin maaşlarına yapılan zamlar, aradan geçen birkaç ay içerisinde kuşa döndü.

İktidarın oy deposu sayılan kesim, hayat pahalılığından en fazla etkilenen kitleler…

Geçmişte cebe yansıyan hayat pahalılığını unutturmada işe yaramış hamasetçi propagandaların kitleyi önümüzdeki seçimde de motive edebileceği kuşkulu.

Kamuoyu yoklamalarında ‘kararsızların’ çoğalması bu gerçeğe işaret ediyor. Anketlerin sorunlar listesinde, ekonomik sıkıntılar, hayat pahalılığı ve işsizlik ilk üç sırayı başka sorunlara bırakmıyor.

Sorunları hangi parti çözer?” sorusuna verilen “Hiçbiri” cevabı seçmendeki arayışın işareti…

Ne olacak peki?

Bu soruya cevap teşkil edecek genel kabule yukarıda yer vermiştim: Böyle durumlarda gidilen seçimler demokrasilerde iktidar değişikliği getiriyor…

Zamanında yapılacak olursa iki yıl, iktidarın tarihi erkene alması durumunda en az 1,5 yıl var bir dahaki seçime. Uzun bir süre… Ekonominin dengelerinin hayatı yaşanılır kılacak kadar olumlu değişmesi için ise kısa bir süre bu.

Dahası, son üç yıldır uygulanan ekonomik politikalar bu alanda pek işe yaramıyor…

Cumhur İttifakı cephesi -AK Parti ile MHP- ittifaklarının uzun yıllar devam edeceği hesabında. AK Parti’nin 2053 ve 2071’e kadar uzanan iktidar beklentisi olduğu biliniyor. Ayrıca, 2015 yılında gidilen 7 Haziran seçiminde TBMM’de çoğunluğunu kaybeden AK Parti’nin iktidarı muhalefete teslim etmek veya koalisyon hükümeti kurulmasına izin vermek yerine, altı ay sonrasına koydurduğu tekrar seçimde oyunu artırdığı da bir gerçek.

Muhalefetin seçimde az farklı bir galibiyeti yeterli olmayacak.

Ana-muhalefet CHP, birinci parti olarak çıktığı yerel seçimden bu yana kendi iç sorunlarıyla meşgul olmak zorunda kaldı. İlk seçimde cumhurbaşkanı adayı olmasını beklediği Ekrem İmamoğlu’nun üniversite diploması iptal edildi; bir dizi başka davaya da muhatap. Seçilmiş belediye başkanlarının önemlileri, bürokratları ve yakınlarıyla birlikte, cezaevinde.

CHP’nin tek sorunu keşke bu olsa.

Bir de ‘mutlak butlan’ sorunu var; başına ‘kayyım’ atanmasıyla sonuçlanabilecek yeni icat bir davaya muhatap CHP…

İcat, davanın kamuoyunda bilinen ismiyle başlıyor: ‘Mutlak butlan’… Genel başkan değişikliği getirmiş CHP’nin 38. Kurultayı’nda yasadışı işler döndüğü iddiasıyla açılmış bir dava bu ve itirazcıların iddiası karara dönüşürse kurultayda alınan bütün sonuçlarla birlikte parti yönetiminin de değişmesi gerekebilir.

Kurultayın bütün sonuçlarının iptali anlamına geliyor ‘mutlak butlan’

İstanbul il yönetimine karşı açılmış dava aynen bu sonucu doğurdu. İstanbul’da, bir seçimle gelmiş yönetim iş başında, bir de mahkeme tarafından atanmış bir ‘kayyım’ ve yönetimi var…

Hem kurultay hem de İstanbul il kongresi sonradan yenilendi; partinin başında 39. Kurultay’da seçilmiş bir yönetim var. Ancak, istinaf mahkemesinin 38. Kurultay öncesindeki yönetime -Kemal Kılıçdaroğlu ve arkadaşlarına- partinin teslim edilmesi yolunda karar vermesi de muhtemel.

İhtimal gerçek hale dönüşürse, CHP’nin şimdiki yöneticileri cumhurbaşkanı adayından mahrum kaldıkları gibi, parti yönetimini de terk etmeye zorlanacaklar…

Böyle bir gelişme iktidarın işine yarar gibi görünse de, siyasete doğallığa aykırı müdahalelerde mübalağaya kaçılması tersine sonuç da doğurabilir.

Mutlak butlan mutlak hezimet de getirebilir.

Özellikle de ekonomik sıkıntıların had safhaya çıktığı bir ortamda.

Mecelle kuralı değildir, ama işe yarar: Her işi tadında bırakmak gerekir.

YORUMLAR (3)
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.