Ortadoğu’da yeni bir dönemin başlangıcı mı?
Dünyada birbirine en yakın iki ülke aransa herhalde tanıma en uygun olarak ABD ile İngiltere gösterilebilir. Aynı dili konuşan, gelenekleri de birbirine yakın olan iki ülkedir ABD ile İngiltere…
Devr-i Trump’ta durum giderek farklılaşıyor…
ABD’ye mesafeli davranıyordu İşçi Partisi iktidarıyla birlikte İngiltere; bu haftadan itibaren farklılık daha belirgin hale gelecek gibi…
İşçi Partisi’nin başına getirilen, hafta başında başbakanlığı üstlenen Andy Burnham ve seçtiği bakanları, Donald Trump ve kadrosunun sevebileceği tipler değil. Nitekim, Trump daha ilk günden homurdanmaya başladı bile…
Son on yıl içerisinde İngiltere’de birbiri ardına değişen yedinci başbakan Burnham…
Çeyrek asırdır değişmeyen bir iktidara sahip olduğumuz için bizimle de ayrışıyor İngiltere; yedi başbakan arasında o sıfatı sadece 49 gün taşımış biri de var…
Liz Truss o…
Muhafazakar Parti ülkeye başbakan beğendiremediği için, 2024 yılında yapılan seçimde, Keir Starmer’in başında bulunduğu İşçi Partisi, 650 üyeli parlamentoda 411 milletvekili çıkararak 14 yıl aradan sonra iktidara gelebildi.
Partisini iktidara taşıyan Starmer iyi bir başbakan olamadı; iki yılın ardından İşçi Partisi yeni lider arayışına girdi ve genel siyasetten elini çekmiş Andy Burnham’ın önü o sayede açıldı.
Daha önce milletvekili ve değişik hükümetlerde bakanlık yapmış biri Burnham; ülke siyasetinden ayrılmış, Manchester kenti belediye başkanlığını tercih etmişti. Kısa sürede kentinin temel bazı sorunlarına çözümler getirdiği için göze çarpmış ve hiç düşünmediği bir anda talih kuşu başına konuvermişti.
Parti liderliği denemesi iki kez boşa çıkmış Burnham zoraki başbakan durumunda.
Başbakanın milletvekili olması gerekiyor İngiltere’de; milletvekillerinden birini istifaya zorladı İşçi Partisi ve yapılan ara seçimde Burnham parlamentoya girebildi.
Şimdi de başbakan…
[Benzer bir durum bizde de 2003 yılında yaşandı. Siyasi yasaklı olduğu için milletvekili olamamış Tayyip Erdoğan, partisi iktidara geldiği halde başbakanlığı üstlenememişti; Siirt’ten seçilmiş AK Parti milletvekilleri istifa etti ve yapılan ara seçimde Meclis’e giren Erdoğan başbakan oldu.]
İngiltere pandemi dönemi ile birlikte dengeleri sarsılmış bir ülke. Muhafazakarlar ekonomik sıkıntılar yüzünden iktidarı bırakmak zorunda kaldılar, Starmer da İşçi Partisi’nin beklediği gibi çıkmadı.
Trump’ın hoşnutsuzluğu bundan… Umutların bağlandığı Burnham
Starmer’dan güçlü; Trump’a eyvallah demek zorunda değil. İlk günden yaptığı açıklamalar Trump’ın hiç hoşuna gitmedi.
Netanyahu’nun da…
Bir Müslüman kadını, Shabana Mahmood’u, içişleri bakanlığına getirdiği gibi, Musevi kökenli olduğu halde İsrail’in Gazze’de yürüttüğü ‘soykırıma’ karşı çıkan, Filistin’de iki devletli çözümden yana olduğu bilinen Ed Miliband’ı da dışişleri bakanlığına atadı Burnham…
Miliband gibi İsrail’in baskıcı politikalarına karşı biri yeni başbakanı İngiltere’nin…
Burnham başbakan olarak yaptığı ilk açıklamada Filistin konusuna değindiği gibi, ABD ile ilişkilere özel önem verileceğine dair alışkınlık edinilmiş sözler sarf etmekten de kaçındı.
Kendisine ‘dünya lideri’ muamelesi yapılmasını bekleyen Trump’ın homurdanması için yeterli bir sebep bu.
Miliband’ın ABD tarafından sevilmemesi için tek sebep Filistin ve İsrail konusundaki aykırı görüşleri değil. ABD’nin İngilizlere ait üsleri kullanmasına da karşı çıkıyor Miliband.
Burnham’ın savunma bakanlığına getirdiği Wes Streeting İsrail’in Filistin politikasını ‘soykırım’ olarak adlandıran, Netanyahu için ‘‘Gözümüzün içine bakarak savaş suçu işleyen biri’’ tespitinde bulunan biri.
Burnham-Miliband ikilisi Trump-Netanyahu ikilisinin açtığı İran’a savaşa da karşı.
[İşçi Partisi, Starmer döneminde de Muhafazakarlardan farklı bir İsrail politikası izliyordu zaten. Önceki dışişleri bakanı iki yıl boyunca İsrail’i ziyaret etmemişti. Burnham yine de Starmer’ın henüz muhalefetteyken Gazze konusunda İsrail’i kollayan bir siyaset izlediğini dile getirip çaresiz insanlara yardımdan kaçınılmasına karşı çıkmıştı. Burnham, Netanyahu’nun Batı Şeria’da işlediği suçlara partisinin duyarsızlığı için özür de diledi.]
Burnham başbakanlığındaki yeni İngiliz hükümetinin Starmer döneminden daha ileride İsrail karşıtı bir tavır takınma ihtimali yüksek. Bu da Netanyahu’nun keyfini kaçırıyor.
Starmer Filistin devletini tanımıştı, İsrail’in kuruluşunda en önemli rolü üstlenmiş İngiltere’nin yeni başbakanı Burnham, ülkesinin bu özelliğini kullanarak kendi çizgisine çekme amacıyla İsrail’i sıkıştırabilir.
Şimdiye kadar açık ettikleri görüşlerini iktidara gelince değiştirmezlerse, İngiltere’de başlayan değişim, Ortadoğu için yeni bir dönemin başlangıcı olabilir.
Göreceğiz.
